Bir Kadın Gezginin Maceraları

Yazar: tatligezgin

  • Meme Kontrolleri İçin Hangi Doktora Gidilir?

    Meme Kontrolleri İçin Hangi Doktora Gidilir?

    Bana bir doktora görünmelisin dedikleri meme kontrolleri için hangi doktora gidilir? Meme kanseri konusunda kimle görüşmeliyim diye şaşkın şaşkın bakınıyordum. 40 yaşını geçmiştim ama bir kere bile meme için doktora gitme ihtiyacı duymamıştım.

    Meme kontrolleri için genel cerrah ile görüşmelisiniz. Cerrahinin birçok anadalı olduğu için göğüs ve meme kanseri konularında uzmanlaşmış bir doktora görünmelisiniz.

    Kanser tedavisi için bir onkolog doktor ile görüşmelisiniz. Onkoloji bölümününde dallara ayrıldığını ve farklı uzmanlık dalları olduğunu unutmayın. İlaç tedavisi (kemoterapi, akıllı ilaçlar…vb.) medikal (tıbbi) onkoloji bölümüne başvurmalısınız.  Eğer radyoterapi göreceksiniz radyasyon onkolojisi ile görüşmelisiniz.

    Mamografiden sonra ikinci meme ultrasonumu yapan Radyolog doktor Hikmet Karagüllü idi. Kendisini, yaklaşımını ve konuşma tarzını çok sevdiğim gibi söylediklerinede inandım. Kemoterapi süreci başlayana kadar her türlü destek yardım için yanımdaydı. Biyopsimi o yaptı, doktorumu o buldu, ameliyat öncesi ve sonrası yanımdaydı.

    Prof. Doktor Leyla Zer.  sevgili meme doktorum. Hayatımda bıçak altına yatmamıştım, birisi benim kesecek ve baygın yatarken güveneceğim. Evet böyle konularda güven problemim var kabul ediyorum ama sevgili Leyla hocam bu düşünceyi aldı bendem yaklaşımı ve tavrı ile. Bana hissettirdiği ben hastanenin para kazanacağı bir müşterisi değilim hatta hasta bile değilim idi. Daha çok bir arkadaş ile sohbet ediyor ediyordum. Herşeyin detayını tek tek anlatıyordu.  Güler yüzüde bu davranışlarına eklenince kalbimide aklımada girmişti. Ameliyat sırasında kendine ya da çocuğuna ne yapması gerekiyorsa banada aynısını yapacağını ameliyata girerken biliyordum.

    Prof. Doktor Cihan Uras. Ameliyat sonrası gelen sonuçlara göre kemoterapi kaçanılmaz görünüyordu. Bu nedenle, onkolog aramaya başladığım sürede bir çok kişi onun ismini verdi. Cerrah olduğunu biliyordum ama aynı zamanda hastanenin meme bölümündeydi. Bu yüzden randevu alıp gittim arkadaşım ve eşimle. Konusunda uzman olduğuna şüphem yok ama o kadar net değildi kafam. Zaten onkoloji bölüme yönlendirecek ve tedavinin nasıl olacağı konusunda hep beraber konuşacaktık. Tabi be  o zaman bana kemoterapi için port takılacağını biliyordum. Hatta port takılma işleminin genel cerrah tarafından yapılması gerektiğinide bilmiyordum. Bu operasyona Cihan hocanın asistanları ile gireceğini hiç düşünmezdim. Hele de o port takılması sonrası ölümden döneceğim düşünebileceğim en son şey bile olamazdı.  Beni en çok üzen ise yoğun bakımdan çıktığımı pek çok doktor biliyordu kendisinin bilmiyor olması mümkün değil. Tedaviyi burda yapalım diye zaman ayırabiliyordu bir geçmiş olsun diye de zaman ayırabilirdi. Ne de olsa daha dikkatli olunsaydı yaşadıklarımı yaşamayabilirdim.

    Doç. Doktor Taner Korkmaz, ilk tıbbi onkoloji doktorum.  Kemoterapi almaya benim doktorum olma konusunda beni ikna etti.  Zorlu bir sürecin içindeyken bizi dinleyen, anlamaya çalışan, sorduğumuz her soruya anladığımız dilde cevap vermeye çalışan ve pozitif enerji veren bir doktor. Benim fikirlerime saygı duyduğunuz göstermesi ayrı bir güzellik.  Kendisi ile tedaviye devam etmemiş olmamızın nedeni port operasyonu sonrası günlerce başka hastanede kalınca tedavime orda devam etmek istedim çünkü evimize daha yakındı ve sevgili Süleyman hoca yollarımız kesişti.

    Prof. Doktor Ilgaz Doğusoy, üçüncü göğüs cerrahim.  Port nedeni ile yaşadığım akciğer pulmer emboli ve kolda oluşan han pıhtılarının ardından beni porttan kurtaran doktor. Dördüncü kez bıöak altına yatacağım söylendiğinde yok dedim artık. Ilgaz hoca kapıdan içeri girdi. Sert görünen tavrının altında yaptığı espriler ile bizi güldürmeyi başardı. Söyledikleri ve anlattıklarından sonra tamam o beni kesebilir tekrar, portu çıkartıp beni sağlığıma kavuşturur dedim ki öylede oldu. Kendisine teşekkür ediyorum.  Leyla Hocadan sonra neden Cihan ve Ilgaz hocalar derseniz hastane değiştirdiğim için Leyla hocam ile port ameliyatı detaylarını konuşmamıştım.

    Prof. Doktor Süleyman Alıcı , sevgili tıbbı onkoloji doktorum ile birbirimizi bulduğumuz için şanslıyım. Ne yazık ki işleri zor çünkü size kemoterapileri veren onlar ve tüm yan etkileri için uğraşanlarda onlar. Hani o yan etkiler yüzünden en mutsuz ya da movisyanumuzun düşük olduğu evrelerde onlarla beraberiz ya çoğu zaman bizi gülerken görmeye bilirler. Ama Süleyman hocanın gülen gözlerini gördüğümde hemen kemoterapiye motive olabiliyordum. Söyledim ya bu en zorlu süreçte doktorunu sevmek ve güvenmek çok önemli. Kendisi ile tüm tedavini sürecinin detaylarını konuşabilmek, süreçte nasıl ilerleyeceğimize beraber karar veriyor olmamız beni en mutlu eden şeylerden birisi. 

    Henüz radyoloji tedavisine başlamadım.

    —————————————————————————————————————-

    Her ‘ Erken Fark Et! Sen Kazan!’ yazısın altında tekrarladığım not : Lütfen unutmayın, ben bir doktor, hemşire, hasta bakıcı, bilir kişi… vb değilim. Sadece meme kanseri ile savaşan birisiyim. Teşhis konduğu günden bu yana konu hakkında araştırıyoruz, deneyimli olan kişiler ve doktorlar ile görüşüp bilgi ediniyoruz, içinde bizzat yaşıyoruz ve bilgi paylaştıkça değerlidir sözünden yola çıkarak öğrendiklerimizi ve yaşadıklarımızı paylaşmaya çalışıyoruz. Her ne kadar kanser ve tedavi süreçleri ile ilgili genel bilgiler doğru olsa da herkesin kanseri de tedavi sırasında yaşadıkları da kişiye özeldir. Bir kişinin yaşadığını diğer kişide yaşayacak diye bir kural yok. Bu nedenle, duyduğunuz her kötü şeyle panik olmayınız ama tedbiri de elden bırakmayınız. Bu ilaç iyi geliyor şu bitki karışımını kullan denildiğinde lütfen önce doktorunuza danışınız. Bu süreçte neyin iyi ya da kötü geleceği almış olduğunuz tedavi ve ilaçlara göre değişebilir. Lütfen, bu süreçte yaşadıklarınızı doktorunuz ile paylaşmaktan çekinmeyin ki size en doğru ve uygun desteği verebilirsin.

    —————————————————————————————————————–

     

  • Meme Kanseri Tıbbi Terimler Sözlüğü

    Meme Kanseri Tıbbi Terimler Sözlüğü

    Tıp kapsamında bir konu araştırmaya kalktığımızda bir sürü ne anlama geldiğini bilmediğimiz terimler çıkar karşımıza ve uçuşurlar hava da. Boş boş bakarız ve başlarız tek tek kelimelerin ne olduğuna araştırmaya ve bir bakmışız kaybolmuş gitmişiz, ne araştırrıyorduk şimdi neye bakıyoruz.  Meme kanseri üzerine araştırma yaparken aynen bu durumdayım, tıbbı terimler arasında dağılmıştım. Bu yüzden kolaylık olsun diye gerekli olduğunu düşündüğüm terimleri bir araya topladım. Umarım size de yardımcı olur.

    Meme Kanseri Tıbbi Terimler Sözlüğü

    Mastektomi : Memenin tamamen alınması

    Lumpektomi : Memenin bir kısmının alınması. Kanserli tümör ve etrafındaki sağlıklı dokunun bir kısmınında beraberinde çıkatılması.

    Neoadjuvan : Cerrahi müdahale öncesi tümörü küçültmek için yapılan tedavi.

    Adjuvan : Cerrahi müdahale sonrası kanserin yenileme riskine karşı yapılan tedavi.

    Duktal : Meme süt kanalı ;

    Lobüler : Meme süt üretimi yapılan süt bezleri  ;

    Karsinoma: Hücrelerin anormalleşmesi, kansere dönüşmesi;

    Malign : Halk dilinde kötü huylu diye bildiğimiz tümör. Kanserli hücre, karsinom.

    Benign : Hlak arasında iyi huylu diye bildiğimiz kitle. Kanser değil!

    Adenom : İyi huylu dediğimiz hücreler, benign.

    Metastaz : Kanser hücrelerinin lenfler veya kan yardımı ile hareket ederek diğer organlara bulaşması.

    Aksilla : Koltuk altı. Meme kanserinde en sık görülen aksiller lenf bazi metastazı çünkü kanser hücresi ilk olarak memenin hemen yanı başındaki lenf bezlerine gidiyor.

