Bir Kadın Gezginin Maceraları

Kategori: Öne Çıkan

  • Neden Motosiklet ile Yolda Olmak!

    Neden Motosiklet ile Yolda Olmak!

    Merak ettiğiniz sorular nelerdi? 🙂 Motosiklet hayali nasıl başladı? Nasıl motosiklet alıp yollara düştüm? Neden motosiklet ile uzun yollara ara verdim? Neden bugün yeniden motosiklet rotası?

    Motosiklet ile north cape

    ”Top Gun’‘ filmini bilmeyen yoktur sanırım. İşte bu filmiden bir sahne, ki tahmin edersiniz, beni motosiklet ile tanıştırdı. Ardından kaç kere izledim hatırlamıyorum. Tekrar en son 3 önce izledim, itiraf edebilirim. Orada beni öylesi etkileyen  şey neydi bilmiyorum. Motosikletin verdiği özgürlük hissi mi? Yoksa motosiklet ve sürücüsüne aşık olmak mı?  Ne de olsa çok küçüksün hayal dünyası çok farklı o dönemlerde 🙂

    Yıllar geçti belki ama o tutku hiç tükenmedi. Kendimi 2006 yılında motosiklet kursu ile telefonda konuşurken buldum. Kurs bana detayları verdikten sonra aramızda böyle bir konuşma geçti :

    Kurs : ” Merak etmeyin çabuk öğrenir ve ehliyet alırsınız. En önemlisi denge. Hepimiz çocukken bisiklete biniyoruz o yüzden skıntı olmaz.

    Ben : İyi ama ben hayatımda hiç bisiklete binmedim ki!

    Kurs : Pardon anlamadım! Hiç bisiklede binmeden motor sürüp ehliyet mi alacaksınız?

    Ben : Niye olmasın. Denge önemli dediniz. Ben gayet dengeliyim.

    Ve kursa yazıldım. 7-8 saat verdikleri dersin ardından sınava girerek 17 Mart 2006 yılında A2 motosiklet ehliyetimi aldım. Neden tam tarihi yazdım dersiniz? Çünkü ilk motosikletim CBF 250‘ nin trafiğe çıkış tarihi 15 Mart 2006  🙂

    İlk motosikleti sürerken biraz korku olacak:)
    İlk motosikleti sürerken biraz kotku olacak:)

    Daha 250 km yol yapmıştım ve evin önünde dönüp durmaktan sıkılmıştım bile. Ama kimse benimle yol yapmak istemiyordu, ne de olsa acemisin! Internette gezinirken SüperEva‘ yı buldum. Hemen yazdım onlara durumumu anlattım. Hayallerimi söyledim. Bana dönüş yaptıklarında dünyalar benim olmuştu. İzmit’ e gezileri vardı ve birçok rider o gezide olacaktı. Hem güvenli sürüş hem de birebir riderlar ile birebir olabilme şansı, şaka gibi. İnanılmaz keyifli bir yolculuk yaptım SüperEva ile. Tabi benim için öyleydi, sevgili riderlarım ne düşündü bilmiyorum. 🙂 Sonrasında da birçok rotamı onlar nereye ben oraya şeklinde yaptım. SüperEva, o gün bana böylesi destek vermeseydi sanırım bugün Cape2Cape hayalini kuramazdım. Tabi bu yolculuklarda sevgili kardeşimi unutmamak lazım. Çünkü biz aynı kurstan eğitim aldık ve beraber sınava girdik. 🙂 Birçok rotayı beraber yaptık. Ama merak etmeyin! çocukken onun en sevdiği şeyler bisiklet, kaykay, paten…. oldu hep.

    Teşekkürler SüperEva
    Teşekkürler SüperEva

    Türkiye içerisinde yaptığım uzun yollar  ve aldığım eğitimlerden sonra çok daha konforlu F 650 GS’e merhaba dedim. Koltuğu ayrı konforlu sürüşü ayrı. ABS’ de cabası! 🙂 Artık kim tutar seni ver elini Avrupa. Yunanistan ve Bulgaristan sınır kapısı İstanbul’ dan ne kadar uzak ki!  Birde ordaki yolların çok daha güvenli olduğunu düşünürsen…

    Yolda olmayı çok sevdiğim gibi, ”Hayat paylaştıkca güzel” sözünün ne demek istediğini de bir kez daha görmüş oldum. Motosiklet anlamı benim için, yanlız başıma çıktığım özgür yolculuklardan ziyade,  aynı hayalleri ve duyguları olan, hayata aynı şekilde bakan insanlar ile yolları ve özgürlüğü paylaşabilmek oldu.

    Yunanistan

    Zaman içerisinde iş yoğunluklarının artması, sevdiklerim ile yola çıkacak zamanları denk getirememek ya da farklı rotalardan keyif almaya başlamakla beraber uzun mesafler azaldı, kısa mesafeler ise keyif vermemeye başladı. Ve bu tutkuyu biraz rafa kaldırmam gerekti. Sonrasında arkadaşlarımın motorlarını ödünç alarak, imkanım oldukca gezilerde motosiklet kiralayarak gezmeye çalıştım.

