Bir Kadın Gezginin Maceraları

Yazar: tatligezgin

  • Nazca Çizgileri, Peru

    Nazca Çizgileri, Peru

    Yüzyıllar önce yapıldıkları tahmin edilen bu devasa şekiller neden çizilmiş? O zamanlarda havacılık olmadığına göre neden sadece havadan görülebilecek şekiller çizmişler? Bugün ‘Astronot’ olarak adlandırılan o figür asırlar önce neye istinaden, neye benzetilerek çizilmiş?

    Nazca çizgileri macerasının mini videosunu izleyin.

    İnsanlık tarihinin belki de en büyük sırlarından biri, tam anlamıyla bir gizem Nazca çizgileri.

    DSC_0737

    M.Ö. 1oo ile 600 yılları arasında çizildikleri düşünülen bu figürler, acaba Erich von Däniken ‘in kaleme aldığı‘Tanrıların Arabaları’ adlı kitabında yazdığı gibi, uzaylıların zeka ürünü mü?  Gerçekten yamuğa benzeyen o şekiller uzay araçlarının iniş pisti mi? Nazcalılar onları ‘Tanrılar’ kabul edip  onların görebilmesi için mi bu devasal hayvan figürlerini çizdiler?

    Bu şekiller nasıl keşfedildi?

    Bu çizgilerden bırakın dünyayı, Peru bile o kadar habersizdi ki! Pan America yol çalışmalarında bile farkedilmemişti. Bugün yol tamda bu figürlerin ortasından geçiyor. Neyse ki yol daha solda değil   ;-)

    photo-001

    1926 yılında, bu bölgede Nazca kültürü ile ilgili arkeoloji çalışmaları devam ederken, ekipte yer alan iki kişi bir tepeye tırmanıyor, kendilerini bekleyen süprizden habersiz. Çölün üzerinde bir insan elinden çıkamayacak kadar büyük, olağandışı şekilleri görünce hayret içinde kalmışlar ve geri dönerek gördüklerini anlatmışlar. 1930 yılında, Peru Hava Kuvvetleri bölgede uçuş yaparak çektikleri fotoğraflar ile bu figürlerin varlığını doğrulamış. 1939 yılında da Amerikalı arkeolog Paul Kosok ‘un yaptığı keşif uçuşu ve yayınladığı fotoğraflar ile tüm dünya bu çizgilerden haberdar olmuş.  Çizgiler, 1300 km2 alana yayılıyor, geometrik ve hayvan figürlerinden oluşuyor. Toplamda ismi konulan 26 dev figür var.

    Şekiller baktıkça sizi hayrete düşürmeye yetiyor. Çünkü Nazca çölü üzerinde uçarken gördükleriniz arasında, yüzlerce metre büyüklüğünde maymun, 250 metreden büyük kuş figürleri, 50 metreye yakın örümcek ve daha birçoğu… Neden? Neden? Neden? sorusu beyninizi kemiriyor resmen, bu figürlerin üzerinde uçarken. 500 metrelik dev ok Pasifik okyanusuna doğru yönelmiş neyi anlatmaya çalışıyor?

    DSC_0728

    1940′ lı yıllardan bugüne bir çok teori ortaya atılmış ve çürütülmüş durumda. Astroloji ile ilgili denilmiş ama sonuç getirmemiş. Eskiden, güneş ve ayın zamanları için çizilen figürler, insanlara ekinlerini ekmek ve biçmek için yardımcı oluyordu. Belki buradaki bazı geometrik şekiller için böyle düşünülebilir ama bu amaçla çizilmiş olsalardı neden sadece havadan görülebilecek şekilde çizilmişlerdi? Veya neden hayvan figürleri bunun içindeydi?

    52 yılını (1946-1998) bu çizgilerin anlamı için adamış Alman matametikçi Maria Reiche’ de sorulara net cevaplar bulamamış olsada bugün devam eden bir çok araştırmaya ışık tutmuş. Ve 1983 yılında bu dev şekillerin UNESCO Dünya Mirası olarak kabul edilmesini sağlamayı başarmış.

    Peki bu şekiller nasıl yapılmış olabilir?

    Bir kurama göre, insanlar ip ve tahtalar kullanarak şekillerin nereden başlayıp nerede biteceklerine işaretlemiş. Ardından bölgedeki tüm taş ve çakılları temizlemişler. Yapılmak istenilen figürün en küçük parçasından büyük şekile doğru çizimlerini yapmışlar ve bunun için çölün üzerinde ki sert tabakayı kazıyarak altındaki açık renk tabakaya ulaşmışlar.

    DSC_0805

    Kum fırtınalarının olduğu bir bölge olduğunu düşündüğümüzde bu çizgileri yaparlarken kumların altında kalmamış mı? Tekrar tekrar bulup temizleyip yeniden mi yapmışlar? Ne kadar zamanlarını almış?

    İtalyan arkeolog  Guiseppe Orefici’ni bu kuramı, Perulu ilkokul öğrencileriyle gerçekleştirdiği bir deneyle kanıtladı. Öğrencilerle birlikte, direkler, ipler ve bazı temel geometri kurallarını kullanarak, bu dev şekillerden bir tanesinin benzerini yarım gün içinde gerçekleştirdi. Ne kadar ilginç di mi? Sadece yarım günde…

    photo 2

    Bugün gördüğümüz figürler, bunca yıl nasıl olmuşta  kumların altında kalmamış? sorusu aklımdan çıkmıyor hiç. Belki de kaldılar ve sonrasında 1926 yılında keşfedildiler. Bugün fırtınalar ile üzerleri kapanıyor yine belki. Ama koordinatları bilindiğinden sonrasında bazı yöntemler ile üzerindeki kumlar temizleniyor belki de. Kim bilebilir ki?

    Ama bugün bir gerçek var ki bu çizgilerin tamamının hala ortaya çıkmadığı. Bunu yazabiliyorum çünkü Ağustos 2014′ de, yaşanan büyük kum fırtınasının ardından yeni nazca çizgileri ortaya çıktı. 60 metre büyüklüğünde ki bu şekil yılan, deve hatta lamaya benzetiliyor. Yanında da başka bir kuş figürü bulunuyor. Demek oluyor ki, daha yüzlercesi olabilir.

    New lines.JPG

                                                                                 *** Bu fotoğraf  ‘dailymail.co.uk’ sayfasından alınmıştır.

    Peki kim bu Nazcalılar?

    h2_1978.412.63  Ica ve Nazca bölgelerinde yaşamış, 1000 yılı aşkın geçmişi olan İnkalardan önceki kültür. En belirgin özellikleri ileri derece mimariye sahip olmaları. Yapmış oldukları yeraltı su kanalları ile köylere su akışını sağlamayı başarmışlar. Bugün bile bazıları hala kullanılıyor.

