Bir Kadın Gezginin Maceraları

Kategori: Blog

  • Hanımlar Daha Az Alışveriş Daha Çok Seyahat!

    Hanımlar Daha Az Alışveriş Daha Çok Seyahat!

    Bir Pazar Günü dolabımı açtım. Yazlık ve kışlıkları ayırmak, eskiyen kıyafetlerimi elemek istedim. Dökmeye başladım tüm çekmeceleri… Askılarda ne varsa raflara ne koyduysam indirdim herşeyi yatağın üzerine. Sanki Salı yada Perşemde pazarındaki kocaman bir tezgaha bakar gibiydim. Ve gözlerime inanamadım. Bu kadar şeyi ben mi almıştım?!

    Bir vitrinin önünden geçerken indirim var diye girdiğim mağazadan almışım birşeyler, sonra başka birinden… Üzerlerinde etiketleri duruyor ama hatırlamıyorum ne zaman aldığımı. Bir gün giyilir diye konmuşlar bir çekmeceye sonra unutulup gitmişler. Ayıkla ayıkla bitmiyor. Bir an düşündüm geri koy yerlerine yeter bütün gün uğraştın bitmiyor diye, ama o işin kolayı olacaktı. Bir şekilde kendimi cezalandırmam gerekiyordu. Ertesi günü yorgunluktan bitmiş halde işe gittiğimde kendime acıdım resmen. Onca parayı alışverişe mi gömdüm sadece ucuzlar diye!

    Evet biz kadınlar bazen alışveriş yaparken kendimizi kaybediyoruz. Reklamlar, cazip fiyatlar veya arkadaşlar ile bir Cumartesi buluşmasının dönüşleri çok maliyetli oluyor ve hep birşeyler alıyoruz. Tabii aslında bunu sadece kıyafetler için değil makyaj malzemelerimiz içinde söylüyorum 🙂 İş hayatının içinde olunca günlük ve iş kıyafetleride farklıysa zaten işin içinden çıkamıyoruz di mi?

    tutumlu nasıl olunur?

    Hadi sizde dökün dolabınızda neler var bir bakın!
    • Ne neyle uyumlu?
    • Hangileri daha yeni?
    • Nasıl kombinasyonlar yapabilirsiniz kıyafetleriniz ile?
    • 3 ay hiç alışverişe çıkmasanız çıplak mı kalırsınız?
    • Tahmini alışveriş için ne kadar para harcıyorsunuz?
    • Bir süre alışverişe gitmeseniz ne kaybedersiniz?
    • Almayı düşündüğümüz kıyafetleri iş ve günlük hayatımıza uyabilecek şekilde seçme şansınız var mı?
    • Kaç çift ayakkabınız var? Ya da kaç tane çantanız?
    • Çantanızda kaç tane ruj var mesela? 🙂
    • Bu ayakkabıları şu kıyafetlerimle giyerim deyip sonra ayağımızı acıttığı için giyemediğimiz, atmaya kıyamadığımız ayakkabılar var mı?
    • Sürekli takım elbise almak mı? Yoksa pantalon, etek, ceket kombinasyonları mı?
    • Çok güzelmiş hemde 100 TL den 20 TL ye inmiş. Şimdi ihtiyacım yok ama sonra giyerim diye kaç tane şey alıyoruz?

    Böyle uzayan giden pek çok soru sorabiliriz kendimize. Ve oturup düşündüğümüzde, kredi kartı ekstrelerimize göz attığımızda gelir ve gider dengemizi bazı zamanlar nasıl etkilediğimizi görebiliriz.  Biraz kendimizi sıksak nasıl tutumlu olunur? sorusunu sormadan tutumlu olabiliyorum diyebiliriz 🙂 İndirim zamanı mağaza ve vitrinlerinden uzak durduğumuzda da diğer soru gelir; nasıl para biriktirilir?

    Alışveriş çılgınlığı

    Ben o Pazar ve Pazartesi deneyiminden sonra iki yıl neredeyse hiç alışveriş yapmadım. Kredi kartı ödemelerim azaldıkça ot0matikman tutumlu olmuş oldum 🙂 Bir vitrinde bir şeyi beğendiğimde ”ihtiyacım yok ama çok beğendim” dediğimde arkasından düşündüğüm tek şey vardı; alma biriktir! Çok alışveriş yapan değil çok seyahat eden kadın ol!

    Tabii o dönemlerde neden bu kadar alışveriş yapıyorum diye kendime kızmadım. Üniversite bitmiş iş hayatına başlamışsın. Kendi paranı kazanıyorsan. Zamanında almayı ertelediğin şeyler olmuş ve kendini şımartmak istiyorsun. Ama şımarmakta bir yere kadar işte.

    Bugün bile bazen sohbetlerde nasıl bu kadar geziyorsun? Para nasıl birikti? Sorusu sorulduğunda bunları paylaşıyorum ve sonrasında dolabını indirip odasını çarşamba pazarına çeviren arkadaşlarım ile bu konuda bayağı espiriler yapabiliyoruz 🙂

    Haydi hanımlar, bütçeniz ne olursa olsun sizde de biraz alışveriş keyfi varsa bunları bir düşününün. Daha az alışveriş daha çok seyahat biz kadınların olsun. Ya da siz bunu nereye harcayacaksanız….

  • Yalnız Bir Kadın Gezgin İçin Dünyanın En Tehlikeli Ülkeleri

    Yalnız Bir Kadın Gezgin İçin Dünyanın En Tehlikeli Ülkeleri

    Sırt çantasını alıp uzak rotalara 2, 3 veya 4 aylık geziler yapan sürekli, yollarda olan tek başına bir kadın gezgin olmak çok kolay değil. Dikkat etmemiz gereken ne yazık ki bir erkeğe göre çok fazla şey var. Bir şehre, ülkeye seyahat etmeye karar verdiğimizde araştırdığımız pek çok şey vardır ama bunlardan en önemlisi sanırım bizim için hep şu olmakta bir kadın olarak gideceğim şehir, ülke ne kadar güvenli? Gezgin hele yalnız yola çıkacak bir kadın için gidilmemesi gereken ya da çok tehlikeli olan ülkeler hangileri? Buna göre rotalarımızı çizmeye, planlarımız yapmaya çalışırız.

