Bir Kadın Gezginin Maceraları

Yazar: tatligezgin

  • Kamerun Vizesi | En Kolay Yolda Alınan Vizelerden

    Kamerun Vizesi | En Kolay Yolda Alınan Vizelerden

    Kamerun vizesi, Afrika’ da en kolay yolda alınan vizelerden.  Bizim vizeyi almamız yaklaşık 45 dakika sürdü. Tabi aldığınız ülkeden ülkeye kurallar değişiyor olabilir. Sınır kapısına gelince sanırım Kamerun fazla uğraştırmıyor vize için.  Kamerun vizesini Nigerya’ nın Kalabar şehrinden aldık. 

     Vize Başvurusu İçin Gerekli Belgeler :

    Pasaport Fotokopisi

    Motosiklet ruhsat fotokopisi

    Orginal evraklarınızı yanınızda bulundurun sağlık karneniz dahil.

     Vize Ücreti :

    Vizeye başvurduğun gün vize başlıyor ve 30 günlük veriyorlar. 51.000 cfa (78 euro) Eğer yanınızda CFA yok ise USD ya da Euro ödeyebilirsiniz ama küçük paraları yok. Bu yüzden 80 Euro diyeceklerdir.

     Motosiklet Gümrük İşlemleri ve Ücreti :

    Carnet De Passages’ i kabul ediyor. Triptik başvurusu nasıl yapılır? Öğrenmek için tıklayın….

     Trafik Sigortası :

     Batı Afrika (Kahverengi Sigorta) Trafik Sigortası kapsamındaki ülkelerden biri.

     Giriş- Çıkış Sınır Kapıları :

    Ekok, Nigerya-Kamerun sınır kapısından giriş yaptık. Sınır kapısı Nigerya tarafında inanılmaz kalabalıktı. Sıcakta Nigerya’ dan  çıkıp Kamerun sınır kapısına geldiğimizde bayılmaz üzereydim.  Önce bir kapıya sağlık karnemizi gösterdik, sonra diğer kapıda tek tek pasaport bilgilerimizi kayıt edip, pasaporta kaşe bastılar. Ardından triptik karneleri için başka bir kapıya (odaya) gönderdiler. Orada da Karnetlerimize kaşeyi aldıktan sonra ülkeye giriş yaptık.

    Woleu Ntem, Kamerun-Gabon sınır kapısından hem pazaportumuza hem de Triptik karnemize kaşelerimizi bastırarak hızlı bir çıkış yaptık.

     Dikkat : Kamerun ne yazık ki bu aralar biraz sıkıntılı. Bu nedenle sınır kapıları zaman zaman kapanabiliyor. Özellikle Kamerun- Nigerya geçişi yapacaksanız haberleri takip edin, kaldığınız yerlerden son durum ile ilgili bilgi alın. Sınır kapısında mahsur kalmak istemeyeceksiniz.

    Hangi kapıdan giriş yapacağınızı soruyorlar ve vizenin üzerinde belirtiyorlar.

  • Sayende Türkçe dersinden de kompozisyondan da nefret ettim, öğretmenim.

    Sayende Türkçe dersinden de kompozisyondan da nefret ettim, öğretmenim.

    Daha önce bahsettiğim sevgili ilkokul ve ortaokulda ki matematik öğretmenim hayatıma inanılmaz güzel değerleri katarlarken onları benden almaya çalışan öğretmenlerim olmadı mı sanıyorsunuz? Oldu tabi ki…

    İlkokul öğretmenim Meliha Şahin ve Ortaokul matematik öğretmenim Uğur Sağlam benim hayatıma yön veren iki harika öğretmendi. Ama ne yazık ki her öğretmen için aynı güzel anıları saklamıyoruz içimizde.  Bize üzücü şeyleri yaşatıp o dersten nefret etmemizi sağlayan hatta ileri yıllardaki hayatımızı negatif etkileyen öğretmenlerde oluyor. Benimde ne yazık ki öyle bir öğretmenim oldu. Ne adını hatırlıyorum ne de yüzünü keşke bende bıraktığı o derin yarayı da hatırlamasaydım.

