Bir Kadın Gezginin Maceraları

Yazar: tatligezgin

  • Mini Güney Anadolu Gezisi.

    Mini Güney Anadolu Gezisi.

    7 gece 8 gün Adana, Antakya, Gaziantep ve Urfa’yı kapsayan yöresel lezzet ve tarih gezisiysi bu. Hawaii ve Meksika dönüşü sonrasıyöresel lezzetler hiçte fena olmaz birde memleket ziyareti buna eklendiğinde tadından yenmez diye yollardaydım yine…. Gezi İstanbul’dan başladı ve Antep’ten Dönüş yolcuğu ile tamamlandı.

    Yol Maliyeti                                               : 225 TL

    Araç kiralama ve Benzin Maliyeti : 220 TL

    Otel Maliyeti                                             : 350 TL  

    Yemek Maliyeti                                       : 350 TL…TOPLAM 1.245 TL….

    Tek kişi ne yazık ki her zaman daha maliyetli. Çıkan toplam tutara baktığımda yurdışı seyahatlerinden pekte farkı yok maliyetin ne yazık ki.  Oteller konusunda öğretmen evleri çok uygun.

    Adana                                 : İstanbul’dan uçak ve hotel konaklama (2 gece)

    Antakya                              : Adana’dan otobüs ve hotel konaklama (1 gece)

    Gaziantep                            : Antakya’dan otobüs ve hotel konaklama (2 gece)

    Şanlıurfa                             : Gaziantep’ten otobüs ve taş ev konaklama (2 gece)

    Harran ve Mezopotamya : Araç ile tüm gün gezi.

    Gaziantep : Şanlıurfa’dan dönüş ve İstanbul uçak ile.

    Eğer Şanlıurfa’da Mezopotamya bölgesini gezmek istiyorsanız araç kiralamanız gerekiyor. Antakya’da minübüsler pek çok bölgeye gittikleri için şehir turlarında bundan yararlanabilirsiniz. Adana’da minübüsler size yeterli olacaktır ama yakın çevrede ki tarihi yerleri gezmek için araç kiralamanızı tavsiye ederim.

  • Makedonya’ya doğru…

    Makedonya’ya doğru…

    Uzun süredir yaptığımız Balkan ülkeleri gezi planının ilk ciddi denemesiydi Makedonya…

    Yunanistan  Kavala’ da bir gece geçirdikten sonra sabahın ilk ışıklarıyla yola koyuluyoruz, rotamız Makedonya.  Bitola – Niki sınır kapısından girmeyi planlayarak başlıyoruz yola, ilk maceranın yavaş yavaş geldiğinden habersiz. Arabada sohbet sırasında yol ayırımında karşıma çıkan tabeladaki ok işaretini yanlış algılayarak sağ taraftan devam ederek yeni bir yol keşfedeceğimizden habersiz, bir anda kendimizi virajlı dağ yollarında buluyoruz. ”Sınıra yaklaşmamız lazım, neden gemedik? ” diye düşünürken küçük bir Makedonya tabelasını görünce ”tamam” diyorum ama yol dar ve kimse yok, kesin baktığımız yol bu değil….Yolun  yoğun olmamasından çok tercih edilen bir seçenek olmadığınıda çok geç olmadan anlıyorsun. Yapacak birşey yok, yola devam… Yol, Türkiye’ deki Karadeniz’ in meşhur virajlı yollarını aratmadığı gibi güzel yeşile bürünmüş halide keyifli.

     YunanistanYolun keyfi bir süre sonra yerini yorgunluğa bırakıyor ve yolunuza  dinlenebileceğiniz gibi hiçbir yer çıkmıyor. Artık sıcak, yorgunluk ve açlığında bastırması bizim için zorlayıcı olmaya başlamışken karşımıza yolun sağ tarafına konumlanmış bir restaurant çıktı. Derin bir ‘’ohh’’ çekerek arabamızı sağa çekiyor ve içeriye giriyoruz. Önce bir kahve bile olsa iyidir derken yemekte bulunca bizim için doping istasyonu haline geliyor bir anda burası. Ummadığımız kadar lezzetli yemekler  yediğimiz bu yer; dere kenarında, sazlıklar içerisinde – bizim Ağva benzeri – bize biraz dinlenme fırsatı verdi ve artık kendimize gelmiştik. Molanın ardından yeniden yola koyulduk.

