Bir Kadın Gezginin Maceraları

Kategori: Blog

  • Erken Fark Et! Sen Kazan! Projemiz İçin Motosikletle Türkiye Turu

    Erken Fark Et! Sen Kazan! Projemiz İçin Motosikletle Türkiye Turu

    Kanser motosiklet sosyal sorumluluk projesi

    Motosiklet ile Türkiye Turu

    Mısır vizesi için günlerce Sudan’ da bir heyecan ile beklemiştik. Umutlarımızı yitirmeye başladığımızda moral bozmaya hiç gerek yok iki yıldır karış karış gezdiğimiz Afrika’ ya güle güle diyerek yeni kıtalara yelken açabiliriz diyerek motosikletlerimizi paketlemiş ve yorgun bir şekilde Türkiye’ ye gelmiştik.  Hiç vakit kaybetmeden hazırlıklarımızı yapıyorduk, ellerimiz yağlı motosikletlerimizin bakımını yaparken Meme Kanseri haberini aldığımızda ikimizde şaşkındık, hiç inanmak istemiyorduk.

    O günün üstünden 10 ay geçti acı tatlı pek çok şey yaşadık ve bugün yeniden yollarda olmanın heyecanı ile başladık hazırlıklara… Bilgi paylaştıkça daha değerlidir sözünden yola çıkarak gördüğümüz, öğrendiğimiz ve yapdığımız her şeyi aktarmaya çalışıyorduk. Bugün motosiklet ile Türkiye turumuza hazırlanırken de bu sözden yola çıkarak Erken Fark Et! Kazanan Sen Ol! projemiz ile maceramıza başlıyoruz.

    —————————————————————————

    Bizim kimiz? Şu anda kadar yaptığımız yolculuklara ve paylaştığımız yazılara One Road One World sayfamızdan ulaşabilirsiniz.  Aynı zamanda aşağıdaki pdf dosyasından hakkımızda bilgi edenebilirsiniz.

    İş hayatı ve yolculuk sırasında yaptığımız işler konusunda Gulcin Sogut  ziyaret edebilirsiniz.

    TatlıGezgin : FACEBOOK   ve  INSTAGRAM 

    OneRoadOneWorld : FACEBOOK  ve INSTAGRAM

    Uzun süredir video paylaşımlarımızı Facebook üzerinden yapıyorduk. Sonunda YOUTUBE kanalımızı aktif hale getiriyoruz.

     

    pdf dökümanından inceleyebilirsiniz.

     

    ERKEN FARK ET! KAZANAN SEN OL!

  • Motosikletle Dünya Turu’ nda | Meme Kanseri Molası

    Motosikletle Dünya Turu’ nda | Meme Kanseri Molası

    2016 yılında motosikletle dünya turuna çıkarken her türlü koşulda yaşamayı öğreneceğimi, tüm yol koşullarının motosiklet sürmeyi öğreteceğinden, zaman zaman koşullar nedeni ile hastalıklar ile boğuşacağımdan haberim vardı; tek bilmediğim gezisinin tam orta yerine, meme kanseri teşhisinin düşeceği ve bu nedenle geziye bir süre mola vermemiz gerektiğiydi.

    Hayalleri fazla rafa kaldırmamak lazım…

    tek başına kadın gezgin

    En büyük hayalim motosikletle dünya turu yapabilmek, özgürce dolaşmak, dünyayı kendi gözlerim ile keşfetmek, kendimi daha iyi tanıyabilmek ve birazda olsa hayatın anlamını bulmaya çalışmaktı. ( Neden motosiklet yolda olmak derseniz o başlı başına bir konu.) Ama nedense hep planları erteleyip duruyordum. Belki işimi daha doğrusu kariyerimi kaybetme korkusu, belki konfor olanımı terk ettiğimde tam olarak ne olacağını bilmemenin korkusu…. Fakat annemin hiç beklenmeyen haberi acıda olsa bir gerçeği hatırlatmıştı; Hayat kısa, yarın ne olacağı belli değil!

    dünyanın en ilginç yerleri
    Dünyanın sonundaki salıncak ve özgürlük

    Yazdım istifa mektubumu, çıkarttım beyaz yakımı koydum kenara, satabileceğim ne varsa sattım, babam ile vedalaşıp düştüm yollara. Hala kıtadan kıtaya motosiklet sürmeye cesaret edemiyordum. Afrika’ yı boydan boya motosiklet ile geçmek etrafında bir tur atmak istiyordum da acemi bir motorcu ne kadar nereye gidebilirdi ki? Bu nedenle, minik bir sırt çantası ile başladım dünya turuna, ilk olarak attım kendini Latin Amerika kıtasının içine. (Avrupa’ yı çalışırken parça parça çok gezmiştim) Ardından Asya kıtasının derinliklerine dalmıştım bile can yoldaşım, hayat ve yol arkadaşım ile göz göze geleceğimi bilmeden. 😉 O andan sonra hayat başka bir yöne doğru gitmeye başlamıştı bile.

    Motosiklet dünya turu başlıyor mu ne? Hayatımızın, Hayellerimizin yolculuğu… 😉

    Greinger Norvec

     One Road One World ile tanışalı daha çok kısa bir zaman olmuştu ama aynı hayalin yolcusuyduk. Dünya turu yapmak, her şeyi kendi gözleriyle keşfetmek onunda yapmak istediği bir şeydi ama hayatında motosiklet sürmemişti, kamp yapmıştı, hele Afrika’ nın derinliklerine dalmayı hiç ama hiç aklına bile getirmemişti çünkü bunlar hayalleri arasında yoktu. 😉

    Ne fark ederdi ki, bir hayalimiz vardı bizi bekleyen, her şeyin üstesinden beraber gelebileceğimize inanıyorduk çok kısa süredir bir birimizi tanıyor olsak ta; en önemlisi bütün bunlar için kendimize güveniyorduk.

    Çok kısa sürede hazırlıkları tamamladık. Ferry işini bıraktı, evine varana kadar neyi var neyi yok sattı. Önce motosikletini sonra ehliyetini aldı ve Temmuz 2016 da tekerlerimiz döndü. Motosikletle Afrika turu her ne kadar yıllardan hayalimi kurduğum şey olsa da o kadar deli cesaretine gerek yok dedik. İki acemi motorcu Afrika’ nın etrafında motosikletle tur atıyor, şaka gibi!

    motosikletle sıfır tecrübeyle dünya turu

    Türkiye’ den tek başına motosikletle çıktım yola Edirne’ den girdim Bulgaristan’ a bir hafta sonra Ferry ile buluştuk.Acemi, sıfır tecrübeli motorcu olunca ilk gezimiz motosiklet ile Avrupa turu olsun diye karar aldık. Çünkü Avrupa yapılabilecek en kolay rotalardan birisi. Yollar o kadar zorlu değil (eğer kendini çok fazla dağ yollarına vurmak istemiyorsan), her şeyi her an bulma şansın var, bir çok ülkede her yerde kamp yapmak serbest…. 4 ay Avrupa’ da dolaşıp North Cape e gittikten sonra dedik ki; ‘Biz olduk artık, Afrika kıtasına motorları döndürebiliriz.’ Ve ardından hayal bile edemeyeceğimiz dolu dolu 20 aylık motosikletle Afrika turunu yapmayı başardık. Tabi Cape2Cape demeyi de ihmal etmedik. 😉

    Tatlı Gezgin motosikletle dünya turu

    Avrupa kıtasında 21 ülke 15.000 km, Afrika kıtasında 34 ülke 55.000 km bitmişti. Mısır’ dan politik nedenlerden dolayı vize alamamıştık. Bizde Sudan’ dan motorlar ile uçtuk Türkiye’ ye. Bir süre aile ziyareti sonrasında Türkiye gezisi ve ardından Balkanlar’ a geçip motosikletleri Amerika’ ya gönderiyorduk. Az çok rota belliydi, zaman belliydi. Ama benimle beraber seyahat eden içimdeki kaçak yolcudan da, bize yapacağı sürprizden de haberimiz yoktu. ;(

    Meme Kanseri Sürprizi – Kaçak yolcu çok fenaymışsın sen!

    Meme kanserine yakalandım

    Ailemden alabileceğim genetik hastalıklara da, macera ve keşfetmek için gittiğim bölgelerdeki bulaşıcı hastalıklardan dolayı başıma geleceklere de kendimi hazırlamıştım, kanser hariç!