    Hawaii' de hangi motosiklet kiralanır? :)
    Hawaii’ de hangi motosiklet kiralanır? 🙂

    2014 yılında, Latin Amerika için yola çıkarken öyle çok istedim ki motosikletim ile yolda olmayı. Ama bilmediğim bir kıta, aylar sürecek bir yolculuk, sürekli söylenen tehlikeli sözleri beni plandan uzaklaştırdı. Ne yapalım diyerek aldım sırt çantamı alarak düştüm yollara 🙂

    Hayat paylaştıkca güzel dediğime göre tahmin edersiniz ki yola yanlız çıkıyor olsam bile hep yol arkadaşlarım oldu. Öyle güzel şeyler paylaştık ki beraber. Bugün bile birçoğu ile sürekli mesajlaşıyorum ve konuşuyorum.

    Endonezya Tana Toraja' da motosiklet sürmek ayrı bir keyif
    Endonezya Tana Toraja’ da motosiklet sürmek ayrı bir keyif

    Ama en son Endonezya’ da motosiklet kiralayarak doğanın güzellikleri arasında gezmeye başladığımda, içimde bastırdığım bu tutkunun ne kadar büyümüş olduğunu gördüm. Dışarı çıkmayı bekleyen kocaman bir canavar gibi!  Kaza yapmış, kaburgalarımı çatlaşmış olmama rağmen içimdeki ses durmadan ” motosikletle yolda olacağım” isyan etmeye başladı. İyi ama yanlız yolda olmak istemiyorum ben, bu böyle olmaz şu şöyle olmaz diye içimdeki bu haykırışı bastırmaya çalışmış olsamda  bugün yollara düşüyorum. Hem de 5.000-10.000 kilometrelik bir yol değil planladığım. İstanbul’ dan yola çıkarak en kuzeye Nort Cape e çıkıp ardından Afrika kıtasına güneye  Cape Town’ a gitmek hayalleri ile!

    Hani delidir ne yapsa yeridir misali!

    Peru Paracas Parkı
    Peru Paracas Parkı

     

  • Dünyanın En Büyük Tuz Gölü, Salar De Uyuni, Bolivya

    Dünyanın En Büyük Tuz Gölü, Salar De Uyuni, Bolivya

    Bir bilmecem var size!

    Gözünün alabildiği her yer beyaz ama kar değil. Üstelik seyrettikçe aklına bal geliyor.  Çünkü şekilleri petek gibi. Bu da yetmez gibi büyük küçük algılarını  darma dağın ediveriyor. Elindekini yere bırak, iki metre gerisine git ve bir fotoğraf çektir. Bak bakalım fotoğraf nasıl görünüyor? Unutmadan bu şey  masamızın vazgeçilmezi.

    Artık cevabı bulmuşsunuzdur diye düşünüyorum.  Tuz!

    Bolivya görülecek yerler
    Salar de Uyuni, Tuz çölü, Bolivya

    Bolivya denildiğinde hatta Latin Amerika denildiğinde ilk akla gelen yerlerden birisi Salar De Uyuni. Gezilecek görülecek yerler listesinin en başlarında. Aslında şöyle dersem yanlış olmayacak. Güney Amerika’ ya gideceksiniz rota çıkartıyorsunuz. Hangi ülkeden nereye geçeceksiniz görülecek yerler nereler, nereleri gezmeli tek tek gezi rotanıza ya da haritanıza işaretlemeye başladınız. Size tavsiyem şu alın kağıt kalemi elinize yazın başlığı ‘Güney Amerika’ da görülecek yerler” ve başlayın ”1-” lütfen devam eden 20 satırada bunu yazın çünkü ne yazarsanız yazın genelde ”number 1” olacak 😆

    Salar De Uyuni, Tuz gölü daha doğrusu gölü nasıl oluşmuş? ve nerede?

    İnanılmaz gibi görünüyor olsa da 30.000 hatta 42.000 yıl içinde büyük göllerin dönüşümleri ile oluşmuş, baktığınızda uçsuz bucaksız görünen bu tuz gölü. Kalınlığı birkaç metreyi buluyor ve bu kalın tabakanın altında hala su bulunuyor.

    Bolivya’nın güney batısında, Oruro ve Potosi bölgesinin içinde yer alan tuz gölü, deniz seviyesinden 3656 metre yüksekliğinde ve yaklaşık 10.500 km2 alana yayılmış. Bu da onun Dünya’ nın en büyük tuz gölü kabul edilmesine yetiyor. Dünyadaki lityum ihtiyacını %50-70 arasındaki rezerve sahip olduğunu duyunca o an için ne kadar büyük olabilir ki demiştim. Çünkü bazen rakamlar söylenir ama hayal edemezsiniz. İçine girip kaybolduğunda o rakamların ne demek olduğunu anlarsın. İşte burası tam öyle bir yer  😎

    Dünyanın en büyük tuz gölü, çölü
    Gözünün görebildiği her yer, Salar de Uyuni, Tuz gölü

    Tuz çölüne gitmek için en doğru zaman ne zaman?

    Salar de Uyuni’ nin en kurak zamanı temmuz ve aralık ayında. Bu dönemde birçok farklı tur programı sizi bekliyor. Eğer kendi aracınız ile gideceksiniz yolunuzu bulabileceğinizden emin olmalısınız çünkü takip edilebilecek bir yol yok. Lastik izlerini izleyebilirsiniz ama acaba hangisi nereye gidiyor  🙄

    Salar de Uyuni’ de gezilecek yerler ? Sizi neler bekliyor?

    Eğer zamanınız varsa her yere gitmenizi tavsiye ediyorum. Gezilerinizi 1-2-3 veya 4 günlük yapabileceğiniz gibi Bolivya’ dan Şili’ye veya Şili’ den Bolivya’ya gitmek için bu yolu kullanmanızda mümkün. Eğer Şili’ ye gidiyorsanız tuz çölünün hemen ardından sizi Atacama çölü karşılıyor olacak.

