Bir Kadın Gezginin Maceraları

Blog

  • İspanya’ya Giderken…

    İspanya’ya Giderken…

    Gezilerimden yola çıkarak söyleyebileceklerim;

    • Festival zamanlarından birine denk gelmelisiniz ama konaklamaya dikkat. Çünkü yer bulmak sıkıntılı oluyor.
    • Tren yolculuğu İtalya’ya göre pahalı olduğundan otobüs yolculukları en ideali.
    • Neredeyse tüm İspanya’ya otobüs şirketi olarak ALSA hakim. Tek yönetim olunca fiyatları ne yazık ki eskisi gibi ucuz değil. Büyük şehirler arası seyahatlerde maliyetleri kısmak için en iyi yolculuk, tabii ki gece yolculuğu.
    •  Tüm otobüs duraklarında emanet bölümü mevcut ve çok ucuz. Konaklama yapmıyorsanız çantanızı bırakmaktan çekinmeyin  😀 Ama 24 saat hizmet vermiyor olabilirler seyahat programınıza göre sakın bunu atlamayın.
    • Valencia’ da akvaryuma gitmek istiyorsanız film bölümünü pas geçebilirsiniz. Daha önceki gezilerinizde büyük akvaryumları gezdiyseniz dışarıdan görselliği seyredip fotoğraflamak yeterli olabilir…
    • Büyük şehirlerde marketlerden yemek ve içmek için her türlü şeyi bulurken küçük şehir ve kasabalarda bunu yapma şansınızın olamayacağını göz önünde bulundurun.
    • Tabii yöresel lezzetleri deneme konusu yukarıda söylediğimin tam tersi çünkü restoran fiyatları daha ucuz olduğundan daha çok şeyi deneyebileceğiniz aklınızda olsun  🙂
    • Özerk bölgelerin gelenek, görenek ve kültürel yapılarında farklılıklar olduğuna göre, gerçekten İspanya’yı tanımak için bölgeler arası ziyaretler sizi yeni keşiflere götürecektir.
    • Şehirlerinde ulaşım için (özellikle Barcelona ve Madrid) metro kullanacaksanız carte (10 kullanımlık) bilet almayı unutmayın. Mesafeleri size yakınlaştırmak için ucuz bir yol.
    • Carte bileti Valensiya’da almak istiyorsanız bu kartlar sadece tabocco shop larda satılıyor. Buralarda öğlen 2-5 arası kapalı. Zamanlamalarınızı ona göre yapmayı sakın unutmayın.
    • Carte biletlerin en az bir yıllık kullanımı olduğu için eğer biletiniz kalırsa sakın atmayın. Belki tekrar gidersiniz belli mi olur. Ya da yakınlarınızdan birileri gidiyordur hediye ediverirsiniz  😀
    • Sokaklarında kaybolun ki o çekmek için can attığınız fotoğraf karelerine denk gelin…

    İyi eğlenceler,

    Spain

  • Haftasonu Kaçamağı Kavala…

    Haftasonu Kaçamağı Kavala…

    DSC_0845

    Karayolu ile gittiğinizde İpsala Sınırı’ ndan sonra Egnatia otoyolu üzerinden yaklaşık 2 saatlik bir yolun sonunda sizi ilk olarak Ege denizi tüm güzelliği ile karşılıyor sizi. Serinlemenin deniz ve güneşin tadını çıkartmaya hemen başlayabilirsiniz. Yola biraz daha devam ettiğinizde şehir girişinde, Kanuni Sultan Süleyman zamanında yaptırılan ve hala şehri bir gerdanlık gibi çevreleyen su kemeri merhaba diyor bu sefer de.

    Tarihi açıdan önemli bir yere sahip olan Kavala’ da gezinirken Kavala Kalesi’ ni hemen hemen her yerden görebilirsiniz.  Kale’yi ziyaret ederek manzaranın tadını çıkartmayı unutmayın. Kavala’yı gezinirken Mehmet Ali Paşa’ nın doğduğu şu anda müze olarak kullanılan evi ziyaret etmeyi ihmal etmeyin.