    Meme kanseri için söylenen şeyleri elbette biliyordum ama sırt çantası ile dünya turuna başladığım zamanda da, yolculuğa motosikletle devam edip Afrika kıtasında girerken de henüz 40 yaşına gelmemiştim ki mamografi çektireyim, kendi kendine yaptığın kontrollerde bir şey bulmamıştım ki araştırayım, Meme kanseri bulguları ile ilgili gözle görülür bir şey yoktu ki geziyi bırakıp koştur koştur ultrasonlara atlayayım.

    Döndüğümüzde gayet sağlıklıydım o yüzden mamografi az bekleyebilirdi. Ailemle biraz zaman geçirdik ardında Hollanda’ ya gittik Ferry’ nin ailesi ile olalım diye. Dönmemize yakın minicik bir kis farkettim. Bir doktora görünme zamanı geldi galiba diyerek Hollanda dönüşü randevu aldım. Doktorumun ilk izlenimleri de aynı idi, minik bir kis ve ortada korkulacak bir şey yok gibi ama yaşım geldi doktor dedi mamografi zamanı. 😉 Gerisi öyle hızlı gelişti ki film koptu bizde.

    Motosikletle Afrika Turu
    Türkiye’ ye dönmeden hemen önce sağlıklı ben 😉

    Mamografi ardından iki farklı doktordan iki ultrasonun sonucu : malign bulguydu ve ekliyorlardı umarım biz yanılıyoruzdur. Şaka gibi gelmişti bana o an, olabileceğimi düşündüğüm onca hastalık vardı aklımda hiç birisi Meme kanseri teşhisine uymuyordu.

    Göğüs cerrahine yönlendirdiler beni, ardından MR dendi ve biyopsi zamanı geldi. Öyle yarım yarım işleri sevmiyorum pozitif, negatif sonuç yeterli değil bana, bu kaçak yolcu kimmiş, neyin nesiymiş, kimliğini hatta teceresini çıkarttılmalı diyerek yaptırdık biyopsiyi. Tacizleriminizin ardından bir hafta sonra sonuç elimizdeydi. 2 cm küçük, benim kadar pozitif (üçlü pozitif meme kanser, tüm hormon reseptörleri pozitif) ve yarı agresifmiş paşam. Tabi doğal olarak birazda hızlı büyümeye meraklıymış. Sanki büyünce başı göğe erecek yahu…

    Cuma günüydü sonuçlar geldiğinde. Doktoruma ilk söylediğim şey şu olmuştu; o benim bir parçam değil orda barınması mümkün değil, lütfen hemen alalım onu, siz Afrika’larda neler öğrendim bilmiyorsunuz kendi kendimi ameliyat edebilirim ona göre;) Pazartesi günü PET/Ct çekiminin ardından salı günü gözlerimi güzel şeyler düşünerek kapatmıştım bile ameliyat odasında. Bir tümördü alınacak olan ve en fazla bir ay içinde ben yine yolda olacaktım, çünkü tüm sonuçlar temizdi başka bir şey yoktu bedenimde.

    Tatilde meme kanseri

    Ama gözlerimi açtığımda doktorum diyordu ki bu terbiyesiz kaçak yolcu meme de barınmakla yetinmemiş ufaktan keşfe çıkmış içerde, nerelere gidebilirim nasıl yayılabilirim diye. Tüm sonuçlar temiz olmasına rağmen ameliyat sırasında iki tane lenf nodunun da suçlu olduğu ortaya çıkınca doktor koltuk altında ne var ne yok temizlemiş. Bu haberin, başımıza Kemoterapi problemini açacağını biliyorduk Ferry ile ama tüm sonuçları bekleyelim derken lenflerin alınması demenin koluma tüm sevgimi vererek dikkat etmem gerektiğini, kesilmelere ısırmalara falan karşı dikkatli olmamızı, hele ödeme hiç bulaşmamız gerektiği haberi gelince onca acının içinde şunu dedik gülerek; İyi ki Afrika turunu motosikletle bitirdikten sonra bunlar oldu. Kaç tane böcek ısırdı, kaç kere eli kolu kestik hatırlamıyoruz bile. Kimin ne dediğine aldırmadan, ameliyattan 20 gün sonra kıyafetleri giydik atladık motorlarımıza. Belki çok uzak mesafe değildi gittiğimiz ama bambaşka bir mutluluktu o anda motosiklet üzerinde gazı açıyor olmak çünkü hayatımı ve hayallerimi kimse elimden alamamıştı.

    Bu süreçten sonra yaşadıklarımız biraz şanssızlıktı. Hep şanslı olunmuyormuş demek ki. Kemoterapi sürecini kabul ettik çünkü lenf sistemine bir kere giren bir metastaz varsa şansa bırakmamak gerekiyordu. İlk kemoterapi geçti ardından port takıldı, 24 saat geçmeden akciğer pulmoner emboli ve ileri derece enfeksiyon nedeni ile hastanede yatıyordum. Akciğerin birini kaybetmek üzereydik. Hangi ara anjü yapıldı yoğun bakıma yatırıldım tam hatırlamıyorum bile, üç kere sevgili akciğerim sen nefes almasan nasıl olur acaba diye sorgularken yaşam ile ölüm arasında ki o ince çizgiyi de görme şansını elde etmiş oldum.

    Port ameliyatının 30-40 dakikalık basit bir operasyon olduğunu okuruz her yerde ki öyle olduğuna eminin. Her zaman şans benden yana olmuyormuş demek ki diyorum yaşadıklarımız için. Her ameliyat sonrası pıhtı riskinden korkulur, portta damar üzerine takıldığı için bu risk nadirde olsa olabilir. Önemli olan neden oldu, niçin bana oldu sorularını sorup durmak değil. Olan olmuş geri dönemeyeceğine göre önüne bakıp biran önce iyileşmek için kendini motive etmen. Ne olursa gülümseye bilmen ve tüm olumsuzluklara meydan okuyabilmen.

    Aşk, mutluluk ve meme kanseri
    Fotoğraflar için @vegaphotoarts a teşekkürler

    Yaklaşık iki hafta hastanede kaldıktan sonra taburcu edildim bu arada kemoterapi tedavim geciktirildi çünkü akciğerlerdeki pıhtı (pulmoner emboli) ve enfeksiyon daha önemliydi. 8 gün gecikmiş olsa da, daha hafif dozda olsa da 2. Kemoterapiyi sonunda aldım. Tüm ilaçlara artık alma dediler sonunda sadece kan sulandırıcı iğnelerim ile biraz daha beraber olacağız gibi görünüyor. Ve akciğerin toplanması için en az üç ayımız var.

    Bundan sonraki tedavi sürecinden kimse çok emin değil port olmadan. Ne yapalım artık gittiği yere kadar tedaviyi devam sonrasında atlayıp motoruma yola çıkacağım can yoldaşım ile yeniden. Anlayacağınız yeni hayalimiz, biran önce sağlıma kavuşmam ve en sevdiğimiz şeye yollara geri dönebilmek.

    Meme Kanseri Farkındalık Ayı: Ekim

    Meme kanseri tatil ve seyahat

    Ekim ayı meme kanseri farkındalık ayı olduğundan ve taze taze tüm süreçlerini yaşarken sizlerle meme kanseri ile karşılaşmamı ve yaşadıklarımı paylaşmak istedim.  ( Sevgili arkadaşımız fotoğrafçı Aylin Çağlı‘ ya da bize zaman ayırdığı için sonsuz teşekkürler)

    Meme kanseri baktığımız zaman en masum kanserlerden birisi eğer erken fark edilip teşhis konulursa! Düzenli kendi kendinizi muayene etmeyi unutmayın. En ufak bir şüpheniz varsa bir doktor ile muhakkak görüşün. Görüntüde bir şey yoksa sorun yoktur demeyin lütfen. Yaşım 40 ama gayet sağlıklıyım diyerek mamografiyi ihmal etmeyin. Ailenizde meme kanseri varsa daha erken yaşlarda kontroleler başlamanız gerektiğini unutmayın.

    Her 8 kadından birinin dünyada meme kanseri olduğunu hatırlayalım ve lütfen bu konuda bilinçlenelim, bilinçlendirelim.

    Bazen kendime soruyorum motosiklet ile yolda olmasaydım yaşım geldi diyerek, ya da üzerinden bir yıl geçti kontroller geldi diyerekten mamografi çekimine gider miydim açıkçası bilmiyorum. Çünkü elle kontrollerimde bir şey yoktu, gözle görünen de bir şey yoktu ve gayet sağlıklıyım. Yaşadıklarım öyle olmadığını, sağlıklıda olsan meme kanseri sürprizi ile karşılaşılabileceğini gösterdi bana.