    ”The International Women’s Travel Centre”, Uluslararası Kadınlar Seyahat Merkezi, 2014 yılında yaşananlardan da yola çıkarak 2015 yılı için,yakın zamanda yanlız başına seyahat edecek kadınlar için güvenli olmayan ülkeleri açıkladı. Ona göre kadınlar için tehlikeli ülkeler

    1. Hindistan
    2. Mısır
    3. Meksika
    4. Brezilya
    5. Honduras
    6. Kenya
    7. Kolombiya
    8. Papua Yeni Gine
    9. Suudi Arabistan
    10. Venezuela

    Cartagena gezilecek yerler
    Cartagena şehir merkezi, Kolombiya

    Listelerde gördüğümüz bazı ülkeler için evet orası bir kadın için değil herkes için tehlikeli deriz. Bazende daha önce gittiğimiz yerlerden birisi için çok tehlikeli deniliyorsa, ‘ ben gittim, hiç öyle değil’ diyebiliriz. Güney Amerika gezime Kolombiya‘ dan başlamıştım ve bir ay kalmıştım. Bazı yerlerinde tek başına bir kadın olarak gece yarısı sokaklarda yürüyüp fotoğraf çektim ve tek başına yürüyüş rotalarına gittim. Öyle bakınca benim için dikkatli olduğunda ve uyarıları dinlediğinde Kolombiya tehlikeli bir yer değil.

    Suudi Arabistan zaten bir kadın için eşi ya da babası yanında olmadan girilebilen bir ülke olmadığı için tek başına bir kadın gezgin için bana göre tehlikeli değil çünkü tek başıma giremiyorum ülkeye 🙂

    Tatligezgin
    Başkent Guatemala City

    Honduras‘ ın tehlikeli olduğunu biliyorum. Guatemala’ da herkes tek başına gitme diye uyardı beni ve Guatemala’ nın başkenti Guatemala City gördükten sonra ne demek istediklerini anladım ve yalnız bir kadın için tehlikeli ülkeler listesine adını yazdım.  Ama tur ile güvende olacaksınızdır.

    Venezuela, Kolombiya’ dayken gitmek istediğim bir ülkeydi 2014 mart ayı için. Ama olayları yerel televizyonlardan izlediğinizde ve bir şekilde Venezuela’ dan geçmiş veya yoldan dönmüş gezginler ile konuştuğunuzda söylediğiniz tek bir şey oluyordu, yolda tek başına bir kadın gezginin gitmemesi gereken bir ülke şimdilik.

    Şanlıurfa Gezilecek Yerler
    Harran Ovası, Şanlıurfa

    Unutmayın! Bu listeler sadece bilgi vermek ve yardım etmek amaçlı. Bunu bir örnekle açıklarsak, hoş bir örnek olmasa da,  şu anda bazı yabancı kaynaklarda Türkiye‘ nin, tek başına tatil yapan kadınlar için dünyanın en tehlikeli ülkeleri arasına girdiğini üzülerek görüyorum. Bir, iki olay için bir ülkeyi bu kadar yargılamayın diyebiliriz veya yaşadığımız bölge için sürekli birşeyler oluyor kadın gezginlerin gelmemesi daha iyi de diyor olabiliriz.

    Ve başka bir gerçek var ki tehlikeli ülkeler listesi her yıl ya da bir ay içerisinde değişebilir. Bugün ne zaman bir ülkede ne olacağını kimse bilemeyebilir. 🙁 Ve tabi ki bu liste hazırlanırken şu anda sadece kadınlar için değil herkes için şu anda dünyanın en tehlikeli kabul edilen ülkeleri olarak bilinen

    1. Nijerya
    2. Sudan
    3. Kongo Cumhuriyeti
    4. Orta Afrika Cumhuriyeti
    5. Afganistan
    6. Pakistan
    7. Irak
    8. Suriye
    9. Lübnan
    10. Libya
    11. Bangladeş

    ülkeler hariç tutularak hazırlanmış olduğunu hatırlatmak isterim.

    Dünyanın en güvenli ülkesi denir, bir milyonda bir olacak şey sizin başınıza gelebilir ya da tam tersi.  Savaş olan bir ülkeye gidiyorsak başımıza birşey gelme olasılığı çok yüksek ama diğer bölgelerde biraz dikkatli olduğumuzda problem yaşama olasılığımız çok daha az olacaktır.

    Yola Çık! Sınırları Geç! Hayatı Keşfet!

  • Onlar İlham Veren, Cesaretlendiren Kadınlar, Gezginler, Kaşifler…

    Onlar İlham Veren, Cesaretlendiren Kadınlar, Gezginler, Kaşifler…

    Ne yazık ki Türkiye’ de gezgin kadın sayısı hala yok denecek kadar az. Belki hayatın ve toplumun getirdikleri belki kültür ve öğrenilenler yada yaşam bizim cesaretimizi azaltıyor. Belki korkulara yenik düşüyoruz belki de çok okumuyor ve araştırmıyoruz. Güzel şeyleri değil hep kötü olanları duyuyor ve olasılıkları ona göre belirliyoruz. Evet yolda tek başına kadın gezgin  olmak zor olabilir ama o kadar ürkütücü olduğundan emin değilim. Belki Türkiye’ de gezgin kadınlar dediğimizde çok fazla şey bulamıyoruz ama dünyada bize ilham verebilecek o kadar çok gezgin kadınlar ve kadın kaşifler var ki…. Gezgin ya da kaşif olmasalar da yaptıkları ile hayranlık uyandıran ve cesaretlendiren kadınlarda cabası.