    Günübirlik Salar de Uyuni turunda neler görebilirsiniz? Sizi Salar de Uyuni girişinde yerel halk bekliyor. Tuzdan yapılan hediyelik eşyalar ve tuz müzesi için. Hemen ardından eğlenceli zaman için sizi tuz yığınları bekliyor. Üzerine çıkın atlayın zıplayın cebinize tuz doldurun! (belki lazım olur 🙂  )

    Bolivya görülmesi gereken yerler
    Tuz Müzesi, Salar de Uyuni, Bolivya

    Ardından sizi bekleyen tren mezarlığı. Şu anda kullanılmayan ray hattı ve üzerinde eski trenler. Daha çok turist atraksiyonu diyebiliriz. Ama trenlerin içinde dolaşırken keyifli zaman geçireceğinize emin olabilirsiniz.

    Bolivya gezilecek yerler
    Saler De Uyuni, Tren mezarlığı

    Bir sonraki durak ”Balık Adası”. Eğer hiç araştırmadıysanız burası tuz gölü, üzerinde minik göller olduğuna göre herhalde orada da balık tutuluyor dedirtiyor size. Ama hiçte öyle değil kendisi ”Kaktüs Adası”. Tuzların ortasında minik bir tepe ve üzerinde yüzlerce kaktüs. Onların arasında yürümek bir keyif olduğu gibi tepeden Tuz Gölü’ nü izlemek bambaşka bir keyif. Adanın kaktüs değil de balık olarak anılmasını nedeni yukarıdan bakıldığında şeklinin balığa benzemesiymiş. Öğle yemeğiniz sizi burada bekliyor.

    Uyuni görülecek yerler
    Balık adası, Kaktüs adası, Salar de Uyuni, Bolivya

    Ardından o gördüğümüz eğlenceli fotoğraf için mola sizi bekliyor. Nasıl bir fotoğraf istiyorsunuz yaratıcılığını size kalmış.

    Uyuni görülecek yerler
    Küçükler büyük, Büyükler güç, uzaklar yakın, Yakınlar uzak 🙂

    Bir sonraki durak Tuz Hoteli. Burada manzara ve hoteli görebilmek için kısa bir mola.

    Ve günbatımı için son durak ‘Lake Reflection’. Yansımalar sizi gerçekten büyülüyor. Gökyüzü ile yeryüzü yer değiştirmiş gibi. Bu manzara hiç bitmesin istiyorsun.

    Uyuni gezilecek yerler
    Lake Reflection, Yansımalar gölü, Salar de Uyuni

    Ama diğer taraftan güneş batmaya başladığında bu güzellik seni ayrı büyülüyor. Olduğun yerde dona kalıyorsun ya da heyecandan zıp zıp zıplıyorsun 😎

    Uyuni görülecek yerler
    Refleciton Lake, Gün batımı, Salar de Uyuni, Bolivya

    İşte bitti. Artık dönüş zamanı. Aklında ne mi var? Yine geleceğim bekle beni 😛

    Eğer daha uzun bir turdaysanız sizi bekleyen çok daha muhteşem manzaralar olduğunu unutmayın. Mesela, Flamingolar ve kırmızı rengi ile sizi Colorado Göl’ ü bekliyor. Evet yanlış okumadınız o yükseklide flamingolar var ve sizi kendilerini göstermek için bekliyor. Bir diğeri yansımalar gösterisi için Verde gölü ve hemen ilerde ziyaret edebileceğiniz Lincacabur Volkanı. Bunlar söyleyebildiklerimden sadece bir kaçı.

    Yolunuz oraya düşüyorsa gidilecek yerler listenizde muhakkak yer alıyor olmalı.

    Yola çık! Sınırları Geç! Hayatı Keşfet!

  • Dünyanın en tehlikeli yolu, Yungas Yol, Ölüm Yolu

    Dünyanın en tehlikeli yolu, Yungas Yol, Ölüm Yolu

    Nedendir bilinmez ama biraz adrenalin seviyorsanız hemen kendinizi adından çok bahsettiren yerlerde buluveriyorsunuz. Hakkında yazılan çizilen öyle çok şey var ki. 1995 yılında Dünya’ nın en tehlikeli yolu ilan edilmiş. Yılda en az 300 kişinin öldüğü bildirilmiş.

    Bolivya gezilecek yerler
    The dead road, Yungas

    Neden adı ”Ölüm Yolu”, The dead road?

    Sadece 3 metre genişliğinde ve virajlarının birçoğunda bariyer olmayan bir yol. Bir otobüsün dönmesinin mümkün olmayacağı virajlar, iki aracın yan yana geçmesinin mümkün olmadığı bir yer. Hava nasıl olur sorusuna cevap verilemeyen, güneşli olacak bugün derken en tehlikeli virajlarına bir metre önünüzü bile görmeden girdiğiniz bir yol. Bunca şeye rağmen neden o yolda hala arabalar? Anayoldan kasabalarına bağlanan tek yol bu ise fazla bir şansınız yokta ondan.

    Bolivya görülecek yerler
    Ölüm Yolu,Yungas Road, Bolivia

    Dünyanın en tehlikeli yolu diye adlandırılan bu yer nerede?