    IMG_7441

    ”Bu ne sıcak böyle hava biraz serinlese bari ‘’ dileğimizden 15 dakika kadar geçtikten sonra yol bizi biraz daha düzlük bir tepeye çıkartmıştı ki karşımızdaki dağlara şimşekler çakmaya başladı, sıcaklık birden 20 derece kadar düştü ve bardaktan boşanırcasına bir yağmur başladı. O kadar ki, yolumuzu görmek için arabayı durdurmak zorunda kaldık çünkü yağmurdan önümüzü göremez hale gelmiştik.

    Ben hayatımda ilk defa bu kadar kısa sürede böyle bir hava değişimi yaşadım. İnanılacak gibi değildi. Doğa bize bir anda adrenalin yüklemesi yaptı.  Sanki bir filmin içinde çekilen başka bir sahneye geçmiştik bir anda. Elime fotoğraf makinamı alıp düşen yıldırımları çekmeye çalıştım bir süre ama başaramadım tabii, burada döneceğimiz yolu farkında olmadan kaçırdığımızı  yağmur  hafiflediğinde anlayabildik. Ama toprağın, etrafımızdaki ağaçların ve çiçeklerin kokusu, dağlardaki yeşillerin daha bir yeşili, mükemmel bir görsel ziyafete dönüştü  ve hava artık daha serindi. O yarım saatlik felaket bize eşsiz bir manzara sunmuştu arkasından.

    IMG_7419

    Sonunda yanlış girdiğimiz patika çıkışı, bizi doğru yola bağladı. Küçük birkaç köyün daha içinden geçmemizin ardından sınıra ulaştık ve Bitola’dan Makedonya’ ya girdik.

    Devamı…Araba ile Bitola

  • Gezdiğim Ülkeler…

    Gezdiğim Ülkeler…

    Dünyada toplamda kaç ülke olduğunu söylemek zor olunca % kaçını gördüğümde söylemekte zorlaşıyor  😀

    Birleşmişler milletler toplamda 192 ülkeden oluşuyor bunlara Vatikan, Kosova ve Tayvanı’da eklersek 195 oluyor. Ama FIFA’da bu sayı 208 , olimpiyatlarda 205  ve Wikipedia’ya 206 ülke.

    Fas

    Şu ana kadar 52 i aşkın ülke 700’ün üzerinde şehir gezdim. Bir ülkeyi gördüm diyebilmek için her bölgesinde en az bir şehir görmüş olmak gerektiğine inanıyorum. Çünkü elkemizde olduğu gibi kuzeyden güneye, doğudan batıya birçok ülkede de yaşam, kültür ve gelenekler değişiklik gösteriyor. Böyle değerlendirdiğimde yazdığım kadar ülke biliyorum diyemiyorum bazılarını sadece  gezdim ve bazı yerlerini gördüm.

    Sayfamda da mümkün olduğunda gezi notlarımı, ülkeler ve şehirler hakkındaki bilgileri, yürüyüş rotalarını ve giderken unutulmaması gerekenleri paylaşmaya çalışıyorum.

    Ne yazık ki hepsini henüz paylaşamadım.  😳

    Her ülke her şehir ayrı bir keşif demek. O halde, YOLA ÇIK! SINIRLARI GEÇ! HAYATI KEŞFET!

  • Neden Selanik?

    Neden Selanik?

    Selanik  Hemen hemen hepimizin bir kere uğradığı şehirlerden birisi sanırım Selanik… Ziyaret için en önemli adres, şu anda müze olarak kullanılan Atatürk’ ün doğduğu ev. 3 tane ana caddesi üzerinde gezinti, alışveriş… Akşam Ladadika’ da veya sahil üzerindeki bar-gece klüplerinde eğlence-arkadaşlar ile hoş sohbet şeklinde geçiyor zaman burada. Fiyatları hala çok uygun olan bir yer (şu anda € düşünüldüğünde ne kadar ucuz durumda tartışılır tabii).