    Lenf bezi (nodu) : Vücudumuzun bakteri, virüs, enfeksiyonlar ile savaşmak üzere savunma hücrelerini üretiyorlar.

    Lenf Diseksiyon : Lenf bezlerinin cerrahi müdahale ile çıkartılması.  Meme kanseri operasyonlarında en çok duyabileceğimiz aksiller lenf diseksiyonu yapılacak – yaptık ……

    Aksiller level : Koltuk altındaki lenf nodları (bezleri) 1,2 ve 3 olmak üzere üç ayrı seviyede toplanıyor. 3.seviye lenf bezleri köprücük kemiğinde diğerleri koltuk altında. Meme kanseri operasyonlarda eğer lenf bezleri alınacak ise genelde level 1-2 alınyor.

    Reaktif lenf nod (bezleri) :  Lenf nodları vücutta enfeksiyon veya herhangi bir bakteri varsa bunları yok etmek için savaşırken şişebiliyorlar ve bu durum reaktif olarak adlandırılıyor ama kanser şüphesi varsa veya meme kanseri iseniz bu lenf bezlerinin reaktif durumunun enfeksiyon mu yoksa kanser hücresinden dolayımı o durumda olduğundan emin olmak tedavi süreci çok önemli.

    Gamma prob : Meme kanseri olan göğüse iğne ile radyoaktif madde (mavi boya) enjekte edilir. Bu madde memeden lenf bezlerine doğru süzülür ve kanser hücrelerinin bulunduğu bez veya bezlerde yoğun olarak birikir.  Bu radyoaktif maddenin nerde yoğun olduğunu anlamak için gama prob denilen ölçüm yapan cihaz kullanılır.

    Sentinel Lenf Nodu (SLNB) :  Gamma prob cihazı ile ölçüm yapılırken radyoaktif maddenin yoğun olduğu lenf nodu sinyal verir. Bu lenf bezine  sentinel lenf nodu deniliyor. Lenf nodu çıkartılarak patolojiye gönderilerek kanser pozitif mi negatif mi bakılır.

    PET/CT : Bilgisayarlı tomografi ile nükleer tıp yönteminin birleşmesi ile yapılan tüm vücut kanser taraması. Hemen eklemek istiyorum; PET/CT’ nin temiz çıkmış olması ne yazık ki vücudunuzda kanser hücresi olmadığı anlamına gelmiyor çünkü PET’ deki ölçümün de bir hasasiyet derecesi var. Yabancı kaynaklardan yaptığım araştırmalarda hasasiyetinin 1 cm kadar olduğu yazıyordu. Kanser hücrelerinin durumuna göre 0.6-0.7 cm kadar ölçüm yapabilme şansı olabilir diye de ekliyorlardı. Benim PET taramam sadece sol memedeki kitleyi söylüyordu ama ameliyat sırasında lenf bezlerimde de kanserli hücreler tespit ettikleri için lenf bezlerim alındı.

    Bu yazdıklarım ile benim operasyonumu birleştirirsek: Bana lumpektomi yapıldı. PET/CT sonucunda sol aksillerde reaktif lenf nodları vardı bu nedenle operasyona Gamma prob ile girdim. Ameliyat sırasında bir adet SLNB ve reaktif olan bir adet lenf nodu patolojiye gönderilmiş. Sonuç kanser pozitif , lenf nodları karsinom metastazı. Bu nedenle,  aksiller lenf diseksiyonu yapılarak aksiller level 1 ve 2 alınmış.

    Ne yapıldı, neden yapıldı, nasıl oldu…gibi kafamda dolaşan sorular, bu terimlerin anlamınını öğrendikten sonra tekrar ameliyat notlarını, pataloji veya PET sonuçlarını okurken kayboldu. Çünkü detayları azda olsa anlamaya başlamıştım.

    *****Meme kanseri tedavisi , belirtileri, evreleri, tedavi öncesi ve sonrası bilmeniz gereken önemli bilgiler…… meme kanseri ile ilgili tüm yazılara ulaşmak için :  ERKEN FARK ET, SEN KAZAN!

    —————————————————————————————————————-

    Her ‘ Erken Fark Et! Sen Kazan!’ yazısın altında tekrarladığım not : Lütfen unutmayın, ben bir doktor, hemşire, hasta bakıcı, bilir kişi… vb değilim. Sadece meme kanseri ile savaşan birisiyim. Teşhis konduğu günden bu yana konu hakkında araştırıyoruz, deneyimli olan kişiler ve doktorlar ile görüşüp bilgi ediniyoruz, içinde bizzat yaşıyoruz ve bilgi paylaştıkça değerlidir sözünden yola çıkarak öğrendiklerimizi ve yaşadıklarımızı paylaşmaya çalışıyoruz. Her ne kadar kanser ve tedavi süreçleri ile ilgili genel bilgiler doğru olsa da herkesin kanseri de tedavi sırasında yaşadıkları da kişiye özeldir. Bir kişinin yaşadığını diğer kişide yaşayacak diye bir kural yok. Bu nedenle, duyduğunuz her kötü şeyle panik olmayınız ama tedbiri de elden bırakmayınız. Bu ilaç iyi geliyor şu bitki karışımını kullan denildiğinde lütfen önce doktorunuza danışınız. Bu süreçte neyin iyi ya da kötü geleceği almış olduğunuz tedavi ve ilaçlara göre değişebilir. Lütfen, bu süreçte yaşadıklarınızı doktorunuz ile paylaşmaktan çekinmeyin ki size en doğru ve uygun desteği verebilirsin.

    —————————————————————————————————————–

     

  • Meme Kanseri Türleri (Çeşitleri, Tipleri) Nelerdir?

    Meme Kanseri Türleri (Çeşitleri, Tipleri) Nelerdir?

    Neyse ki meme kanserinin çok fazla karmaşık türleri yok. Aksi durumda o kadar terimi anlamam muhtemelen zor olacaktı. Neyin ne olduğunu, neden yapıldığını….vs. bilmek, öğrenmek ve patoloji raporunu anlayabilmek isteyen birisi olduğumdan merak ettiğim herşeyi tek tek araştırdım. Unutmamak gerekir ki, meme kanserinin türü meme kanseri tedavisinin nasıl olması gerektiğini etkileyen en önemli faktörlerden biridir.

    Aşağıda yazdığım tüm detaylar hem meme kanseri çeşitlerini anlamama  hem de meme kanseri patoloji raporumu okuyup  yorumlayabilmeme yardımcı oldu.

    Meme kanseri türleri (çeşitleri, tipleri) nelerdir?

    Öncelikle,  kanser teşhisi aşamasında çok duyacağımız terimlerin açıklamasını kısaca yapmakla başlayalım.

    Duktal : Süt kanalı ;

    Lobüler : Süt üretimi yapılan süt bezleri  ;

    Karsinoma: Hücrelerin anormalleşmesi, kansere dönüşmesi;

    In Situ: Kanserli hücreleri bulundukları kanal ya da bezlerin dışına henüz çıkamamışlar.

    İnvazif (İnfiltratif) : Kanser hücreleri artık  kabuklarını kırıp yayılmaya ve memenin tamamına yavaştan saldırmaya başlamıştır. 🙁

    Bu kelimeleri birleştirdiğimizde meme kanseri türü ve ne aşamada olduğu ortaya çıkıyor. En yaygın görülen meme kanseri türü, invazif duktal karsinomdur. Yazı, yaygın olarak karşımıza çıkan kanser tiplerini içeriyor. Spesifik ve nadir görülen alt grupların detayları ne yazık ki yok. ( tübüler, medullar, müsinöz karsinoma gibi) 

    Başlıca kanser tipleri :

    Duktal Karsinoma In Situ (DCIS)

    Invazif Duktal Karsinoma (IDC)

    Lobüler Karsinoma In Situ (LCIS)

    Invazif Lobüler Karsinoma (ILC)

    Her kelimenin anlamını bildiğimize göre bu cümlelerin ne anlama geldiğini artık biliyoruz. Bunlara ek olarak, kanserin türünü net olarak söyleyebilmek için hormon reseptörlerine de bakılması gerekmektedir.

    Meme Kanseri Hormon Çeşitleri :

    Östrojen, Progesteron ve Cerb-B2 (Her2). Progesteron ve östrojen kadınlık hormonu, HER2 ise kısaca epidermal büyüme hormunu (Pozitif olması kanser hücerisinin hızlı büyüdüğü anlamına geliyor). Meme kanseri, bu hormon çeşitlerine göre dört grupta toplanıyor;

    Üçlü negatif meme kanseri : Bahsettiğimiz üç hormon reseptörünü de taşımayan. Meme kanserleri içerisinde yaklaşık %10-20 si bu kanser tipinde.

    Üçlü pozitif meme kanseri : Üç hormon reseptörüne birden sahip meme kanseri. Meme kanserleri içerisinde yaklaşık %20-25 si bu kanser tipinde.

    Kadınlık hormonları pozitif, Her2 negatif : En çok görülen meme kanseri çeşidi. %70-75 oranında.

    Kadınlık hormonları negatif , Her2 pozitif 

    Her ne kadar kanser türleri başlığı altında konuşulmuyor olsa da kanser tipini belirlerken, bilinmesi gereken bir diğer şeyde kanserin grade seviyesi. Grade 1, 2 ve 3 olarak numaralandırılıyor. Grade 1, agresif olmayan Grade 3 ise agresif olan kanser türü. Grade kanserin ne kadar hızlı büyüdüğünü belirtiyor. Bu nedenle, agresif olması hızlı büyüme eğiliminde olduğunu belirtiyor.

    Bunların dışında patoloji raporumda yazan diğer detayları da araştırmış olabilirim ama o kadar derin inceleme yapmaya  benim kadar meraklı değilseniz gerek yok. Nede olsa doktor değiliz 😉 Bu bilgiler kendi kanser türümüzün ne olduğuna biraz da olsa meme kanseri tedavi yöntemlerinden hangisinin bize uygulanacağını anlamaya yardımcı olacağı gibi aklımızdaki soruları araştırırken de bu bilgiler bize destek olabilir.