    Bahsettiğimiz yer Bolivya’nın kuzey Yungas yolu. Bilinen adı ile ‘The Dead Road’ yani Ölüm Yolu. Macera ve adrenalin tutukunlarının, motorsiklet veya bisiklet ile yolda olanların Bolivya’ da gezilecek yerler listesi hazırlarkan defterlerinin en başına yazdıkları yer. Benim için ikinci gidilmesi gereken yerdi Bolivya’ da 😎

    Bugün artık Yungas’ a ulaşmak için yeni asfalt bir yol var. Bu nedenle, çok az araç ‘The Dead Road’ ,”Ölüm Yolu” adı verilen eski yolu kullanıyor. Böylece adrenalin tutkunlarının bu tehlikeli yolda bisiklet ve motorsiklet sürmesini birazda olsa az tehlikeli yapmayı başarıyor. Bisiklet ile yola çıkarken size ilk söylenen eğer karşınızda araç gelirse panik yapmayın ve yolun solunda durun yani uçurum kenarında 🙄  Amaç şu; karşıdan gelen araç sizi görsün. Aynı zamanda yol sadece 3 metre olduğu için araçlar mümkün olduğunda içerden dönüş yapmaya çalışıyor. En büyük sıkıntı ise şu; sisten zaten yolu görmüyorsun normalde sağdan gitmeniz gereken yolu soldan ve uçurum kenarından gidiyorsunuz. Karşınıza bir anda araç çıktığında sağa kırıp araca çarpabilirsiniz veya panikle sola fazla yanaşabilirsiniz ve tekeriniz artık yolda değil havada duruyor olabilir. Bir an için göremediğiniz manzaraya bakmaya çalışıp virajı alamayabilirsiniz. Daha fazla yazmasam iyi olacak sanırım  😉

    Yungas Yolu
    Bisiklet ile Dead Road

    Motorsiklet tutkunu musunuz? Motorsiklet ile Güney Amerika rotası mı yapıyorsanız? Ve rotanızda Bolivya mı var? Bir motorsiklet gezginin kesinlikle yol yapması gereken bir yer. Motorsiklet kiralayabilseydim en çok istediğim şeydi Dead Road’ a motorsiklet sürmek.

    Dead road (Ölüm Yolu) Nasıl Gidilir? Nasıl bir yol?

    La Paz’ dan Cumbre’ ye doğru yola çıkıyorsunuz ve Yungas’ a yöneliyorsunuz. Bisiklet turu ile bu yolu yapıyorsanız araçlar ile yaklaşık 35 km gidiyorsunuz. Daha sonra kalan 70 km.lik yolu bisiklet ile tamamlıyorsunuz.. Motorsiklet için tüm yol sizin, indi bindi yok 😀 Bu yolun %25’ i asfalt %75’ i ise toprak yol. Deniz seviyesinden 4600 metre yüksekten 1200 metreye iniyorsunuz ve hava şartlarına göre buda 3-5 saat arasında bisiklet sürüyorsunuz demek.

    Bolivya görülmesi gereken yerler
    The Dead Road, Yungas Yolu Manazarası

    Yungas yolunda neler mi var? Sizi ne bekliyor?

    Sizi bilmiyorum ama benim için ne yoktu ki! Asfaltta bisiklet yolculuğuna ilk başladığımda hava sıcacıktı ve kat kat giyinmek istemedim. İlk bölümün ortalarına gelmeden güneş gitti, bulutlar indi ve hafif yağmur başladı. Bir süre sonra soğuyan havadan dolayı parmaklarımı hissedemiyordum. Mecburen durup arkadan gelen araçtan üzerime yedek bir şeyler aldım. Buluşma noktasına giderken sis o kadar bastırmıştı ki duracağım noktayı ancak rehberin yakıp söndürdüğü fener ile bulabildim.

    Ölüm Yolu, bisiklet turu başlangıç, Bolivya
    Ölüm Yolu, bisiklet turu başlangıç, Bolivya

    Burada kısa bir mola verdikten sonra Bolivya’ nı en meşhur yolu, Yungas yolunda macera başladı. Oh hava neyse ki açık! demeye kalmadan yağmur ve sis kapıda olduğunun sinyalini verdi. 5 dakika içinde artık 2 metre önümü göremez hala geldim. Şimdi her havayı yaşadığıma mı sevinmeliyim yoksa manzarayı göremediğime mi üzülmeliyim? Çünkü yol Dünya’ nın en uzun sıradağları olan Andes dağlarının arasında ve bu bölge Bolivya’nın  amazonlara açılan kapısı.

    Yağmur, sis ve çamur daha kötü ne olabilir ki! Gayet eğlenceli.

    Tur ikiye bölünmüştü arkadan yavaş gelenleri araç takip ediyordu bizde rehberi. Kaskın çenesine sabitlediğim sevgili gopro sarsıntılara daha fazla dayanamadığı ve fırladığı gibi gözüme çarpmayı başardı. Neyse ki hasar büyük değildi ama ekibi kaybettim ve yolda tek başıma kaldım. Arkadaki ekip çok arkada öndeki ekip nerde bilmiyordum.

    Yungas Road

    Sis o kadar bastırmıştı ki neredeyse elimi uzattığımda elim kaybolup gidiyordu. Ne virajları görebiliyorum ne de gittiğim yeri. Tek başına bu şekilde yol alırken o anda bu yolun ne kadar tehlikeli olabileceğini anladım.  Ama girdik bir kere, yola devam, panik yok 😆

    Yaklaşık 1 saat sonra sis Andes dağlarını terk etti ve yolun tüm güzelliğini gözler önüne sürdü. Böylece kalan yola manzaranın keyfin vararak devam edebildim, tabi sarsıntıdan ne kadarını görebilseydim.