     Renkli seramik yapımı ve işlemeleri konusunda ki başarıları arkeolojik kazılar sırasında çıkartılan kalıntılardan anlaşılıyor.

    O dönemde mumyalama konusunda da ileri derecede bilgiye sahip olduklarını bilim adamlarının yaptıkları araştırmalar söylüyor.

    AC -02 Cahuachi Pyramid COmplx -0

    Barışcıl ve koyu dindar oldukları düşünülen Nazcalıların nasıl yok olup gittikleri ile ilgili araştırmacıların tahminleri, kendi ekosistemlerinin düzenini bozmalarından kaynaklı.

    Günün sonunda gerçek şu ki, ne Nazca halkı, kültürü ve yaşamları ile ilgili ne de ne amaçla o çizgileri çizdiklerine dair kesin herhangi bir bilgi bulunmuyor. Ve her geçen gün yapılan kazılar ve araştırmalar başka bir gerçekliğe ışık tutuyor.

    Belkide hiç bir amacı yok bu çizgilerin. Belki sadece asırlar sonra bile adlarından bahsettirmek için yaptılar bunları. Belki hep hatırlanmak için belki de hep gizemli kalmak için. Belki uzaylılar çizdi gerçekten, belki sadece Tanrıların görebilmesi için yaptılar. Belki içinde gerçekten astroloji gizli bugün bildiğimizden farklı. Belki yaşamlarını veya kültürlerini anlatmaya çalıştıkları dev şekiller. Kim bilir!

    Click for cost .

    photo 1

  • Ay Vadisi, Wadi Rum

    Ay Vadisi, Wadi Rum

    Vadi, içine dalmadan yolda karşılıyor sizi. Sarı ve kırmızının güneşin ışıltıları ile dansı, sizi gerçek dünyadan alıp hayal dünyasının içine bırakabilecek cinsten. Tek düşünebildiğin biran önce oraya dalıp kaybolmak…

    DSC_1010

    Bu kez, ‘‘burada kimler yaşamış, kültürleri ve hayatları nasıldı?’’ gibi sorular yoktu aklımda. Doğanın o mucize dediğimiz güzelliği ile karşı karşıya kalınca başka bir şeye odaklanamıyordum. ‘‘Çöl gibi mi?’’ Evet. Ama uçsuz bucaksız çöl değil. Her yerden kum tepeleri daha doğrusu kayaları yükseliyor. Yıllarca güneşe, yağmura, rüzgara meydan okumamışlar, onlar ile birlik olup kendilerine büyüleyici bambaşka güzellikler yaratmışlar. Size de sadece oturup seyretmesi veya tepelerine çıkıp gün batımı ya da doğuşunu izlemek kalmış. 😎

    DSC_1018

    Doğal güzelliğinin büyüsü ile dalıp gitmiş olsam da unutulmaması gereken bir gerçek var ki; 12.000 yıllık geçmişi ile 74.000 hektara yayılan Wadi Rum diğer adı ile Ay Vadisi,  sadece doğal kemerler, dar boğazlar, mağaralar veya renkli kum kayaları içermiyor.  20.000 yakın yazıt, 25.000 kaya oyması ve 154 farklı arkeolojik kombinasyonları ile insanlık tarihinin evrimi ve alfabetik gelişimine tanıklık ediyor. Durum böyle olunca, 2011 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine adını yazdırıvermiş  😉

    Khazalie Canyon_0

    Vadi içerisinde yüzyıllar boyunca inanılmaz güzel değişimlere uğramış bir tepe gördüğünüzde, ‘‘acaba daha ilerdeki o kayalarda ne var?’’ Sorusunu sormadan edemiyorsunuz ama, unutmayın o kadar büyük bir alanın hepsini gezmeniz mümkün değil. Evet, bu vadide insan kaybolmak istiyor ama en doğrusu   ‘‘Turizm Merkezi’’ nden gerekli bilgileri aldıktan sonra yola çıkmak. Vadi’ de yürüyüş yapabileceğiniz gibi jeep, veya deve ile de tüm güzellikleri olmasa da sizi etkileyecek şeylerin hepsini görebilmek mümkün.

    IMG_2550

    Peki ‘‘Wadi Rum’ da ziyaretçilerin en çok görmek için gittiği yerler nereler?’’

    İşte bunlardan birkaçı ;

    Lawrence’ın bahar; etraftaki kayaların üzerinde çekici birçok yazıt görebilirsiniz. Khazali kanyonu; hiking için sizi çağırıyor. Dar ve derin kanyon sizi etkilediği gibi, gördüğünüz kaya yazıtları da sizi düşündürüyor.

    IMG_2649

    Alameleh Yazıtları; develeri ve yaban hayatını anlatan antik kaya çizimlerine harika bir örnek olarak karşımızda duruyor. Burrah kanyonu; renk cümbüşünü barındıran dağlar arasındaki uzun ve derin bir kanyon. Kanyon, yürüyüş sırasında güneş ile beraber sarının ve turuncunun uyumunu gözler önüne serebilmek için sizi çağırıyor.

    DSC_1064-002

    Kaya köprüsü; Bir kum kayasının yüzyıllar boyunca rüzgar, yağmur ve güneş ile nasıl bir işbirliği içine girdiğini görebileceğiniz en güzel noktalardan biri.

    Rock Bridge, Wadi Rum

    Kum tepeleri; dağların arasında oluşmuş bu tepeler size eğlence ve keyfi bir arada sunuyor. Tırmanmak, yuvarlanmak hatta kaymak için sizi bekliyor. Günbatımı(Al Ghuroub); bu keyif içinde birçok yer bulmak mümkün. Gün doğuşunun güzelliği gibi gün batımınında cazibesini Wadi Rum’da yaşamalısınız.

    DSC_1075

    Nebati Tapınağı(Aretas); Nebatilerin ibadet yeri. Allat(tanrıça) tapınağı kalıntılarıının üzerine yapıldığı söyleniyor. Ve son olarak ekleyebileceğim yer Bilgeliğin Yedi Sütünu; 1. Dünya savaşı sırasında Osmanlılara karşı Arap ayaklanmasına öncülük etmiş Lawrence’ ın anısına Wadi Rum’da bazı kayalara adı verilmiş. Burası Lawrence’ ın yazdığı hayal gücü ile gerçekliğin iç içe geçtiği otobiyografi kitabının da adı.

    Seven_Pillars_2008_e5

     Peki buraya nasıl gidilir?