    Çok okuyan, çok araştıran, yollara düşen, yaşadıkça daha çok öğrenen, öğrendikçe paylaşan yaptıkları gerçekten şaşırtıcı olan gezgin, kaşif gezginler. İsimleri, yaptıkları şeylerle beraber dünyanın ilklere imza atan ilk kadınları olarak anılmış.

    Yola çıkmak ve uzak rotalara gitmekte, gezgin olma yolunda beni cesaretlendiren, hayranlıkla okuduğum kadınlardan bir kaçına kısa kısa bir göz atalım.

    Ida Laura Pfeiffer

    İlk kadın gezgin, gezi yazarı ve kaşiflerden biri. 1797-1858 yılları arasında yaşamış ve Viyana’ da doğmuş. Ida adını, tek başına dünya turuna çıkmış ilk kadın olarak yazdırmış durumda. Dünya etrafındaki turunu üç farklı gezi ile tamamlamış. İki yıl süren dünya turunun ilk gezisine, 1846 yılında başlamadan önce 1842 yılında Karadeniz ve İstanbul’ a geldiği biliniyor. İlk gezinin ardından 1851 yılında başladığı ikinci gezisi 3 yıl devam etmiş. Dünya turunun son parçası Madagaskar’ a 1857 yılında giderek iki ayda tamamlıyor. Dönüşünün ardından ne yazık ki bir yıl bile geçmeden dünyaya gözlerini kapatıyor. Ama dünyada görülmedik yer bırakmadan. Bütün yaşadıklarını ve öğrendiklerini yazdıktan sonra.

    Dinyanın ilk lere imza atan kadınları
    Dünya turu yapan ilk kadın gezgin, kaşif ve gezi yazarı

    Krystyna Chojnowska-Liskiewicz

    1936 yılında Polonya’ da doğan Krystna, dünyanın etrafını  tek başına yelkenli ile kat eden ilk gezgin kadın. 1976 yılında çıktığı yolculuğu 401 gün sürmüş ve 57,719 km yapmış. Yolculuğa Kanarya Adaları’ ndan başlayıp sırayla  Atlantik Okyanusu’ ndan Barbados’ a, Karayip Denizi’ nden Panama Kanalı’ na ulaşıp Pasifik Okyanusu’ nu geçmiş. Tahiti, Fiji ve Avusturalya’ ya gidip Hint Okyanusu’ nu geçerek geri dönmüş. Tek başına bir kadın ve bir yelkenli, inanılmaz gibi görünüyor.

    Kay Cottee

    1954 yılında doğan Kay’ de bir başka yelkenli kadın gezgin. 1987 yılında dünya etrafında dönmek için başladığı turunu hiç durmadan 189 günde tamamlayan ilk kadın gezgin.

    Annie Londonderry

    Riga’ da doğan 1870-1947 yılları arasında yaşayan Annie, dünyayı bisiklet ile iki teker üzerinde turlayan ilk kadın gezgin ve yazar. İki teker üzerinde dünyayı ne kadar zamanda turlardım diye hesaplamaya çalışıyorum ama matematiği tutmuyor. Bahsettiğimiz yıllara bakıyorum ve yaptıklarına, ne söylesem az kalır sanırım.

    bisiklet dünya turu
    Bisiklet ile dünya turu yapan ilk kadın.

    Laura Dekker

    Bizler karada yürüyerek bir dünya turu yapsak dediğimizde imkansız derken bu kadınların okyanusları tek başına aşıp dünyanın etrafını dönmeleri gerçekten inanılmaz. Laura, dünyanın etrafında tek başına yelkenli ile tur atan en genç kişi. Bu sefer kadın demiyorum çünkü en genç olanı. 1995 doğumlu Laura bu kararı verdiğinde daha 14 yaşındaymış. Ve bir yıl içerisinde de hazırlıklarını tamamlayıp, dünya turu yolculuğuna 2010 yılında başlamış ve yaklaşık 1.5 yılda tamamlamış.

    Grace Marguerite Lethbridge (Lady Hay Drummond-Hay)

    1895-1946 yıllarında yaşamış İngiliz yazar. Onun hikayesini enteresan kılan havacılık ile ilgili bilgisi olmayan bir kadının Zepplin ile havadan dünya turu atması ve yazdıklarının bir çok alanda daha fazla bilgi edinilmesine sahip olması. Grace, havadan dünya turu atan ilk kadın yazar. 1929 yılında başlayan yolculuk 21 gün sürmüş. En hızlı ve kolayı dünya turunu havadan yapmak şimdiki teknolojoleri düşündüğümüzde 🙂

    Amelia Earhart

    İnanılmaz cesur olan bu kadın için ne yazık ki yolculuğu hakkında çok sevinçli şeyler söyleyemiyoruz. 1897 yılında doğan Amelia 1937 yılında kayboldu. Atlantik Okyanusunu tek başına uçan ilk kadın havacı aynı zamanda Amerikan havacılık öncüsü ve yazar. Yolcuğunu tamamlayamadan Pasifik Okyanusu’ nda Howland Adası yakınlarında gözden kayboldu ve bulunamadı.

    İlham Veren Kadınlar
    Pasifik okyanusunda kayboldu Amelia Earhart

    Edurne Pasaban

    Onlar imkansız nedir bilmeyen, korkularını yenmiş cesur kadınlar. Her zorluk ile mücadele edebilen, yılmayan başarılı kadınlar. Edurne’ ya kadın gezgin diyemiyorum belki ama çok cesur bir kadın dağcı olduğunu herkes biliyor. 1973 doğumlu Edurne, 2001 yılında başladığı ‘Sekizbinlikler’ olarak adlandırılan deniz seviyesinden 8.000 metre yükseklikteki 14 dağa tırmanarak 2010 yılında, sekizbinliklere tırmanışı tamamlayan ilk kadın dağcı oldu. 2010 yılında, 14 dağ tırmanışını tamamlayan 21 kişiden biri.