    Bugün öylesi sağlıklıyken tümör haberini aldık, görünen bir tanecik derken koltuk altı lenfleri aldırdık. 2 cm. Küçük derken o da bizi ters köşeye yatırdı ve Stage 2 B meme kanseri oldu sonuç. Çok şükür ki hala erken evre kabul ediyor kendisi. O küçük kis çıkmasaydı, biraz daha kontrolleri sağlıklıyım diye erteleseydim belki de dönüşü zor belki de mümkün olmayan bir yola girmiş olacaktık.

    Tek başına kadın motosikletli dünya turu

    Sağlık, mutluluk ve huzur her şeyden daha önemli dostlar… Kendinizi ihmal etmeyin.

  • Meme Kanseri Neden Olur? Nasıl Kanser oldum?

    Meme Kanseri Neden Olur? Nasıl Kanser oldum?

    Günümüzde akciğer kanserinden sonra en çok görülen kanser çeşitleri başında ne yazık ki meme kanseri geliyor. Ülkeden ülkeye rakamlar değişiklik gösteriyor olsa da bugün her 7 kadından 1 i meme kanserine yakalanıyor. Hatta gelecek zamanlar için her kadın hayatında meme kanserini yaşayacak diye internette yazılır görüyorum, ne kadar doğruluk payı var açıkçası bilmiyorum ama bana inandırıcı geliyor.

    Bir çoğumuzun aklına kanser neden olur? diye sorulduğunda aklımıza ilk genetik olduğu gelir ve ailemizde yok ise rahat bir nefes alırız çünkü kanser yakınımızdan bile geçmeyecektir. Meme kanseri tedavisi devam eden birisi olarak söylüyorum tamamen YANLIŞ!

    Meme kanseri nedenleri ?

    Maddeleri sıralamadan önce bilmelisiniz ki ben doktor, hemşire ya da kanser için bilir kişi değilim. Motosiklet ile dünya turunda olan bir kadınım ve iki yıllık Afrika kıtası gezisini yeni tamamlamışken ne yazık ki meme kanseri olduğumu öğrendim ve trajik-komik başıma gelmeyen kalmadı bu süreçte. Ve meme kanseri ile ilgili ne öğrenmek istesem yaptığım araştırmalarda bir şeyler eksik kaldı ya da yanlış yazılmış moral bozucu şeyler buldum. Bu nedenle, öğrendiklerimi sizlerle paylaşmak istedim. Yazıları okurken aklınızda bulunsun.

    1- Kadın olmak meme kanseri riski için yeterli bir neden.

    2- 12 yaş ve öncesi adet döneminin başlaması veya 55 yaş sonrası menopoza giriyor olmak

    3- 30 yaşından önce çocuk doğurmamış ve emzirmemiş olmak

    4- Hormon hapları, meme kanseri nedenleri sorusunun cevaplarından birisi; Menopoz sonrası 5 yıldan uzun süre kullanılan hormon ilaçları, 10 yıldan uzun süre kullanılan doğum kontrol hapları ve başka nedenler ile kullanılan östrojen hormonu ağırlıklı ilaçlar risk unsuru.

    5- Genetik yatkınlık. Ailenize meme kanseri olması sizin için bir risk faktörü olsa da internet gördüğüm araştırmalar çok şaşırtıcıydı. Çünkü ortalama her 10 kadından 8 i ailesinde meme kanseri olmayan kişiler.

    6- Yaş bir diğer meme kanseri risk faktörü. Her ne kadar 50 yaş üzeri kadınlarda ağırlık meme kanseri görülüyor olsa da 40 yaş itibari mamografi çekilmeye başlandığını ve 20’ li yaşlarda da kanser riski olabileceğini unutmayın.

    7- Beslenme ve obezite birçok hastalıklı olduğu gibi kanser nedenlerinden birisi.

    8- Birisini sigara içerken görsek ve birisi bize o anda kanser neden olur diye sorsa sanırım sigarayı hemen nedenler arasına alırız. Garip ama sigarının meme kanseri riskini arttırdığına dair bir bulgu yok ama Alkol meme kanseri riskini arttırıyor.

    Nasıl, neden meme kanseri oldum?

    Sorusuna cevap aramaya başladım. Ailemde genetik meme kanseri olan kimse olmadığı için hiç aklıma gelmeyen başıma gelmişti. Diğer genel olarak kulak aşinası olduğumuz maddelere bakarsak; öyle çok alkol ve sigara kullanımım yok, kilolu değilim, sürekli spor yapan hastane nedir bilmeyen, sağlıklı biriydim.

    Tabi ki böyle bir soruya kimsenin net bir cevap vermesi mümkün değil ama araştırmalarım sonucunda yukarıda yazdığım sekiz maddeden ilk dört tanesi benim için geçerli olanlar. Risk faktörlerinin %50’ sine sahipmişim. Hatta buna 40 yaşını geçmiş olmayı da eklersem risk oranımı %62.5 yaptım bile. Bu araştırmayı daha önce yapmış olsaydım meme kanseri belirtileri konusunda daha dikkatli olurdum ve belki çok daha önce fark edebildim.

    *****Meme kanseri tedavisi , belirtileri, evreleri, tedavi öncesi ve sonrası bilmeniz gereken önemli bilgiler…… meme kanseri ile ilgili tüm yazılara ulaşmak için :  Meme kanserini erken fark et, sen kazan!

    —————————————————————————————————————-

    Her ‘ Erken Fark Et! Sen Kazan!’ yazısın altında tekrarladığım not : Lütfen unutmayın, ben bir doktor, hemşire, hasta bakıcı, bilir kişi… vb değilim. Sadece meme kanseri ile savaşan birisiyim. Teşhis konduğu günden bu yana konu hakkında araştırıyoruz, deneyimli olan kişiler ve doktorlar ile görüşüp bilgi ediniyoruz, içinde bizzat yaşıyoruz ve bilgi paylaştıkça değerlidir sözünden yola çıkarak öğrendiklerimizi ve yaşadıklarımızı paylaşmaya çalışıyoruz. Her ne kadar kanser ve tedavi süreçleri ile ilgili genel bilgiler doğru olsa da herkesin kanseri de tedavi sırasında yaşadıkları da kişiye özeldir. Bir kişinin yaşadığını diğer kişide yaşayacak diye bir kural yok. Bu nedenle, duyduğunuz her kötü şeyle panik olmayınız ama tedbiri de elden bırakmayınız. Bu ilaç iyi geliyor şu bitki karışımını kullan denildiğinde lütfen önce doktorunuza danışınız. Bu süreçte neyin iyi ya da kötü geleceği almış olduğunuz tedavi ve ilaçlara göre değişebilir. Lütfen, bu süreçte yaşadıklarınızı doktorunuz ile paylaşmaktan çekinmeyin ki size en doğru ve uygun desteği verebilirsin.

    —————————————————————————————————————–

  • Meme Kanseri Belirtileri. | Nasıl fark ettim!

    Meme Kanseri Belirtileri. | Nasıl fark ettim!

    Meme kanseri belirtileri hakkında ne kadar araştırma yaparsanız yapın, yazı okursanız okuyun karşınıza farklı birşeyler yazan bir yer ya da söyleyen bir kişi çıkmayacaktır. Dikkat etmeniz gereken dokuz gruplarsanız beş tane ana başlık var hepsi bu.

    Meme kanserinde erken teşhis hayat kurtarır sözünü hepimiz bir şekilde duymuşuzdur muhtemelen. Bu nedenle, düzenli olarak kendi kendine meme muayenesi (KKMM) yapıyor olmamız önemli. Önerilen 20 yaşından sonra KKMM’ ye başlamak ve bunu düzenli olarak yapmayı alışkanlık haline getirmek. Meme muayenesi hangi gün yapılmalı? Adetin başladığı ilk güne 1. dersek 5. ile 10. gün arasında kontrolleri yapabilirsiniz. Kendinize hangi günü belirlediyseniz her ay, aynı günde muayenenizi yapın.

    Ben meme kanseri için kendi kendine meme muayenesine (KKMM) 35 yaşında başladım. Neden o zamana başlangıç, gerçekten bilmiyorum. Adetin 8. günü nerede olursam olayım düzenli olarak kontrol yapıyordum.

    Keşke daha erken fark etme şansım olsaydı kanserli kitleyi ama o benim vücudumda gizli gizli tutunmaya çoktan karar verdiği için kendisini saklamayı da iyi başarmıştı. Devam etmeden önce biraz detaylara bakalım;

    Meme kanseri belirtileri

    Memede Kitle : KKMM (Kendi kendine meme muayenesi) sırasında elinize daha önce fark etmediğiniz bir kitle geliyor olması. (Genelde her 10 tanesinden 8-9 u iyi huylu diye nitelendirilen kitleler olsa de doktor ile görüşmenizde fayda var.)