    Wadi Rum, Akabe’ den sadece 60 km uzaklıkta buluyor. Akabe’ den nasıl gidilir? Bilgisisine Akabe yazısından ulaşabilirsiniz.

     Petra’ dan Wadi Rum’ a 5JD’ ye sabah 6:30’ da kalkan otobüs ile gidebilirsiniz. Yolculuk yaklaşık 2 saat sürüyor. Petra’ dan ayrılan tek otobüs olduğu için biletinizi önceden almayı unutmayın. Aynı araba 8:30 gibi Wadi Rum’ dan ayrılarak Petra’ ya geri dönüyor. Eğer sadece bir gece konaklama yapacak ve ertesi gün geri dönecekseniz biletiniz muhakkak elinizde olsun. 120 km. yolu isterseniz 40-50 JD’ ye taksiyle de gidebilirsiniz.

    Amman’ dan direk otobüs bulma şansı ne yazık ki yok. Akabe otobüslerine binerek yolda inmeniz ve buradan ”Turizm Merkezi” ne otobüs ile gitmeniz gerekiyor veya 350 km. yolu 100-120 JD’ ye taksi ile gidebilirsiniz.

    Konaklama içinde ihtiyacınız olan tüm bilgilere ‘‘Turizm Merkezi’’den bulabileceğinizi, unutmayın!

    IMG_2711

    Bedevi çadırlarında yapacağınız konaklamalar hafta içi ve sonu fiyat farklılığı gösterebiliyor. Fiyatlar 60 TL den başlıyor, orta halli bir yerde kalmak için yaklaşık 120 TL ödemeniz gerekiyor.

    IMG_2862

    Şanslıysanız seçtiğin kampta yöresel bir yemek olan ‘‘Zarp’’ yeme şansınız yüksek. Pişirme şekli bizde ki kuyu kebabına benziyor. Tavuk, pilav ve sebzeler ayrı ayrı kumun altındaki çukurlarda pişirildikten sonra size sadece afiyetle yemesi kalıyor.

    YOLA ÇIK! SINIRLARI GEÇ! HAYATI KEŞFET!

    IMG_2775

  • Kayaların Kayıp Şehri, Petra.

    Kayaların Kayıp Şehri, Petra.

    Hangi cümle anlatır onu bilmiyorum ki!

    Picture-of-Jordan-6_Fotor

    O rengarenk kayaların arasında yürümek miydi bu kadar etkileyici olan yoksa, o kayalara açılmış boydan boya yanımda uzanan su kanalları ile şehrin beslendiğini düşünmek mi? Yeri veya konumu değildi bu kez büyüleyici olan, onu insan gücünün-elinin yapmış olmasıydı.

    Petra yürüyüş rotası
    Dünyanın yeni harikasından birisi Petra

    O daracık yoldan meydana açılan kapıda karşınıza geçmiş size gülümsüyor. Ama siz bir adım daha atıp meydana girip selam veremiyorsunuz bir türlü. Çünkü o güzelliğe şaşkınlıka bakarken donup kalıyorsunuz olduğunuz yerde. Binlerce fotoğrafta aynı kareyi görmüş olsanızda yine de ilk kez görmüş gibi vuruyor sizi Petra! Birde oturup güneşin açısı değiştikçe Al-Khazneh’ in renklerinin, sarıdan pembeye, kırmızıdan turuncuya geçişlerini seyrederken söylenecek ne bir söz, ne de bir kelime kalıyor. ‘Şaşkınlıktan dilimi yuttum’ tamda bunun için söylenir işte!

    2200 yılı aşkın tarihi olan Petra’nın M.Ö. 312 yıllarının başında Nebatiler’ in başkenti olarak kullanıldığı düşünülüyor. Bugün hala Petra’ nın muazzam kaya oyması Al-Khazneh’ in, neden yapılmış olduğu ile ilgili araştırmalar devam ettiği gibi, adından anlaşıldığı üzere (El-Hazne) kayıp hazineler ile ilgili söylentilerde devam edip gidiyor…

    Nerdeyse beş yüzyıl boyunca dış dünyaya kapalı kalmış bu şehir 1812 yılında, İsviçreli kaşif Johann Ludwig Burckhardt sayesinde dünya ile tanışmış. 1845 yılında şair John William BURGO’ nun Petra için yazdığı ‘ Tarihin yarısı kadar yaşlı gül kırmızısı şehir’ ile Newdigate yılın şiiri ödülü almasıyla dikkatleri daha da fazla üzrine çekmeyi başarmış. Bugün Peru’ daki Machu Picchu ile kardeş şehir olarak anılan Petra 1985 yılında UNESCO dünya mirası listesinde yerini alırken, 2007 yılında da yeni 7 Dünya Harikası’ ndan biri olmuştur.

    DSC_0388Nam-ı değer Gül Şehri, bugün Ürdün’ ün simgesi haline gelmiş. Amman’ dan 260 km, Akabe’ den 120 km uzaklıkta bulunan Petra antik şehri , Lut Gölü ile Akabe körfezi arasında yer almaktadır. Antik şehirde birçok ev, tapınak ve tiyatro bulunmaktadır. Tarihteki yaşına bakıldığında birçok dönemin (Nebati, Roma, Bizans…vb) tarihi eserlerinin birleştiği muhteşem bir yer olmasına şaşmamak gerekiyor.

    Petra Antik Şehri’ nin bulunduğu vadi, ‘İpek Yolu’ olarak bilinen Çin, Arabistan, Hindistan ve Mısır ile, Roma, Suriye ve Yunanistan’ ın bağlandığı ünlü ticaret yolu üzerinde bulunuyordu. Bu nedenle, Arap Yarımadası’ ndan gelen ve kökenlerinde göçmen olan Nebatiler’ in ticaret yollarını kontrol etmesi ve zaman içerisinde büyük bir ticaret krallığı haline gelmiş olması sürpriz olmasa gerek. 😉

    Petra Antik Şehri’ nde görümesi gereken yerler, haritadan da göreceğiniz gibi hatrı sayılır düzeyde.

    Screen Shot 2014-11-28 at 11.50.22 PM

    Her yeri karış karış gezmek istiyorsanız en az iki gününüzü ayırmanız gerekiyor. Olmazsa olmazları görsem dediğinizde hızlı bir gün sanırım sizi kurtarır. Yaz ve kış aylarında sabah 6’ da açılırken, yazın akşam 6 kışın ise akşamüstü 4 de kapanıyor Antik Şehir. Rahat gezebilmek ve fotoğraf çekebilmek istiyorsanız açılış saatinde orda olmanızı tavsiye ederim. Giriş ücreti, 90 JD.