    Hava koşulları nedeni ile bizim turumuz 3,5 saat değil 5 saat hatta biraz daha fazla sürdü. Ve Yungas yolu namı değer dead road(ölüm yolu) hayatımda ki en güzel, heyecanlı ve adrenalin yüklü deneyimlerden biri olarak yerini almayı başardı.

    Dead road’ a bir daha gider miyim?

    Cevap veriyorum: Altımda motorsiklet ve Bolivya rotası mı yapıyorum? Evet. Bolivya’ da ilk gideceğim yer olur. Bir daha bisiklet ile yapar mıyım? Aynı yere iki kere gidip beyin sarsıntı geçirmeye ne gerek var 😎 Ama şansıma yol günlük güneşlik olursa ve istediğim kadar zaman bulursam doya doya video ve fotoğraf çekebilemek için düşünürüm.

    Peki size sorsam, bu yolu Bolivya’ da gidilecek, görülecek yerler listesine anlattığım maceradan sonra yazdınız mı?

    Bolivya' nın amazonlara açılan kapısı, Yungas
    Bolivya’ nın amazonlara açılan kapısı, Yungas

    Bolivya’ da kesinlike görmelisiniz? kesinlikle yapmalısınız dermiyim?

    Ben bir gezgin olarak macerayı, adrenalini biraz kendimi zorlamayı seviyorum ama burada genelde söylediğim kesinlikle gidilmesi gereken bir yer (benim için öyle olsada) cümlesini burada kullanmayacağım. Neden mi? Yükseklik ile ilgili probleminiz varsa veya bel, sırt, kalp… gibi sorunlarınız varsa ya da çok heyecanlı-panik biriyseniz orada bisiklet sürmezseniz birşey kaybetmezsiniz. Ama unutmayın! her şeyin bir çözümü olabilir. 😉 Yolda bisiklet sürmeye bilirsiniz arabada oturup yolun ve manzaranın keyfini çıkartabilirsiniz. Lütfen herhangi bir probleminiz varsa turu almadan önce ofislerden detaylı bilgi alın.

    Bu arada böyle bir tecrübe edinmek için Bolivya’ ya kadar gitmeye gerek olmadığı söyleniyor.  D915-Bayburt yolunu bir kontrol edin isterseniz. Bolivya rotası öncesi bir Bayburt rotası yapın. Eğer o tamamsa diğerini kesin yaparsınız  😛

    Dead Road rotası tamamlandı :)
    Dead Road rotası tamamlandı 🙂

     Yola çık! Sınırları geç! Hayatı keşfet!

    (Yol ne kadar tehlikeli bilgileri için http://www.dailymail.co.uk/news/article-2381858/Cyclists-brave-700-metre-drops-Bolivias-North-Yungas-Road-aka-worlds-deadliest-road.html kullanıldı.)

  • Amerika’ nın En Derin Kanyonu Colca.

    Amerika’ nın En Derin Kanyonu Colca.

    3.500 metre yüksekliği ile Amerika’ nın en derin kanyonu. Dünyanın en derin kanyonu kabul edilen Tibet’ teki 5.500 derinliğinde ki  The Yarlung Tsangpo Grand Kanyonun hemen ardından da  ikinci sırada yer alıyor. Colca Kanyo’ nun hemen yanı başındaki Cotahuasi Kanyonuda  3.355 metre ile dünyanın en derin üçüncü kanyonu olarak sıralamaya girmiş bile 😀 . Ama tırmanışı ve yürüyüşü Colca Kanyon kadar kolay olmayınca adından çok fazla söz ettiremiyor Cotahuasi.

    Peru’ nun en çok gezgin akınına uğrayan üçüncü yeri Colca Kanyon.  Doğa ve yürüyüşü sevenlerin Peru’ da görmesi gereken yerlerden birisi olduğunu düşüyorum. Arequipa ‘nın 160 km. kuzey batısında yer alıyor.

    Peru' da görülmesi gereken yerler
    Amerikanın en derin kanyonu Colca Kanyon, Peru

    Kanyon yürüyüşünün başlangıç noktası Cabanaconde.  Otobüs ile yol alırken adım adım kanyonun bulunduğu vadiye yaklaştığınızı anlıyorsunuz çünkü adım adım size doğal yaşamın güzelliklerini ve vadiyi kaplayan yeşil örtünün renkli ve muhteşem görüntüsünü gözlerinizin önüne sunuyor.

    Eğer fazla zamanınız yoksa Kanyonda yürüyüş yapmanızı tavsiye etmem çünkü Arequipa’ ya geri dönemezsiniz ama bir bakıp çıkacam diyorsanız yukardan seyretmekte bir sıkıntı yok  🙂 Arequipa çevresinde gezilecek yerlerden biri olarak deftere yazabilirsiniz.

    Ve şanslıysanız Güney Amerika akbabalarına (Andean Condor) ev sahipliği yapan bu kanyonda gökyüzünde o kocam kuşların nasıl süzüldüklerini izleyebilirsiniz.

    Dünyanın en derin kanyonu
    Dünyanın en derin ikinci kanyonu Colca, yürüyüş rotası, Peru

    COLCA KANYON turist haritasına bakarsanız, yürüyüş rotası için ne demek istediğimi anlıyacaksınız. Yürüyüş saat ve zamanları size bir günde kanyona inip çıkamayacağınızı gösteriyor.