    IMG_7731Küçük limanın etrafında sahil boyunca uzanan kafelerden herhangi birinde oturup uçsuz bucaksız uzanan Ege Denizi’ ni seyredebilir bir frappe eşliğinde kendinizi bu güzelliğe bırakabilirsiniz.  Enfes deniz mahsüllerinin tadına bakmazsanız çok üzülebilirsiniz. 😀

    IMG_8388

    Kavala’ya yaklaşık bir saatlik mesafede bulunan Drama kentini de görülmesi gereken yerler arasına alabilirsiniz. Ve yol üzerinde kid oğal çamur banyolarında kendinizi şımartabilir ve aynı zamanda konaklayabilirsiniz. Burada konaklamanızı hotel de veya karavanlarda yapabilir. Hatta çadırınızı kurabilirsiniz. Yannis Hotel karavan konaklama  ve kamp için yere sahip ama öncesinden rezarvasyon yapılması gerekiyor)

    IMG_1638

    Kavala konaklama açısından da birçok opsiyona sahip ama fiyatları yüksek buluyorsanız ve arabacınız varsa Krinides bölgesi çok uygun hoteller için ideal  bir yer.

    IMG_8380IMG_1664-001

    Kavala yanı başımızda, çokta uzak olmayan cennetten bir köşe olarak bekliyor. Gidip güzelliklerini keşfetmek, güzel sahillerinde masmavi cam gibi denizinin tadını çıkartmak için çokta geç kalmamanızı tavsiye ederim. Fotoğraf meraklısıysanız heran güzel bir kare karşınıza çıkabilir.

    Turist ile dolmadan, yoğunluktan nefes alınamayacak noktalra gelmeden önce sizde bir ziyaret edin…

  • Fas Hakkında…

    Fas Hakkında…

    Kuzey Afrika’da, Atlas Okyanusu ve Akdeniz’ e kıyısı olan krallıkla yönetilen Arap ülkesi. Afrika’ nın en ucundaki şehri Tanca kendine ait olsa da Ceuta ve Melilla Şehirleri İspanya’ ya aittir.

    Birçok ırka ev sahipliği yapmış,  yakın tarihte İspanya ve büyük bir bölümü Fransız sömürgesi olmuş ve 1956’ da da bağımsızlığını ilan etmiştir.

    Ülkenin nüfusunu Araplar ve Berberiler oluşturmaktadır. Resmi dil Arapça olmasına rağmen Fransızca iş ve yönetim çevresinde, İspanyolca kuzey bölgelerinde, Berberce’ de dağlık ve çöle yakın yerlerde yaygın olarak kullanılmaktadır.

    Görülmesi gereken şehirlerinden başlıcaları;

    Fes; şehirler içerisinde en büyük ‘’ medina’’ ya sahip olanıdır.

    Casablanca; Afrika’ nın beyaz incisi, dünyanın en uzun minaresine sahip olan II. Hasan Camii’ de bu şehirde yer alan önemli mimarilerden biridir.

    Rabat; Fas’ ın başkenti olan bu şehirde Endülüs Bahçeleri, kraliyet sarayı ve kartpostallardaki mavi beyaz evlerle dolu şirin sokaklar görülmesi gerekenlerden bazılarıdır.

    Meknes; UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan bu şehirde Mansur Kapısı, Marakeş’ i andıran çarşısı görülmesi gereken yerler arasındadır.

    Marakeş; Kızıl şehir olarak anılan ve Atlas Okyanusu ile Sahra Çölü arasında bir geçiş noktası durumunda olan şehir Atlas Dağları eteklerindedir. Djemaa El Fna ( Cehennem Meydanı ), Menara Bahçeleri, Kutubya Camii görülmesi gereken yerler arasındadır. Renkli ve egzotik gece hayatı ve tarih dolu Riad ları ile Fas’ ın en turistik şehridir.

    Suvayr; Rüzgar şehri olarakta bilinen şehir Atlas Okyanusu kıyısında sörf için önemli bölgelerden biridir. Medinası (eski şehir ) UNESCO Kültür Mirası listesinde yer almaktadır. Liman çevresi, Bab Marrakech Kalesi ve balık pazarı görülmesi gereken yerler arasındadır.