    Haftasonu için güzel bir seçenek olabilir. Ne de olsa çok fazla tur şirketi var buraya giden. En azından bir kere görülesi gereken bir şehir olsada benim en fazla ziyaret ettiklerimden  😛

    Peki motosiklet veya araba ile gittiğimizde ne değişiyor?

    Motosiklet tutkunları için keyifli yolculuk. Arabayla gidenler için arkadaşlar ile gidilebilecek keyifli ve ucuz bir yolculuk. Aynı zamanda Balkanlar’ a açılan kapı ve çevresindeki sahil şeritleri büyüleyici. 3-4 gün zamanınız varsa bir günü Selanik’ te geçerken, diğer günleri için yapacak birçok şey sizi bekliyor olacaktır. (Araç kiralamayı hiç denemedim ama internetten bunu yapabileceğinize eminim  :-))

    Ne yazık ki Yunanistan ehliyetimizi kabul etmediği için, uluslararası ehliyet diye geçen kağıdı almamız gerekiyor. Yapılan bir şey yok, sınır kapısına gidiyorsunuz(24 saat açıklar) parayı veriyorsunuz bir yıllık ehliyeti alıyorsunuz. Yurt dışında da zorunlu trafik sigortası olduğundan yeşil sigortayı aracınıza yaptırmanız gerekiyor. İlk defa alacaksanız 3 aylık almanızı tavsiye ederim çünkü bir kere çıkınca o tek hafta sonu ile asla sınırlı kalmıyor.  😛

    Neden Selanik? En az 10 tane neden sayabilirim bunun için;

    SelanikSelanik

    • Selanik’ i görmek lazım.
    • Atina gezisi için bir gece mola…
    • Halkidiki’ ye gideceğim.
    • Corfu adası öncesi mola…
    • Yunanistan’ ı geziyorum.
    • Arkadaşlarım görmemiş.
    • Ben gittim ailem gitmezse olmaz…
    • Makedonya’ ya geçeceğim
    • Arnavutluk sahil şeridini göreceğim
    • Avrupa’ ya uçağım var.
    • Yollar güzel araba ile geldim ama motosikletimde bu yolları görmeli

    ……

    Yola çıktıysak bir kere sınırları geçmek, hayatı keşfetmek lazım…

    İyi eğlenceler….

    ***Unutmadan, tur olmadan Selanik’ e gitmek istiyorsanız bunu otobüs ile yapabilirsiniz. Fırsatlardan yakaladığınız turlar ile aynı fiyata veya daha uyguna gelebiliyor.

    ***Türkiyemin bütün güzelliklerini seviyorum ama 3-4 günlük tatillerde yol çilesinden ve pahalı biletlerden uzak durmayı tercih ediyorum. Yorgunluk değil eğlence ve dinlenme olmalı tatil diye düşününce de kapı komşumuzun sahillerini ziyaret ediyorum.

  • Maldivler’ e Yolculuk Thassos…

    Maldivler’ e Yolculuk Thassos…

    Thassos’ a gitsek mi? yazısının devamı….

    Adaya giriyoruz ve elimizde harita nereden gideceğimize karar vermeye çalışırken ‘’ nasıl olsa heryeri gezeceğiz ‘’ sesi ile tercihi bana bırakıyorlar (ne de olsa şöför benim 😉 )  ve Pahis tarafına doğru direksiyonu kırıyorum.

    Untitled

    Yol yeşillerin arasından bir anda beliren mükemmel manzaralarla, sürprizlerle dolu. Havanın biraz kötü olmasından ve tam olarak ‘’nerede yüzelim’’ kararının verilememesinden dolayı her yerde biraz biraz o gördüğümüz güzel denizin tadına bakmaya çalışıyoruz. Durum böyle olunca yol zamanımız biraz uzuyor tabii. Neden bu kadar duruyoruz biz yahu dediğimizde, arkasından gelen yanıt aslında başka bir soru; kim yeşiller arasından turkuaz rengi sulara girmek istemez ki ?