    Meme kanseri türleri

    Benim patoloji raporumun bir parçası yukarıdaki resim. Sarı işaretli olanlar meme kanseri evresini belirliyor. Meme kanseri evreleri yazımdaki detaylardan yola çıkara evre 2B (tümör büyüklüğü ve kaç adet lenf bezi) Mavi işaretli büyüme hızını, agresif olup olmadığını gösteriyor. Grade II. Yeşil işaretli olanlar meme kanseri çeşidi diye söylediğim hormon reseptör grupları. Bu durumda  benim meme kanserimin türü (tipi ya da çeşidi) : 2. evre (stage IIB), yarı agresif üçlü pozitif meme kanseri.

    Patoloji sonucunu alır almaz detaylarına bakarak kanser türünü belirlemiş ve meme kanseri tedavi yöntemleri neler diye araştırmaya ve diğer ülkelerdeki hastaneler ile yazışmaya başlamıştık. Böylece onkolog ile görüşürken kanser hakkında da tedavisi hakkında da bilinçli olup doğru soruları sorabilecek ve bana, yaşam tarzıma en uygun tedaviye beraber karar verebilecektim ki öylede oldu ama yaşadığım onca traji komik olayların ardından hayat mücadelesine başlayınca planladığımız bütün tedavi yalan oldu. Meme kanseri kapıyı çalınca yazısında kanser haberini aldıktan sonra gün gün yaşadıklarımın detayını bulabilirsiniz.

    *****Meme kanseri tedavisi , belirtileri, evreleri, tedavi öncesi ve sonrası bilmeniz gereken önemli bilgiler…… meme kanseri ile ilgili tüm yazılara ulaşmak için :  ERKEN FARK ET, SEN KAZAN!

    —————————————————————————————————————-

    Her ‘ Erken Fark Et! Sen Kazan!’ yazısın altında tekrarladığım not : Lütfen unutmayın, ben bir doktor, hemşire, hasta bakıcı, bilir kişi… vb değilim. Sadece meme kanseri ile savaşan birisiyim. Teşhis konduğu günden bu yana konu hakkında araştırıyoruz, deneyimli olan kişiler ve doktorlar ile görüşüp bilgi ediniyoruz, içinde bizzat yaşıyoruz ve bilgi paylaştıkça değerlidir sözünden yola çıkarak öğrendiklerimizi ve yaşadıklarımızı paylaşmaya çalışıyoruz. Her ne kadar kanser ve tedavi süreçleri ile ilgili genel bilgiler doğru olsa da herkesin kanseri de tedavi sırasında yaşadıkları da kişiye özeldir. Bir kişinin yaşadığını diğer kişide yaşayacak diye bir kural yok. Bu nedenle, duyduğunuz her kötü şeyle panik olmayınız ama tedbiri de elden bırakmayınız. Bu ilaç iyi geliyor şu bitki karışımını kullan denildiğinde lütfen önce doktorunuza danışınız. Bu süreçte neyin iyi ya da kötü geleceği almış olduğunuz tedavi ve ilaçlara göre değişebilir. Lütfen, bu süreçte yaşadıklarınızı doktorunuz ile paylaşmaktan çekinmeyin ki size en doğru ve uygun desteği verebilirsin.

    —————————————————————————————————————–

     

  • Meme Kanseri Evreleri

    Meme Kanseri Evreleri

    Meme kanseri sürprizi haberini aldıktan sonra yaptığımız araştırmalar sonucunda evre 1A olarak görünen meme kanserim ameliyat sonrası yaşadığımız bir başka sürpriz ile evre 2B olarak karşımıza çıktığında kanser tedavisi için kemoterapinin kaçınılmaz olduğunu ne yazık ki daha doktorlar söylemeden biliyorduk.

    Meme kanseri evreleri nelerdir?

    Meme kanseri evreleri 0-4 arasında olmak üzere beş seviyede toplanmış olup 0,1 ve 2. evreler erken evre meme kanseri kabul edilmektedir.

    0. Evre : Kabuğunu kırıp dışarı çıkamamış. Tümör (Kanser hücresi) daha başlangıç aşamasında, gelişmeye başladığı yer ile sınırlı kalmış. Duktal karsinom ise süt kanalı içinde sınırlı henüz kanalın dışına taşmamış. Lobüler karsinom ise süt keseceği içinden dışarı çıkamamış

    1. Evre : A ve B olarak ikiye ayrılıyor olsa da genelde uygulanan kanser tedavisi aynı.   Meme kanseri birinci evrede kanser herhangi bir lenf bezine henüz sıçramamıştır. Tümör <=2 cm ise 1A,   tümör 2-5 cm. arasında ise 1B veya tümör <=2 cm ve lenf bezlerinde bulunan kanser hücresi mikrometastaz (0.2 mm < Tümör <=2 mm) ise 1B

    2. Evre :  A ve B olarak gruplandırılmakta olup bu evrede lenf bezleride ne yazık ki kanser hücrelerinden nasibini almış. Bu evrede sadece 1 ile 3 adet lenf bezinde kanser hücresi vardır. Buna ek olarak tümör <=2 cm ise evre 2A ,   Tümör 2-5 cm evre 2B.

    3. Evre : Kanser hücreleri 4 ile 9 adet lenf bezine yayılmış ve tümör 0-5 cm arasında ise evre 3A. Veya tümör > 5 cm ve 1 ile 3 adet lenf bezinde kanser hücresi bulunduysa evre 3A. Tümörün boyutu ne olursa olsun 10’ dan fazla lenf bezinde kanser hücresi bulunursa evre 3B. Aynı zamanda tümörün boyutu ne olursa olsun kanser hücresi meme çevresindeki dokulara yayıldıysa (göğüs duvarı, kasları, deri, kaburga, köprücük kemiğineki lenf bezleri) da evre 3B Kabul edilmektedir.

    4. Evre : Kanser ne yazık ki göğüs dışındaki organlara yayılmış durumdadır. Meme kanserinin en yaygın metastaz yaptığı organlar akciğer, beyin, karaciğer ve kemik.

    Meme kanseri belirtilerinden hiç birisine sahip olmama rağmen kanser teşhisi konmuştu ve sonuçlarım 2. evrede olduğumu söylüyordu. Şaşkınlık ve üzüntümüzün tesellisi hala erken evre kabul edilmesi oldu.

    *****Meme kanseri tedavisi , belirtileri, evreleri, tedavi öncesi ve sonrası bilmeniz gereken önemli bilgiler…… meme kanseri ile ilgili tüm yazılara ulaşmak için :  Meme kanserini erken fark et, Sen kazan!

    —————————————————————————————————————-

    Her ‘ Erken Fark Et! Sen Kazan!’ yazısın altında tekrarladığım not : Lütfen unutmayın, ben bir doktor, hemşire, hasta bakıcı, bilir kişi… vb değilim. Sadece meme kanseri ile savaşan birisiyim. Teşhis konduğu günden bu yana konu hakkında araştırıyoruz, deneyimli olan kişiler ve doktorlar ile görüşüp bilgi ediniyoruz, içinde bizzat yaşıyoruz ve bilgi paylaştıkça değerlidir sözünden yola çıkarak öğrendiklerimizi ve yaşadıklarımızı paylaşmaya çalışıyoruz. Her ne kadar kanser ve tedavi süreçleri ile ilgili genel bilgiler doğru olsa da herkesin kanseri de tedavi sırasında yaşadıkları da kişiye özeldir. Bir kişinin yaşadığını diğer kişide yaşayacak diye bir kural yok. Bu nedenle, duyduğunuz her kötü şeyle panik olmayınız ama tedbiri de elden bırakmayınız. Bu ilaç iyi geliyor şu bitki karışımını kullan denildiğinde lütfen önce doktorunuza danışınız. Bu süreçte neyin iyi ya da kötü geleceği almış olduğunuz tedavi ve ilaçlara göre değişebilir. Lütfen, bu süreçte yaşadıklarınızı doktorunuz ile paylaşmaktan çekinmeyin ki size en doğru ve uygun desteği verebilirsin.

    —————————————————————————————————————–

     

  • Meme Kanser Tedavisine Başlamadan Önce

    Meme Kanser Tedavisine Başlamadan Önce

    Meme kanseri teşhisi konduğu andan itibaren ne yazık ki hayatımızda inanılmaz bir koşturmaca ve kaos başlıyor, birçok şeyi atlayabiliyoruz özellikle de ilerde bize rahat nefes aldıracak detayları. Bu nedenle kanser tedavisine başlamadan önce bilmeniz gereken her şeyi bir yazıya toplamaya çalıştım.

    Motosikletle ile iki yıllık Afrika gezisinden dönmüştük ve aile olmaya hazırlanıyorduk Meme kanseri haberini aldığımızda. Meme kanseri tanısı için yapılan her şeyin sonucu birinci evrenin başı diyordu, mutlu mesut ameliyat girmiştim ama 6 saatlik ameliyatın ardından evre ikinin sonlarında olduğumu öğrendiğimizde şaşkındık. Doktorum 30 gün içinde kemoterapiye başlamam gerekebileceğini söylerken ben daha narkozun etkisindeydim. 30 gün sonra kemoterapiye başlamam gerekiyordu, daha 20 gün önce anne olabilmek için hazırlıklara başlamıştım. Hani bir tümör alınacaktı? Nasıl oldu da koltuk altı lenf bezlerimi de masada bıraktım?

    Meme kanseri tanısı için tetkikler yapılırken bunların detaylarını çok araştırmamıştık, her sonuç temiz geldiğinde seviniyorduk ama bilmiyorduk ki aletlerin ya da kontrollerin %100 kanser teşhisi konusunda doğru olamayacaklarını.( Bu detayı meme kanseri tanı sürecinde okuyabilirsiniz.) Bu anda itibaren nasıl bir koşuşturmacanın içinde kaybolduk, günler bize  yetmedi tüm detaylarını isterseniz kanser kapıyı çalınca adlı yazıya göz atabilirsiniz.