    • Sekizbinlikler : Himalaya’ larda Everest dağı 8.850 metre,  Kangchenjunga dağı 8.586 metre, Lhotse dağı 8.516 metre, Makalu dağı 8481 metre, Cho Oyu dağı 8.201 metre, Dhaulagiri 8.167 metre, Manasl dağı 8.156 metre, Nanga Parbat 8.126 metre, Annapurna dağı 8.091 metre, Gasherbrum 1 dağı 8.080 metre, Broad Peak 8.051 metre, Gasherbrum 2 dağı 8.035 metre, Shishapangma dağı 8.013 metre ve K2 dağı – Pakistan 8.611 metre.

    Annie Edson Taylor

    Annie’ nin yaptığı şey o dönemleri düşününce en enteresan şeylerden biri. 1838 – 1921 yılları arasında yaşamış Amerikalı bir maceracı. 63 yaşında böylesi çılgın bir kadın. 63. doğum gününde kendini bir varilin içinde nigara şelalesine sularına bıraktı. Nigara şelalesinde varil içinde yolculuk yapan ve hayatta kalabilen ilk kişi oldu 🙂 Onun hikayesine ilk okuduğumda çılgınlığına ve cesaretine hayran kalmıştım. Belki bir gezgin değil ama gezgin olarak yollarda olsaydı yapacaklarını hayal edemiyorum 🙂

    Maceracı Kadınlar
    Niagara şelalesinden kendini varilin içinde boşluğa bıraktı

    Onlar gibi daha bir çok kadını sayabiliriz. Bir kere araştırmaya başladığınızda o da mı varmış, nasıl yani? Bir kadın tek başına bunu nasıl yapabilir? O dönemde tek başına kaşif bir kadın olmak mı? Yanlız kadın gezgin olarak o yolları nasıl gitmiş?  diye devam eden sorular ile ve cevapları ile karşımıza yüzlece kadın çıkıyor.

    Biraz cesaret, biraz kendine güvenmek, biraz inanmak, iyi araştırmak ve ilk adımı atmak yeterli. Birde bakmışsınız ki yollarda durmadan yol alan, keşiflere, macarelara açık, yeni yerler,  kültürler ve yaşamları öğrenen bir gezgin olmuşsunuz.

  • Sen mi? Ben mi? O mu? En Çok Kim Biliyor?

    Sen mi? Ben mi? O mu? En Çok Kim Biliyor?

    Bizim için evrensel bir soru gibi bu; Çok gezen mi bilir? Çok okuyan mı bilir? Araştırdığımız zaman da bu soruya tek cevap yok, göreceli kavram gibi 🙂

    Okul yıllarında ne çok şey öğreniriz değil mi? Üniversite bitip iş hayatına girdiğimizde de genelde hep aynı şeyi söyleriz: ‘Bu işin teorisi ve uygulaması çok farklı’. Genelde teorik çok şey öğrenir uygulamaya geçtiğimizde de bazı şeyleri daha iyi anlar ve kavrarız. Teori yetmez pratikte lazımdır o zaman.

    Bir matematikçi olarak muhtemelen türevi okumadan sokaklarda öğrenemezdim. O zaman okuyan bilir deyip çıkabilir miyiz? Birisi buraya gitmiş orda gördükleri ile okuduklarımız ne kadar farklı. Gezen biliyor gerçekten deyip bu soruya cevap vermiş mi oluruz?

    Cevabı bana göre kolay, çok okuyanda çok gezende değil gezgin olan bilir 🙂 Bir tarih profesörü kadar tarih bilmez, bir arkeoloji uzmanı kadar arkeolog değildir, Kuantum fiziği ile ilgili yorum yapmakta zorlanabilir, astorolojiyi çözemeyebilir, hatta ünlü bir matemetikçi olmayabilir. Bir yazar kadar sürekliyici yazlar yazamaz belki ama bu bahsettiklerimiz çok spesifik başlıklar.

    Neden gezgin olan bilir mi dedim? Bugün dünyada ki birçok gezginin hayatlarını baktığımızda neredeyse hepsi üniversite yollarından geçmiş. Yetmemiş bir konuda uzmanlık yapmışlar.  Sadece kendi dallarında okumak ile kalmamışlar. Merak ettikleri her konu hakkında sürekli okumuşlar. Her başlık başka bir soruyu getirdiğinde en iyi araştırmacılardan biri olmuşlar kendileri için. Ama bu kadarla kalmamış yola çıkmışlar. Yaşadıklarını, gördüklerini paylaşmışlar.

    Gezgin, okumayı sever, çok okur, bilgi edinir, sürekli araştırır. Öğrenmeyi sever. Sadece bunlarla yetinmez birçok şeyin pratikte uygulamasını yapmaya çalışır. İçindeki merak, tanıma, öğrenme ve anlama duyguları ile yola çıkar. Yerinde görürür ve yaşar. En önemlisi, hiç durmadan paylaşır. Çünkü öğrenmenin ve paylaşmanın güzelliğinin herşeyin ötesinde olduğunun farkındadır.

    Aslında kısaca, tek başına okumakta araştırmakta yetmez.  Bazı konular için pratikte nasıl çalıştığını bilmek ne kadar önemli ise, bazı konular içinde görmek, yaşamak ve anlayarak öğrenmekte o kadar önemlidir. Ve tabii ki paylaşmak. Bilgi; okudukça, öğrendikçe ve paylaştıkça artar. O zaman birçok konu, başlık için gezgin olan bilir dersek yanlış birşey söylemiş olur muyuz sizce?

  • Kime Gezgin Denir?

    Kime Gezgin Denir?