    Ouarzazate; Yüksek Atlas Dağlarının doğusunda bir şehirdir. Ouarzazate’ın güneyinde Sahra çölü başlar. Şehir aynı zamanda Fas film endüstrisinin merkezi olduğu gibi, çöl temalı pekçok yabancı filmin de burada çekilmiştir.

    Şehrin yakın civarı Berberlerin kurduğu pek çok Kasbah ile çevrilidir. Bunların en meşhuru olan Ait Benhaddou UNESCO Dünya Mirası listesindedir ve Ouarzazate’ın hemen kuzeybatısında yer alır.

  • İtalya’ya Giderken…

    İtalya’ya Giderken…

    Gezilerdeki tecrübelerden yola çıkarak;

    • Şehirlerarasında en kolay gezmenin yolu tren… Ne zaman nereye gideceğinizden emin değilseniz üzülmeyin istasyona gidip bilet alıp aynı anda seyahat edebilirsiniz.
    • Roma, Venedik ve Floransa gibi en yoğun turist trafiğinin yer aldığı bölgelerde hosteller ilk tercihiniz olabilir ama yoğun dönemlerde çok önceden yer ayırtmayı unutmayın.
    • Büyük marketlerin İtalyan lezzetlerini tadabilmeniz için sizi beklediklerini unutmayın.
    • En uygun bütçe ile seyahat gece trenlerinden geçiyor sizde biliyorsunuz. Hem otel derdiniz yok hem de o saatlerde trenler daha ucuz.
    • İstasyonlarda emanet bölümleri çok pahalı olduğundan sırt çantanızı bütün gün taşımanız gerekebileceğini unutmayın. Ne kadar az eşyanız, ne kadar az ek çantanız varsa hareketinizi kolaylaştırır unutmayın.  😀
    • Her şehrin gece ve gündüz ayrı güzelliği olduğunu hatırlayıp, şehirlerarası geçişlerinizi bunu dikkate alarak  yapın…
    • Vatikan’ a gidiş veya dönüşte en az bir yönü yürüyerek gitmeyi ihmali etmeyin. Yol uzun değil merak etmeyin, görülecek şeyleri kaçırmayın  🙂
    • Vatikan’ da her zaman yoğun bir sıra olduğundan erken saatlerde gitmeyi tercih etmelisiniz.
    • Az turist varsa gerçek yaşam vardır. Fırsatınız varsa, Bari ve çevresi şirin kasabaları ve insanları ile sizi kucaklayacaktır. Ama siesta zamanlarında marketlerin bile kapalı olacağını gözardı etmeyin yoksa aç kalabilirsiniz. Ayrıca İngilizce problemi de yaşayabileceğinizi göz önüne alarak bir iki İtalyanca kelimeyi yazmak veya aradığınız şeyin fotoğrafını göstermek yardımcı olacaktır. 😳
    • İtalya’ dan ülkeler arası geçiş yapmak istediğinizde İnterrail olarak tren kullanamıyorsanız veya maliyetler her durumda yüksek çıkıyorsa uçak tercih edebileceğinizi unutmayın. Vueling ve Ryanair imdadınıza yetişecektir ama çok önceden biletlerinizi aldıysanız.

    İyi eğlenceler,Cordoba

     

     

     

     

     

     

     

     

  • Fas’a Giderken…

    Fas’a Giderken…

    Gezi süresince gördüklerimden ve yaşadıklarımdan yola çıkarak;