     Adanın genel yapısından kaynaklı,  mermer yatakları çok fazla olduğundan, suya inanılmaz bir turkuaz rengi veriyor ve Maldivler’ deyiz dedirtiyor insana. Thassos bize maviliklerin rüyasını yaşatmakla kalmıyor bu rüyanın içine dalmamızı da sağlıyor.

    Yolun sağ tarafında küçük bir tepede mola verip azığımızda ne varsa yemeğimizi inanılmaz bir manzaraya karşı yiyerek yola devam ediyoruz.

    tasos

    Daha önceden kalacak yere  karar vermediğimiz için araştırma yapıyoruz ve birinden, yerin tarifini alarak koyuluyoruz yola. Potos yakınlarında bir yer ama bir türlü bulamıyoruz ve check-in saatlerinin son dakikaları… Yolda bir oraya bir buraya giderken bir araba gördük ve sevgili arkadaşımız yol sormak için koştu. Alışkanlıktan dolayı İngilizce konuşmaya çalışan arkadaşımızı adam anlamadı ve arkasından o anda yolda gördüğümüz tek kişiden sürpriz soru geldi laf arasında ‘’ Türkçe bilir misin ? ‘’ 10 saniye kadar afalladıktan sonra  arkadaşımız kim olduğunu hatırladı ve konuşmaya başlayabildi. Otele telefon etti ve bize yol tarifi verdi.. Teşekkür ederek ayrıldık. Sevgili arkadışımız  o adamın o boş yolda karşımıza çıkan bir yardım meleği olduğuna karar vermişti bile çoktan 😀  Kısa bir süre sonra otelimize vardık.

    Akşam saatlerine yakın bir zamandı ve herkes eşyaları bırakıp yakında olan sahile doğru harekete başladı. Ne de olsa adanın her noktasında denize girmeye söz vermiştik. O güzel denize gireli birkaç dakika olmuştu ki yağmur başladı hafiften. Ve feribotta yapılan sohbet geldi aklımıza hemen  ‘’biz bugün denize yağmurla gireriz’’ cümlesi yankılandı kulaklarımızda ve bunun esprisi yapıldı bu süre boyunca.

    IMG_8597IMG_8593

    Deniz, yağmurla birlikte inanılmaz keyifli hale gelmişti bizim için. Bir saat kadar vakit geçirdikten sonra ilk günümüzde rahat bir deniz sefası yaşamanın keyfiyle ayrıldıktan sonra başlıyoruz  bu kez Potos’ u gezmeye… Sahil kenarında çok güzel barları ve balıkçılarıyla çok keyifli bir manzara karşılıyor bizi. Bir şeyler içip birkaç lafın belini kırıyoruz birkaç mekanda… Ve otelimize dönüyoruz. Hotelde sohbet, muhabbete devam tabii…

    IMG_8660

    Sabah kalkarak otelden ayrılıyor ve başlıyoruz adanın kalan yarısından devam etmeye. Yol gerçekten daha önceden de bahsettiğim gibi inanılmaz manzaralarla dolu ve her minik kasabası ayrı bir güzellikte. Hangi köşesinin ismini yazsam bilmiyorum. Bir uçtan diğerine yolculuk yaptığınızda sizde buraları keşfediyor olacaksınız zaten  😉 Yolda gördüğümüz her yere girip en azından bir göz atıyor çok keyifli yerler keşfediyoruz.

    IMG_8698

    Yolda devam ederken çok keyifli bir koy görüyoruz kayalıkların altında ve oraya gitmenin yolunu bulmaya çalışıyoruz. Hava bugün daha güzel, güneş gülümsüyor yüzümüze. Ara bir yoldan gördüğüm en güzel koylardan birine geliyoruz. Küçük bir kumsal ve hayatımda gördüğüm en güzellerinden biri.