    Son zamanlarda ne çok duyuyoruz ‘gezgin’ veya ‘seyyah’ kelimesini di mi? Birçok gezginin maceralarını okuyor, resimlerine bakıyoruz. Peki gezgin, seyyah ne demek? Sizce kime gezgin, seyyah denir? Kim gezgin, kim seyyah sizce?

    Bildiğiniz gibi seyyah Arapça kökenli bir kelime ve Türkçe’ deki karşılığı gezgin. Yani aslında bu iki kelimeyi aynı şey için kullanıyoruz 🙂

    Gezginin kelime anlamını hepimiz biliyoruz zaten kelimeye bakınca hemen söyleyeceğimiz birşey. Sözlük anlamı çok gezen kişi. Peki her çok gezen sizce gezgin mi?

    Gezgin Kimdir? Kime Gezgin Denir?

    Yolda yaşadıklarım, öğrendiklerim, hissettiklerim ve diğer gezgin arkadaşlarım ile konuştuğumuz ortak tanımlardan yola çıkarak bildiğim birşey var ki;

    – Aslında hepimizin kullandığı bir cümle ‘Ben …. yılında dünyaya geldim’ Evet! Dünyaya geldim. İçinde bulunduğum dünya nasıl bir yer? diye meraklarına eninde sonunda yenik düşerler 🙂

    – Din, dil, ırk kavramları ile ilgili ayırımları yoktur. Kültürleri ve yaşamları tanımak, öğrenmek isterler.

    -Çok okurlar ve araştırırlar ama gözleri ile görmeden, yaşamadan asla anlam yüklemezler. Çünkü bütünün bir parçası olan görmeyi ve duymayı da isterler.

    – Her gezgin dünyanın ve doğanın iyi bir koruyucusudur. Nesilden nesile bu doğa mucizelerinin, kültür miraslarının akmasını isterler. Onları dünyanın her hangi bir yerinde gönüllü işlerinde çalışırken veya bu konuda sürekli paylaşım yapmaya çalışırken bulursanız sakın şaşırmayın.

    – Gezerken girdikleri hiç bir şehre şöyle bir bakıp çıkmazlar. Evet turistik ve en önemli gezilecek yerler hep listelerindedir.  Ama daha çok sokakların arasında kaybolmayı, halkın içinde olmayı severler. Onların gelenek göreneklerini öğrenmek, günlük yaşamları hakkında bilgi edinmek yolda olmanın en keyifli kısımlarındandır.

    – Her yerde kalabilirler. Bir gün hosteldeyken bir gün hotelde başka bir gün kampta hatta diğer birgün otobüste ya da havalimanında uyurken bulabilirsiniz bir gezgini. Çünkü ceplerindeki parayı son kuruşuna kadar yolda olmak ve yeni yerler görebilmek için harcamaya çalışırlar.

    – Bir yere gitmeden önce bir çok konuda hazırlıklıdırlar. Yanlarında götürecekler şeylerden ülke hakkında genel bilgilere kadar.

    – Evet yola çıkarken bir rotaları vardır ama tüm hatları ile detaylı olmayan. Çünkü bilirler ki rotaları çizip yola çıktıklarında, yerel halktan veya yoldaki  diğer gezginlerden araştırdıklarında bulamadıkları, bilmedikleri başka yerleri duyacaklar. Ve rotalarında her daim eklemeler ve çıkartmalar olacak. Kısacası rotası olan rotasız gezginlerdir.

    – Gezgin olmak bir tutku gibi olur artık. Yeni dinleri, ırkları, kültürleri tanımak, yaşamların içinde kaybolmak en sevdikleri, vazgeçilmez şeylerden biri haline gelir ve genelde hep yolda olmak isterler 🙂

    – Yolda olmak zaman içerisinde birçok yetenekleri de farkında olmadan beraberinde getirip bazı kişiliksel özelliklerin değişimini de iyi yönde sağlar.

    • Daha sakin bir yapıları vardır. Yolda başına birçok şeyin gelebileceğini tahmin eder ve genelde buna hazırlıklı olur. Heran bir iyi ya da kötü bir süpriz ile karşılabilir. Otobüs saatinde kalkmadı, yolda kaldı, kalacak yer bulamadı, yaptığı rezervasyonlar iptal oldu….gibi birçok konuda sinirlenip söylenmek yerine daha sakin kalmayı başarırlar.
    • Daha hızlı ve pratik düşünebilirler. Yolda yaşadıkları, gördükleri ve öğrendikleri sayesinde daha hızlı çözüm üretebilirler.
    • Yolda beklentileri çok yüksek değildir. Görmek istedikleri bir yerin ne kadar okuyup araştırsalarda beklenenden farklı olabileceğini veya kendileri farklı düşünebileceklerini bilirler. Bu nedenle, görmek için gittikleri birşey için hayal kırıklığına uğramak yerine orada farklı ve yeni neler var diye bakarlar.
    • Daha fazla empati kurabilirler.
    • Yabancı bir dilin önemini bilirler ama bu dillerini bilmedikleri bir ülkeye gitmedikleri anlamanına gelmez. Beden dillerini iyi kullanırlar. Yazarak ya da çizerek bir şekilde dertlerini anlatabilirler.
    • Arkadaş canlısı, sosyallerdir. Sadece sokaklarda dolaşmak değil orada yaşayan insanlar ile daha çok konuşmak ve paylaşmak isterler. Kaldıkları yerlerde kendileri gibi yolda olan kişiler ile hemen kaynaşabilirler.
    • Paylaşımcıdırlar. Bilgiye paylaştıkça mutlu olurlar. Öğrendiklerini anlatmak, aktarmak isterler. Kendisi gibi yolda olan kişiler ile yemeğini suyunu, ihtiyaç olabilecek birçok şeyi paylaşırlar.
    • Yardımseverlerdir. Öğrenmenin ve paylaşmanın önemini bildikleri gibi aynı zamanda yardım sever ve duyarlıdırlar.
    • Hayata daha pozitif bakarlar. Genelde onları gülümserken bulursunuz 🙂

    – Peki sizce bir gezgin aynı zamanda gurme olabilir mi? Gurme nedir? Fransız kökenli bu kelime lezzeti keşfetmiş damak tadını bilen kişi demek. Belki bizim bullandığımız anlamda gurme değiller ama her fırsatta yöresel yemekleri yemekten tadlarını öğrenmekten vazgeçmezler. Bu konuda daha meraklı olanlar yemeklerin içinde neler olduğundan nasıl yapıldığına kadar bilgiye sahiptir. Bir ülkenin farklı bölgelerinde aynı yemeklerin tadına bakarlar. Bunun için pahalı restorantlara gitmelerine gerek var mı sizce?