    • Marakeş Havalimanı’ nda indiğinizde eğer araç kiralamadıysanız gideceğiniz yere dolmuş taksilerle gidebilirsiniz ancak, havalimanının içindeki taksileri kullanmamaya dikkat edin. Havalimanı çıkışında tam karşınızdaki otoparkın kenarından 2-3 dk yürüyüp anayolun karşısına geçerseniz gideceğiniz yere 5-6 kat daha ucuza ulaşabilirsiniz. Sadece gideceğiniz adresi göstermeniz ve elinizdeki 25-30 Dirhem ile pazarlık yapmayı unutmayın.
    • Araç ile yollardaysanız Medina ve çevrelerinde navigasyonun çalışmadığını unutmayın  🙂
    • Araba sürmeyi istemiyorsanız Marakeş veya Kasablanka’da gezerken gördüğünüz acentaler ile pazarlık ederek uygun fiyata otobüs yolculuğu yapabileceğinizi unutmayın. Örneğin, Marakeş’ ten günübirlik Suvayr’ a sabah gidip akşam dönebilirsiniz ortalama 35 Dirhem’ e.
    • Çöl turuna gitmek istiyorsanız her yerden fiyat almayı unutmayın. Turların hepsi ayrı ayrı tur satıyor gibi görünselerde buluşma noktasında herkes birleşiyor ve minübüslere doluyor.180 Dirhem’ den başlayan iki gecelik tur fiyatları 80 – 90 Dirhem’ e kadar inebiliyor.  😀
    • Çöle giriş yapmadan önce araçlar içecek alışverişi için duruyorlar ama siz yinede yanınıza son noktayı beklemeden bol su alın. Ne olur ne olmaz…
    • Yine çöl turlarını satarken birçok şey söyleyebiliyorlar yemekler için durulacak noktalar hakkında. Eğer her yerde yemek yiyemiyorsanız yanınıza birşeyler almanızı tavsiye ederim.
    • Yine çöl turunda her şeye hazırlıklı olun ne kadar yalnız kalacağız diye hayal etseniz de grup olarak kalabilirsiniz ve çok hijyenik bir ortam olmayacaktır. Bunu bilerek yola çıkın.
    • Fransızca biliyorsanız avantajlı konumdasınız. Ama Türkiye’ den geldiğinizi söylediğinizde de avantajlı konuma geçebildiğinizi unutmayın.
    • Adres sorulduğunda göz temasında veya para istenmesi durumunda ki yazılan herşeye ne yazık ki katılıyorum. Özellikle Marakeş’ te dikkatli olmanız yeterli. Diğer şehirlerde daha rahatsınız. En azından biz bütün seyahat boyunca adres ve yön sorduğumuz herkesten yardım alabildik ücretsiz  😆
    • Ve Fas’ tan yolu geçen herkesin dediği gibi pazarlık olmazsa, alışverişte olmaz….Unutmayın !
    • Bazı yerlerde tezgahların fotoğraflarını çekmek istediğinizde hayır diyebiliyorlar ama birşeyler alıyorsanız buyrun tezgah sizin.
    • İspanya’ dan Fas’ a geçiş yapmak istiyorsanız ilk bakılacak yer Cebel-i Tarık Boğazı ama maliyetler biraz yüksek kaldığında üzülmeyin, Ryanair yardımınıza yeteşecektir. 😉

    İyi eğlenceler,

     

    Morocco

     

     

     

     

     

     

  • Yaz Kaçamağı Halkidiki…

    Yaz Kaçamağı Halkidiki…

    Halkidiki

    İstanbul’ dan yola çıktıktan sonra 1,5-2 saatte İpsala sınırı,  sabah 4 gibi yola çıkınca yolda trafik yok, sınırda da sıra. Yol üzerinde Kavala tabelası sizi bekliyor olacak. Direksiyonu kırıp Kavala’ ya doğru yola girdiğinizde şehre ulaşmadan sapsarı kumları ile deniz sizi karşılayacak. Hemen önünde de Türkiye’ den göç etmiş bir ailenin şirin bir restoranı var. Burada güzel bir deniz molası verebilirsiniz. Kış zamanıysa artık yüzmek yerine keyifli bir yemek molası…

    Halkidiki

    Hemen ardından Selanik yolunu tutuyoruz ve ayarladığımız otele yerleşiyoruz. Sabah erkenden kalkıyoruz ve bahsedilen o güzel deniz bölgesini, ‘m’ i  keşif için yola koyuluyoruz. İstikamet Halkidiki… Yol üzerinde her noktada durabilir ve denize girebilirsiniz. Yaz zamanı, inanılmaz güzel koylarında kamp kurabilir hatta size ait diyebileceğiniz koylara arabanın burnunu çevirip denizin ve kumsalın tadını çıkartabilirsiniz. (Sonbahar’ da sadece keyifli bir sürüş sizi bekliyor olacaktır.) Orta noktası kalmak için ideal olacaktır. Neo Marmaras Bölgesi’ ni tercih edebilirsiniz. Kamp değilse tercihiniz, sezonda fiyatların yüksek olduğunu ve rezervasyonsuz giderseniz yer sıkıntısı yaşayabileceğinizi lütfen unutmayın.