    Tasos

    Kayalıkların oluşturduğu küçük mağaraların içinde yüzebilme imkanı sunuyor size ve bu keyif ‘’anlatılmaz yaşanır’’ diyerek geçiyorum. Turkuaz deniz, küçük mağaralar içerisine kadar kucaklıyor sizi…

    Birkaç saat bu güzel koyun tadını çıkartıyor, hatta fotoğraf makinalarımızı riske atıp onlarla küçük mağaralara kadar girip fotoğraflar çekiyor ve bu anı sonuna kadar ölümsüzleştirmeye çalışıyoruz. ‘’Yaşasın Hayat’’ diye haykırmak isteyeceğiniz anlardan biri, nefes aldığınızı hissetmek keyiflidir bazen, şükredilir ya o an için, öyle birşey…

    IMG_8732

    Sonra yola koyulma vakti geliyor, ellerimizde topladığımız birbirinden güzel, parlayan kumsaldan toplanılan taşlar ve hatta şişelere doldurduğumuz parlayan kumlarla birlikte ayrılıyoruz oradan.

    Yol tekrar mükemmel turkuaz koyların ardı ardına geldiği şekliyle devam ediyor ve sürekli durup fotoğraf çekme isteği yaratıyor herbirimizde…Bütün yol boyunca girmediğimiz kıyı köşe bırakmadan yavaş yavaş yolun sonuna doğru geliyoruz. Feribotta giderken bize eşlik eden martılarımız tekrar yanımızda bize yoldaş oluyorlar kıyıya kadar…

    Thassos Adası gerçekten kendinize ‘’Böyle yakın daha ne kadar güzel yer görebilirim? ‘’ sorusunu sordurtuyor. Maldivler’ e gidemiyor musunuz ? Ve yurt dışında mı olmak istiyorsunuz?

    Eeeee Thassos varya….

  • Thassos’ a gitsek mi?

    Thassos’ a gitsek mi?

    Su yolu yaptığım kapı komşumuz Yunanistan’ a doğru  her yola çıktığımda  Thassos planı yapmış olsamda, bir türlü gidemediğim bir yer olarak kalmıştı. Bir akşam arkadaşlarım ile yemek sohbeti sırasında bir türlü beraber yola çıkamadık diye konuşurken durur muyum atladım tabii lafa. Yolların Yaramazı kapıda, bende ehliyet ve sigortlarda hazır, kimlerin vizesi var?  ‘’Gidemediğim  Thassos orda bizi bekler ardından Kavala’’ derken kısa bir telefon trafiği ve konuşmaların ardından adaya gitmeye karar veriyoruz. Hayat ertelemeye gelmez! Sabah ışıklarıyla birlikte başlayan Thassos yoluna koyuluyoruz. Çok keyifli bir yolun ardından artık benim için su yolu olan İpsala’ ya varıyoruz anlamadan. Hepimiz acıktığımızdan küçük bir kahvaltı molası kararı verip, birşeyler atıştırıyoruz ve yola devam..

    Ada feribotlarının yaz-kış tarifesi değişebiliyor ama her daim feribot bulabiliyorsunuz. Biz adaya gidişte iki seçenekten ilkini kullanarak (Adaya Kavala’ dan da feribot var ) bu sefer Kavala’ ya uğramayı sonraya bırakıyor ve Keramoti’ den feribota binmeye karar veriyoruz. Kavala’ yı sonraya bırakma kararımızdan artık herkesin adaya gitmeye odaklandığını görüyorum. 🙂 Bu sefer bizden kaçamazsın Thassos..Thassos

    Keramoti’ ye vardığımızda feribotu iki dakika ile kaçırdığımızı görmek bize bir saatlik bir zaman kaybı yaratıyor olsa da yapacak birşey olmadığından  el sallıyoruz üzülerek kaçırdığımız feribota. Bir saat sohbetler, şakalarla çabucak geçiyor ve feribottayız..

    Feribotun en üst katına çıkıyoruz ve birden martılar takip etmeye başlıyor bizi. Çok geçmeden herkes bir anda elleriyle beslemeye başlıyor bu beyaz sevimlileri. Bizde fotoğraf makinalarımızı ellerimize alıp başlıyoruz yoldaşlarımızın harika fotoğraflarını çekmeye. Çok keyifli kareler çekmeyi başarıyoruz. Eğer özellikle martı fotoğrafları üzerine çalışma yapanlarınız varsa orada olmalısınız..Untitled

     Ada macerası için devamı….