    Meme Kanseri Tedavisine Başlamadan Önce

    Öncelikle meme kanseri haberini aldığınızda panik yapmak yerine derin bir nefes alıp sakin olmaya çalışın. Biliyorum söylemesi kolay ama unutmayın aynı süreçlerden geçiyorum, panik olmak, ağlamak sızlamak, kendini odalara kapatmak…vb. sorunu çözmüyor. Hemen bu  davetsiz misafirden kurtulmamız lazım, onu hayatımızdan nasıl çıkartacağımızın çarelerine bakmamız lazım.

    Meme kanseri kan testleri

    Meme kanseri için herhangi bir tedaviye başlamadan önce lütfen doktorunuz ile konuşun ve aşağıdaki testleri yaptırmak istediğinizi söyleyin.  Keşke ben memem kanseri ameliyat olmadan önce yaptırmış olsaydım. Kanser ile ilgili basit kan testleri söylediklerim. Test sonucu, değerlerin yüksek olması kesin kanser olduğunuz anlamına gelmiyor, başka nedenler yüzünden de bu değerler yükselmiş olabilir. Ama ilerleyen zamanlarda düzenli bu testler muhtemel istenilecek. Sorun bu testlerin bir kısmı %100 her kadın için doğru çalışmıyor. Meme kanseri olsanız bile test sonucu normal (referans değerlerinin altında) olabilir. Bu nedenle, tedavi başlamadan önce bu testlerin sonuçlarını görüyor olmak adım adım meme kanseri tedavisi yapılırken aralarda aynı testler istendiğinde değerlerdeki değişimleri görme şansınız olur. Bana ilk kez bu testler ilk kemoterapi ilaçlarını tamamlayıp yeni ilaçlara başlamadan önce söylendi. Bu yüzden ne ilk tanı konulduğunda, ameliyat sonrasında ne de kemoterapiye başlamadan hemen önce test sonuçları nasıldı bilmiyorum.

    CEA (Genel) , CA125 (Yumurtalık Kanseri) , CA19-9 (Birçok kanser taraması), CA15-3 (Meme Kanseri), CA 27-29 (Meme Kanseri)

    Kanser tedavisine başlamadan önce

    Bir Daha Meme Kanseri Olma Riskim Var Mı?

    Ailede meme kanseri var ise doktorunuz ile görüşerek ameliyat öncesi BRCA1 ve BRCA2 genetik testlerini yaptırabilirsiniz. Böylece genetik yatkınlığınızı öğrenebilirsiniz. Test sonuçlarına göre nasıl bir yol izlemek istediğinize doktorunuz ile karar verebilirsiniz.

    Ben henüz yaptırmadım. Ameliyat minik diye düşünmüştük başlarda. Sonrasında kemoterapi almam gerektiği çıkınca tüm tedavilerden sonra yaptırırız artık dedik. Böyle olacağını bilseydim hemen yaptırırdım.

    Kan Pıhtılaşması Genetik mi? 

    Ailede birilerinde bildiğiniz kan pıhtılaşması varsa ya da sizin daha önce böyle bir şey başınızdan geçtiyse bununla ilgili genetik test yaptırabilirsiniz. Böylece kemoterapi alacaksanız ve alacağınız ilacın kan pıhtısı yapma riski varsa doktorunuz size izleyebileceğiniz yöntemleri söylecektir. Ya da port takılması önerildiyse pıhtı atma risklerinizi biliyor olursunuz ona göre tedbir alınabilir böylece benim port kateter takılmasında yaşadıklarımı yaşamazsınız.    

    Bunu için yapılan testler; Faktor V Leiden G1691A, Faktor II G20210A, MTHFR C677T, MTHFR A1298C

    Kan pıhtısı genetik testleri

    Anne Olmak İstiyorsanız Atlamayın!

    Eğer meme kanseri tedavi yöntemleriniz arasında kemoterapi var ise doktorunuz ile alacağınız kemoterapi ilaçlarının neler olacağını ve bunların rahim-yumurtalıklara verecekleri zararları görüşün. Ne yazık ki kemoterapi ilaçları doğurganlık konusunda kalıcı hasarlar bırakabiliyor tedavi sonrasında. Eğer anne olma gibi planınız varsa ve bekarsanız yumurta dondurmayı, evli iseniz yaşınız ve durumuza bağlı olarak yumurta ya da embriyo dondurmayı düşünmelisiniz.

    Eğer ameliyatın olduysanız kemoterapiye başlamak için 6 haftanız var. 6 hafta içinde yumurta ya da embriyo dondurma işlemini yaptırmanız gerekiyor. Bu işlem bir nevi tüp bebek işlemi. Süreç yumurta toplamaya kadar aynı. Eğer yumurta donduracaksanız yumurtalarınız direk donduruluyor. Embriyo ise dölleme işlemi yapıldıktan 72 saat sonra dondurucuya gidiyor bebekler. Tüp bebek işleminden farkı, embriyolarınızı şimdilik anne olmanız için size vermiyorlar. Bu işlemi özel kliniklerde ya da hastanelerde yaptırabileceğiniz gibi belli başlı devlet hastanelerinde de  çok düşük bir ücrete yaptırabilirsiniz. Muhtemelen bu işlemlere başlamadan önce sizden bazı testler isteyecektir. Bunlar ilerde kemoterapi öncesi ve sonrası hormanlarınızın durumunu görmeye de yardımcı olacaktır.

    Eğer meme kanseri tedaviniz önce kemoterapi ile başlayacaksa ve özellikle meme kanseri tipi/türü hormon (östrojen ve progestron) respektörlerine duyarlı ise lütfen doktorunuz ile konuşmadan tek başınıza bir şey yapmayın. Çünkü yumurta dondurma işlemleri sırasında size verilecek iğne veya haplar bu hormonlara yönelik olacağı için tümörünüz bir anda büyüyebilir, metastaz yapabilir.

    İleride kemoterapinin verdiği bir hasar olup olmadığını görmek, değişimleri izlemek ya da herhangi bir şey için neden o zaman bu testi yapılmamışım dememek için doğurganlık ve kadınlık hormonlarınızın durumunu bilmek için aşağıdaki testleri yaptırabilirsiniz. Onu neden bunu neden yaptırmadım dediğim için ekliyorum bu notu. Biz bu testleri kanser teşhisinden bir ay önce yaptırmıştık.

    E2-Östrojen, PRL-prolaktin, AMH-yumurta rezervi durumu, FSH-Yumurta kalitesi, LH-Luteinizan hormon

     

    Kemoterapi tedavisine kendinizi hazırlayın….

    *****Meme kanseri tedavisi , belirtileri, evreleri, tedavi öncesi ve sonrası bilmeniz gereken önemli bilgiler…… meme kanseri ile ilgili tüm yazılara ulaşmak için : ERKEN FARK ET, SEN KAZAN!

    —————————————————————————————————————-

    Her ‘ Erken Fark Et! Sen Kazan!’ yazısın altında tekrarladığım not : Lütfen unutmayın, ben bir doktor, hemşire, hasta bakıcı, bilir kişi… vb değilim. Sadece meme kanseri ile savaşan birisiyim. Teşhis konduğu günden bu yana konu hakkında araştırıyoruz, deneyimli olan kişiler ve doktorlar ile görüşüp bilgi ediniyoruz, içinde bizzat yaşıyoruz ve bilgi paylaştıkça değerlidir sözünden yola çıkarak öğrendiklerimizi ve yaşadıklarımızı paylaşmaya çalışıyoruz. Her ne kadar kanser ve tedavi süreçleri ile ilgili genel bilgiler doğru olsa da herkesin kanseri de tedavi sırasında yaşadıkları da kişiye özeldir. Bir kişinin yaşadığını diğer kişide yaşayacak diye bir kural yok. Bu nedenle, duyduğunuz her kötü şeyle panik olmayınız ama tedbiri de elden bırakmayınız. Bu ilaç iyi geliyor şu bitki karışımını kullan denildiğinde lütfen önce doktorunuza danışınız. Bu süreçte neyin iyi ya da kötü geleceği almış olduğunuz tedavi ve ilaçlara göre değişebilir. Lütfen, bu süreçte yaşadıklarınızı doktorunuz ile paylaşmaktan çekinmeyin ki size en doğru ve uygun desteği verebilirsin.

    —————————————————————————————————————–

     

  • Meme Kanseri Tedavisi | Kemoterapi | Radyoterapi | Hormon ve Akıllı İlaçlar

    Meme Kanseri Tedavisi | Kemoterapi | Radyoterapi | Hormon ve Akıllı İlaçlar

    Meme kanseri tedavisi için kullanılan şimdilik beş farklı yöntem var. Umarım teknolojiler çok çabuk ilerlerde yan etkileri neredeyse olmayan yöntemler hızla gelişir.

    Meme kanseri tedavisi 

    • Cerrahi tedavi
    • Radyoterapi
    • Kemoterapi
    • Hormon ilaçları
    • Hedefe yönelik akıllı ilaç

    Cerrahi Tedavi :

    Tümörün büyüklüğüne ve metastaz oluşumuna göre meme kanseri tedavisinin ilk aşaması olabileceği gibi diğer tedavi yöntemlerinden sonra da uygulanabilir. Tümörün ameliyat ile alınmasıdır. Kanserin büyüklüğüne göre memenin bir kısmı ya da tamamı alınıyor olabilir.

    Radyoterapi Nedir?

    Diğer adı ile Işın tedavisi. Röntgen ışınlarının meme kanseri olan memeye verilmesi. Ameliyat ile koltuk altı lenf bezleri de alındıysa radyoterapi bu bölgeyi de uygulanıyor olabilir.

    Radyoterapi, kitlenin küçülmesine ya da yok olmasına yardımcı olduğu gibi ameliyattan sonra özellikle ameliyat bölgesine uygulanarak kanserin yeniden gelme olasılığını en aza indirmek, yok etmek için kullanılan yöntem.

    Genellikle radyoterapi, 4-6 hafta arasında hafta içi her gün (5 gün) uygulanan bir yöntem. İşlem 5-10 dakika kadar sürüyor.

    Kemoterapi Nedir?