    Ortaokuldayım. Bahsettim ders başlıktan anlayacağınız gibi, Türkçe. O derse girdiğinde çıt çıkmazdı sınıfta. Öylesi agresifti ki. Kitabın sayfalarını çevirirken bile ses çıkartmaya korkardım. Gürültü olur da avaz avaz bağırır diye. Her Türkçe dersi geldiğinde onun tavır ve davranışları yüzünden dakikaları sayardım zil çalsa da çıksak diye. Ama yine de ödevlerini düzgün yapardım, verdiği kitapları bir çırpıda okurdum, durmadan kompozisyonlar yazardım ta ki ….

    Günlerden bir gün, Türkçe dersi başladı. Öğretmen tahtaya bir şeyler yazıyordu biz deftere geçiriyorduk. Sıralarda üç kişi oturuyorduk. Orta oturan arkadaşım nasıl olduysa kalemini yere düşürdü. Ve bir yanda ki sıra arkadaşımıza ‘Kalemimi verir misin’ dedi. İşte orada film koptu!

    Öğretmen elindeki tebeşiri bıraktı. Sıraların arasında yürümeye başladı. ‘Ben size konuşmayın demedim mi?’ demesine kalmadı yüzüme kocaman bir tokat indi. Ne olduğunu bile anlamamıştım. Yanağımda inanılmaz bir sızlama vardı. Elimle yanağımı tuttum biber gibi yanıyordu. Adamın yüzüne bakamadım bile. Ben konuşmamıştım demeye çalıştım ama o öldüresi gürleyen sesini duydum ‘Hala konuşuyor’. Cümlemi yuttum kafamı önüme eğdim. O an, en utanç verici anı olarak yerini almıştı hayatımda çoktan. Haksızlığa uğramıştım. Suçsuz yere sorgusuz resmen infaz edilmiştim. Koca sınıfın içinde pire kadar küçücük kalmıştım.

    Zil çaldı. Adam sınıftan çıktı. Arkadaşlarım iyi misin diye sordu. Utancımdan cevap bile veremedim. Dersler bitti eve gittim. Ailemle masada yemek yiyorduk. Durmadan konuşan okuldan ondan bundan bahseden ben, ruh gibi oturuyordum masada. Tam bir şey söyleyeceğim kelimeler resmen boğazımda yumruk oluyordu, bir lokma geçmiyordu boğazımdan. Yanağımda hala geçmemiş olan sızlama da cabasıydı. Annem ‘Kızım hasta mısın? Okulda bir şey mi oldu’ sordu. Zar zor hastayım galiba diyerek attım kendimi yatağa. Sabah kadar bir kabustan diğerini koştum durdum.

    Günler geçti ama o tokatın acısı içimden hiç geçmedi. Dersleri o kadar iyi olan ben Türkçe dersinden gümledim. Bütün dersler 8-10, Türkçe 4. Allah’ tan yaşadığım bu olay ikinci döneme denk gelmişti de yıl ortalamasından sınıfta kalmadım. Ama takdirde alamadım.

    Bir daha hiç bir zaman ne Türkçe, ne de ilerleyen zamanlarda Edebiyat ismini dönüşen bu dersim iyi olmadı. Bazen 5 geçer nottu sınavlardan alıyordum dönem içinde, bazense öğretmenler kanaat notu kullanarak 5 yapıyordu notumu çünkü takdirlik bir öğrencinin Türkçe dersi dışında not ortalaması 9 iken sınıfta kalması pek mantıklı gelmiyordu öğretmenlere.