    En az iki gün ayırmalasınız eğer kanyonun manzarasının keyfini çıkartmak, yürüyüş yapmak, gölde vakit geçirmek hatta balık tutmak istiyorsanız. Oraya kadar gitmişken kanyonda yaşayan insanları tanımak, yaşam tarzlarını öğrenmek ve onlarla keyifli sohbet içinde zaman ayırmayı ihmal etmeyin.

    Colca nehrinde yürüyüş,Peru
    Colca Kanyonunda uzanan Colca Nehri

    Bir günlük turlar için en çok tercih edilen Colca Kanyon yürüyüş rotası Cabanaconde ‘ den Oasis’ e direk iniş ve çıkış. Güneş altında yürüyüp, Güney Amerika akbabalarını seyredip terlemişken kendini serin sulara atmaya kimseye hayır demez sanırım  😆

    3.287 metreden 2.100 metreye iniyorsunuz ya da tam tersi. Harita 3 saat iniş 3 saat çıkış gösteriyor ve bana göre mantık olarak hatalı.  😎 2 saatte inip ortalama 4 saatte çıkmak mümkün tamam size bağlı olarak. Ama sonuçta harita doğru toplam 6 saat! Oasis’ de önceden yer ayarlamanıza gerek birden fazla yer olduğu için gidip, görüp, pazarlık edip bir yer tercih edebilirsiniz. Çok yoğun sezonda belki yer problemi olabilir. Ben yinede kendi mi güvene almak istiyorum derseniz Cabanaconde merkezdeki yerlere giderek Sangelle Oasis’ de kalınacak yerler diye sorarsanız size gösterirler arayıp rezervasyon yapabilirler. Diğer yerler içinde buradan kalıncak yer ayarlayabilirsiniz.

    Colca Kanyonun klasik rotası (ki benim yaptığımda o.) en az iki gün kanyonda konaklamayı gerektiriyor.  Cabanaconde ‘ dan San Juan de Chuccho kasabasına, 2.200 metreye iniş. Patikadan ayrılmayın ve kestirme yol kullanmayın! Altınızdaki toprak her an kayabilir ve zor anlar yaşabilirsiniz.

    Arequipa gezilcek yerler
    Colca Kanyon yürüyüş yolu

    Bu keyifli yolculuk 3-4 saat kadar sürüyor. Manzarayı seyretmek, fotoğraf  çekmek, durup havayı solumak, kondisyon… vb herşey süreyi uzatabilirde kısaltabilirde. Zamanınızı yaklaşık buna göre ayarlayıp hava kararmadan kasabada olmanızı tavsiye ederim. Minik minik evlerini hostel’ a çevirmiş yerler bulabilirsiniz o yüzden çokta yer ayarmanıza gerek yok. Zaten yolda göreceğiniz oralarda yaşayan kişilere yer sorarsanız size hemen 2 tane yer söyleyeceklerdir 😎

    san juan de chuccho, colca canyon

    Ertesi gün sabah Tapay’ a tırmanış yaklaşık 1.5-2 saat sürüyor. 500 metre yukarı çıkıyorsunuz. Kasabayı gezip kısa bir mola verdikten sonra 2.450 metreye inerek Cochnirwa’ ya 30-40 dakikada inebilirsiniz. Ve burdan da en son durak Sangelle Oasis. 350 metre kadar daha derine inip 2.100 metreye ulaşıyor ve kendinizi serin sulara bırakıyorsunuz.

    COlca Kanyon en derin noktası
    Sangelle Oasis’ de kalınacak yerler, Colca Canyon

    Eğer bir sonraki gün dönüş planınız varsa sabah çok erken saatte Sangelle Oasis’ den ayrılıp Cabanaconde ‘ ya tırmanmanızı tavsiye ederim. Yaklaşık 1.200 metre döne döne bir tırmanış, en az 3 saat. Eğer güneş tepenizde sizinle yola devam ediyorsa hayatı biraz çekilmez hala getirebiliyor. Sürekli terliyor, su içme ihtiyacı duyuyor ve 45 derece sıcakta doğal olarak tırmanmak istemiyorsunuz. En geç sabah 6’ da yola çıkmanızı tavsiye ederim.

    Colca kanyon haritası

    Eğer Peru gezinizde zaman sınırınız yoksa ve rotanızı Arequipa’ ya çevirdiyseniz, en az Arequipa’ da gezilecek yerlere 1 gün-1 gece, Colca Kanyonda görülecek yerlere 2 gece-3 gün ayıracak şekilde plan yapanız. Eğer daha çok zamanım var diyorsanız Kanyon’ da gezilecek yerleri çoğaltabilirsiniz. Arequipa’ dan Chivay’ a geçebilirsiniz. Buranın merkezinde zaman geçirip ardından Cruz Del Condor’ a geçebilirsiniz. Şanslıysanız bir sürü dev kuşu ( Güney Amerika akbabaları) bir arada süzülürken görebilir ve son durak Cabanaconde’ ye geçebilirsiniz.  Yürüyüş rotanızı 2 günden 4 güne çıkartabilirsiniz.

    Colca Kanyon kasabaları

    Colca Kanyonuna nasıl gidilir? maliyet ve rota için tıklayınız.

    Yola Çık! Sınırları Geç! Hayatı Keşfet!

  • Dünyanın En Yüksek Aktif Volkanı Cotopaxi mi?

    Dünyanın En Yüksek Aktif Volkanı Cotopaxi mi?