    Kemoterapi genellikle damar yolundan verilen bir ilaçtır. Ben kendisine kimyasal zehir diyorum. Çünkü vücuduma her girdiğinde bana hissettirdiği ve yaşattıkları böyle hissettiriyor.

    Kemoterapi, ameliyat öncesi verilerek kanserli hücreyi (tümör) küçültmek için, ameliyat sonrası verildiğinde kanserin yenileme riskini azaltmak için veya ileri evredeki kanser hastaları için yaşam kalite veya süresini artırmak için uygulanır.

    Meme kanseri tedavisinde kemoterapi genellikle 4-8 kür arasında ve 1-3 hafta aralıklarla uygulanmaktadır. Kaç kür kemoterapi alacağınıza, hangi sıklıkta tedaviye devam edileceğine, hangi kontrollerin bu sürede düzenli yapılmasının uygun olacağına medikal onkoloji doktorunuz sizinle beraber karar verecektir. Aynı şekilde ne kadar doz alacağınıza kilo ve boyunuz ile hesaplanan vücut kitle endeksinize ek olarak hastalık geçmişiniz, kanser türü ve tipiniz…vb. etkenlerde eklenerek karar verilmektedir. Bu hesaplamayı Medikal (Tıbbi) Onkoloji doktorunuz yapmaktadır.

    X olarak belirlenen kemoterapi tedavinizi, 4 kere 21 gün (3 hafta) aralıkla alabileceğiniz gibi 12 kere 7 gün (Haftada bir) ara ile alıyor da olabilirsiniz. Her iki yöntem için uygulanan kemoterapi dozları farklı olacaktır. Hatta kilonuzdaki değiklikler veya yapılması gereken kontroller sonucunda çıkan değerler (kan değeri, eko..vb.) aldığınız kemoterapini dozunu değiştirecektir.

    Örneğin ilk kemoterapi ilacımın dozu 54 ml. olarak ayarlanmıştı ardından geçirdiğim akciğer plumer emboli nedeni ile vücudu çok fazla zorlamamak için sevgili doktorum ikinci kemoterapi ilacının dozajını  40 ml. düşürdü. Hatta ilk 4 adet kemoterapimin  kürleri 21 günde bir olarak belirlenmişti ama pıhtı nedeni ile ikinci kürü 28 gün sonra alabildim.

    Radyoterapi nedir

    Peki kimler, hangi evre meme kanseri hastaları kemoterapi alır?

    Evre 2, 3 ve 4 için kemoterapi doktorlar tarafından önerilmektedir. Çünkü kanser hücreleri lenf bezlerine bulaştıysa lenf sistemi ve kan dolaşımı aracılığa ile vücuda yayılmış olabilir. (meme kanseri evreleri detayı)

    Hemen eklemek istiyorum; PET/CT’ nin temiz çıkmış olması ne yazık ki vücudunuzda kanser hücresi olmadığı anlamına gelmiyor çünkü PET’ deki ölçümün de bir hasasiyet derecesi var. Yabancı kaynaklardan yaptığım araştırmalarda hasasiyetinin 1 cm kadar olduğu yazıyordu. Kanser hücrelerinin durumuna göre 0.6-0.7 cm kadar ölçüm yapabilme şansı olabilir diye de ekliyorlardı. Benim PET taramam sadece sol memedeki kitleyi söylüyordu ama ameliyat sırasında lenf bezlerimde de kanserli hücreler tespit ettikleri için lenf bezlerim alındı. Bu nedenle, kemoterapi önerildiğinde ama vücudumda birşey yok ki almayacağım diyemedim. 0.6 cm büyüklüğündeki lenf bezimde bulunan kanser hücresi kendisini  Ultrasonda, göğüs MR’ da hatta PET/CT’ de göstermediyse başka kanser hücreleride kendini saklamayı başarmış olabilirdi.

    Evre 1 içinde doktorunuz kanserin tipine, büyüklüğüne, bulunduğu yere…vb. göre size kemoterapi öneriyor olabilir. Örneğin 5 cm bir kitleniz var ve bu durum mastektomi riskine neden oluyorsa doktorunuz neoadjuvan kemoterapi önerisinde bulunabilir.  (Meme kanseri için kullanılan terimlere içinde bir süre yaşayacapımız için alışmakta fayda var.  İşinize yarayacak mini meme kanseri tıbbi terimler sözlüğü)

    Bazı durumda da doktorunuz size hiç kemoterapi önermiyor olabilir. Tümörün hangi respektörlere duyarlı olduğuna göre bu durum değişiyor olabilir.

    Özetle kimin kemoterapi alacağı tümörün tipine, grade ine, ölçüsüne, hangi respektörlere duyarlı olduğuna, kaç tane lenf bezine ne derece bulaştığına, vücutta yayılma riskine göre medikal (tıbbi) onkoloji doktorları tarafınfan belirlenir ve tedavi sürecine sizlerle beraber karar verilir.

    Bu nedenle, kesinlikle bu kanser evresi veya türü için kemoterapi uygulanır diye yazmam size doğru bilgi vermeyecektir. Sadece, size aşağı yukarı bilgi vermesi için öğrendiğim her şeyi sizinle paylaşıyorum.

    Meme kanserinde hangi kemoterapi ilaçları kullanılır?

    Pataloji sonucumu aldıktan hemen sonra kemoterapi ilaçlarını araştırmaya başlamıştık. Hangi kemoterapi ilacı ne için kullanılıyor, yan etkileri neler, faydaları ve zararları nedir gibi kafamızda dolaşan her soruya cevap aramaya ve kendimizi bu sürece hazırlamaya çalışıyorduk. Bu kadar araştırma sonrasında onkolog ile ilk görüşmeye gittiğimizde onun içinde bizim içinde biraz olsada aynı dili konuşabilmek ve anlayabilmek çok güzeldi. Çünkü ben hangi ilacın neden tavsiye edeleceğini neden kemoterapi görmem gerektiğinin detaylarını biliyordum doktorum bunları tek tek açıklamak zorunda kalmadı onu  yerine benim araştırıp bulamadığım sorularıma cevap verdi. Böylece günün sonunda herkes mutlu oldu. 🙂

    Kemoterapi ilaçları genelde hızlı büyüyen hücrelere saldırarak büyümelerini yavaşlatıp yok ediyor ya da bölünmelerini ve çoğalmalarını engelleyerek hücreleri öldürüyorlar. Tabi bunu yaparken  hangi hücrenin sağlıklı hangi hücrenin hastalıklı olduğunu anlayacak kadar gelişmedikleri için vücudumuzda bu özelliklerde ne kadar hücre varsa hepsine tek tek saldırıp yok ediyorlar.

    Erken evre meme kanseri tedavisinde en yaygın kullanılan ilaçlar;

    Anthracyclines grubunda yer alan ilaçlar hücrelerin büyümesi için gerekli olan emzimleri bloke ederek hücreleri yok ediyor. Doxorubicin (Adriamycin) , Epirubicin (Ellence), Doxil, Daunarubicin ve Mitoxantrone kemoterapi ilaçları bu gruptadır.  KIRMIZI ŞEYTAN adı verilen  kemoterapi ilacının adı; Adriamycin.

    Taxanes grubundaki ilaçlar ise hücrelerin bölünmesine engel olduklarından hücrelerin çoğalmasına izin vermezler ve bir süre sonra hücreler ölür. Bu grupta yer alan ilaçlar : Docetaxel  (Taxotere) ve Paclitaxel (Taxol).

    5-fluorouracil (5-FU) : Bir antimetabolit ilacı, hücrelerin DNA’ na müdahale ediyor.  Hücrenin büyümesini ve bölünmesini durdurarak hücreleri yavaşlatır ve yok ederler.

    Cyclophosphamide (Cytoxan) (Endoxan): Hücre büyümesini yavaşlatan veya durdurmaya çalışan kemoterapi ilacıdır.

    Carboplatin (Paraplatin) :  Platin içeren kemoterapi ilacı. Kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatmak veya durdurmaya yarıyor.  İlaç tek başına veya diğer kemoterapi ilaçlarrı ile birlikte kullanılıyor.

    Bu kemoterapi ilaçlarının genelde 2 veya 3 tanesi beraber kullanılarak meme kanseri tedavisi belirleniyor.

    Örneğin FEC : 5-FU + Epirubicin + Cyclophosphamide , AC: Adriamycin + Cyclophosphamide

    Ben ilk kemoterapi tedavisi için AC ve sonrasında Docetaxel i akıllı ilaç ile aldım. İkinci parti kemoterapi için planlanan ilaç Taxol idi, 12 kür her hafta. Ama tedavi süreci içerisinde gelişen bazı tatsız durumlar nedeni ile Taxol yerine Docetaxel aldım.

    İleri evre meme kanseri için bu kemoterapi ilaçlarına ek olarak kullanılan pek çok kemoterapi ilacı var. Ne yazık ki ben onları çok fazla araştırmadım. :=(

    Kemoterapinin yan etkileri nelerdir? uzun olduğu için ayrı bir yazı olarak hazırladım. Tıklayarak okuyabilirsiniz.

    Kemoterapi ilaçları

    Hedefe Yönelik Akıllı İlaç Tedavisi

    Umarım ilerliyen yıllarda hala çalışmaları süren birçok akıllı ilaç devreye girerde kemoterapiler hayatımızdan çıkar. Çünkü kemoterapiler kanserli ve sağlıklı ne kadar vücudumuzda hücre varsa yok ederken akıllı ilaçlar sadece kanser hücrelerine saldırıyor. Ayrıca kemoterapide yaşanana bir çok yan etkiler akıllı ilaç tedavisinde yok.

    Bu tedavi şu anda Her2 respökteri pozitif olan hastalarda kemoterapi ve radyoterapiye ek olarak veriliyor. (En azından benim bildiğim öyle. Farklı akıllı ilaçlar farklı kanser tedavilerinde farklı şekillerde veriliyor olabilir. Ya da yeni uygulamaya giren araştırırken bulamadığım bir ilaç vardır. 🙂 ) Kullanılan akıllı ilaçlar; Kadcyla, Tykerb, Perjeta ve Herceptin. En eski ve doğal olarak en yaygın  kullanılanı HERCEPTİN. Bu ilaçların benim anladığımızdan dilden açıklaması; vücuttaki kanserli hücreyi bularak işaretliyorlar, bu işaretleme bizim sevgili savunma mekanizmamızın onları bakteri-virüs olarak görmesine neden oluyor ve tabi hemen beyaz kan hücrelerimiz atağa geçerek bu sevimsiz bakterileri yok ederek vücudumuzdan atmaya çalışıyor. Aynı zamanda hücelerin DNA’ sını bozuyorlar.