  • Araba İle Hiçte Zor Değil…

    Araba İle Hiçte Zor Değil…

    Çalışan kişiler için bir yılda iki haftalık tatilde ‘’nereye gitsek?’’ diye düşünmek yaza girerken hep akılda olan bir sorudur. Öğrenciler için yaz tatilinde ‘’ne yapsak, nasıl geçirsek?’’ soruları vardır. Hem keyifli,  hemde az maliyetli bir tatil nasıl olur? Arkadaşlar ile gitmek maliyetleri düşürebilir veya son zamanlarda gündemde olan fırsat sitelerinden kampanyalarda fena değil.  Tatil yapmam gerekiyor diye bazen istemiyor olsanda uygun olabilecek yere gidebilir. Bunların arasında ister istemez yeni birşey öğrendim  😀

    Fırsat siteleri çok gündemde ve tatil fiyatları çok ucuz.. 5  gün tatil ve Balkanlar ‘’haydi hemen kuponları alalım ve gidelim.’’  Kuponlar alınır rezervasyonlar yapılır, vize işlemleri tamamlanır.

    Yarın tatil başlıyor ve ne götürsek telaşı içindeyiz… Gelen bir telefon hepimizin yüzünü değiştirdi. Ne mi olmuş? Tur şirketi iflas etmiş ve hiçbir yere gidemiyorsun… Sarılır telefonlara başlarsın fırsat sitesini ve sigorta şirketini aramaya…. Parayı bir şekilde alacağız anlaşıldı da, güzelim tatili ne yapacağız?

    Elinde Yunanistan vizesi olunca Atina uçak biletlerine bakarsın da ‘’çok pahalı değer mi?’’ diye düşündürür. O paraya bari Barcelona’ ya gideyim daha iyi derken vize aldığın ülkeye ilk giriş yapmadan ya seni kapıdan çevirirlerse korkuları ile karalar bağlarsın.

    Ve çılgın bir fikir Pazar sabahı 02.00 de; İpsala kapılarına dayanalım vizeye kaşeyi bastırdık mı oldu bu iş… Başlarsın aynı gün gidiş dönüş otobüs aramayada, bulabilirsen…  Peki ne yapacağız? Araba!!!!   İnternet elinin altında olunca herşeyi bulmak çok kolay. İhtiyacın olan uluslararası ehliyet ve araç için yurt dışı sigortası. Saat 03.00’ de düştük yollara… İpsala Sınırı’ na varınca kapıda işlemleri yapan kişiyi bulmanız ve para ödemeniz yeterli. Tabii ilk seferde bu işlemleri yaparken korkular sizinle ya olmazsa, ya geçemezsem, ya arabaya birşey olursa, ya polis durdurursa…..vb.

     Ve sınır kapısından geçtik hemde araba ile sorunsuz 🙂  Yunanistan yollarına girip Kavala’ ya yol alırken daha önce hiç bu kadar keyifli araç kullanmadığımı farkettim. İstanbul-İpsala, İpsala-Kavala arası neredeyse aynı kilometreler ama zamana ve yollara bakınca fark inanılmaz.

    DSC_0887

    Sabahın erken saatlerinde Kavala’ daydık… Otobüslerin durmadığı, girişte güzel bir kumsal farkettik ve hemen durduk, deniz inanılmazdı.

    Uzun süredir denize girmeyen biri olarak denizden hiç çıkmadım ne yorgunluk kaldı, ne de tur şirketinin batmasının üzüntüsü  😀

    IMG_7275IMG_7285

    Bütün günü sahilde deniz, yemek, eğlence ile geçirdik ve Yolların Yaramazı (aracımız) ile dönerken gördüğümüz her yerde durduk, alışveriş yaptık, manzaraların keyfini çıkarttık.

    Anladık ki araban ile yola düştüğünde istediğin yer senin tatil alanın, istediğin yön senin yönün hem de ucuz… İki kişi otobüs ile gitsen, turlarla daha pahalıya geliyor .Manzaraların keyfini çıkarttık. Akşam geç saatlerde İstanbul’ daydık.

    Sonrasında ne mi oldu? Her hafta sonu yakın komşuları ziyaret, uzun yakalanan her tatil fırsatında komşuların güzelliklerine keşif….