    1,5 yıl önce bu kadar şeyi çok fazla görmeden anlamadan önce ben gezgin miyim? Gezgin olabilir miyim diye sorular sormuştum. Bugün onlara dönüp baktığımda gezgin olmak yolunda ilk adımlara ait olduğunu anlıyorum 🙂 Siz gezgin misiniz? Sorulara bir göz atın isterseniz.

  • Basit Matematiksel Bir Hesaptı! 15 Yıl Sonra ‘GEZİ BİRİKİMİ’ oldu.

    Basit Matematiksel Bir Hesaptı! 15 Yıl Sonra ‘GEZİ BİRİKİMİ’ oldu.

    ‘Babam veya annem ne kadar para verirse, o kadarını aynı gün harcardım.  ‘

    Genelde gezmeyi seven ve biz çok gezenlere sorulan soruların başında; Gezi bütçeni nasıl ayarlıyorsun? Kendi paranla mı yoksa sponsorlar ile mi geziyorsun?  Bu kadar çok gezip bu kadar az nasıl çalışıyorsun?  Bunun sırrı nedir?  Gibi sorular var. Bu soruların cevabı benim için ‘GEZİ BİRİKİMİ’ m de  saklı.

    Benimle ilgili kısa bilgilere göz atmak isterseniz hakkımda tıklamanız yeterli.

    Babam veya annem ne kadar para verirse, o kadarını aynı gün harcardım. Hatta bir gün hatırlıyorum okula giderken babamdan para istemiştim. O,  uyku sersemliği ile bana ‘pantolonumun cebinden ihtiyacın kadarını al’ demişti. Bende ne kadar para varsa alıp aynı gün harcamayı başarmıştım. Niye cebimde dursun ki! Sokakta ki kediye süt al, kendine şeker alıyorsan herkese al, kardeşine bir şey al….cebinde kuruş kalırsa ayıp olur  😉 Tabi onlarda sonunda benim haftalık kavramını anlayamayacağımı kabul ettiler bir süre sonra, ve günlük ihtiyacımdan fazla para vermemeyi öğrendiler. 😳

    gulcin Üniversite yıllarına kadar da, parayı kontrollü harcamak, para biriktirmek ne demek? Para nasıl biriktirilir? Hiç ama hiç öğrenemediğim bir şey oldu. Adana’dan ayrılıp İstanbul’a geldikten sonra ailem düzenli banka hesabına para yatırmaya başladı. Durum böyle olunca biraz da olsa tutumlu olmayı öğrendim. Ama birikim kavramı ile tanışmamın nedeni bu değildi.

    Cebimde bozuk para taşımayı hiçbir zaman sevemedim. O yıllarda da, her sabah evden çıkarken evin bir köşesine bozuk paraları koyuyordum ya da çantamı değiştiriyorsam içinde bırakıyordum. Ve bir gün, o küçük paraların ne kadar önemli olduğunu keşfettim. Nasıl mı?

    Finallere hazırlanıyordum, evde yiyecek bir şey kalmamıştı ve markete gitmem gerekiyordu ama üstümde hiç para olmadığını fark ettim. O buz gibi havada bankaya kadar gitmekte gözümde o kadar büyüyordu ki. Kenara köşeye koyduğum demir paralar geldi aklıma ve her köşede, çantalarımda ne kadar varsa topladım ve markete gittim. Neler neler almıştım onlarla, şimdi bile hatırlıyorum. O gün anladım ki, bu paraları biriktirirsem başka şeylerde yapabilirim.

    O günden sonra her gün bozuk paraları aynı yere koymaya başladım. Onları harcamaya kıyamıyordum. Her geçen gün artıyorlardı ve bunu görmek beni çok mutlu ediyordu. Bir süre sonra bu paralar ufak ufak banka hesabına yatmaya başladı. Ve üniversite biterken onlar ile gezilere gitmeye başladım. O kadar keyifliydi ki! Şuraya gitmek istiyorum ne kadar? Tamam gidebilirim, bankadan alırım hemen  😆

    10711677_10154574703260654_1648283458_n

    İşte böyle başladı gezi için para biriktirme macerası. İş hayatına başladığım zaman yaptığım basit hesaplamalar ile ne kadar para biriktirebilirim? Eğer yıllarca o gezi birikimine hiç dokunmazsam sonunda istediğim yerlere gidebilir miyim? Soruları ile başladım kağıdı doldurmaya. Tabi o zamanlar ne birikimli hesaplar, ne bireysel emeklilikler ne de bu iş için kurgulanmış fon hesapları vardı. (Hala bu uygulamaları tam olarak kullandığımı söyleyemem…)

    O günden bugüne 16 sene geçti…. Ve bugün gezmek için bu ‘Gezi Birikimi’ ni kullanıyorum. PARA BİRİKTİRMEK HİÇ FENA OLMAMIŞ GALİBA?  😎

    Birikim nasıl yapabilirim mi diyorsunuz? Bu basit soruların cevapları nelerdi? Kalemi kağıdı alıp yazıp çizeyim bakayım…

    • Ne kadar maaş alıyorum?
    • Ev, Elektirik, su…vb temek ihtiyaçlara giden para ne kadar?
    • Bunlar dışında en çok nelere para harcıyorum?
    • Bu harcamaların içinde gereksiz diyebildiğim ne var?
    • …… kadar eksik maaş oluyor olsaydım ne olacaktı? Hala vazgeçemediklerimi yapabiliyor muyum?
    • Ne kadar sabırlıyım?
    • Her ay, açacağım bu ayrı hesaba …… kadar parayı atıp unutabilecek miyim?
    • Bu hesabı açma amacım şu……… Çok önemli bir şey olmadığı sürece bu amaç dışında kullanmadan durabilecek miyim?
    • Buna ne zaman başlayabilirim?
    • Ne zamana kadar devam ettirebilirim?
    • Her yılın sonunda mı bu birikimleri kullanarak bir yere gitmek istiyorum, yoksa uzun yıllar biriktikten sonra uzun bir tatile mi çıkmak istiyorum?