    Meme Ağrı : Adet ve yumurtlama dönemleri dışında memede sürekli geçmeyen bir ağrı olması.

    Memede hassasiyet ve his değişikliği  

    Meme ucu : Meme ucunun içeri çökmesi veya fark ettiğiniz şekil değişikliği ya da pul pul dökülme.

    Memede çukurlaşma görülmesi

    Her iki memenin daha önceki kontrollerinize göre birbirinden daha farklı görülmesi , şekil bozukluğu

    Akıntı : Meme ucundan kan veya sıvı geliyor olması

    Memede kızarıklık veya kaşıntı

    Deride değişiklikler.

    Bu bulguların her biri meme kanseri belirtilerinden birisi olsa da KKMM sonucunda bulduğunuz her hangi bir kitle unutmayın ki meme kanseri olduğunuz anlamına gelmez! En kısa sürede bir doktor kontrolüne gitmenizi ve gerekli tetkikleri yaptırmanızı tavsiye ediyorum.

    Aynı şekilde belirtilerin hiç birisine sahip olmamanız da kesinlikle meme kanseri değilsiniz anlamına gelmiyor. Meme kanseri nedenleri yazımdaki başlıkları hatırlayın, tedbiri elden bırakmayın!

    Meme kanseri neden olur

    Nasıl Meme Kanserini Fark Ettim ?

    Keşke gerçekten fark edebilseydim! Namussuz nasıl gizlediyse kendini… 40,5 yaşında %100 sağlıklı bir şekilde atlarsın motora iki yıl karış karış Afrika’ yı keşfedersin, gelirsin 42.5 yaşına. Türkiye sınırlarına girdiğimde, yaşım geldi geçiyor ilk mamografim için diyerek bir mamografi çektireyim kararını alırsın ama motosikletinin bakımları ve yeni rotanın planlaması için uğraştığından erteler durursun. ”Bu kadar bilinçli görünüyorsun sen mi meme kontrollerini erteliyorsun” der gibisiniz geldi bana.

    Evet, yaş 42.5 ise ve KKMM’ ye (kendi kendine meme muayenesine) 35 yaşında başladıysam demek ki 7 yılı aşkın süredir her ay düzenli kontrollerimi yapıyordum. Tamamen doğru. Yukarıda bahsettiğimiz belirtilerden birisi dahi yoktu bende. Her şey 7 yıl önceki gibi görünüyordu.;) Bu yüzden, mamografiyi bir ay daha ertelesem kanser olmam diye düşünüyordum.

    Ve bir gün uyandığımda sol memenin üst kısmında (Saat 1 yönünde) nohut büyüklüğünü geçmeyecek bir kitle fark ettim. KKMM zamanım henüz gelmemişti, kitleyi tesadüf eseri göğsüme dokunduğumda hissetmiştim. Adet dönemim yakın olduğundan önemsemedim çünkü bazen böyle minik kitlelerin adet öncesi olabileceğini ve sonra yok olup gidebileceğini bir yerlerde okumuştum. Ama adetin 8. Günü rutin kontrollerimi yaptığımda hala ordaydı. 3-5 gün daha bekledim, baktım kaybolmadı hemen mamografi ve doktor randevusu aldım.

    Doktordan güzel haber… El ile yaptığı ilk muayenede, bana bunun basit bir kitle olduğunu söylerken  fibrokistik bir meme yapısını sahip olduğumuda sözlerime ekledi. Bu nedenle, bir çok irili ufaklı kitlenin olması ve hangisinin kötü huyu olduğunu anlamamın kolay olmadığını, hemen kontrole gelmemiş olmamın ne kadar doğru olduğunu vurgulumayıda ihmal etmedi. Sonuçta, herşey yolunda görünüyordu, korkulacak birşey yoktu ama yaş itibari ile mamografi çektirmemde fayda vardı. İşte o ilk mamografi çektirdiğim dakikadan sonra nefes bile almaya zaman bulamadığımız sağlıklı düşünemediğimiz, doğru kararları almakta zorlandığımız o günler başladı. (Detaylarını meme kanseri kapıyı çaldığında okuyabilirsiniz.)

    Tüm tetkikler sonrası sonuç diyordu ki; malign bulgu hem derinde hem de meme ucunun altındaydı. Çok derinde olduğu için el ile kontrollerde fark edilememişti, tabi fibrokistik meme yapısı da sanırım fark edilebilme şansını azaltmıştı.

    Hiç meme kanseri belirtisi olmayan sevgili ben, bir anda kucağımda 2.2 cm büyüklüğündeki tümörü bulmakla kalmadım koltukları lenf bezlerimde bu sinsi arkadaştan nasibini aldığı için elime onlarıda tutuşturu verdiler.

    Doktorda randevu alıp hastaneye gitmeme neden olan, o küçük kitleye ne oldu diye soracak olursanız;  biyopsinin ardından ilk pataloji sonuçları elimize geldiğinde, doktorum ultrasonda birşeylere bakmak istedi ve gördük ki o kitle kaybolmuştu.  ” Bu kız akıllanmaz, kontrole falan gitmez sağlıklıyım diye, biz bunu uyarsak fena olmaz” dediler ve o kitleyi elimin altına koydular sanırım. Kendimi gerçekten şanslı hissediyorum, bu yüzden. Eğer planladığımız tura çıkmış olsaydık, mamografi çektirme işim 6-7 ay sonraya kalmış olacaktı. Bu kadar zaman geçtiğinde başıma neler gelebilirdi hayal etmek bile istemiyorum.

    Yukarıda yazdığımı hatırlatmak istiyorum, kendi kendine meme muayenesi sırasında bir şey bulmamış olmanız meme kanseri olmadığınız anlamına gelmiyor. Lütfen, meme kanseri neden olur maddelerini tek tek hatırlayın ve kontrollerinizi ihmal etmeyin:

    Eğer 40 yaşına adım attıysan mamografi kontrollerini ihmal etme!

    Eğer ailede meme kanseri geçmişi var ise 40 yaşını beklemeden bir doktor ile görüşmekte ve yapman gerekenleri öğrenmende fayda var! 

    Eğer 20 yaşını geçtiysen, aylık KKMM kontrolüne başlaman erken teşhis açısından önemli!

    Hemen başka bir örnek daha vereyim. Ben hiç bir belirti yaşamamışken Meme Kanseri haberini almıştım ve teyzemlere durumumu açıklamaya çalışıyordum ve belirtileri nelermiş tek tek anlatıyordum. Küçük teyzem çekinerek dedi ki, meme kanseri belirtileri dediğin herşey bende var deyince bende film koptu, şalterler attı  ve başladım kadına bağırmaya: ” Sen delimisin, komtrolleri ertelemek ne kadar tehlikeli bilmiyor musun? Belki genetik bir hastalık bu ve sen korkundan gitmediğin için ben bilmiyorum bunu. Ailede bak bir kişide çıktı sen daha ne bekliyorsun….’’

    Tabi o kadar bağrış çağırıştan sonra teyzem kontrol, mamografi ve ultrason süreçlerinden geçti. Memede şekil bozukluğu, ucundan kanlı sıvı gelmesi, ağrı, kızarıklık ve kaşıntı olmasına rağmen doktorlar ona biyopsi dememişti, malign bulgu şüphesi bile denmemişti. 3 aylık rutin kontroller ile şimdilik devam edeceğiz demişlerdi.

    Kısacası o kadar bulguyu bulduğunuz anda da hemen ben kanserim diye panik yapmayın, karalar bağlamayın. Sakinliğinizi korumaya çalışarak hemen bir doktor randevusu alıp gerekli kontrolleri yaptırın lütfen.

    Doktor doktor diye yazıyorum, hangi doktor derseniz bir göğüs cerrahine görünmenizde fayda var, seçtiğiniz kişi meme kanseri konusunda da çalışmalar yapıyorsa tadından yenmez. Eğer bildiğiniz kimse yoksa meme kanseri sürecinde bir arada olduğum doktorlar hızlıca göz atabilirsiniz.

    Kendi Kendine Meme Muayenesi (KKMM) nasıl yapılır?

    Sanırım fotoğraflar benden daha iyi açıklayacaktır. İnternette bu konuda araştırma yaparken bulduğum web sayfasında ki fotoğrafı sizlerle paylaşıyorum.