    Çok uzun yıllar o adam sayesinde elime kalem alıp iki satır yazı yazamadım. Zaman zaman okumaktan bile nefret ettim. Sen o attığın tokatı sadece yüzüme atmadım hayatıma attın…

    Senin yüzünden Türkçem bozuldu, yazı yazma sevgim uçtu gitti. O zamanlar daha yeni erginliğe geçiyordum. Beni utançtan yerine dibine batırmıştın. İnandığım, bildiğim bir çok şeyi yaralamıştın. Belki birçok şeyden soğumuştum beni o dönemde ama bugün geriye baktığımda bana attığın o tokat savaşçı ruhumun ortaya çıkmasını sağlamış. Sayende haksızlıklar karşında kendimi savunmayı öğrendim ilerleyen zamanlarda. Senden başka kimse suçsuz yere yargısız infaz edemedi bir daha… Bunun bir teşekkürü hak ediyorsun.

    Son olarak şunu yazmadan edemeyeceğim; Sen olmasaydın belki ünlü bir yazar iyi bir edebiyatçı olacaktım…

  • Hayatımda ne kadar önemli yerin olabilir ki öğretmenim?

    Hayatımda ne kadar önemli yerin olabilir ki öğretmenim?

    İlkokulda 5 yıl boyunca bir tane muhteşem öğretmen tanımıştım bize her şeyi öğreten. Ortaokula geçince bir anda bir sürü öğretmenim oldu ama adını beynime öylesi kazıdığım bir tanesiydi, Uğur Sağlam. İlkokulda yaşadıklarımı okuduysanız bu yazacağıma şaşırmayacaksınız sanırım; Uğur Sağlam, Matematik öğretmenimdi ama matematikten daha öte bir şeydi ondan aldıklarım.

    Ve sınıftayız, dersler başlıyor öğretmenler tek tek derse giriyordu. Kendilerini tanıtıyor ve işleyecekleri konuları anlatıyordu. Bir anca bir dersin gelmesini istiyordum çünkü en çok merak ettiğim matematik öğretmeniydi.

    Zil çaldı. Teneffüs bitti. Sınıflara girdik. Heyecanla derse kim gelecek diye bekliyordum. Kapıdan içeriye bir kadın girdi. Masaya oturdu, yoklama aldı ardından kendini tanıttı. Tahtaya ismini yazarken hangi konuları işleyeceğimizden bahsederken o kadar ciddiydi ki; bir o kadar da kendisinden öylesi emin görünüyordu ki. Evet, karşımda bana ilk kez matematik öğreten o şefkat dolu gözlerle bakıp gülümseyen öğretmen yoktu ama öylesi dimdik güçlü duran birisi vardı ki, çoktan etkilenmiştim bile.

    Dersi anlatırken sayılar ile öylesi güzel oynuyordu ki. Bazen o ders anlatırken dersi dinliyordum, bazense sadece onu seyrediyordum. Neden mi? Sanırım genç kız olma yolunda ilerlerken karşımda böylesi bir kadın öğretmenin duruyor olması çok etkileyiciydi.

    Verdiği ödevlerle bizi bazen araştırma yapmaya zorluyordu bazen de şaşırtmaca soruları ile dikkatimizi ölçüyordu. Onunla beraber matematiğimin temelleri daha bir sağlamlaştı. Ama o zaman üniversite matematik okuyacağımı, öğretmen olabilmek için gerekli ek ders tamamlayarak belgemi alacağımı bilmiyordum tabi. 😉

    Uğur öğretmenimin hayatımda öylesi büyük etkisi var ki… Ergenliğe geçerken açıkçası onun öğretmenim olması, bugün ayaklarımın üzerinde durabilmemde ki en büyük etken oldu.