    IMG_2456

    IMG_2416

    Ayrıca gece mum ışıkları altında Petra’ yı görmek isterseniz Pazartesi, çarşambe ve Perşembe günleri akşam 8:30 ile 10:30 arasında yürüyüşe ve gösteriye 17 JD’ ye katılabilirsiniz.

    Girişten Al-Khazneh’ ye kadar olan yürüyüş yolu 1.2 km. Bu yol Al-Siq olarak adlandırılıyor. Sizi kayaların arasında daracık yollar bekliyor.Sanırım canyonun en geniş yeri 5-6 metreyi buluyor. Yolu, kayaları, renkleri ve manzarayı görünce aklıma ilk gelen Alice Harikalar Diyarı’ nda oldu. Ara arada İndiana Jones ve Mumya film karelerinin içine girip çıkmadım dersem yalan söylemiş olurum  😆

    DSC_0364

    DSC_0376 IMG_2228Yükseklikleri 180 metreyi bulan canyonun arasında yürürken manzarasizi gerçekten büyülüyor ve hiç bitmesin istiyorsunuz. Şaşkın şaşkın etrafa bakarken bir anda o daracık aradan süzülen muzzam bir şey sizin adım atmanızı engelliyor ve çakılıp kalıyorsunuz. Al-Khazneh, size göz kırpıyor.

      O daracık meydana girdiğinizde ağzınızı kapatmayı unutmayın! Sizi renk cümbüşü ile muazzam mimarisi ile içine çekiyor hemen. Kralın hazinelerinin burada saklandığının düşünülmesinden kaynaklı ismi Hazine(Khazneh). El-Hazne’ nin taşları güneşle beraber sabah yumuşak sarı ve şeftali tonundayken, ikindi vaktinde , turuncudan kırmızıya doğru renkleri değişiyor. Gün batımında ise yaşların renklerinin yoğun kırmızıya döndüğünü görebilirsiniz.

    El-Hazne’ nin yanından devam ettiğinizde sizi Roma Amfitiyatro geliyorsunuz. Nebatiler’ in yaptığı bu alan daha sonra Roma döneminde genişletilmiş. 7000 adet oturma yeri mevcut. Hemen karşısında Royal Tombs adı verilen Kral Mezarlarını görebilirsiniz. Yola devam ettiğinizde tabelalar sizi Bizans Kilisesi’ ne çıkartacaktır.

    IMG_2263

    Screen Shot 2014-11-28 at 1.02.36 AMPetra Antik Şehri ve vadiyi en güzel göreceğiniz noktalarda birisi, şehrin en kutsal alanı The High Place of Sacrifice. Zamanında Nebatiler’ in tanrılara kurban vermek için kullanılıyormuş. Buraya çıkış için birden fazla yürüyüş rotası bulunuyor. En kısa yol 1.5 saatalırken en uzun yol 3 saati buluyor. (gidiş-dönüş

    Bir diğer görülmesi gereken yerlerin başında antik şehrin en büyük anıtı El-Deir Manastırı geliyor. Anıt, El-Hazne ile aynı tarza sahip, yapılışının M.Ö 1. yüzyıl olduğu tahmin ediliyor. Görmek için 800 basamak çıkmanız gerekiyor ve bunun için yaklaşık bir saatinizi ayırmalısınız. Ama isterseniz eşşekler ile yaklaşık 10 JD’ ye çıkabilirsiniz. Onların sizden daha hızlı çıkmadığını ve pazarlık etmeniz gerektiğini unutmayın.

    Screen Shot 2014-11-28 at 1.07.03 AM

    Ürdün’ e yolunuz düşüyorsa Petra Antik Şehri’ nin büyülüyeci güzelliğini görmeden dönmeyin. Yüzyıllara meydan okuyan bu şehir sizi tarihin derinliklerinde bir yerden başka bir yere götürüyor. Birçok döneme ait kültür, yaşam ve kalıntıları bir arada tutan muhteşem bir birleşim Petra.

    IMG_2316

  • Akabe, Ürdün

    Akabe, Ürdün

    Kızıldeniz’ de dalmak mı yoksa tarihte mi kaybolmak istiyorsunuz?  Çöl’de yürüyüş ve gün batımı mı sizi cazip geliyor yoksa kumlarda miskinlik yapmak mı? 

    Kış aylarında içim ısınsın, yakın yer olsun, canım ne isterse onu yapayım, biraz ondan biraz bundan da olsa diyorsanız sanırım Akabe, Ürdün tam size göre…

    GOPR0947-001_Fotor    Akabe, Ürdün’ün denize açılan tek kapısı.  Kızıldeniz’ in bir kolu olan 160 km. uzunluğunda ve  24 km. genişliğinde ki Akabe körfezini (ya da diğer adı ile Eliat Körfezi)  İsrail, Mısır ve Suudi Arabistan ile paylaşıyor. Karadan İsrail’ in Eliat şehrine 10 dk,  denizden Mısır’ ın Taba şehrine 45 dakika ve  Mısır’ ın Nuweiba şehrine hızlı botlar ile sadece 2 saat uzaklıkta. Hem konumu nedeni ile hem de  zengin mercanları ile deniz, dalış ve sörf seven turistlerin Ürdün’ de en önemli ziyaret noktası olarak ön sıralarda yerini almayı başarıyor.  Buna birde Dünya’nın yeni yedi harikasından biri olan Petra ve gözlere  renkleri ile ziyafet sunan Wadi Rum eklenince bir turist için tadından yenmez bir şehir oluveriyor.  😉

    GOPR0969-004_FotorGüneşin ve kumun keyfini çıkartmak için ücretsiz kumsallar olduğu gibi 7.5 JD ödeyerek Berenice Beach Club’ de bütün gün havuz ve plaj keyfini sonuna kadar çıkartabiliceğiniz gibi birçok su sporlarınıda yapabilirisiniz. Otellerden ücretsiz ulaşım sağlıyor olması tesise gidip gelmenizi daha da kolay bir hala getiriyor.

    4 günlük gezinin ilk durağı olan Akabe’ye gelince ilk işimiz şehiri tanımak olsada hepimizin heyecanla kendini ılık sulara bırakmak isteği daha ağır bastı ve kısa bir Akabe şehir-kültür turu ardından Kızıldeniz sahillerine doğru yol aldık. Denizin, güneşin ve su sporlarının tadını çıkarmak için, Berenice Club’ ıniçinde herbir tarafa dağılıverdik. Yer Kızıldeniz olunca dalış tutukunu biri olarak o güzelim mercanlara dalmadan edemedim. Suyun sıcaklığı ve mercanların güzelliği tüpünüzdeki havanızı son nefesine  kadar kullanmaya zorluyor sizi. 😎 Denizden çıkmak için kumsala yaklaştığımızda sadece 3 metre derinlikte bulunan iskelenin altındaki minik balıkları görünce oraya resmen yapışıp kaldım 😀  İskelenin altında da  çevresinde de birçok mercan ve renkli balıklar bulunuyor.  Bu nedenle,  şnorkelinizi kapıp, saatlerce denizden çıkmak istememenize kimse şaşmamalı!