    Ne yazık ki herceptinin yan etkilerinden birisi kalbe verdiği zarar. Bir kişi size ben bir yan etkisini görmedim derken bir başkası kalp değerleri yüzünden tedaviye devam edemediğini söyleyebilir. Neden derseniz; Herceptin tedavisi 6 ay ile 1 yıl arasında devam edebiliyor, her üç haftada bir damar yolundan veriliyor. Uygulama yaklaşın 1 veya 1.5 saat sürüyor. Tedaviye başlamadan önce EKO çekilerek herceptin alıp almayacağınıza karar veriliyor ve sonrasında da ara ara EKO çekimleri ile kalp değerleriniz kontrol ediliyor. Çünkü Herceptin kalp kasına zarar verdiği gibi kalbin kan pompolama seviyisinde de düşüşlere neden olabiliyor. Hatta kalpte %30 oranında kalıcı hasarda bırakma olasılığıda var. Bu tarz aksilikler kaç kişide biribe denk geliyor diye sorabilirsiniz. Açıkcası ben net bir cevap alamadım araştırırken ülkeden ülkeye farklı olasılıklar buldum. Kimisi nadir derken, kimisi %10 kimisi ise her 4 kadından birisinde kalp rahatsızlığına neden oluyor diyordu.

    Ben herceptin tedavisine başlamadan önce EKO çekilerek kalp değerlerime bakıldı. Normal bir kalbin kan pompalama hızı 55 ile 70 arasında. . Benimki 66 görünüyordu ve minimal değerde sıvı mevcuttu kalbimde. 2 seans herceptin aldım. Üç hafta sonra 3. herceptini almak için gittiğimde doktorumdan eko çekimi yapılmasını rica ettim. Açıklayamadığım bir farklılık hissediyordum kalbim için. Tabi durum böyle olunca doktorum hemen Eko’ ya yolladı beni. Kalbimin kan pompalama değeri 55 olarak görünüyordu.  İki EKO çekimi arasında ki fark 11 dan fazla olduğu ve kalbimdeki sıvı miktarında da artış olduğu için tedaviye 6 hafta ara verildi. Ayrıca kalpta sıvı toplanmaya başlamış. Eğer herşey normale dönerse tedaviye devam edeceğiz.

    Hemen not olarak ekliyorum : İki EKO çekimi sırasında bahsettiğim değer  arasındaki fark 10 ve üzeri ise tedaviye ara verilme olasılığı çok yüksek. (Eğer herceptin tedavisine ara vermeden devam edilmesi zorunluı ise o zaman kontrollü bir şekilde sonuna kadar devam etmeye çalışıyorlar.) Öğrendiğim kadarı ile tedaviye böyle dört kere ara verilebiliyor. Ben ilk hakkımı kullandım. Eğer kalp değerleriniz düzelmiyorsa doktorlar kendi aralarında değerlendirme yaptıktan sonra sizler ile paylaşarak sonraki tedavi süreçlerine nasıl devam edilebileceğini sizlerle paylaşıp ortak karar ile ilerliyorlar.

    Hormon İlaçları

    Tümörün hormon respekterleri positif ise (östrojen ve progestron) diğer tedaviler tamamlandıktan sonra horman ilaçları kullanılmaya başlanmaktadır. Hormon ilaçları vücuttaki östrojeni bloklayarak kanser hücrelerinin beslenmesini engelliyor ve  var olabilecek metastazları açlıktan öldürüyor ya da yeni kanserin oluşmasına engel olmaya çalışıyor.

     Hormon ilaçları 5 ile 10 yıl arası kullanılıyor. Östrojen hormonunu baskıladıklarından erken dönemde menopoz etkisi yaratıyorlar yan etki olarak. (menopoz öncesi kadınlar için) Ayrıca bu hormon ilaçları rahim kanseri riskini arttırdıkları için menopoz öncesi kadınlarda beş yıldan daha uzun kullanılmaması tavsiye ediliyor.

    Meme kanseri tedavisinde kullanılan hormon ilaçları

    Menopoz öncesi ve sonrası için verilen hormon ilaçları değişmektedir. Menopoz öncesi dönem için en yaygın kullanılan hormon ilacı, Tamoxifen. Menopoz sonrasında kullanılan ilaçlar Femara, Arimidex, Aromasin.

    *****Meme kanseri tedavisi , belirtileri, evreleri, tedavi öncesi ve sonrası bilmeniz gereken önemli bilgiler…… meme kanseri ile ilgili tüm yazılara ulaşmak için :  ERKEN FARK ET, SEN KAZAN!

    —————————————————————————————————————-

    Her ‘ Erken Fark Et! Sen Kazan!’ yazısın altında tekrarladığım not : Lütfen unutmayın, ben bir doktor, hemşire, hasta bakıcı, bilir kişi… vb değilim. Sadece meme kanseri ile savaşan birisiyim. Teşhis konduğu günden bu yana konu hakkında araştırıyoruz, deneyimli olan kişiler ve doktorlar ile görüşüp bilgi ediniyoruz, içinde bizzat yaşıyoruz ve bilgi paylaştıkça değerlidir sözünden yola çıkarak öğrendiklerimizi ve yaşadıklarımızı paylaşmaya çalışıyoruz. Her ne kadar kanser ve tedavi süreçleri ile ilgili genel bilgiler doğru olsa da herkesin kanseri de tedavi sırasında yaşadıkları da kişiye özeldir. Bir kişinin yaşadığını diğer kişide yaşayacak diye bir kural yok. Bu nedenle, duyduğunuz her kötü şeyle panik olmayınız ama tedbiri de elden bırakmayınız. Bu ilaç iyi geliyor şu bitki karışımını kullan denildiğinde lütfen önce doktorunuza danışınız. Bu süreçte neyin iyi ya da kötü geleceği almış olduğunuz tedavi ve ilaçlara göre değişebilir. Lütfen, bu süreçte yaşadıklarınızı doktorunuz ile paylaşmaktan çekinmeyin ki size en doğru ve uygun desteği verebilirsin.

    —————————————————————————————————————–

     

  • Port Kateter Nedir? Neden Takılır?

    Port Kateter Nedir? Neden Takılır?

    Eğer kanser tedavisi için kemoterapi görülmesi gerekiyorsa doktorunuz size port takılmasını önerebilir. Peki benim hayatımı bir anda cehenneme çeviren bu küçücük port cihazı nedir? Neden takılır?

    Port Kateter Nedir?

    Sağ ya da sol göğüsün üzerindeki ana toplardamara takılan bir ucu damar yoluna giren diğer yuvarlak ucu ise tedavi sırasında kan almak, kemoterapi ilaçlarını vermek için kullanılan mini bir cihaz. Derinin altında kaldığı için dışarıdan görülmesi mümkün değil.(En azından bana takılan model öyleydi) Kullanılması gerektiğinde Onkoloji bölümü hemşireleri bir iğne ile kolaylıkla derinin altına giriyorlar.

    Portun takılması yaklaşık 30 ile 60 dakika arası sürüyor. Lokal anestezi ya da genel anestezi ile operasyon gerçekleştiriliyor. (Şu ana kadar lokal anestezi ile port takıldı diyen arkadaşımı duymadım konuştuklarım arasında) Operasyon öncesi sizden 8 saatlik açlık istiyorlar ve ameliyat öncesi kan testleri yapılıyor her ameliyatta olduğu gibi. Özellikle, kan pıhtılaşma değerlerine, kanda bulaşıcı hastalık olup olmadığına bakılıyor. Duruma göre operasyon sonrası iki saat içinde tabucu olabilirsiniz deniliyor ama birçok kişiden duyduğum bir süre gözlem altında hastanede kaldıkları benim gibi. Ameliyat sonrası dikiş yerleri 7-8 gün içinde iyileşiyor ve portun kullanımına 1-2 günde içinde başlanabiliyor.

    Port kateter ameliyatının riskleri arasında, enfeksiyon toplardamarlarda pıhtı (plumer embolism) veya tıkanıklık oluşması, hava embolism sayabiliriz. Ne kadar sıklıkta bu riskler yaşanıyor derseniz çok net bir şey yazmak istemiyorum çünkü her kaynağa göre bu bilgi değişebiliyor.

    Kemoterapi port riskleri

    Port Neden Takılır?

    Doktorlar port takılmasını istediklerini ilk başta itiraz ettim çünkü damarlarıma bir şeyin girmesini istemiyordum zaten kemoterapi zehrini alacaktım.Zehir bile olsa kemoterapi,  Kanser tedavisi yöntemlerinden en sevmediğimiz olanı da olsa bilinen ve en çok işe yarayan tedavilerden bir tanesi. Ve ne yazık ki bazı kemoterapi ilaçlarının yan etkilerinden biriside damarlara verdikleri zarar. Damar yollarının daralması ve sertleşmesi damar yolu bulunmasını zorlaştırıyor ve her seferinde  kan alınması, kemoterapi veya sıvı verilmesi için birden fazla denemeler yapılmasına neden oluyor. (Bir süre sonra inanılmaz sinir bozucu olduğuna emin olabilirsiniz.)

    Bu nedenle, alacağınız kemoterapi kürünün sayısı ve ilacına göre doktorunuz size port takılmasını önerebilir. Genelde doktorlar kemoterapi tedavisi için kollardan damar yolu açmayı tercih ediyorlar kemoterapilerin kan pıhtılaşmasına neden olma riski olduğu için, bu da genelde bacaklarda oluyor. Bu riski en aza indirmek için bacaklardaki damarlara iğne girmesini tercih etmiyorlar çok zorunlu olmadığı sürece.