    Annem güçlü, tuttuğunu koparan, kafasına koyduğunu yapan bir kadındı aynı zamanda inanılmaz merhametli ve şefkatliydi ama günün sonunda ona her baktığımda gördüğüm annem idi. İlkokul öğretmenim annemde ki benzer özellikleri gördüğüm ikinci kadındı. Onda en çok hissettiğim şey şefkat ve sevgiydi. Ortaokulda ki Matematik öğretmenim hayatıma giren üçüncü kadındı. O daha farkıydı çünkü onda gördüğüm şey şefkatten çok dimdik duran, güçlü, akıllı, ne yaptığını çok iyi bilen biri oluşuydu. Ve bugün bile neden olduğunu yorumlayamadığım bir hissi daha aşıladı bana: ÖZGÜRLÜK. Ona baktığımda aklıma gelen şeylerden birisi oluyordu özgürlük…

    Bende böyle olacağım diyordum o yıllarda kendi kendime. Öyle oldum mu bilmiyorum ama ayakları üzerinde tek başına duran, zorluklardan yılmayan özgür bir ruh oldum sanırım.

    Bana o yaşlarda hissettirdiklerin için, matematiği böylesi sevdirdiğin için, bu kadar araştırmacı olmamı sağladığın için, hayatıma belki de farkında olmadan yön verdiğin için ama her şeyden önce böyle bir öğretmen olduğun için ne yazacağımı nasıl teşekkür edeceğimiz bilemedim öğretmenim. Sonsuz teşekkürler….

    Bir öğretmenin onca emekle yaptığını bir diğeri bir tokatla yok edebilir!

  • Tek suçlu İlkokul öğretmenim!

    Tek suçlu İlkokul öğretmenim!

    Eğitim, okul, bir öğretmen hayatımızda ne kadar önemli yer tutuyor olabilir? Geleceğimizin şekillenmesine ne derece yön verebilir? Benim hayatım şekillenmesinde en etkili olanlardan biri ilkokul öğretmenimdi. Onun adı Meliha Şahin’ di.

    5 yaşındaydım. Her sabah arkadaşlarımla sokakta ya da evde oyun oynayan yaramaz bir o kadar da haylaz bir çocuktum. Bir sabah uyandım kimse yok. Tüm arkadaşlarım gitmiş, yalnız kalmıştım. Herkes nerde? Okula gitmiş. Ben niye gitmiyorum? Daha küçükmüşüm.

    Ben anlamam okula gitmek istiyorum. Her gün ağla sızla, mutsuz dolaş dur etrafta. Sonunda annem ve babam beni alıp okula götürdü. Orası kafamda oyun yeriydi. Ailemin aklında da benzer şey vardı; oyun çocuğu sıkılır okulda. İki üç gün gitsin görsün vaz geçer…

    Okulun kapısında içeri girdiğimizde, bana sen burada bekle dediler ve merdivenlerden üst kata çıktılar. Okulun içinde bir sürü kapıların önünde kocaman bir koridorda bekliyorum onları. Birden zil çaldı, kapılar açıldı ve tüm çocuklar dışarıya çıktı. Önümdeki kapıdan bir kadın dışarı çıktı, yüzünde kocaman bir gülümseme ile. Bana baktığında gözlerini gördüğümde nedense yüzümde kocaman gülücükler açtı. Öyle sevgi doluydu ki bakışları… 5 yaşında ona bakarken ne mi düşündüm? Sanki annem bana bakıyor…

    Arkasını dönüp giderken annem, babam ve bir adam (o anda oku müdürü olduğunu bilmiyordum) indi merdivenlerden. O kadın ile konuşmaya başladılar. Ben öylece bakıyor ne oluyor diye anlamaya çalışıyordum. Kadın döndü ve yine aynı güzel gülümsemesiyle yanıma geldi ve dedi ki ‘ Ben senin öğretmenim ben. Adım Meliha Şahin. Ders başlıyor hadi bakalım sınıfa.’