    Unutmadan, yüzerken kafanızı bir kaldırıp etrafa bakın! Arkanızda Ürdün varsa karşınızda İsrail ve Mısır duruyor. Az ilerde de Suudi Arabistan…

    DSC_1125_Fotor

    Bütün gününüzü kumsalda geçirmek istemiyorsanız Kızıldeniz’in keyfine vardıktan sonra Akabe’ nin tarihini ve kültürünü tanımak için minik bir gezi yapabilir ve alışveriş ile zaman geçirebilirsiniz.

    IMG_1982_Fotor_Fotor_Collage

    Merkezde birçok atıştırmalık yerlerde, çok şık restorantlarda bulmak mümkün.  Her yerde muhtemelen falafel ve humus sizi bekliyor olacak. Mutfak kültürümüz birbirine yakın olduğu için birçok lezzeti ‘bizde böyle yapılıyor’ şeklinde karşılaştırmanız muhtemel. Sadece yöresel lezzetleri değil birçok farklı mutfağa ait yemekleri de bulabilme ve deneme şansınız olduğunu unutmayın lütfen. Akabe, akşam saatlerinde de güvenli bir yer olduğu içinde (Orta Doğu’nun en güvenli yeri desem sanırım çokta yanlış birşey söylemiş olmam) çok rahat sokaklarda gezebilir, bir yerde oturup çayınızı veya kahvenizi yudumlayabilirsiniz. *** Eğer çay içmek istiyorsanız şekersiz isdeğinizi siparişinizi verirken belirtmelisiniz. Eğer şekerli demlenmediyse şanlısınız şekersiz çay içebilirsiniz  😛

    IMG_2879_Fotor_Fotor_Collage

    Ürdün mutfağında tatlı seçiminde ilk sırayı  baklava ve künefe  alıyor. İrmikten yapılmış künefe damak tadımıza biraz farklı da gelse, denemenizi tavsiye ederim. Yemek olarak mansaf yöresel lezzetlerin en başında. Mansaf; pilav üzerine koyun etinden yapılıyor. Meze olarak en yaygın bulunanlar humus ve falafel. Kısacası bizim mutfağımızdan yabancı olmadığımız lezzetler…

    Akabe, Kızıldeniz’ den sonra Petra ve Wadi Rum’a ulaşım içinde iyi bir nokta. Neden mi?  

    DSC_0376_Fotor

    DSC_1018_FotorAkabe’ den Petra’ ya sabah 6′ da başlayarak günde 5 kez sefer düzenleniyor ve fiyatı 5 JD. Yaklaşık 2-2.5 saat sonra Petra’ dasınız. Son otobüs akşam 5’ te Petra’ dan ayrılıyor. Dilerseniz aynı gün geri dönebilirsiniz. Taksi ile ulaşım sağlamakta mümkün. Akabe’ den 120 km uzaklıktaki Petra için ortalama fiyat 40-50 JD. Aynı şekilde sabah 6.30’ da başlayıp günde 4 sefer ile 3 JD’ ye yaklaşık 1-1.5 saatte Wadi Rum’ a ulaşmanız mümkün.  Wadi Rum, Akabe’ den 70 km uzaklıkta, isterseniz 20-30 JD gibi bir ödeme ile takside kullanabilirsiniz. Wadi Rum Visit Center’ dan jeep, deve turları ve konaklamalar ile ilgili tüm bilgelere ulaşmanız mümkün.

    Kızıldeniz’ in ılık sularında yüzmek, Petra’ da tarihin içerisinde kaybolmak, çölde bedevi olmak veya birçoğumuzun bildiği ‘Indiana Jones and the Last Crusade’, ‘Passion in the Desert’, ‘The Mummy Returns’, ve ‘Transformers: Revenge of the Fallen’ gibi film karelerinin arasına dalmak için  özellikle içinde bulunduğumuz bu kış aylarında uzun bir haftasonu kaçamağında akla gelebilecek yerlerden biri  neden Akabe olmasın!

    Petra ve Wadi Rum’ u kapsayan Akabe gezisi benim için çok özel bir geziydi. Çünkü sadece deniz,  çöl ve dünya harikasını görme fırsatını değil, aynı zamanda bu turu gezgin arkadaşlarım ile beraber yapma fırsatını buldum. Tabi buna Türk Hava Yolları konforuda eklenince keyif üstüne keyif oldu.

    Teşekkürler, Türk Hava Yolları….

    DSC_0124_Fotor

  • Karayiplere Yolculuk.

    Karayiplere Yolculuk.

    Karayip Denizi’ne doğru minik bir gezi yapmaya karar vermeden önce, Karayip denizi üzerinde toplamda 7.000′ den fazla ada-adacık ve 28 tane ülke  olduğundan haberim yoktu. Hala sayılar konusunda kaynaklar net mi? emin olamıyorum. En büyük ülke Cuba. Bunu sırası ile Haiti, Dominik Cumhuriyeti ve Jamaika takip ediyor. Yüzölçümü olarak ne kadar küçük olsalar da bugün birçok Avrupa ülkesinden daha fazla nüfusa sahipler.

    Hangi ülkeye vize gerekiyor?  Ülkeler tek adadan mı oluşuyor?

    Screen Shot 2014-09-26 at 11.04.30 AM

    Karayip ülkeleri dışında Belize’nin 1, Honduras, ‘ın 6, Colimbia’ nın 10, Mexico’ nın 4, Nicaragua’ nın 4, Venezuela’nın 15, Guatemala, Costo Rico ve Panama’nın da 1 tane adaları var.

    Hangi ülke için ne vizesi gerekiyor aslında hala soru işareti bende. Çünkü net bilgi bulamadığın gibi, aradığım bazı ülke konsolosluklarında çalışanlardan biri vize gerekmiyor derken bir diğer gerekiyor diyebiliyor. Yola çıkmadan önce muhakkak son kontrolleri yapın.