    *****Meme kanseri tedavisi , belirtileri, evreleri, tedavi öncesi ve sonrası bilmeniz gereken önemli bilgiler…… meme kanseri ile ilgili tüm yazılara ulaşmak için :  Meme kanserini erken fark et, sen kazan!

    —————————————————————————————————————-

    Her ‘ Erken Fark Et! Sen Kazan!’ yazısın altında tekrarladığım not : Lütfen unutmayın, ben bir doktor, hemşire, hasta bakıcı, bilir kişi… vb değilim. Sadece meme kanseri ile savaşan birisiyim. Teşhis konduğu günden bu yana konu hakkında araştırıyoruz, deneyimli olan kişiler ve doktorlar ile görüşüp bilgi ediniyoruz, içinde bizzat yaşıyoruz ve bilgi paylaştıkça değerlidir sözünden yola çıkarak öğrendiklerimizi ve yaşadıklarımızı paylaşmaya çalışıyoruz. Her ne kadar kanser ve tedavi süreçleri ile ilgili genel bilgiler doğru olsa da herkesin kanseri de tedavi sırasında yaşadıkları da kişiye özeldir. Bir kişinin yaşadığını diğer kişide yaşayacak diye bir kural yok. Bu nedenle, duyduğunuz her kötü şeyle panik olmayınız ama tedbiri de elden bırakmayınız. Bu ilaç iyi geliyor şu bitki karışımını kullan denildiğinde lütfen önce doktorunuza danışınız. Bu süreçte neyin iyi ya da kötü geleceği almış olduğunuz tedavi ve ilaçlara göre değişebilir. Lütfen, bu süreçte yaşadıklarınızı doktorunuz ile paylaşmaktan çekinmeyin ki size en doğru ve uygun desteği verebilirsin.

    —————————————————————————————————————–

  • Meme Kanser Taraması Nasıl Yapılır? Tanısı Nasıl Konur?

    Meme Kanser Taraması Nasıl Yapılır? Tanısı Nasıl Konur?

    Meme kanserinde erken teşhis hayat kurtarır! Unutmayın, bir çok kadın meme kanserini kendi kendine meme muayenisi (KKMM) yaparak buluyor.  Meme kanserine neden olan tümörün (kitlenin) ele gelecek büyüklüğe gelmesinin zaman aldığını aklınızı bulundurun. Ve 40 yaş üzeri iseniz mamografi çektirmeyi, eğer ailenizde bir kişinde bu rahatsız varsa erken yaşlarda bir doktor ile görüşmeyi ihmal etmeyin diyerek asıl konumuza dönelim.

    Meme Kanser Taraması Nasıl Yapılır? Tanısı Nasıl Konur?

    Mamografi

    Meme kanseri tarama ve tanısı için genelde ilk aşama. Çünkü, kendi kendinize meme muayenenizde bir şey bulamadınız ve rutin mamografi taramasına gidiyorsunuz. Bu aşamada şüpheli bir bulgu bulduklarında ikinci bir mamografi çekimi isteyebilir ya da hızlıca bir doktora görünmenizi isteyebilirler. Herhangi bir buldu yoksa seneye bir başka kontrole diyerek ayrılırsınız mamografi merkezinden.

    İlk mamografi çekimimin ertesi günü ikinci mamografi çekimine çağrıldım sol meme için. Onun ardından ultrason çektirmemi ve bir doktor ile görüşmemi söyledir.

    Mamografi sonucu : Kötü huylu olabilecek kitle, ultrason çekilmeli

    Doktor Kontrolü

    Meme muayenesi, kanser taraması için hangi doktora gidilir? Genel Cerrahi doktorunuza görünmelisiniz ama genel cerrahinin bir çok alt dalı olduğunu hatırlayarak göğüs cerrahisi ve meme kanseri konusunda uzmanlaşmış bir Genel Cerrah ile görüşmenizi tavsiye ederim.

    Mamografi çekiminden sonra doktora gidiyorsanız meme kanseri taramasının ikinci aşaması, eğer herhangi bir kitle şüphesi ile geldiyseniz ilk aşamadasınız. Doktorunuz üç ay sonra tekrark kontrole gelmek üzere sizi gönderebilir veya mamografi çekilmesini isteyebilir ya da direk bir sonraki taramaya gönderir.

    Burada sıralamayı biraz değiştirdim ben. Mamografi sonucunun hemen ardından aynı yerde (Kadıköy Belediyesi Meme Sağlığı Merkezi) ultrason çektirdim. İki ayrı radyolog muayesi ve sonuçları ardından doktora geldim elimdeki veriler ile. Doktorum muayenenin ardından beni Meme MR’ ına gönderdi.

    Meme Ultrasonu

    Bu aşamada radyoloji doktoru ultrasan ile meme ve koltuk altı lenf bezleri taraması yaparak memede kitleleri bulmaya çalışarak ne tip kitle olduklarını belirlemeye çalışır.

    Ultrason sonucu: Sol memede 1.7 cm malign kitle şüphesi, lenf bezleri temiz, biyopsi yapılmalı.

    Meme MR

    Eğer ultrason ile kontrollerde malign bulgu şüphesi varsa (basit meme kanseri tıbbi terimler sözlüğü) doktorunuz muhtemelen sizi Meme MR’ ı çektirmeye gönderecektir. Böylece meme ve koltuk altı taraması daha detaylı yapılabilecektir.

    MR sonucu : Sol memede 2 cm çapına yaklaşan bulgu, lenfler temiz, biyopsi önerilir.

    Biyopsi

    meme kanseri tanısı nasıl konur

    Tüm bu taramalar sonucunda malign bulgu şüphesi devam ediyorsa doktorunuz sizden biyopsi yaptırmanızı isteyecektir. Bunu sizi ultrason ile muayene eden doktorunuz yapıyor olabilir.

    Biyaopsi ince uçlu iğne ile ya da kalın uçlu iğne ile yapılıyor olabilir. Biyopsi işlemi bölgesel uyuşturma ile yapılıyor. 3-4 minik iğne ile ilaç verilip uyuştuktan sonra işleme başlanıyor.

    İnce uçlu iğne ile tümörden küçük parçalar alınarak kanser taraması yapalır. Sonuç size kanser olup olmadığını söyler kanserin türü ya da çeşidi hakkında bilgi vermez.

    Kalın uçlu iğne ile yapılan biyopsi yönteminde kitleden daha kalın parçalar alınır. Minik bir tabancanın ucunda iğne olduğunu düşünün iğne hızlıca kitlenin içine girip çıkıyor. Eğer kitle ele gelmiyorsa radyolok doktorunuz bu işlemi ultrason eşliğinde yapacaktır. Bu biyopsiden gelen pataloji raporu kanserin türü, tipi, çeşidi…hakkında net sonuçlar verecektir.

    Malign bulgu şüphesi ile bu tarama aşamasına geldiğimde doktorum kalın uçlu ile iğne ile biyopsi yapalım dedi. Yanılmayı çok istiyordu ama sonuçtan emindi. Her hangi bir işleme başlamadan önce detaylarını bilelim başımıza ne geleceğine dair hazırılık olalımdı istediği.

    Biyopsi Sonucu : Invazif Duktal Karsinoma (IDC), Üçlü pozitif, yarı agresif (Grade 2)

    PET/CT 

    Tüm vücut kanser taraması. Muhtemelen doktorunuz biyopsi sonucundan sonra vücudunuzda olası bir metastaz olup olmadığını görmek için PET taraması isteyebilir.

    Tarama öncesi en az 6 saat açlık isteniyor, su içmek serbest. PET/CT çekimi öncesi açlık şekeriniz kontrol ediliyor ve ardından işleme başlanıyor. Damar yolundan 18-FDG adı verilen bir ilaç veriliyor. Kendisine bir şeker (glikoz) modülü diyebiliriz. Kanser hücreleri glikozu sevdiklerinden direk saldırıya geçiyorlar daha çok yiyip büyümek için. İlaç verildikten bir saat sonra çekime girdiğinizde de kanser hücreleri diğer hücrelerden ayrılmış oluyor. Çeki yaklaşık 20-30 dakika sürüyor.

    PET/CT sonucu vücudunuzda ki her kanserli hücreyi ya da kitleyi belirleyemeyecektir. Çünkü onunda bir hassasiyet boyutları olduğu gibi kanserli hücrenin 18-FDG’ ye nasıl tepki verdiğide önemli. Bazı yerlerde farklı rakamşar verilsede genellikle söylenen bir santimin altıkları kanser hücrelerini net göremediği. Ama vücudunuzdaki her olası kitleyi nükleer tıp doktoru CT taramasında görebiliyor.