    Annem ve babamın beni bekleme planları vardı hani ilk dakikadan sınıftan kaçarsam diye. Onlara tek değim; ‘Ben küçük çocuk muyum, ağlamıyorum, gidin siz tek kalacağım okulda.’ Nasıl korkabilir, nasıl ağlayabilirim ki? Öğretmenim bana öyle şefkat dolusu gözlerle bakarken, öylesi içten gülümserken…

    Açıkçası ne yapıyorduk derste hatırlamıyorum. Sadece öğretmenimi izliyordum. Bir gün, beş gün, on gün geçti ama ben hala her sabah bir heyecanla okula gidiyordum onu göreceğim diye. Belki teneffüslerde bir sürü yaramazlık yapıyordum ama derste sadece öğretmenimin gözlerinin içine bakıyordum.

    Harfleri, heceleri söktük, yavaş yavaş okuma yazma öğreniyoruz. Öğretmenimiz kartondan elma ağacı getirdi sınıfa. Üzerine kırmızı kartondan küçük elmalar astı. Her birinde tek tek adlarımız yazıyordu. Okuma-yazma öğrendikçe elmalarımızı bize verecekti. Bunu ilk söylediği zamanda küçücük bir çocuktum ama ne hissettiğimi hala dün gibi hatırlıyorum. ‘Öğretmenimin en çalışkan öğrencisi, en sevdiği öğrencilerden birisi olacaktım.’

    Bunları olmayı başardığımı biliyorum ama en yaramaz öğrencilerden birisi listesine de gireceğimi bilmiyordum tabi. 😉 Bunu nereden biliyorsun derseniz; hani arada anne ya da baba okula gelir öğretmen ile sohbet eder, veli toplantıları dışında, o zaman konuşurlarken duymuştum.

    Öğretmenim, benim için öylesi şefkatli öylesi akıllıydı ki. Ne sorsam hep cevap veriyordu her şeyi biliyordu o. Tahtada bir şeyler anlatırken onu dinlemek o kadar hoşuma gidiyordu ki. Her şeyin başında haylazlık düşünen ben, eve gittiğimde ilk işim ödevlerimi yapmak oluyordu. Ertesi günü öğretmenim defterleri kontrol ederken bana beş yıldız verip, gözlerimin içine bakıp aferin dediğinde her halde o dakika da benden daha mutlu birisi yoktu dünyada.

    O yıllarda sınıf öğretmenleri yeterli olmadığı için başka branşlardaki öğretmenleri de sınıf öğretmeni yapabiliyorlardı. Gerçekten öğretmenim ilkokul öğretmeni miydi yoksa bir matematikçi miydi? Bu kısmını hatırlamıyorum ama şu anda ana branşım Matematik dese sanırım hiç şaşırmam.

    Tahtada matematik anlatırken sanki başka bir öğretmen varmış gibiydi sınıfta. O, genelde birçok kişinin sevmediği, matematik dersini anlatmıyor biz çocuklara yeni bir oyun öğretiyordu. Sayıları al, oradan oraya koy, birini al ötekine çarp diğerine böl, üst üste koy bir süre olsunlar, tek tek çıkart küçülüversinler. Ne kadar eğlenceli değil mi? Öğretmenim anlattı hepsini basit bir çocuk oyunuymuş gibi. O yüzden de matematik öğrenmek benim için sadece bir oyundan ibaret oldu tüm okul hayatım boyunca.

    5 yaşında ilk kez sınıfa onunla girerken, o çocuk duygularıma onun için ilk düşündüklerim; şefkat dolu, gözlerinin içi parlayan, yüzünde kocaman harika gülümsemesi olan biriydi. 10 yaşında ilkokuldan mezun olurken onun için hissetlerime bir iki şey daha eklenmişti; çok güçlü, istediği her şeyi başarabilecek bir kadın benim öğretmenim.

    Sevgili öğretmenim Meliha Şahin, ben dünyanın bir yerindeyim ve senin nerede olduğunu bilmiyorum. Böyle bir öğretmen olduğun için sonsuz teşekkür ediyorum.