    Adaların yeri ve konumu nedeni ile en doğru mevsim bu demek biraz zor olsa da Aralık-Nisan arası en güzel dönemi. Karayip iklimi nedeni ile her dönem gidilecek bir yer. Ama hortum zamanına dikkat  😉

    En büyük sorunlardan bir tanesi de hangi ada bana en uygun olanı? Çünkü hangi ada hakkında bir şeyler için araştırma yapsan en iyisi kendi adaları. Ama günün sonunda neredeyse hepsi, karayiplerin o kristal sularına ve tropikal iklimine sahip.  Yaptığım araştırmalar sonucunda kültür ve keşif turuna çıkacaksam listemde Cuba, Haiti, Dominican Republic, Jamica ve Puerto Rico yer alırdı. Fiyatları en uygun, adalar arası geçişleri en kolay ve dinlenmek için en güzel sahiller listesinden yola çıkınca da listemin başında Puerto Rico, US Virgin ve British Virgin adaları yer aldı. Tabi gönül ister ki aylarca orda olup her yere girip çıkmak 😛

    1920539_703402663083249_2671815394674342390_n

    Araştırmalar sonucunda gördüğüm kadarı ile en uygun uçuşu Puerto Rico’ ya yapmak mümkün.  Uluslar arası uçuşlar için; American Airlines, United Airlines, Delta Airlines ve Air Canada’ ya bakmanızı tavsiye ederim. New York veya Miami üzerinden  en kolay ve uygun uçuşlar Jetblue, Spirit Airlines, Delta, US Airways ve Delta Airlines’ da. Tek yön bilet alabildiğiniz için gidiş ve gelişleri farklı yerden yapmak mümkün. 😆

    Bu havayollarına ek olarak adalar arası ve diğer ülke uçuşları için tavsiye edebileceğim bir iki havayolu şirketi; LIAT, SLM Airlines, Cayman Airlines, Copa, Capeair,Winair, Caribbean Airlines ve Inselair…

    Adalar arası tek yön uçak biletleri 50 USD’ den başlıyor, ne kadar önce bilet alabildiğinize göre. Spirit veya Jetblue ile tek yön 110-120 USD’ye Puerto Rico’ ya bilet bulabilmek mümkün. İstanbul çıkışlı gidiş-dönüş biletler ise 800 USD’den başlıyor. Puerto Rico’da 9 tane havalimanı olduğu düşünülürse en uygun biletleri oraya bulmaya şaşmamak lazım. 😉

    Kalacak yer konusunda bazı adalarda çok fazla alternatif bulma şansı yok çünkü tatil köyleri ile dolu. Gitmeden önce kalınacak yerler ve fiyatlar konusunda iyi araştırma yapmanızı tavsiye ederim. Birçok yerde fiyatların üzerine sadece vergi değil kullanım ile ilgilide 30-50 USD arası eklemeler geliyor. Hemen her yer böyle yerler var. Kamp yapmayı seviyorsunuz, karayip sahillerinde ay ışığı, gece deniz keyfi için bana sorarsanız mükemmel. Yer ayarlamadan gidiyorsanız ve kamp seviyorsanız yanınıza muhakkak malzemelerinizi alın derim.

    Karayipler ile ilgili araştırmalarımda bana çok fazla yardımı dokun bu iki siteye bakmanızı tavsiye ederim. http://gocaribbean.about.com , http://www.priceoftravel.com

    İyi yolculuklar…

  • Basit Matematiksel Bir Hesaptı! 15 Yıl Sonra ‘GEZİ BİRİKİMİ’ oldu.

    Basit Matematiksel Bir Hesaptı! 15 Yıl Sonra ‘GEZİ BİRİKİMİ’ oldu.

    ‘Babam veya annem ne kadar para verirse, o kadarını aynı gün harcardım.  ‘

    Genelde gezmeyi seven ve biz çok gezenlere sorulan soruların başında; Gezi bütçeni nasıl ayarlıyorsun? Kendi paranla mı yoksa sponsorlar ile mi geziyorsun?  Bu kadar çok gezip bu kadar az nasıl çalışıyorsun?  Bunun sırrı nedir?  Gibi sorular var. Bu soruların cevabı benim için ‘GEZİ BİRİKİMİ’ m de  saklı.

    Benimle ilgili kısa bilgilere göz atmak isterseniz hakkımda tıklamanız yeterli.

    Babam veya annem ne kadar para verirse, o kadarını aynı gün harcardım. Hatta bir gün hatırlıyorum okula giderken babamdan para istemiştim. O,  uyku sersemliği ile bana ‘pantolonumun cebinden ihtiyacın kadarını al’ demişti. Bende ne kadar para varsa alıp aynı gün harcamayı başarmıştım. Niye cebimde dursun ki! Sokakta ki kediye süt al, kendine şeker alıyorsan herkese al, kardeşine bir şey al….cebinde kuruş kalırsa ayıp olur  😉 Tabi onlarda sonunda benim haftalık kavramını anlayamayacağımı kabul ettiler bir süre sonra, ve günlük ihtiyacımdan fazla para vermemeyi öğrendiler. 😳

    gulcin Üniversite yıllarına kadar da, parayı kontrollü harcamak, para biriktirmek ne demek? Para nasıl biriktirilir? Hiç ama hiç öğrenemediğim bir şey oldu. Adana’dan ayrılıp İstanbul’a geldikten sonra ailem düzenli banka hesabına para yatırmaya başladı. Durum böyle olunca biraz da olsa tutumlu olmayı öğrendim. Ama birikim kavramı ile tanışmamın nedeni bu değildi.

    Cebimde bozuk para taşımayı hiçbir zaman sevemedim. O yıllarda da, her sabah evden çıkarken evin bir köşesine bozuk paraları koyuyordum ya da çantamı değiştiriyorsam içinde bırakıyordum. Ve bir gün, o küçük paraların ne kadar önemli olduğunu keşfettim. Nasıl mı?

    Finallere hazırlanıyordum, evde yiyecek bir şey kalmamıştı ve markete gitmem gerekiyordu ama üstümde hiç para olmadığını fark ettim. O buz gibi havada bankaya kadar gitmekte gözümde o kadar büyüyordu ki. Kenara köşeye koyduğum demir paralar geldi aklıma ve her köşede, çantalarımda ne kadar varsa topladım ve markete gittim. Neler neler almıştım onlarla, şimdi bile hatırlıyorum. O gün anladım ki, bu paraları biriktirirsem başka şeylerde yapabilirim.