    Öyle yerler vardır ki siz yok deseniz bile ayaklarınız sizi oraya götürür. Yürüdükçe yürüyesiniz, çıktıkça çıkasınız gelir yol size geçit vermeyene kadar… Cotopaxi volkanı, bize tamda bunu söylüyor.

    Dünyanın en yüksek aktif volkanı Cotopaxi

    Dünyanın en uzun sıradağları kabul edilen Andes dağları arasında yerini alıyor. Dünyanın en yüksek aktif volkanı demek istiyorum ama kaynaklar farklılık gösteriyor. Bazı verilere göre Arjantin’ de yer alan Llullaillaco volkanı dünyanın en yükseği bazı kaynaklara göre diğeri… Ama benim için hangisi diye soruyorsanız, Cotopaxi diyorum nede olsa gördüm 😎  Volkan 5897 metre yüksekliğinde. Kendisine aktif volkan diyoruz ama 1904 yılından bu yana sessizliğini koruyor. Sanırım öyle kalması etrafındaki kasabalar ve 50 kilometre uzaktaki başkent Quito için mutlu edici bir durum.

    Ecuador

    Cotopaxi, adının farklı açıklamaları bulunuyor. Bazı yerli halk, ayın boynu şeklinde nitelendiriyor ama neden diye sorulduğunda yorum alamıyorsunuz. Bu yanardağ için en yaygın kullanılan isim ‘Kutsal Dağ’. İsim İnka işgalinden de öncelere dayanıyor. Yerli halk, toprağın bereketlenmesi için yağmur yağdıran tanrıların bu dağın zirvesinde yaşadığında düşünüyorlarmış.

    Cotopaxi, bugün Cotopaxi ulusal parkının içinde yer alıyor. Ve size sadece kendi muazzam yüzünü göstermek ile kalmıyor doğanın ne kadar güzel olduğunu ve onu korumamız gerektiğini sunduğu manzaralar ile bize gösteriyor.

    Ekvator

    Ulusal parkın için araba yolculuğu sizi 4300 metreye kadar çıkartıyor. Sonrasında da 5.000-5300 metrelere kadar çıkabiliyorsunuz. 5.000 metreyi geçtikten sonra orada yaşayan insanlar ile aranızdaki farkı çok rahat görebiliyorsunuz. Siz kat kat giyinmiş, ayağınızda ayakkabılar ile tırmanmaya çalışırken onlar gayet hava sıcakmış ve normal bir yolda yürüyormuş gibi gezebiliyorlar  😀

    DSC_0391

    Adım adım kratere yaklaşmak, tırmandıkça değişen havayla bulutlar ile doğanın dansı sizi sizden almaya yetiyor. Öyle bir an geliyor ki daha fazla gitmek istiyorsunuz ama yol artık geçit vermiyor. Buzul tırmanışı yapacaksan hoş geldin yoksa bir soluklan diyor. Size çare bırakmadığı için oturduğunuz yerden seyrediyorsunuz zirveyi.

    Ekvator

    Cotopaxi’ ye nasıl gidilir? Ulusal parka giriş maliyeti nedir?  Giderken yanınızda ne bulundurmalısınız? merek ediyorsanız ”Cotopaxi Ulaşım ve Maliyet” yazısına göz atabilirsiniz.

    Umarım Güney Amerika’ da gezilecek yerler listenize bir yeri daha şimdi eklemişsindir. Sanırım Latin Amerika’ da gezilecek, görülecek yerler listesi yapmaya kalksak minik bir defter almamız gerekiyor  😉

    Ekvador’ da gezilecek yerler için daha önce paylaştığım ‘Dünyanın sonundaki salıncak’ ve ‘Ekvator çizgisi hangi ülkelerden geçiyor’ yazılarına göz atabilirsiniz.

    Yola çık! Sınırları geç! Hayatı keşfet!

  • Dünya’nın Sonundaki Salıncak, Ekvador

    Dünya’nın Sonundaki Salıncak, Ekvador

     Bir deli bir kuyuya taş atmış kırk akıllı çıkartamamış. Sanırım bu söz tam da ona göre…

    Latin Amerika için yola çıkarken her zaman olduğu gibi ilk araştırdığım şeylerin başında ‘Latin Amerika’ da görülmesi Gereken Yerler’ ve ‘Ölmeden Önce Görülmesi Gerekenler’ geliyordu. Bunların arasında en çok ne mi ilgili mi çekti?

     Çocukken sallanmayı çok seven ve büyüdükçe kendine uygun salıncak bulamayan birisine söylenebilecek en güzel şey: ‘‘Swing End of The world’’, ‘’Dünya’ nın sonunda ki salıncak.’’ Durum böyle olunca rota planlamasının en üst sırasında yerini aldı bu heyecan verici salıncak.

     swing end of the world

    Yola çıkarken düşünmeden edemiyorsun; İyi de kim bir uçurumun eteğine salıncak yapar? Koruması olmayan, ipleri ağaca sadece bir metal ile tutturulmuş bir salıncak. Kaç akıllı gidip orda sallanır?

    Ekvator’ un Amazonlara açılan kapısı olarak bilinen Banos şehrinde yer alan Tungurahua volkanı, Güney Amerika’ nın en aktif volkanı. Onun sismik hareketlerini ölçebilmek için yakınlarında bulunan 2700 meter yükseklikte ki bir dağın tepesi seçilmiş ve yamaçtaki  ağacın üstüne tek odalı bir ev yerleştirilmiş. Buraya kadar her şey normal gözüküyor… Ama nedendir bilinmez bu ağacın dallarından birine de bir salıncak kurulmuş. Hem de herhangi bir koruması olmayan.