    Öğretmenim olduğun için bana sevmenin sevilmenin, okumanın öğrenmenin değerini gösterdiğin, paylaşımcı ve merhameti olmayı öğrettiğin için (ki bunları sevgili ailemde bana öğretiyordu ama dışardan birisinin- eğitimin içinde olan birisinin de bunları farklı bir bakış açış ile anlatıyor olması başka bir şey), daha o yaşlarda beni araştırmacı ve meraklı yaptığın, matematiği ve okumayı böylesi sevdirdiğin için önünde saygıyla eliyorum, ellerinden öpüyorum sevgili öğretmenim Meliha Şahin.

    Sevgili ilkokul öğretmenim ardından adını hayatım boyunca unutmayacağım bir başka öğretmenim oldu, Uğur Sağlam.

    Bu iki özel kadın benim üniversite tercihimde de bugün dünyanın bir tarafında keşfetme ve öğrenme arzu ile motosiklet tepesinde oradan oraya tekerlerimi döndürmemde de ailemden sonra en etkili kişi oldular.

    Uğur Sağlam kimdir?

     

  • Benin, Bati Afrika’ da En Az Kaldığımız Ülke. 6 Günde Günlük Maliyeti : 53.73 USD

    Benin, Bati Afrika’ da En Az Kaldığımız Ülke. 6 Günde Günlük Maliyeti : 53.73 USD

    Biz istemedik bu kadar kısa kalmayı. Onlar tek girişli vize verdi. 🙁 Togo’ dan sahilden girdik Benin’ e. Ülke ince uzun. Kuzeye çıksak aynı yoldan geri dönmemiz gerekiyor çünkü Nijerya’ nın kuzeyi motosiklet sürmek için güvenli değil bu dönemde. Git gel yapmayalım dedik.

    4 gün okyanus kenarında başkentte bulduğumuz hotelde güzel zaman geçirdik.

    Kalem kalem harcama listemiz ;

     Benzin : 9.17 USD

     Konaklama : 66.50 USD

     Yeme-İçme : 81.25 USD

     Sim Kart-Internet : 0

     Sağlık Harcamaları : 0

     Paralı Yol-Otopark : 0

     Toplu Taşıma, Feribot,Taksi…. : 0

     Müze, Ören Yeri….Bilet Masrafları : 1.67      

     Vize,Motosiklet Gümrük ve Sigorta İşlemleri : 40.67 USD

     Motosiklet, Mutfak, Güzellik….Alışveriş Kalemleri : 15.50 (Yine zincir yağı bulduk. Kolleksiyon yapacağız.)

  • Togo, İnce Uzun bir Ülke. Kuzeyden Güneye 9 Gün İçin Günlük Maliyeti : 48.40 USD

    Togo, İnce Uzun bir Ülke. Kuzeyden Güneye 9 Gün İçin Günlük Maliyeti : 48.40 USD

    Togo’ da bir iki ulusal park bulmak mümkün olduğu gibi UNESCO korumasında olan köyleri gezmekte mümkün. Biz güneye doğru iniyoruz ve paramızı ordaki büyük safarilere saklamak istiyoruz. Bu nedenle, yavaş yavaş etrafı göre göre başkent Lome’ ye inmeyi tercih ettik. Burda hem dinlendik hem de Gabon ve Kongo vizelerine başvurduk.

     Toplam 9 gün geçirdiğimiz Togo’da çadır açmadık. Hava öyle sıcaktı ki o yüzden klimalı odaları tercih ettik. Fiyatları da ucuz olunca çadırımızda konaklamaya ara verdik.

     Kalem kalem harcama listemiz ;

     Benzin : 43 USD

     Konaklama : 111 USD

     Yeme-İçme : 192 USD

     Sim Kart-Internet : 5.83 USD

     Sağlık Harcamaları : 3 USD

     Paralı Yol-Otopark : 0

     Toplu Taşıma, Feribot,Taksi…. : 0

     Müze, Ören Yeri….Bilet Masrafları : 0     

     Vize,Motosiklet Gümrük ve Sigorta İşlemleri : 33.33 USD

     Motosiklet, Mutfak, Güzellik….Alışveriş Kalemleri : 47.33 USD (Zincir yağı bulduk aylardan sonra, kaçırır mıyız?)