    DSC_0709

    Bu arada önemli bir detayı atlamayalım: Erkekler haritada görünen ‘m’ de gezinirken bayanlar sadece ‘n’ i geziyor. 😀 Neden mi? Şaşırtıcı ama dünyada bizim giremediğimiz bir yer var… Aynoraz; 2.250 kadar nüfusu olan ve çoğunluğu rahiplerden oluşan Halkidiki’ nin en doğu bölgesi. Dünyada ve Yunanistan’ da bayanların giremediği tek yer. Birçok ülkeden ünlü bayanların veya resmi makamlarda yer alan bayanların girmek için bütün çabalarının boşa çıktığını biliyoruz 🙂

     Fotoğraftaki noktadan daha ileri gitmek yok…O noktadan ne görebiliyorsan artık…

    DSC_0674

    Yazacak çok şey bulamıyorum denizi ve kumsalları için çünkü bazı yerlere ne yazarsan yaz az geliyor, sadece yaşanıyor. halkidiki’Nin bir ucundan diğer ucuna kadar heranı ayrı bir lezzet ayrı bir keyif….

    DSC_0844

    Halkidiki’ninen uç noktasında deniz….

  • Araba ile Ohrid…

    Araba ile Ohrid…

    ‘Araba ile Bitola’ yazısı devamı…

    Yaklaşık bir buçuk saat sonra Ohrid’ e vardık ve biraz dolanmanın ardından otelimizin yerini bulduk. Daha arabadan iner inmez yakınlarda olan bir düğünün konvoyu bizi davullu zurnalı karşılıyordu Ohrid’ te. Ardından Makedonya Türkleri’ nden olduklarını öğrendiğimiz  hotel sahibi çiftle tekrar şaşırıyoruz. Sonrasında eşyalarımızı bırakıp gece 1’de havuz keyfi, ardından konuksever hotel sahiplerimizin ”siz yorgunsunuzdur” diyerek bize hazırladıkları havuz kenarında şarap, peynir ve güzel bir sohbet sonrasında rahat bir uyku. Bu arada hala mahalle düğününün müzikleri duyulabiliyordu.

    4

    Güzel bir sabaha uyandık Ohrid’ te ve 5 dakika içinde çarşıya indik. Aynı Bitola’ da olduğu gibi Ohrid’ te de yapılar, insanlar ve kültür çok benzer şekilde karşıladı bizi. Çarşı içerisinde bir pazar kurulmuştu. Uzun süre sonra bu kadar doğal meyve sebzeler görmek gerçekten çok keyif vericiydi. Hemen birşeyler alıp attık azığımıza. Daha sonra küçük bir meydanda yan yana konumlanmış bir köy kahvesi görünümünde olan kahvede birer kahve yudumlayarak yavaş yavaş dolanmaya devam ettik. Etrafta alışveriş yapabileceğiniz küçük mağazaların yanında, sahaflar tadında küçük kitap satan ve bunların aralarında bulunan hediyelik eşya dükkanları, gerçekten şirin bir hava katıyor çarşıya. Çarşı içinde Türk Sokağı’ nda çok ucuza güzel yemekler, kahvehane ve alışveriş yerleri bulmak mümkün.