    O günden sonra her gün bozuk paraları aynı yere koymaya başladım. Onları harcamaya kıyamıyordum. Her geçen gün artıyorlardı ve bunu görmek beni çok mutlu ediyordu. Bir süre sonra bu paralar ufak ufak banka hesabına yatmaya başladı. Ve üniversite biterken onlar ile gezilere gitmeye başladım. O kadar keyifliydi ki! Şuraya gitmek istiyorum ne kadar? Tamam gidebilirim, bankadan alırım hemen  😆

    10711677_10154574703260654_1648283458_n

    İşte böyle başladı gezi için para biriktirme macerası. İş hayatına başladığım zaman yaptığım basit hesaplamalar ile ne kadar para biriktirebilirim? Eğer yıllarca o gezi birikimine hiç dokunmazsam sonunda istediğim yerlere gidebilir miyim? Soruları ile başladım kağıdı doldurmaya. Tabi o zamanlar ne birikimli hesaplar, ne bireysel emeklilikler ne de bu iş için kurgulanmış fon hesapları vardı. (Hala bu uygulamaları tam olarak kullandığımı söyleyemem…)

    O günden bugüne 16 sene geçti…. Ve bugün gezmek için bu ‘Gezi Birikimi’ ni kullanıyorum. PARA BİRİKTİRMEK HİÇ FENA OLMAMIŞ GALİBA?  😎

    Birikim nasıl yapabilirim mi diyorsunuz? Bu basit soruların cevapları nelerdi? Kalemi kağıdı alıp yazıp çizeyim bakayım…

    • Ne kadar maaş alıyorum?
    • Ev, Elektirik, su…vb temek ihtiyaçlara giden para ne kadar?
    • Bunlar dışında en çok nelere para harcıyorum?
    • Bu harcamaların içinde gereksiz diyebildiğim ne var?
    • …… kadar eksik maaş oluyor olsaydım ne olacaktı? Hala vazgeçemediklerimi yapabiliyor muyum?
    • Ne kadar sabırlıyım?
    • Her ay, açacağım bu ayrı hesaba …… kadar parayı atıp unutabilecek miyim?
    • Bu hesabı açma amacım şu……… Çok önemli bir şey olmadığı sürece bu amaç dışında kullanmadan durabilecek miyim?
    • Buna ne zaman başlayabilirim?
    • Ne zamana kadar devam ettirebilirim?
    • Her yılın sonunda mı bu birikimleri kullanarak bir yere gitmek istiyorum, yoksa uzun yıllar biriktikten sonra uzun bir tatile mi çıkmak istiyorum?

    İşte bu basit soru-cevaplar ve aşağıdaki kadar basit hesaplama sonucunda açtım hesabımı yıllarca dokunmadan….

    Screen Shot 2014-09-16 at 1.56.07 PM

    Tabi unutmamak lazım ki hepimizin hayatları, içinde bulunduğu yaşam şartları, çalıştığı iş, kariyerleri, beklentileri, hayalleri, aldığı maaşlar çok farklı.   Ortak birleştiğimiz önemli nokta sanırım, bir şeyler için birikim yapmaya çalışmak. Eğer herhangi bir şey için birikime başlamadıysanız belki bu minicik hesaplama ve yazı size yardımcı olur…

    Birikim yapın ve keşfetmekten korkmayın! ilgili tüm yazılar

    Yola çık! Sınırları Geç! Hayatı Keşfet!

  • Bolivya’ya Doğru Yoldaysanız…

    Bolivya’ya Doğru Yoldaysanız…

    Bolivya hakkında genel bilgilere göz atabilirsiniz.

    Herşeyden önce saatinizi kontrol etmeyi unutmayın!  Çünkü Bolivya farklı bir saat diliminde.

    Her zaman çok büyük firma veya mağazalarda değilseniz pazarlık şansınız olduğunu unutmayın!

    Amaszonas dışında aerocon.bo ve boa.bo uçak için bakabileceğiniz diğer havayolları. Uzun otobüs yolculuklarını sevmiyorsanız bakmanızda fayda var.

    Herhangi bir tur satın aldıysanız lütfen beklentilerinizi yüksek tutmayın! Kesin ingilizce biliyor rehber denildiğinde bilmeme olasılığı var. Bir tur ile anlaşıp gittiğinizde yeterli sayıda kişi yoksa turların birleşme ve başka tur ile gitme olasılığınız var. Ne kadar az beklenti o kadar çok mutluluk  😆

    Bolivya’yı ya seversiniz ya sevmezsiniz ortası yok… Hala kendi içlerinde yaşayan doğal yaşamı bulabileceğiniz bir yer. Avrupa gezileriniz ağırlıklı ise ilk gittiğinizde size çok farklı gelecektir. Kısa bir süre gezdiğinizde ki düşünceleriniz ile bir süre kalıp yaşamlara dahil olduğunuzda ki düşünceleriniz arasında çok fark yaratan bir ülke olduğu hep aklınızda bulunsun.

    blvy

    Bolivya’nın birçok ülkeye sınırı olduğu için birçok giriş alternetifi mevcut, Sadece rotam üzerimde bildiklerimi yazmakla yetiniyorum  😉

    • Eğer uçak ile La Paz’a geldiyseniz havalimanından çıkar çıkmaz lokal minübüslere bakın. 2-3 BOB’a San Francisco kilesinin önüne kadar, şehir merkezi, gidebilirsiniz. Havalimanı için aynı yerden minübüs bulmak mümkün trafik çok yoğun değil ve herhangi bir şenlik yoksa. Merkezden havalimanına taksi 60 BOB.
    • La Paz otogarı, San Francisco Kilise’ sine yürüyerek 15 dakika uzaklıkta.
    • Otobüs ile Bolivya içinde yolculuk yapacaksanız biletinizi almadan önce gideceğiniz yöne tüm otobüsleri kontrol edin ve pazarlık şansınızı deneyin. Size en ugun ve en konforlu olanı bulacaksınızdır.  🙂
    • Yakın mesafelerden La Paz’a geliyor ve lokal otobüsleri kullanıyorsanız sizi son durak diye mezarlık bölgesinde bırakma şansları var. Gece oralardaysanız merkeze gitmek için taksi kullanmanızı tavsiye ederim.
    • La Paz’da taksi fiyatları binen kişi sayısına göre değişebiliyor, aklınızda olsun.
    • Eğer Rurrabanaque’ ya gitme planınız varsa 22-23 saat otobüs yolculuğunu göze almanız gerekiyor veya 40 dk. uçak yolculuğu ile ulaşabilirsiniz. Uçak bileti için amaszonas.com u deneyebilirsiniz.
    • Puna, Peru’dan  Copacabana’ya geçmek istiyorsanız günde sadece iki tane otobüs kalkıyor sabah 7:30 veya öğleden sonra 2’de ve 15 SOL fiyatı.
    • Copacabana’ dan La Paz’ a geçeceksiniz lokal otobüsler ile akşam 6-7′ ea kadar  gidebilme şansınız var. Doldukça kalkıyorlar 15-20 BOB arası fiyatı. Yaklaşık 4-4.5 saatlik yolculuk ve sizi genelde mezarlık bölgesinde indiriyorlar  😕  Her ne kadar otogara gidiyoruz deselerde.
    • Eğer Santa Cruz’a uçak ile geliyorsanız ve uçağa gidecekseniz taksi kullanmanızı tavsiye edebilirim. 40-50 BOB civarında. Eğer fazla eşyanız yoksa havalimanından 7 BOB’a shuttle ile merkezde bir noktaya gidip sonra minübüs (1.5 BOB) ile gideceğiniz yere devam edebilirsiniz.