  • Burkina Faso, Batı Afrika’ nın En Güzel Ülkelerinden birinde sadece 6 Gün, Günlük Maliyeti : 49.77 USD

    Burkina Faso, Batı Afrika’ nın En Güzel Ülkelerinden birinde sadece 6 Gün, Günlük Maliyeti : 49.77 USD

    Kuzeyindeki kültürü. Doğusundaki safari alanları ve batıda ki minik yürüyüş parkurları en az 10 gün geçirilebilecek bu ülkeyi neredeyse transit geçtik. Nijer sınırına yakın olduğu için kuzeye gitmek. Benin tek girişli vize verdiği için doğudan vazgeçtik. Hava. Sıcaklığı ile öyle bunalttı ki bizi yürüyüş yapmaktan vazgeçtik. Birde motosikletin lastiklerinin fazlaca yıpranmış olması ve nereden lastik bulabileceğimizi bilmemiz nedeni ile kilometreleri kısalttık.

     Toplam 6 gün geçirdiğimiz Burkina Faso’ da 4 gün motelde 2 gün de bulduğumuz güzel noktalarda kamp yaparak yolculuk yaptık.

     Kalem kalem harcama listemiz ;

     Benzin : 32 USD

     Konaklama : 57 USD

     Yeme-İçme : 88.50 USD

     Sim Kart-Internet : 5 USD

     Sağlık Harcamaları : 0

     Paralı Yol-Otopark : 0.83 USD (Ülke girişinde kasabalardan birinden geçerken vergi vereceksiniz dediler.)

     Toplu Taşıma, Feribot,Taksi…. : 0

     Müze, Ören Yeri….Bilet Masrafları : 0     

     Vize,Motosiklet Gümrük ve Sigorta İşlemleri : 80 USD

     Motosiklet, Mutfak, Güzellik….Alışveriş Kalemleri : 2.68 USD

  • Mali, 4 Gün Dedik 12 Gün Kaldık. Günlük Maliyeti : 55.54 USD

    Mali, 4 Gün Dedik 12 Gün Kaldık. Günlük Maliyeti : 55.54 USD

    Gine’ de rahatsızlananınca Mali’ de bir süre dinlenmeye karar verdik. Burkına Faso, Benin ve Nijerya vize başvuru süreçleri, hastane ve bizim gibi yolda olan diğer motosikletçi arkadaşlar ile tanışma derken zaman nasıl geçti anlamadık bile.

    Mali’ de en çok gitmek istediğimiz yerlerden bili Timbuktu idi ama motosiklet ile kuzeye çıkmak yeteri kadar güvenli olmayınca sadece Bamako’ da kalmakla yetindik.

    Toplam 12 gün geçirdiğimiz Mali’ de çadır yerine hostelde kalmayı tercih ettik ve 12 gece aynı odada kaldık.  Ve çok nadir yemek yaptık. Hastane masrafları 50 USD günlük bütçemizi biraz yukarı çıkartmış olsa da ortalamayı etkilemiyor. 🙂

    Kalem kalem harcama listemiz ;

     Benzin : 48.67 USD

     Konaklama : 163.33 USD

     Yeme-İçme : 313.29 USD

     Sim Kart-Internet : 12.50 USD

     Sağlık Harcamaları : 80.75

     Paralı Yol-Otopark : 0

     Toplu Taşıma, Feribot,Taksi…. : 0

     Müze, Ören Yeri….Bilet Masrafları : 0     

     Vize,Motosiklet Gümrük ve Sigorta İşlemleri : 57 USD

     Motosiklet, Mutfak, Güzellik….Alışveriş Kalemleri : 27 USD