    PET/CT sonucu : Sol memede derinde 1.5 cm geçmeyen malign uyumlu bulgu

    Ameliyat sırasında görünen : Sol memede ki kitlenin boyutu 2.2 cm ve bir adet SLB lenf nodu mikto metastaz diğer lenf bezi makro metastaz 0.6 cm.  Ve memede ki kitle ile beraber koltuk altı lenf bezleri 1. ve 2. seviye alındı.

    *****Meme kanseri tedavisi , belirtileri, evreleri, tedavi öncesi ve sonrası bilmeniz gereken önemli bilgiler…… meme kanseri ile ilgili tüm yazılara ulaşmak için : ERKEN FARK ET, SEN KAZAN!

    —————————————————————————————————————-

    Her ‘ Erken Fark Et! Sen Kazan!’ yazısın altında tekrarladığım not : Lütfen unutmayın, ben bir doktor, hemşire, hasta bakıcı, bilir kişi… vb değilim. Sadece meme kanseri ile savaşan birisiyim. Teşhis konduğu günden bu yana konu hakkında araştırıyoruz, deneyimli olan kişiler ve doktorlar ile görüşüp bilgi ediniyoruz, içinde bizzat yaşıyoruz ve bilgi paylaştıkça değerlidir sözünden yola çıkarak öğrendiklerimizi ve yaşadıklarımızı paylaşmaya çalışıyoruz. Her ne kadar kanser ve tedavi süreçleri ile ilgili genel bilgiler doğru olsa da herkesin kanseri de tedavi sırasında yaşadıkları da kişiye özeldir. Bir kişinin yaşadığını diğer kişide yaşayacak diye bir kural yok. Bu nedenle, duyduğunuz her kötü şeyle panik olmayınız ama tedbiri de elden bırakmayınız. Bu ilaç iyi geliyor şu bitki karışımını kullan denildiğinde lütfen önce doktorunuza danışınız. Bu süreçte neyin iyi ya da kötü geleceği almış olduğunuz tedavi ve ilaçlara göre değişebilir. Lütfen, bu süreçte yaşadıklarınızı doktorunuz ile paylaşmaktan çekinmeyin ki size en doğru ve uygun desteği verebilirsin.

    —————————————————————————————————————–

  • Meme Kontrolleri İçin Hangi Doktora Gidilir?

    Meme Kontrolleri İçin Hangi Doktora Gidilir?

    Bana bir doktora görünmelisin dedikleri meme kontrolleri için hangi doktora gidilir? Meme kanseri konusunda kimle görüşmeliyim diye şaşkın şaşkın bakınıyordum. 40 yaşını geçmiştim ama bir kere bile meme için doktora gitme ihtiyacı duymamıştım.

    Meme kontrolleri için genel cerrah ile görüşmelisiniz. Cerrahinin birçok anadalı olduğu için göğüs ve meme kanseri konularında uzmanlaşmış bir doktora görünmelisiniz.

    Kanser tedavisi için bir onkolog doktor ile görüşmelisiniz. Onkoloji bölümününde dallara ayrıldığını ve farklı uzmanlık dalları olduğunu unutmayın. İlaç tedavisi (kemoterapi, akıllı ilaçlar…vb.) medikal (tıbbi) onkoloji bölümüne başvurmalısınız.  Eğer radyoterapi göreceksiniz radyasyon onkolojisi ile görüşmelisiniz.

    Mamografiden sonra ikinci meme ultrasonumu yapan Radyolog doktor Hikmet Karagüllü idi. Kendisini, yaklaşımını ve konuşma tarzını çok sevdiğim gibi söylediklerinede inandım. Kemoterapi süreci başlayana kadar her türlü destek yardım için yanımdaydı. Biyopsimi o yaptı, doktorumu o buldu, ameliyat öncesi ve sonrası yanımdaydı.

    Prof. Doktor Leyla Zer.  sevgili meme doktorum. Hayatımda bıçak altına yatmamıştım, birisi benim kesecek ve baygın yatarken güveneceğim. Evet böyle konularda güven problemim var kabul ediyorum ama sevgili Leyla hocam bu düşünceyi aldı bendem yaklaşımı ve tavrı ile. Bana hissettirdiği ben hastanenin para kazanacağı bir müşterisi değilim hatta hasta bile değilim idi. Daha çok bir arkadaş ile sohbet ediyor ediyordum. Herşeyin detayını tek tek anlatıyordu.  Güler yüzüde bu davranışlarına eklenince kalbimide aklımada girmişti. Ameliyat sırasında kendine ya da çocuğuna ne yapması gerekiyorsa banada aynısını yapacağını ameliyata girerken biliyordum.

    Prof. Doktor Cihan Uras. Ameliyat sonrası gelen sonuçlara göre kemoterapi kaçanılmaz görünüyordu. Bu nedenle, onkolog aramaya başladığım sürede bir çok kişi onun ismini verdi. Cerrah olduğunu biliyordum ama aynı zamanda hastanenin meme bölümündeydi. Bu yüzden randevu alıp gittim arkadaşım ve eşimle. Konusunda uzman olduğuna şüphem yok ama o kadar net değildi kafam. Zaten onkoloji bölüme yönlendirecek ve tedavinin nasıl olacağı konusunda hep beraber konuşacaktık. Tabi be  o zaman bana kemoterapi için port takılacağını biliyordum. Hatta port takılma işleminin genel cerrah tarafından yapılması gerektiğinide bilmiyordum. Bu operasyona Cihan hocanın asistanları ile gireceğini hiç düşünmezdim. Hele de o port takılması sonrası ölümden döneceğim düşünebileceğim en son şey bile olamazdı.  Beni en çok üzen ise yoğun bakımdan çıktığımı pek çok doktor biliyordu kendisinin bilmiyor olması mümkün değil. Tedaviyi burda yapalım diye zaman ayırabiliyordu bir geçmiş olsun diye de zaman ayırabilirdi. Ne de olsa daha dikkatli olunsaydı yaşadıklarımı yaşamayabilirdim.

    Doç. Doktor Taner Korkmaz, ilk tıbbi onkoloji doktorum.  Kemoterapi almaya benim doktorum olma konusunda beni ikna etti.  Zorlu bir sürecin içindeyken bizi dinleyen, anlamaya çalışan, sorduğumuz her soruya anladığımız dilde cevap vermeye çalışan ve pozitif enerji veren bir doktor. Benim fikirlerime saygı duyduğunuz göstermesi ayrı bir güzellik.  Kendisi ile tedaviye devam etmemiş olmamızın nedeni port operasyonu sonrası günlerce başka hastanede kalınca tedavime orda devam etmek istedim çünkü evimize daha yakındı ve sevgili Süleyman hoca yollarımız kesişti.

    Prof. Doktor Ilgaz Doğusoy, üçüncü göğüs cerrahim.  Port nedeni ile yaşadığım akciğer pulmer emboli ve kolda oluşan han pıhtılarının ardından beni porttan kurtaran doktor. Dördüncü kez bıöak altına yatacağım söylendiğinde yok dedim artık. Ilgaz hoca kapıdan içeri girdi. Sert görünen tavrının altında yaptığı espriler ile bizi güldürmeyi başardı. Söyledikleri ve anlattıklarından sonra tamam o beni kesebilir tekrar, portu çıkartıp beni sağlığıma kavuşturur dedim ki öylede oldu. Kendisine teşekkür ediyorum.  Leyla Hocadan sonra neden Cihan ve Ilgaz hocalar derseniz hastane değiştirdiğim için Leyla hocam ile port ameliyatı detaylarını konuşmamıştım.

    Prof. Doktor Süleyman Alıcı , sevgili tıbbı onkoloji doktorum ile birbirimizi bulduğumuz için şanslıyım. Ne yazık ki işleri zor çünkü size kemoterapileri veren onlar ve tüm yan etkileri için uğraşanlarda onlar. Hani o yan etkiler yüzünden en mutsuz ya da movisyanumuzun düşük olduğu evrelerde onlarla beraberiz ya çoğu zaman bizi gülerken görmeye bilirler. Ama Süleyman hocanın gülen gözlerini gördüğümde hemen kemoterapiye motive olabiliyordum. Söyledim ya bu en zorlu süreçte doktorunu sevmek ve güvenmek çok önemli. Kendisi ile tüm tedavini sürecinin detaylarını konuşabilmek, süreçte nasıl ilerleyeceğimize beraber karar veriyor olmamız beni en mutlu eden şeylerden birisi. 