    2

    Biraz daha aşağıya doğru inince sahile iniyoruz, Ohrid Gölü kenarına. Baktığınızda denizden ayırt edebileceğiniz gibi gözükmüyor çünkü gerçekten büyük bir göl burası. Ve göl kenarında konumlanmış restaurantlar tam bir Ege adası havası katıyor buraya. Bizde bir restauranta girip bakıyoruz yemeklerin tadına. Geleneksel olanlardan sipariş ediyoruz ve gerçekten çok beğeniyoruz yemeklerini de. Etraftaki şirin hoteller, kafeteryalar, daha sonrasındaki restaurantlar, aralardaki taş sokaklar, sokaklardaki renkler, evlerin camlarının önündeki rengarenk çiçekler… Gerçekten çok keyifli bir görünüme kavuşturuyor Ohrid’ i. Tabii buralarda hep yemyeşil dağların eteklerindesiniz ve havadaki oksijeni algılamakta zorluk çekiyor vücudunuz İstanbul’ da yaşayınca. Daha sonra sahilden başlayarak dalıyoruz ara sokaklara ve başlıyoruz fotoğraflamaya etrafı. Zaten fotoğraf makinalarımız düşmüyor hiç elimizden.

    5

    İnsan ve doğa manzaraları iç içe girince fotoğraf çekmekten alıkoyamıyor insan kendini. Çok güzel kareler yakalıyoruz ve insanların sıcak davranışları pek hoşnut ediyor bizi. Sokaklarda dolaşırken, bir anda kendinizi Safranbolu’ da az daha ilerde Beypazarı’ nda bulmak mümkün. Sahil kıyısından doğru ilerlerken ulaştığınız ince tahta yol sizi burçlarınız ile buluşturuyor dilek dileyebilmeniz için. Buradan devam ederek St. John Kilisesi’ ne vardığınızda daha da anlıyorsunuz manzaranın muhteşemliğini.

    3

    Bunca güzelliğin arasında biraz daha vakit geçirip izin istiyoruz Ohrid’ ten de ve ‘’kesin tekrar geliriz’’ diyerek yavaş yavaş dönüş yoluna geçiyoruz. Dönerken bir gece daha Kavala’ da konaklıyoruz, biraz daha deniz sefası yaparak İstanbul’ a doğru yollara düşüyoruz.

    Makedonya belki de çok bilinmemesinden kaynaklı, turizm yönüyle insanların son dönemlerde dikkatini çeken bir bölge. Ancak kesinlikle görülmesi gereken yerlerden diye alıyorum notlarımın arasına. Ve biz her gidişimizde hala yeni yerlerini, yeni güzelliklerini keşfediyoruz. Aynı yerlerine gittiğinizde bile gezilecek başka küçük bir sokak bulabilmek mümkün. Keşfetmediyseniz, çok geç kalmayın…

    6

  • Araba ile Bitola…

    Araba ile Bitola…


    ‘Makedonya’ ya doğru’ yazısının devam…

    Bİtola

       Yaklaşık yarım saat sonra Bitola merkezine vardık. En güzel durumlardan biri, sürekli yemyeşil dağların arasında ilerlemek ve başınızı kaldırdığınızda bu manzarayı nerede olursanız olun görebilmekti. Diğeri ise sınırdan girer girmez benzin için verilen ilk kısa molada bile yanımıza gelip Türkçe konuşan insanlardı.

    Bitola

    Atatürk’ ün liseyi okuduğu,  Manastır Askeri İdadisi’ ni ziyaret ediyoruz önce ve devam ediyoruz merkeze doğru.  Merkezdeki İkinci Philip Meydanı’ ndan Dragon Nehri’ nin geçtiği, genelde insanların uğrak yeri olan  parka doğru ilerledik. Her daim kalabalıklığını koruyan bu yerde çay molasının ardından bir yer ardından Shirok Sokak bizi bekliyor. Sokağa girdiğinizde sağlı sollu kafelerde yorgunluk atabilmek mümkün ki bizde bir tur atıp fotoğraflarımızı çektikten sonra öyle yapıyoruz. Buralarda hala Osmanlı izlerini görebilmek mümkün. Büyük demir kapılar, binalardaki Osmanlı işlemeleri gibi… Yaşayan Türk nüfus çok azalmasına karşın, kiliselerle karşılıklı duran camiler görülebiliyor. Bir kafede oturup içeceklerimizi yudumlarken, saat biraz ilerlemişti ki geceyi 

    Ohrid’ te geçirme kararı aldık aniden ve yola koyulduk

    Bitola