    Benim sol kolumdaki lenf bezleri meme kanseri metastazı nedeni ile ameliyat sırasında alınmıştı. Onkologlar ile yaptığım görüşmeler sonunda bana en uygun olacak kemoterapi tedavisine karar vermiştik. 4 kür, 3 haftada 1 defa AC ilaçlarını sonra 12 kür, haftada 1 kere Taxol ilacını alacaktım. Aynı zamanda bir yıl içerisinde 3 hafta bir 17 adet akıllı ilaç olarak adlandırılan Herceptin ilacını da damar yolundan almam gerekiyordu. Arada kan tahlillerini falanda eklediğimizde tek koldan kemoterapi yan etkileri ile beraber ilerlemek mümkün görünmüyordu. Mecburen port takılmasını kabul ettim.

    port neden takılır
    20.09 port takıldı. 26.09 da bir kere bile kullanılmadan çıkartıldı bende hatırası kaldı.

    Port Takıldıktan Sonra Yaşadıklarım! 

    Lütfen ben yaşadım diye sizde yaşayacakmışsınız gibi düşünmeyin sadece aklınızın bir köşesinde yazacaklarımı tutun ve tedaviniz sırasında gerekiyorsa bu konularda ısrarcı olun!

    Her şeyden önce doktorlarınız ile tedavi başlangıç ve devamı için tarihlerden emin olun. Kendinizi hiç riske atmayın! Port kateteri kemoterapi tedavi başlamadan önce taktırın. Ben kırmızı şeytan dediğimiz Adrimisin ilacını 12 Eylülde aldım ve 20 Eylülde port takılması için ameliyat masasına yattım.

    Bana göre tedbirli, doktorlara göre pippirikli, işlerine bilmeden karışan hasta olmakta ısrarcı olsaydım ( bedenini iyi tanıyan biri olarak bende hastalıklarım konusunda yanılmadım 🙂 ) ve bugün bildiğim onca detayı o gün biliyor olsaydım belki o zorlukları yaşamayacaktım. Narkoz için bilgi alınırken de, kan alınırken de yaklaşık 6 yıl önce kolumda kan pıhtılaşması olduğu için enox kullandığımı söyledim ki o tedavimde aynı hastanede olmuştu. Kemoterapinin kan pıhtısı yapma riski olduğunu biliyordum. Operasyonda ana toplardamara müdahale edileceğini de biliyordum ama pıhtı testleri için ısrarcı olmadım. D-Dimer ya da fibrinojen e bakılması konusunda ısrarcı olabilirdim.  Böylece %100 vücudumda kan pıhtısı olmadığından emin olabilirdim ameliyata girmeden önce.

    Akşam 5 gibi ameliyata girmiştim, 7 gibi odada ayılıyordum, her şey yolunda görünüyordu. 2-3 öğün yemek yedim sanırım sabaha kadar, fil gibi aç hissediyordum kendimi. Sabah erken saatlerde bulantılarım ve hafif  göğüs ağrılarım başladığında tabucu olabilirsin haberini vermişti doktorlar. Bulantı, halsizlik ve ağrıları kemoterapiye bağlamışlardı. Ama gece iyi olup yemek yedikten hatta sabah erken saatte kahvaltı ettikten sonra bir anda 10 gün sonra kemoterapi yan etkilerini yaşamak çok mantıklı değil bence ama hayatımda kemoterapi almadım ki nereden bileyim ne doğru ne yanlış. Şimdiki aklım olsa  hastaneden çıkmadan  kan değerlerime bakılmasını isterdim.

    Port yan etkileri
    Ameliyata gitmeyi bekliyorum masum masum 🙂

    Sigorta işlemlerinin bitmesi falan derken 11 gibi hastaneden ayrılabildik 12 gibi eve vardık. Kendimi iyi hissetmediğim   için uzanıp uyumak istedim. 2-3 saat sonra tuvalete kalkmak istediğimde ağrılardan doğrulamadım ve eşimin yardımı ile banyoya gidebildim. Sırtım bıçak gibi batıyordu.  Hastaneden ayrılırken kemoterapi yan etkileri bunlar dedikleri için genel cerrahi bölümünü değil onkoloji doktorumu aradık ne yapabiliriz diye. Tam olarak ne konuştuğunu hatırlamıyorum kardeşimin doktor ile. Ağrılar çok artarsa hastaneye gitmemin doğru olacağını söylemiş. Bir saat daha uzanayım sora duruma bakarız dedim. Hastaneden çıkalı 4 saat olmamış.

    Uyurken birden sırtıma bıçak saplanması ile doğruldum. Nefes alamıyordum. Sadece ‘Ferry’ diye bağırabildim ve nefesim kesildi diye işaret edebildim. Gözlerim kararmaya başlamıştı, hala nefes almıyordum Ferry ye sadece beni yumruklamasını işaret ediyordum. Çünkü neyin geldiğinin farkındaydım. Aradan ne kadar zaman geçti hatırlamıyorum gözlerimi açtım, çok zor nefes alıyordum. ‘Acil hastaneye gidelim akciğerime pıhtı attı sanırım’ dedim ve apar topar hastanenin acil servisine gittik. Kemoterapi gördüğümü, 24 saat önce port ameliyatı yapıldığını ve evde yaşadıklarımı anlattım ve pıhtıdan şüphelendiğimi akciğerime bakılmasını, tomografi-MR neyse çekilmesini istedim. Tabi hasta ne kadar biliyor olabilir ki…

    Hemen ilk kontroller yapıldı kan alınmak için damar yoluna bakıldı ama öyle kolay açılmıyordu damar yolu artık, on iki günde kemoterapi onları dağıtmaya yetmişti. Portu kullanmak için birileri ısrar etse hayatta kullandırmazdım. 3. denemede  açıldı damar yolu ve alındı kanlar. O orada akciğer filmi çekildi temiz gibiydi sonuçları.Doktor, D-Dimer testi istediğini  ama sonucun gelmesinin uzayacağını söylemişti. Saat 9 gibi daha iyi göründüğüm için gidebileceğimi söylediler. (Ben bunu doktorun D-Dimer test sonuçlarını görmeden söylediğine inanmak istiyorum çünkü o sonuçla hiçbir doktor eve göndermez.) Evde ne yaşadığımı ben biliyordum, sonuçta doktor değilim ama kendi bedeni ile konuşan onu dinleyen biriyim ve vücudum bana bir şeyler ters diyordu o anda.

    Bu yüzden doktora biraz daha kalmak istediğimi, biraz hareket edip bedenim nasıl tepki vereceğine bakmak istediğimi söyledim. Aradan 5 dakika geçmemişti ki yataktan doğrulmaya çalışırken evdeki ki gibi ikinci kez nefesim kesildi. Ferry (Eşime) işaret etmeye çalışırken o çoktan hemşire düğmesine basmıştı. Önce hemşire sonra doktor geldi. Gözlerim yine kararmaya başlamıştı çok çok zor nefes alıyordum. Doktor hemen akciğer tomografisi dedi. 40 dakika sonra sonuç gelmişti. Sol akciğerde yoğun olmak üzere her iki akciğerde plumer emboli ve sol akciğer oksijensiz kaldığından ileri derece zatürre varmış gibiydi. Acilen beni acilden çıkartıp hastaneye yatırdılar. Hızlıca kan sulandırıcı yapıldı ve sabah olup doktorların gelmesi diken üzerinde beklendi. Bu arada D-dimer ve C- reaktif kan testi sonuçlarıma hasta sisteminden bakıp  referans değerleri ile karşılaştırınca çokta şaşırmadık durumuma.

    Kemoterapi port riskleriBundan sonra ne mi oldu? Ertesi gün sabahtan kateter operasyonu.  Kasıktan  girerek akciğerlerime oradan kalbe doğru telleri soktular, ben doğru yoğun bakıma. Çok şükür ki en tehlikeli ve zor anları atlattık.

    Bu arada çok şey yaşadık ama detaylar başka bir hikayeye. Port yazısı için bu kadarı yeterli.

    Bu hikaye sizi panik yapmasın, nelere dikkat etmeniz gerektiği konusunda notlar aldırsın daha bilinçli neyin ne olduğunun farkında olmanızı sağlasın bu yaşadıklarım birilerine yardımcı olabilsin bizden daha mutlusu olamaz.

    *****Meme kanseri tedavisi , belirtileri, evreleri, tedavi öncesi ve sonrası bilmeniz gereken önemli bilgiler…… meme kanseri ile ilgili tüm yazılara ulaşmak için : ERKEN FARK ET, KAZANAN SEN OL!

    —————————————————————————————————————-

    Her ‘ Erken Fark Et! Sen Kazan!’ yazısın altında tekrarladığım not : Lütfen unutmayın, ben bir doktor, hemşire, hasta bakıcı, bilir kişi… vb değilim. Sadece meme kanseri ile savaşan birisiyim. Teşhis konduğu günden bu yana konu hakkında araştırıyoruz, deneyimli olan kişiler ve doktorlar ile görüşüp bilgi ediniyoruz, içinde bizzat yaşıyoruz ve bilgi paylaştıkça değerlidir sözünden yola çıkarak öğrendiklerimizi ve yaşadıklarımızı paylaşmaya çalışıyoruz. Her ne kadar kanser ve tedavi süreçleri ile ilgili genel bilgiler doğru olsa da herkesin kanseri de tedavi sırasında yaşadıkları da kişiye özeldir. Bir kişinin yaşadığını diğer kişide yaşayacak diye bir kural yok. Bu nedenle, duyduğunuz her kötü şeyle panik olmayınız ama tedbiri de elden bırakmayınız. Bu ilaç iyi geliyor şu bitki karışımını kullan denildiğinde lütfen önce doktorunuza danışınız. Bu süreçte neyin iyi ya da kötü geleceği almış olduğunuz tedavi ve ilaçlara göre değişebilir. Lütfen, bu süreçte yaşadıklarınızı doktorunuz ile paylaşmaktan çekinmeyin ki size en doğru ve uygun desteği verebilirsin.