    Bizim tavsiyemiz motorsiklet tutkunlarını dışarda bırakarak, tatili seven ve araba ile seyahat etme fırsatı bulabilen herkesin bunu bir kere denemesi…..

    Tabii bu çılgınlığın önümüzde ki bütün tatilleri şekillendireceğinden de haberimiz yoktu, uzakları araba ile yakınlaştıracağımızdan da…

  • Sırt Çantalı Avrupa Yolculuğu Ne Kadara Mal Oldu?

    Sırt Çantalı Avrupa Yolculuğu Ne Kadara Mal Oldu?

    22 gece 23 günlük gezinin maliyet defteri :

    Kapı Komşumuz Avrupalı yazımında da belirttiğim gibi bu gezininde çıkış noktası Selanik’ti.  İstanbul’dan Selanik’ e otobüs ile, Metro turizm, İspanya içinde ALSA otobüs şirketi ile, İtalya’da otobüs pahalı olduğundan tren ile, Fas’ta araç kiralama ucuz olduğundan araba ile seyahat ettim. Ülkeler arası geçişlerde orobüs ve tren pahalı olduğundan imdat çığlıklarıma her zaman olduğu gibi Rynair yetişti. Önceden bilet ayarlarsanız inanılmaz fiyatlara bilet alabilirsiniz.

    Yol ücretleri                                  : 1.100 TL

    Otel ücretleri                                 :     520 TL

    Yemek toplam bedeli                :   1.175 TL 

    Çöl Turu                                          :    100 TL

    Valensiya Akvaryum                :      60 TL

    Muze girişleri                               :      55 TL ……..TOPLAM : 3.010 TL……..

    Ne kadar çok ya da az para harcadığınız size bağlı. Her ülkede yöresel lezzetleri yerinde tatmak için restorantlara gitmiş olsamda bunu hergece yapmadım. Meydanlarda yöresel şarapları yudumlayarak müzik dinlemek ve etrafı seyretmek keyifli ama heran yapmaya gerek yok. Herşeyi denemek istiyorsan istediğin her şarabı marketlerde bulabilir ve açmak için restorantlardan yardım isteyebilirsin  😉

    ** (1 USD=2 TL)

    YUNANİSTAN

    Selanik : İstanbul’dan otobüs ilk gece uyku otobüs ve diğer gece hotel konaklama (2 gece)

    İTALYA

    Roma         : Selanik’ten uçak ve hostel konaklama (2 gece)

    Floransa :  Roma’dan tren  ve uyku yine tren (1 gece)

    Venedik    : Floransa’dan tren ve uyku yine tren (1 gece)

    Pisa           : Venedik’ten Floransa-Pisa tren ve İspanya’ya geçiş

    Bergamo : Madrid’ten uçak ve İstanbul’a geçiş

    İSPANYA

    Barcelona: Pisa’dan uçak ve hostel konaklama (3 gece)

    Valensiya : Barcelona’dan tren ve hostel konaklama (1 gece)

    Seville    : Marakeş’ten uçak  ve hotel konaklama (1 gece)

    Malaga : Seville’da otobüs ve hostel konaklama (1 gece)

    Cordoba : Malaga’dan otobüs ve uyku yine otobüste (1 gece)

    Madrid : Cordoba’dan otobüs ve uyku havalimanı (1 gece)

    FAS 

    Marrakeş  : Sevilla’dan uçak ve Riyad konaklama (1 gece)

    Suvayr       : Marakeş’ten araba ve Riyad konaklama (1 gece)

    Safi             : Suvayr’dan araba

    El Jadida : Safi’den araba

    Fes             : El Jadida’dan araba ve hostel konaklama (1 gece)

    Meknes    : Fes’den araba ve hostel konaklama (1 gece)

    Rabat       : Meknes’den araba ve riyad konaklama (1 gece)

    Kasablanka : Rabat’tan araba

    Marakeş     : Kasablanka’dan araba ve Hostel konaklama (1 gece)

    Quarzazate: Marakeş’ten çöl turu ile

    Zadar           : Çöl konaklama (1 gece) ve Marakeş dönüş, uyku havalimanı (1 gece)