    İşte bu basit soru-cevaplar ve aşağıdaki kadar basit hesaplama sonucunda açtım hesabımı yıllarca dokunmadan….

    Screen Shot 2014-09-16 at 1.56.07 PM

    Tabi unutmamak lazım ki hepimizin hayatları, içinde bulunduğu yaşam şartları, çalıştığı iş, kariyerleri, beklentileri, hayalleri, aldığı maaşlar çok farklı.   Ortak birleştiğimiz önemli nokta sanırım, bir şeyler için birikim yapmaya çalışmak. Eğer herhangi bir şey için birikime başlamadıysanız belki bu minicik hesaplama ve yazı size yardımcı olur…

    Birikim yapın ve keşfetmekten korkmayın! ilgili tüm yazılar

    Yola çık! Sınırları Geç! Hayatı Keşfet!

  • Güney Amerika’dan Sonra Avrupa’ya Gidince :)

    Güney Amerika’dan Sonra Avrupa’ya Gidince 🙂

    Güney  Amerika gezisinin hemen ardından baba-kız bir tatil yapalım dedik ve yer olarak İtalya’yı seçtik.  Ve ilk durak olarak gittiğimiz Roma’da hemen mimik aksilikler ile başladı gezi. Bende sanki ilk kez gidiyormuşum gibi başladım karşılaştırma yapmaya ve ortaya komik aynı zamanda eğlenceli şeyler çıktı. (Çünkü İtalya’ya daha önceki gidişlerimde hiç yaşamadığım aksilikleri yaşadım.) Durum böyle olunca ilk kez gidilen iki ülke gibi yazdım karşılaştırmaları  🙂

    Lütfen Unutmayalım! Sizde bunları yaşarsınız diye birşey yok, bana denk gelmiş olabilir hepsi…

    Bolivya İtalya
    Yerel otobüsler Söylenen saatlere uymaz. Genelde dakiklerdir.
    Uçaklar Yerel uçaklar genelde gecikme verir. Şans bu ya uçakların hepsinde gecikme vardı.
    Şehir içi otobus biletleri1 Makina aramaya gerek yok. Kaptana veya yardımcısına öde geç. Biletin yok yakınlarda da makina yoksa geçmiş olsun, yürümeye başla. (Çünkü şöföre söylersen ‘Biletim yok’ diye seni bindirmez. Otobüsün içinde makina varsa sorun yok.)
    Şehir içi otobus biletleri2 Ücretsiz seyahat etmek mi? Öyle bir şans tabi ki yok. Elindeki bileti otobüse bindiğinde okutmayı unutursan ücretsiz seyahat ettin bile.
    Şehirler arası yolculuk Ağırlıklı otobüs ile Ağırlıklı tren ile
    Dil İspanyolca anlamak biraz zor olabilir. İngilizce ne yazık ki birçok kişi bilmiyor. İtalyanca anlamak biraz zor olabilir. Restaront ve oteller tamam ama hala İngilizce bilmeyen sayısı çok.
    Yemekler  Tüm lokal yerlerde makarnasız olmaz ama genellikle çorba yapmak için kullanıyorlar. Makarna mı? Ne diyorsan İtalya burası… Yemeden dönmem…
    Meyve Ne arıyorsan bulabilirsin, yok yok Kendi ülkendeki meyveler ile sınırlı kal lütfen…
    Et Doğal ortamda yetişen hayvanın ettinin lezzeti bir başka… Ve neredeyse bedava… Fiyatlar uygun diyebiliriz ama aynı lezzeti  yakalamak! emin değilim.
    Kahve Kahvenin tadını anlamak zor, her seferinde biraz daha kahve ekler misiniz demek zorunda kalabiliyorsun ama yine de olmuyor. Kahve mi? Esperesso alır mısınız?
    İçki Yüksek oranda alkollü içecekler veya bira. İtalya’da en çok ne içilir? Tabi ki şarap…
    Giyim Ülke genelinde yöresel kıfayetler hakim Ne olursa farketmez.
    Internet Otellerde düzgün çalışıyorsa öpte başına koy Interneti olmayan kafe var mı?
    Hotel Verilen adresleri bulmakta sorun yok. Bir adres verirler oraya gidersin yok burası değil şurası olacaktı yanlış söylemişiz deyip sizi koştururlar.
    Turist ve Yerli fiyatları Turistik bölgelerde farklılık mümkün tabi ki Burası Avrupa tek menu tek fiyat.
    Genel Yaşam Çoğunluk geçim derdinde koşturmaca da Daha rahat daha çok eğlence
    Eğitim Yeni nesil için eğitime biraz daha önem veriliyor ama bazı kesimlerde çocuklar hala ön planda çalışıyor ailesine yardım etmek için Eğitime gerekli önem fazlası ile veriliyor ve İtalya’nın eğitim düzeyi gayet yüksek.
    Elektrik Bazı yerlerde o güneş yoksa akşam elektrik sıkıntısı yaşanabilir. Elbette güneş enerjisinden yararlanılıyor ama  güneş yoksa hayata devam.
    Isınma Al battaniyeleri üst üste ve o ağırlıklar ile kalıp gibi uyu… Soğuk mu oldu? Isıtıcıları açalım.
    Duş Çok sıcak su bulup duş alma şansını heryerde bulmak mümkün değil. Çok sıcak veya çok soğuk su mu lazım hemen….
    Nerde olmak istedim şimdi? Tabi ki burda olmak istiyorum Güzel ülkesin ama diğer tarafta keşfedilecek daha çok doğal güzellik var.
  • Dünyaya Açılan Kapı Nasıl Aralandı?