    Henüz radyoloji tedavisine başlamadım.

    —————————————————————————————————————-

    Her ‘ Erken Fark Et! Sen Kazan!’ yazısın altında tekrarladığım not : Lütfen unutmayın, ben bir doktor, hemşire, hasta bakıcı, bilir kişi… vb değilim. Sadece meme kanseri ile savaşan birisiyim. Teşhis konduğu günden bu yana konu hakkında araştırıyoruz, deneyimli olan kişiler ve doktorlar ile görüşüp bilgi ediniyoruz, içinde bizzat yaşıyoruz ve bilgi paylaştıkça değerlidir sözünden yola çıkarak öğrendiklerimizi ve yaşadıklarımızı paylaşmaya çalışıyoruz. Her ne kadar kanser ve tedavi süreçleri ile ilgili genel bilgiler doğru olsa da herkesin kanseri de tedavi sırasında yaşadıkları da kişiye özeldir. Bir kişinin yaşadığını diğer kişide yaşayacak diye bir kural yok. Bu nedenle, duyduğunuz her kötü şeyle panik olmayınız ama tedbiri de elden bırakmayınız. Bu ilaç iyi geliyor şu bitki karışımını kullan denildiğinde lütfen önce doktorunuza danışınız. Bu süreçte neyin iyi ya da kötü geleceği almış olduğunuz tedavi ve ilaçlara göre değişebilir. Lütfen, bu süreçte yaşadıklarınızı doktorunuz ile paylaşmaktan çekinmeyin ki size en doğru ve uygun desteği verebilirsin.

    —————————————————————————————————————–

     

  • Meme Kanseri Tıbbi Terimler Sözlüğü

    Meme Kanseri Tıbbi Terimler Sözlüğü

    Tıp kapsamında bir konu araştırmaya kalktığımızda bir sürü ne anlama geldiğini bilmediğimiz terimler çıkar karşımıza ve uçuşurlar hava da. Boş boş bakarız ve başlarız tek tek kelimelerin ne olduğuna araştırmaya ve bir bakmışız kaybolmuş gitmişiz, ne araştırrıyorduk şimdi neye bakıyoruz.  Meme kanseri üzerine araştırma yaparken aynen bu durumdayım, tıbbı terimler arasında dağılmıştım. Bu yüzden kolaylık olsun diye gerekli olduğunu düşündüğüm terimleri bir araya topladım. Umarım size de yardımcı olur.

    Meme Kanseri Tıbbi Terimler Sözlüğü

    Mastektomi : Memenin tamamen alınması

    Lumpektomi : Memenin bir kısmının alınması. Kanserli tümör ve etrafındaki sağlıklı dokunun bir kısmınında beraberinde çıkatılması.

    Neoadjuvan : Cerrahi müdahale öncesi tümörü küçültmek için yapılan tedavi.

    Adjuvan : Cerrahi müdahale sonrası kanserin yenileme riskine karşı yapılan tedavi.

    Duktal : Meme süt kanalı ;

    Lobüler : Meme süt üretimi yapılan süt bezleri  ;

    Karsinoma: Hücrelerin anormalleşmesi, kansere dönüşmesi;

    Malign : Halk dilinde kötü huylu diye bildiğimiz tümör. Kanserli hücre, karsinom.

    Benign : Hlak arasında iyi huylu diye bildiğimiz kitle. Kanser değil!

    Adenom : İyi huylu dediğimiz hücreler, benign.

    Metastaz : Kanser hücrelerinin lenfler veya kan yardımı ile hareket ederek diğer organlara bulaşması.

    Aksilla : Koltuk altı. Meme kanserinde en sık görülen aksiller lenf bazi metastazı çünkü kanser hücresi ilk olarak memenin hemen yanı başındaki lenf bezlerine gidiyor.

    Lenf bezi (nodu) : Vücudumuzun bakteri, virüs, enfeksiyonlar ile savaşmak üzere savunma hücrelerini üretiyorlar.

    Lenf Diseksiyon : Lenf bezlerinin cerrahi müdahale ile çıkartılması.  Meme kanseri operasyonlarında en çok duyabileceğimiz aksiller lenf diseksiyonu yapılacak – yaptık ……

    Aksiller level : Koltuk altındaki lenf nodları (bezleri) 1,2 ve 3 olmak üzere üç ayrı seviyede toplanıyor. 3.seviye lenf bezleri köprücük kemiğinde diğerleri koltuk altında. Meme kanseri operasyonlarda eğer lenf bezleri alınacak ise genelde level 1-2 alınyor.

    Reaktif lenf nod (bezleri) :  Lenf nodları vücutta enfeksiyon veya herhangi bir bakteri varsa bunları yok etmek için savaşırken şişebiliyorlar ve bu durum reaktif olarak adlandırılıyor ama kanser şüphesi varsa veya meme kanseri iseniz bu lenf bezlerinin reaktif durumunun enfeksiyon mu yoksa kanser hücresinden dolayımı o durumda olduğundan emin olmak tedavi süreci çok önemli.

    Gamma prob : Meme kanseri olan göğüse iğne ile radyoaktif madde (mavi boya) enjekte edilir. Bu madde memeden lenf bezlerine doğru süzülür ve kanser hücrelerinin bulunduğu bez veya bezlerde yoğun olarak birikir.  Bu radyoaktif maddenin nerde yoğun olduğunu anlamak için gama prob denilen ölçüm yapan cihaz kullanılır.

    Sentinel Lenf Nodu (SLNB) :  Gamma prob cihazı ile ölçüm yapılırken radyoaktif maddenin yoğun olduğu lenf nodu sinyal verir. Bu lenf bezine  sentinel lenf nodu deniliyor. Lenf nodu çıkartılarak patolojiye gönderilerek kanser pozitif mi negatif mi bakılır.

    PET/CT : Bilgisayarlı tomografi ile nükleer tıp yönteminin birleşmesi ile yapılan tüm vücut kanser taraması. Hemen eklemek istiyorum; PET/CT’ nin temiz çıkmış olması ne yazık ki vücudunuzda kanser hücresi olmadığı anlamına gelmiyor çünkü PET’ deki ölçümün de bir hasasiyet derecesi var. Yabancı kaynaklardan yaptığım araştırmalarda hasasiyetinin 1 cm kadar olduğu yazıyordu. Kanser hücrelerinin durumuna göre 0.6-0.7 cm kadar ölçüm yapabilme şansı olabilir diye de ekliyorlardı. Benim PET taramam sadece sol memedeki kitleyi söylüyordu ama ameliyat sırasında lenf bezlerimde de kanserli hücreler tespit ettikleri için lenf bezlerim alındı.

    Bu yazdıklarım ile benim operasyonumu birleştirirsek: Bana lumpektomi yapıldı. PET/CT sonucunda sol aksillerde reaktif lenf nodları vardı bu nedenle operasyona Gamma prob ile girdim. Ameliyat sırasında bir adet SLNB ve reaktif olan bir adet lenf nodu patolojiye gönderilmiş. Sonuç kanser pozitif , lenf nodları karsinom metastazı. Bu nedenle,  aksiller lenf diseksiyonu yapılarak aksiller level 1 ve 2 alınmış.

    Ne yapıldı, neden yapıldı, nasıl oldu…gibi kafamda dolaşan sorular, bu terimlerin anlamınını öğrendikten sonra tekrar ameliyat notlarını, pataloji veya PET sonuçlarını okurken kayboldu. Çünkü detayları azda olsa anlamaya başlamıştım.

    *****Meme kanseri tedavisi , belirtileri, evreleri, tedavi öncesi ve sonrası bilmeniz gereken önemli bilgiler…… meme kanseri ile ilgili tüm yazılara ulaşmak için :  ERKEN FARK ET, SEN KAZAN!

    —————————————————————————————————————-

    Her ‘ Erken Fark Et! Sen Kazan!’ yazısın altında tekrarladığım not : Lütfen unutmayın, ben bir doktor, hemşire, hasta bakıcı, bilir kişi… vb değilim. Sadece meme kanseri ile savaşan birisiyim. Teşhis konduğu günden bu yana konu hakkında araştırıyoruz, deneyimli olan kişiler ve doktorlar ile görüşüp bilgi ediniyoruz, içinde bizzat yaşıyoruz ve bilgi paylaştıkça değerlidir sözünden yola çıkarak öğrendiklerimizi ve yaşadıklarımızı paylaşmaya çalışıyoruz. Her ne kadar kanser ve tedavi süreçleri ile ilgili genel bilgiler doğru olsa da herkesin kanseri de tedavi sırasında yaşadıkları da kişiye özeldir. Bir kişinin yaşadığını diğer kişide yaşayacak diye bir kural yok. Bu nedenle, duyduğunuz her kötü şeyle panik olmayınız ama tedbiri de elden bırakmayınız. Bu ilaç iyi geliyor şu bitki karışımını kullan denildiğinde lütfen önce doktorunuza danışınız. Bu süreçte neyin iyi ya da kötü geleceği almış olduğunuz tedavi ve ilaçlara göre değişebilir. Lütfen, bu süreçte yaşadıklarınızı doktorunuz ile paylaşmaktan çekinmeyin ki size en doğru ve uygun desteği verebilirsin.