    —————————————————————————————————————–

     

  • Kemoterapi Sürecine Kendinizi Hazırlayın…

    Kemoterapi Sürecine Kendinizi Hazırlayın…

    Pataloji sonuçlarınızın ardından size kemoterapi öneriliyorsa en geç ne zaman başlanması gerektiği konusunda da size bilgi vereceklerdir. Eğer kemoterapi tedavisine ameliyat sonrası başlanacaksa size maksimum 6 hafta içerisinde başlamanızın uygun olduğunu söyleceklerdir. Ameliyat öncesi alacağınız tedavi için kanser türünüz, kaçınca evrede olduğu … vb. etkenlere bağlı olarak doktorunuz bir hafta da zamanda verebilir dört hafta zamanda. Her hangi bir tedaviye başlamadan önce yapmanızı tavsiye edebilieceğim başlıklara göz atabilirisiniz.

    Kemoterapi Sürecine Kendinizi Hazırlayın

    Hangi Kemoterapi İlacı; Hangi Yan etkiler olası?

    Kanserin türüne, evresine, yapılacak gerekli test sonuçlarına ve sağlık durumunuza göre onkoloji doktor/doktorlarınız size kemoterapi tedavisi ve ilaç detayları ile olası kemoterapi yan etkilerini söyleyecektir.  Kemoterapi başlayana kadar kendinizi hazırlamak için zamanınız var.

    Kemoterapi Öncesi Diş Doktorunuzu Ziyaret Edin.

    Bazı kemoterapi ilaçları diş etlerine zarar verdiği gibi çekilmelerede neden olabiliyor. Bunun dışında kemoterapi sürecinde kan değerleriniz değişeceği için diş tedavinizi o dönemde yaptıramayabilirsiniz. Bu nedenle, öncesinde diş doktorunuz ile görüşün. Size bu süreçte diş ve diş etlerinize nasıl bakmanız gerektiğini söyleyeceklerdir.

    Eğer sigara kullanıyorsanız bırakmak için güzel zaman olabilir.

    Kemoterapi Başlamadan Önce Alışverişe Çıkın.

    Kemoterapi sürecine kendinizi hazırlamanın en önemli parçası.  Uzun süredir motosiklet ile dünya turunda olduğum için bu alışveriş benim için zorunluydu.

    Cilt kuruluğu : Kemoterpi sürecinde cildiniz normalden daha kuru olacaktır hele benim gibi çok kuru cildiniz varsa sıkıntı yaracaktır. Parafin gibi maddeler içermeyen yoğun bir bakım kremi alabilirsiniz, ona göre duş jeli veya sabunda.

    Diş fırçası ve macunu : Diş etleriniz daha hassas olacağı için kanamaları ve olası zararları engellemek için yumşak bir diş fırçası ve uygun macun kullanmanızı tavsiye ederim.

    Anti-bakteriyel ürünler : Kemoterapi ilaçları sağlıklı hücrelerede zarar verdiğinden bağışıklık sistemi daha zayıf düşüyor ve enfeksiyonlara açık hale geliyor. Bu süreçte kendimizi bakterilerden daha fazla korumamız gerekli. Anti-bakteriyel sıvı sabun, temizlik mendilleri, jel… ürünler kullanabilirsiniz.

    Makyaj Malzemesi : Ben makyaj yapmayan birisi olarak hiç makyaj ürünüm yoktu. Kemoterapi kandaki beyaz, kırmızı… hücre ne varsa zarar verdiğinden çok solgun bir yüzüm olacağını biliyordum.  Öncesinde alışveriş yapmayı ürünleri denemeyi ve kendimi motive etmeyi tercih ettim. Açıkcası iyi geldi. Neler mi aldım? Göz kalemi, allık, fondöten, göz altı beyazlaştırıcı ve dudak koruyucu aldım. Kaşlarınız dökülecek ise geçici kaş dövmelerinden alabilirsiniz ya da kaş kalemi. Ben bekleyip görmeyi tercih etmiştim. Kaşlarım azaldı ama dökülmedi ve şekli hala düzgün olduğundan birşey kullanmadım.

    Oje deyip geçmeyin : Sürekli yolda olunca insan ojede sürmüyor tabi. Kemoterapi yan etkilerinden biriside tırnaklarda değişim olma olasılığıydı. Tırnaklarımı öyle görmek istemediğim için sevdiğim renklerde oje aldım ve kemoterapi tedavisi boyunca el-ayak tırnaklarım renkliydi.

    Kuaförünüz ile görüşün, peruk bakın…: Saçlarımın eninde sonunda döküleceğini biliyordum. Aklımdaki, saçlarım dökülmeye başladığı anda kısacak kestirmek ve kendi saçlarımdan peruk yaptırmaktı. Yani ilk kemoterapiden on gün sonra saçlarımı kestirecektim, herşeyi planlamıştım. Hatta peruk yapan arkaşımızın yanına gidip farklı farklı perukları denemiştim bile. Ama eşimin bana yaptığı büyük süprizin ardından iki kel sokaklarda dolaşıp bununla çok eğlendik.

    Kemoterapi sürecinde aile desteği

    Sağlık ürünlerini atlamayalım : Evinizde ateş ölçer ya da tansiyon ölçer var mı? Yoksa almanızı tavsiye ederim. Çünkü kemoterapi aldıktan sonra ateşiniz 37.5 üzerine çıkıyorsa doktorunuzla görüşüyor olacaksınız ya da tansiyon-nabız normal değerlerinizden farklıysa sürekli yine doktorunuzla göreşeceksiniz. Bu nedenle, elinizin altında bunları bulundurun.

    Terapi : Birçok kişi bu süreçte nefesini doğru kullanarak kendini rahatlatmanın iyi geleceğini söyledi. Nefes çalışmaları daha önce yapmıştım bu süreçte iki arkadaşımda destek oldu. Sizi rahatlatdığından emin olabilirsiniz. Bu konuda destek alabilirsiniz.

    Odanızı hazırlayın : İlk kemoterapiden çıkıp evinize odanıza geldiğinizde ne hissedeceksiniz? Odanızı nasıl görmek sizi mutlu eder? İlk hafta sürekli uzanmanız gerekirse elinizin altında nelerin olmasınız isterseniz? Evde sürekli yanınızda olacak birisi yoktu en çok kullanacağınız eşyalara nasıl ulaşacaksanız, eğer kendinizi iyi hissetmezseniz?

    Tüm bu süreçler kemoterapi sürecine hazırlanmanızı sağlıyacaktır. Konuştukça, kokularınızdan kurtuldukça, derin nefes alıp sakinleştikçe, sizi mutlu eden şeyleri yaptıkça süreç sizin için artık kabus olmayacaktır. Tüm bu işlemlerin geçici bir süreç olduğunu unutmayın.

    Arkadaşlarınız ile paylaşın : Sizi bu süreçte en çok motive edecek eşiniz ve dostunuza şimdiden durumunuzu ve yaşayaşabileceklerinizi anlatın. Sürece beraber hazırlanın. Ben arkadaşlarım ile alışverişe çıkıyordum ne alacağız şimdi diye. Aklımdakileri, kalbimdekileri, hissettiklerimi, korkularım ve tedirginliklerimi paylaşıyordum eşimle ve en yakın arkadaşım ile acayip iyi gelmişti tedavi öncesi.

    Kanser tedavi öncesi

    Daha önce bu hastalığı geçirmiş kişiler ile konuşun : İlk haberi alıp çevremdeki insanlar ile paylaştığımızda bu kadar çok kişiden kanser hastası tanıdıkları olacağını düşünmemiştim açıkcası. Tabi başa gelmeyince hiç konuşulan bir başlık değil arkadaşlar arasında. Bana bu hastalığı atlatmış kişiler ile görüşürsem iyi gelebileceğini söylediler. İyi olabileceği gibi kötüde olabilirdi çünkü kimin ne söyleyeğini bilmiyorsunuz. Ama merak ettiğim çok şeyde vardı. Arkadaşlarımdan konuşmak isyecek hayata gülümseyerek bakan kişiler ile beni bir araya getirmelerini istedim ve inanılmaz moral topladım açıkcası. Kafamdaki her soruya cevap alabilmek ve bu hastalığı geride bırakmış kişileri görmek çok iyi geldi bana. Size de iyi gelebilir.

    Biran önce bu hastalığı arkanızda bırakmınızı temenni ediyorum.

    *****Meme kanseri tedavisi , belirtileri, evreleri, tedavi öncesi ve sonrası bilmeniz gereken önemli bilgiler…… meme kanseri ile ilgili tüm yazılara ulaşmak için : ERKEN FARK ET, KAZANAN SEN OL!

    —————————————————————————————————————-

    Her ‘ Erken Fark Et! Sen Kazan!’ yazısın altında tekrarladığım not : Lütfen unutmayın, ben bir doktor, hemşire, hasta bakıcı, bilir kişi… vb değilim. Sadece meme kanseri ile savaşan birisiyim. Teşhis konduğu günden bu yana konu hakkında araştırıyoruz, deneyimli olan kişiler ve doktorlar ile görüşüp bilgi ediniyoruz, içinde bizzat yaşıyoruz ve bilgi paylaştıkça değerlidir sözünden yola çıkarak öğrendiklerimizi ve yaşadıklarımızı paylaşmaya çalışıyoruz. Her ne kadar kanser ve tedavi süreçleri ile ilgili genel bilgiler doğru olsa da herkesin kanseri de tedavi sırasında yaşadıkları da kişiye özeldir. Bir kişinin yaşadığını diğer kişide yaşayacak diye bir kural yok. Bu nedenle, duyduğunuz her kötü şeyle panik olmayınız ama tedbiri de elden bırakmayınız. Bu ilaç iyi geliyor şu bitki karışımını kullan denildiğinde lütfen önce doktorunuza danışınız. Bu süreçte neyin iyi ya da kötü geleceği almış olduğunuz tedavi ve ilaçlara göre değişebilir. Lütfen, bu süreçte yaşadıklarınızı doktorunuz ile paylaşmaktan çekinmeyin ki size en doğru ve uygun desteği verebilirsin.

    —————————————————————————————————————–