    Dünyaya Açılan Kapı Nasıl Aralandı?

    Çok küçük yaşlarda, ailemin  sürekli ‘Çocuklara farklı yerler görsün’ diye yola çıkışları sayesinde  başladım Türkiye’yi gezmeye.  Ardından üniversitenin son yıllarında ve işe yeni başladığım zamanlarda karış karış gezmeye çalıştım ülkemi.  Ve sonunda gezilerim beğendiğim yerlerde dön dön dur ile devam etti. Neyseki her seferinde gittiğim yer aynı olsa da yaptıklarım da gidiş şekillerim de farklıydı; uçakla git, araba ile git, motorsiklet ile git, tırmanmak için git, dalmak için git, arkadaşların git, dinlenmeye git…

    Bana dünyanın kapılarını açan en büyük  adım,  bundan  10 yıl önce (Temmuz 2004) bu zamanlarda şu anda bulduğum yerde Roma‘da (Temmuz 2014),  atıldı.  O zamana kadar neden bilmiyorum ama pasaport almaktan da Türkiye sınırı dışına çıkmak da biraz korkuyordum. Sanki kapacaklar-yiyecekler  beni  🙂

    photo 2

    Ama Temmuz 2004’de  sonunda arkadaşlarımın baskılarına daha fazla dayanamayarak pasaport almayı başardım. Başardım başarmasına da  nereye nasıl gidektim? Doğru düzgün ingilizce bile bilmiyordum, başım sıkışsa ne yapacaktım? Kimden nasıl yardım alacaktım? Nasıl yönümü bulacaktım? Yok yok bana göre değil bunlar! derken  bir tur şirketi ile bir haftalık tur ayarlanmıştı bile…

    Sırada İtalya’ya vize almak kalmıştı.. Offf ne çok evrak istiyorlarmış topla topla bitmiyor, birde garantisi yok, ülkeme giremezsin deyip red basabilirlermiş…

    Randevuya gittiğimde bütün evrakları kontrol edip bir sürü soruları arka arkaya sıradılar ve en sonunda bir hafta sonra şu tarihte gel sonucunu al dediler. Tüm haftayı ya vize vermezlerse diye düşünerek geçirdim.  Tabi ki vizeyi vermişlerdi. 😀 Ne kadarlık mı? 7 gün gittiğim tatil için toplam 9 günlük ve tek girişlik, sağ olsunlar çok cömert davranmışlar. 🙂

    photo 4

    Artık gidebileceğim kesinleşince aldığım turu daha detaylı incelemeye başladım. Tur ucuz gibi görünüyordu ama bir sürü ek turlar ile dünyanın bir parası ediyordu…Onlarıda aldın mı aylık maaşını bırak geri gel İtalya’dan.

    O dönemlerde beraber çalıştığım arkadaşım ek turları alma kendi kendine rahat rahat gez diye diye başımın etini yedi. Neredeyse hergün internet sayfalarını açarak gidene kadar  tren biletlerini, saatlerini ve fiyatlarını gösterip durdu, yorulmadan-bıkmadan ve sonunda kanıma girmeyi başardı…

    Tur zamanı geldi ve ilk durak Roma…(Tabi tur ile gidince ülkeye giriş-çıkışta hiç problem yok.) Kaldığımız otel Roma otogarına çok yakındı böylece ertesi gün koştur koştur istasyonu gittim…

    Amanın ne büyük yer o öyle! Bir elim ayağım titremedi desem yalan olur. Acaba arkadaşımı dinlemesem mi ya birşey olursa paniği  içinde bilet alma makinalarına gelmiştim bile. Aynı onun söylediği gibi basmaya başladım tuşlara, başlarda zorlansam bile bileti almayı başardım, yarın sabah erken Pisa yollarında olacaktık…

    photo 5

    Heyecanım nedeni ile gece uyuyamadım ve sabah erkenden istasyona gittik. Peronu bulup trene bindik. Pisa yazısını görünce indik ve istasyondan çıktık, Pisa Kulesni görecek olmanın heyecanı ile… İyi de kule nerede? Hayda, nasıl bulacağız şimdi? Bizimle inen turistleri takip edince yolu bulmak hiç zor olmadı 😆

    Yarım günlük gezinin ardından, tren ile Roma’ya geri dönerken aklımdandan sadece şunlar geçiyordu: ‘Yuh ne kolaymış…. Türkiye’de böyle rahat heryere gidemiyorum. Ne manyakmışım ki bunca zaman korkularım yüzünden sınırları aşmak için yola çıkmamışım… Acaba bir sonrasında nereye gitsem?…Bir anda fazla cesaretlenmiş olmayım? Yok yok benim gidecek çok yolum, öğrenecek çok şeyim var. Döner dönmez bakacağım neresi olur diye.’

    photo 1

    İşte böyle başladı bu macera bende ve  hiç durmadan devam ediyor…

    O gün yanımda olan bana bu yolların kapılarını açan kişilere çok teşekkür ediyorum… Onlar beni cesaretlendirmemiş olsaydı belki bugün bunca farklı kültürleri, hayatları, yaşanmışlıkları öğrenmek için yolda olamazdım..

    Seyahat etmekten korkmayın! tüm yazılar için tıklayın

    YOLA ÇIK! SINIRLARI GEÇ! HAYATI KEŞFET!