    —————————————————————————————————————–

     

  • Meme Kanseri Türleri (Çeşitleri, Tipleri) Nelerdir?

    Meme Kanseri Türleri (Çeşitleri, Tipleri) Nelerdir?

    Neyse ki meme kanserinin çok fazla karmaşık türleri yok. Aksi durumda o kadar terimi anlamam muhtemelen zor olacaktı. Neyin ne olduğunu, neden yapıldığını….vs. bilmek, öğrenmek ve patoloji raporunu anlayabilmek isteyen birisi olduğumdan merak ettiğim herşeyi tek tek araştırdım. Unutmamak gerekir ki, meme kanserinin türü meme kanseri tedavisinin nasıl olması gerektiğini etkileyen en önemli faktörlerden biridir.

    Aşağıda yazdığım tüm detaylar hem meme kanseri çeşitlerini anlamama  hem de meme kanseri patoloji raporumu okuyup  yorumlayabilmeme yardımcı oldu.

    Meme kanseri türleri (çeşitleri, tipleri) nelerdir?

    Öncelikle,  kanser teşhisi aşamasında çok duyacağımız terimlerin açıklamasını kısaca yapmakla başlayalım.

    Duktal : Süt kanalı ;

    Lobüler : Süt üretimi yapılan süt bezleri  ;

    Karsinoma: Hücrelerin anormalleşmesi, kansere dönüşmesi;

    In Situ: Kanserli hücreleri bulundukları kanal ya da bezlerin dışına henüz çıkamamışlar.

    İnvazif (İnfiltratif) : Kanser hücreleri artık  kabuklarını kırıp yayılmaya ve memenin tamamına yavaştan saldırmaya başlamıştır. 🙁

    Bu kelimeleri birleştirdiğimizde meme kanseri türü ve ne aşamada olduğu ortaya çıkıyor. En yaygın görülen meme kanseri türü, invazif duktal karsinomdur. Yazı, yaygın olarak karşımıza çıkan kanser tiplerini içeriyor. Spesifik ve nadir görülen alt grupların detayları ne yazık ki yok. ( tübüler, medullar, müsinöz karsinoma gibi) 

    Başlıca kanser tipleri :

    Duktal Karsinoma In Situ (DCIS)

    Invazif Duktal Karsinoma (IDC)

    Lobüler Karsinoma In Situ (LCIS)

    Invazif Lobüler Karsinoma (ILC)

    Her kelimenin anlamını bildiğimize göre bu cümlelerin ne anlama geldiğini artık biliyoruz. Bunlara ek olarak, kanserin türünü net olarak söyleyebilmek için hormon reseptörlerine de bakılması gerekmektedir.

    Meme Kanseri Hormon Çeşitleri :

    Östrojen, Progesteron ve Cerb-B2 (Her2). Progesteron ve östrojen kadınlık hormonu, HER2 ise kısaca epidermal büyüme hormunu (Pozitif olması kanser hücerisinin hızlı büyüdüğü anlamına geliyor). Meme kanseri, bu hormon çeşitlerine göre dört grupta toplanıyor;

    Üçlü negatif meme kanseri : Bahsettiğimiz üç hormon reseptörünü de taşımayan. Meme kanserleri içerisinde yaklaşık %10-20 si bu kanser tipinde.

    Üçlü pozitif meme kanseri : Üç hormon reseptörüne birden sahip meme kanseri. Meme kanserleri içerisinde yaklaşık %20-25 si bu kanser tipinde.

    Kadınlık hormonları pozitif, Her2 negatif : En çok görülen meme kanseri çeşidi. %70-75 oranında.

    Kadınlık hormonları negatif , Her2 pozitif 

    Her ne kadar kanser türleri başlığı altında konuşulmuyor olsa da kanser tipini belirlerken, bilinmesi gereken bir diğer şeyde kanserin grade seviyesi. Grade 1, 2 ve 3 olarak numaralandırılıyor. Grade 1, agresif olmayan Grade 3 ise agresif olan kanser türü. Grade kanserin ne kadar hızlı büyüdüğünü belirtiyor. Bu nedenle, agresif olması hızlı büyüme eğiliminde olduğunu belirtiyor.

    Bunların dışında patoloji raporumda yazan diğer detayları da araştırmış olabilirim ama o kadar derin inceleme yapmaya  benim kadar meraklı değilseniz gerek yok. Nede olsa doktor değiliz 😉 Bu bilgiler kendi kanser türümüzün ne olduğuna biraz da olsa meme kanseri tedavi yöntemlerinden hangisinin bize uygulanacağını anlamaya yardımcı olacağı gibi aklımızdaki soruları araştırırken de bu bilgiler bize destek olabilir.

    Meme kanseri türleri

    Benim patoloji raporumun bir parçası yukarıdaki resim. Sarı işaretli olanlar meme kanseri evresini belirliyor. Meme kanseri evreleri yazımdaki detaylardan yola çıkara evre 2B (tümör büyüklüğü ve kaç adet lenf bezi) Mavi işaretli büyüme hızını, agresif olup olmadığını gösteriyor. Grade II. Yeşil işaretli olanlar meme kanseri çeşidi diye söylediğim hormon reseptör grupları. Bu durumda  benim meme kanserimin türü (tipi ya da çeşidi) : 2. evre (stage IIB), yarı agresif üçlü pozitif meme kanseri.

    Patoloji sonucunu alır almaz detaylarına bakarak kanser türünü belirlemiş ve meme kanseri tedavi yöntemleri neler diye araştırmaya ve diğer ülkelerdeki hastaneler ile yazışmaya başlamıştık. Böylece onkolog ile görüşürken kanser hakkında da tedavisi hakkında da bilinçli olup doğru soruları sorabilecek ve bana, yaşam tarzıma en uygun tedaviye beraber karar verebilecektim ki öylede oldu ama yaşadığım onca traji komik olayların ardından hayat mücadelesine başlayınca planladığımız bütün tedavi yalan oldu. Meme kanseri kapıyı çalınca yazısında kanser haberini aldıktan sonra gün gün yaşadıklarımın detayını bulabilirsiniz.

    *****Meme kanseri tedavisi , belirtileri, evreleri, tedavi öncesi ve sonrası bilmeniz gereken önemli bilgiler…… meme kanseri ile ilgili tüm yazılara ulaşmak için :  ERKEN FARK ET, SEN KAZAN!

    —————————————————————————————————————-

    Her ‘ Erken Fark Et! Sen Kazan!’ yazısın altında tekrarladığım not : Lütfen unutmayın, ben bir doktor, hemşire, hasta bakıcı, bilir kişi… vb değilim. Sadece meme kanseri ile savaşan birisiyim. Teşhis konduğu günden bu yana konu hakkında araştırıyoruz, deneyimli olan kişiler ve doktorlar ile görüşüp bilgi ediniyoruz, içinde bizzat yaşıyoruz ve bilgi paylaştıkça değerlidir sözünden yola çıkarak öğrendiklerimizi ve yaşadıklarımızı paylaşmaya çalışıyoruz. Her ne kadar kanser ve tedavi süreçleri ile ilgili genel bilgiler doğru olsa da herkesin kanseri de tedavi sırasında yaşadıkları da kişiye özeldir. Bir kişinin yaşadığını diğer kişide yaşayacak diye bir kural yok. Bu nedenle, duyduğunuz her kötü şeyle panik olmayınız ama tedbiri de elden bırakmayınız. Bu ilaç iyi geliyor şu bitki karışımını kullan denildiğinde lütfen önce doktorunuza danışınız. Bu süreçte neyin iyi ya da kötü geleceği almış olduğunuz tedavi ve ilaçlara göre değişebilir. Lütfen, bu süreçte yaşadıklarınızı doktorunuz ile paylaşmaktan çekinmeyin ki size en doğru ve uygun desteği verebilirsin.

    —————————————————————————————————————–