    La Paz’da Tiwanaku’ya gitmek isteseniz mezarlık bölgesine gidip oradan minübüse binebilirsiniz. Merkezden minübüs ile gidebileceğiniz gibi taksiyle de 15 BOB’a Tiwanaku arabalarına ulaşabilir ve 5 BOB’a gidebilirsiniz. Giriş 80 BOB. Eğer uygun bir tur buluyorsanız onu tercih edin. Maliyetler aynı ve rehber bulmak için uğraşmıyorsunuz 😛

    twnk

    Pampas turunu listenize alabilirsiniz. Rurranabaque’dan başlıyor ve pembe yunusların havzasına gidiyor. Pembe yunuslar ile şansız değilseniz yüzme olasılığınız çok yüksek. Turu ordan ayarlayabilirsiniz 500-1500 BOB arasında değişen fiyatları var. Fiyatlar kalınacak yer ve yemek kalitesine göre değişiyor. Benim 600 BOB aldığım tur yeterince başarılıydı  😆

    pembe

    Copacabana’dan Titicaca’nın en güzel adası olduğu söylenen Isla Del Sol’u pas geçmeyin derim. Sabah 8:30’da adanın bir yanına bot ulaşıyor ve diğer tarafından akşamüstü 4’de kalkıyor. Böylece adanın bir ucundan diğerine yürüme şansınız var. Tek yön bot 20 BOB civarında. Amam bana sorarsanız güneş adası denmesinin bir nedeni var bence bir günbatımı ve gündoğuşu geçirin  😉 40 BOB’dan başlıyarak kalacak yer bulmak mümkün.

    gunes

    La Paz- Uyuni arası yaklaşık 12 saat ve 110-200 BOB arasında değişiyor fiyatları. Ve hemen hemen tüm otobüsler Oruro’dan geçiyor.
    Aynı şekilde Uyuni’ ye Sucre ya da Potosi’den ulaşmakta kolay. Rotanızı nasıl seçeciğine karar verip yola çıkabilirsiniz. O bölge için La Paz- Oruro-Sucre-Potosi ve Uyuni görülmesi gereken yerlerin başında yer alıyor.

    Uyuni’ ye gece otobüsü ile giderseniz sabah indiğiniz yerde sizi bir sürü tur şirketi karşılıyor. Turunuzu ordan alabilrisiniz. Eğer zamanınız yoksa en azından günübirlik turları tavsiye ederim. Tur, sabah 11 de başlayıp 7 gibi bitiyor ve 150 BOB civarında fiyatları. 3-4 günlük Uyuni turu alacaksanız ki en iyi zamanın kasım ayı olduğu söyleniyor 750 BOB. Burdan biraz daha fazla ödeyerek geri dönmek yerine Şili’ye de geçebilirsiniz.

    tuz

    Kalacağınız bölge ve yer için internetten bakıp sonra yerinde görerek kalabilirsiniz. Hem daha uygun olacaktır hemde yazılan ile aynı mı görme şansınız.

    Şu anda 1 USD= 6.90 BOB ve 1 USD=2.86 SOL.

    YOLA ÇIK! SINIRLARI GEÇ! HAYATI KEŞFET!

  • Bolivya Hakkında Kısa Kısa

    Bolivya Hakkında Kısa Kısa

    Ülke ismi bağımsızlık için savaşmış lider Simon Bolivar‘dan alıyor. Güney Amerika’nın orta- batısında bulunuyor. Konumu nedeni ile Peru, Şili, Brezilya, Paraguay ve Arjantin ile komşu.

    Her ne kadar 1825 yılında bağımsızlığını ilan etmiş olsada 1847 yılından sonra Dünya genelinde bir ülke olarak kabul edilmeye başlanmış. Gelenek ve görenekleri dünyanın henüz bozulmamış ülkelerinden biri demek çok yanlış olmayacaktır burası için.

    10 milyonu aşkın nüfüsa sahip Bolivya,  9 bölgeye ayrılmış ve her bölgenin başkenti ayrı kabul ediliyor.  Ve yerleşim olarak ülkenin en büyük şehirleri Santa Cruz, El Alto, La Paz ve Cochabamba.

    Ülkenin başkenti Sucre olmasına rağmen yönetimsel başkenti olarak La Paz kabul ediliyor. Durum böyle olunca 3.640 metre yüksekliğinde bulunan La Paz Dünya’ nın en yüksek başkenti kabul ediliyor. La Paz aynı zamanda Tiwanaku, Sucre ve Potosi ile beraber UNESCO dünya tarihi mirası listesinde yerini almaktadır.

    Ayrıca 3.812 metre yükseliği ile Dünya’nın gezilebilir en yüksek gölü olan Titicaca’ya Peru ile beraber ev sahipliği yapıyor.

    10422095_651198378303678_7343892741245419785_n

    Tabi ki gezilmesi geren en önemli yerlerinden birinin 10.500 km2 alanı ile Dünya’nın en büyük tuz gölü olmayı başarmış Salar De Uyuni olduğunu unutmamak lazım.

    Bolivya çok kültürlülüğün bir sonucu olarak gerçekten büyük bir dil çeşitliliğe sahip. Kaç tane mi? Resmi olarak kabul edileni 37 adet.  Halkın %90′ nına yakını ispanyolca konuşuyor.  Bilinirlikleri bakımından Quechua, Aymara, Guarani…vb sayabiliriz.

    Bolivya, laik bir devlet olduklarını ve din özgürlüğünün garanti altında olduğunu anayasaları ile belirtiyor. Ülkede ağırlıklı olarak Roma katolizm ve Protestanlık dinleri olsada geçmişten gelen eski inanışlara devan eden kişilerde bulmak mümkün.

    Bolivya’da  bölgesel halk müzikleri çok farklı ve çeşitli. Hatta 2000 yılı aşkın süredir dini kutlamalar olarak yapılan Oruro Karnavalı, ‘İnsanlığın Sözlü ve Somut Olmayan Mirası’ olarak UNESCO listesinde yerini almıştır. Her yıl mart ayının 2. günü kutlamaları başlıyor.

    Güney Amerika’nın en ucuz ülkerinden biri olan Bolivya’ya yola çıkıyorsanız göz atmanızda fayda var…