Bir Kadın Gezginin Maceraları

Etiket: Bitola

  • Araba ile Bitola…

    Araba ile Bitola…


    ‘Makedonya’ ya doğru’ yazısının devam…

    Bİtola

       Yaklaşık yarım saat sonra Bitola merkezine vardık. En güzel durumlardan biri, sürekli yemyeşil dağların arasında ilerlemek ve başınızı kaldırdığınızda bu manzarayı nerede olursanız olun görebilmekti. Diğeri ise sınırdan girer girmez benzin için verilen ilk kısa molada bile yanımıza gelip Türkçe konuşan insanlardı.

    Bitola

    Atatürk’ ün liseyi okuduğu,  Manastır Askeri İdadisi’ ni ziyaret ediyoruz önce ve devam ediyoruz merkeze doğru.  Merkezdeki İkinci Philip Meydanı’ ndan Dragon Nehri’ nin geçtiği, genelde insanların uğrak yeri olan  parka doğru ilerledik. Her daim kalabalıklığını koruyan bu yerde çay molasının ardından bir yer ardından Shirok Sokak bizi bekliyor. Sokağa girdiğinizde sağlı sollu kafelerde yorgunluk atabilmek mümkün ki bizde bir tur atıp fotoğraflarımızı çektikten sonra öyle yapıyoruz. Buralarda hala Osmanlı izlerini görebilmek mümkün. Büyük demir kapılar, binalardaki Osmanlı işlemeleri gibi… Yaşayan Türk nüfus çok azalmasına karşın, kiliselerle karşılıklı duran camiler görülebiliyor. Bir kafede oturup içeceklerimizi yudumlarken, saat biraz ilerlemişti ki geceyi 

    Ohrid’ te geçirme kararı aldık aniden ve yola koyulduk

    Bitola

  • Makedonya’ya doğru…

    Makedonya’ya doğru…

    Uzun süredir yaptığımız Balkan ülkeleri gezi planının ilk ciddi denemesiydi Makedonya…

    Yunanistan  Kavala’ da bir gece geçirdikten sonra sabahın ilk ışıklarıyla yola koyuluyoruz, rotamız Makedonya.  Bitola – Niki sınır kapısından girmeyi planlayarak başlıyoruz yola, ilk maceranın yavaş yavaş geldiğinden habersiz. Arabada sohbet sırasında yol ayırımında karşıma çıkan tabeladaki ok işaretini yanlış algılayarak sağ taraftan devam ederek yeni bir yol keşfedeceğimizden habersiz, bir anda kendimizi virajlı dağ yollarında buluyoruz. ”Sınıra yaklaşmamız lazım, neden gemedik? ” diye düşünürken küçük bir Makedonya tabelasını görünce ”tamam” diyorum ama yol dar ve kimse yok, kesin baktığımız yol bu değil….Yolun  yoğun olmamasından çok tercih edilen bir seçenek olmadığınıda çok geç olmadan anlıyorsun. Yapacak birşey yok, yola devam… Yol, Türkiye’ deki Karadeniz’ in meşhur virajlı yollarını aratmadığı gibi güzel yeşile bürünmüş halide keyifli.

     YunanistanYolun keyfi bir süre sonra yerini yorgunluğa bırakıyor ve yolunuza  dinlenebileceğiniz gibi hiçbir yer çıkmıyor. Artık sıcak, yorgunluk ve açlığında bastırması bizim için zorlayıcı olmaya başlamışken karşımıza yolun sağ tarafına konumlanmış bir restaurant çıktı. Derin bir ‘’ohh’’ çekerek arabamızı sağa çekiyor ve içeriye giriyoruz. Önce bir kahve bile olsa iyidir derken yemekte bulunca bizim için doping istasyonu haline geliyor bir anda burası. Ummadığımız kadar lezzetli yemekler  yediğimiz bu yer; dere kenarında, sazlıklar içerisinde – bizim Ağva benzeri – bize biraz dinlenme fırsatı verdi ve artık kendimize gelmiştik. Molanın ardından yeniden yola koyulduk.

    IMG_7441

    ”Bu ne sıcak böyle hava biraz serinlese bari ‘’ dileğimizden 15 dakika kadar geçtikten sonra yol bizi biraz daha düzlük bir tepeye çıkartmıştı ki karşımızdaki dağlara şimşekler çakmaya başladı, sıcaklık birden 20 derece kadar düştü ve bardaktan boşanırcasına bir yağmur başladı. O kadar ki, yolumuzu görmek için arabayı durdurmak zorunda kaldık çünkü yağmurdan önümüzü göremez hale gelmiştik.

    Ben hayatımda ilk defa bu kadar kısa sürede böyle bir hava değişimi yaşadım. İnanılacak gibi değildi. Doğa bize bir anda adrenalin yüklemesi yaptı.  Sanki bir filmin içinde çekilen başka bir sahneye geçmiştik bir anda. Elime fotoğraf makinamı alıp düşen yıldırımları çekmeye çalıştım bir süre ama başaramadım tabii, burada döneceğimiz yolu farkında olmadan kaçırdığımızı  yağmur  hafiflediğinde anlayabildik. Ama toprağın, etrafımızdaki ağaçların ve çiçeklerin kokusu, dağlardaki yeşillerin daha bir yeşili, mükemmel bir görsel ziyafete dönüştü  ve hava artık daha serindi. O yarım saatlik felaket bize eşsiz bir manzara sunmuştu arkasından.

    IMG_7419

    Sonunda yanlış girdiğimiz patika çıkışı, bizi doğru yola bağladı. Küçük birkaç köyün daha içinden geçmemizin ardından sınıra ulaştık ve Bitola’dan Makedonya’ ya girdik.

    Devamı…Araba ile Bitola