    Banos,Ecuador
    Ekvador’ un amazon ormanlarına açılan kapısı.

    Evin adı La Casa Del Arbol, Türkçe adı ile ‘‘Ağaç ev’’. Sallansa da sallanmasa da bugün pek çok meraklı turistin uğrak noktası. Banos’ un amazonlara açılan kapı olarak bilinmesinin yanı sıra şehirde raftingden tırmanışa, yürüyüşten tehlikeli salıncağa kadar birçok aktivite bulmak mümkün olduğundan bu şehirde kendinizi hiç yabancı hissetmiyorsunuz. Konuşacak, maceraları paylaşacak birilerini her daim bulmak mümkün. Ne için o şehirde olurlarsa olsunlar neredeyse hepsinin aklında, oraya kadar gitmişken o salıncağı görmeden dönmeyelim var.swing end of the world

    Tepeye tırmanmak için yola çıktığımda adım adım salıncağa yaklaşırken heyecanım artıyordu. O gün şansıma hava kapalı ve 5 metre ötesini göremeyecek kadar sis her yer. Ama artık son tepedeyimdim,  çıkar çıkmaz görecektim evi. Deli miyim? Diye sormadan edemedim kendime. Ne işim vardı orda. Ya sallanırken denge mi kaybedersem ne olacak? Bu kadar heyecana gerek var mı? gibi birçok soru uçuşuyordu kafamda. Bir taraftan, o kadar tehlikeli olabileceğini düşünmüyordum diğer taraftan, öyleyse sallanacak mıyım? diye soruyordum kendime.

    tatligezginSonunda tepeye ulaştım ve fotoğraflarda gördüğüm ev karşımda duruyordu. 15-20 kişi vardı ama sallanan kimse yoktu. Acaba birşey mi oldu? diye merak ettim ama kimseye sormadan salıncağa doğru yürüdüm. En azından aşağıda ne var görmek istiyordum ama ne mümkün! Bırak karşında ki volkan nerede görmeyi, aşağısı 5 metreden sonrası kayıp. O anda tek düşündüğüm, bindin bindin yoksa yapamayacaksın oldu. Kendimi teselli ediyordum. Arka bahçede ki salıncakta sallandığını düşün ne olacak! Tamam bunu düşün düşünmesine de salıncakta gerçekten koruma yok ki!

    ecuador

    Salıncağa oturdum ve bıraktım kendimi boşluğa, nerde sallandığımı bilmeden. Sis bulutlarının arasında gidip geliyordum. Çocukluğumu hatırladım. Neden salıncakları bu kadar çok sevdiğim aklıma geldi. Beni rahatlatıyorlardı. Derslerin, sınavların streslerini atıveriyorlardı üzerimden sadece gülümseme oluyordu yüzümde. Ve o anda da aynı duygular kaplamıştı içimi işte. Salıncaktan indiğimde hissettiğim tek şey ‘yaramaz kız geri geldi’ oldu.

    tatligezgin, ekvador

    Hava açıkken ne görüyorsun acaba diye aklımdan geçirmeden edemiyordum. Ne de olsa bir daha buraya gelme şansım olur mu bilinmez. O yüzden beklemeye ve etraftaki kişiler ile sohbete başladım. Yaklaşık 2 saat sonra güneş yeniden o güzel yüzünü gösterme başladı. Bulutlar yavaş yavaş çekiliyordu. Şimdi ne olduğunu görebilecektim ve cesaretim varsa öyle sallanacaktım.

     Mis gibi güneş, manzara harika! Ne mi yaptım?  Salıncağa bindim ve bıraktım kendimi boşluğa. Ayakların boşlukta ve neredeyse gökyüzünde sallanıyorsun, yavaş yavaş yüzüne vuran o rüzgarı hissediyorsun ve karşında yeşilin her rengine bürünmüş muhteşem bir manzara. Geçmişi ya da geleceği yaşamıyorsun, düşünmüyorsun sadece o an var sende. Bir an, başarıların ve başarısızlıkların aklından geçiyor, yapmaktan vazgeçtiklerin ve neden ertelediklerin. O, 2 dakika belki de 10 yıl gibi geçiveriyor… Oraya nasıl gittiğimi düşünüyorum ve yaşadığım mutluluğu… Anlıyorum ki daha yapmam gereken çok şey var.

    Latin Amerika'da görülmesi gereken yerler

    O gün orda o salıncağa kaç kere bindiğimi hatırlamıyorum ama her seferinde özgürce ayaklarını gökyüzüne doğru uzatmak, yukardan aşağıya bakmak öyle güzel ve heyecan vericiydi ki. Yüzünde şaşkın gülümseme, içinde garip bir mutluluk ve heyecan. Özgürce bulutların üstünde tam da hayal ettiğin gibi….

    Ekvador'da görülmesi gereken yerler
    Swing end of the world, Ecuador

    Çocuklar, salınmayı ne çok severler değil mi? Büyüdükçe o salıncaklar küçük gelir, hatta eskisi kadar keyif vermez. Öyle düşünüyorsanız birde La Casa Del Arbol’ u deneyin. Ordayken cesur kızdan çok yaramaz kızdım. 5 yaşındayken bindiğim salıncakta hatırladığım heyecan ve keyif kadar heyecanlı ve keyifliydim.

    Gerçekten o kadar tehlikeli mi? Güney Amerika veya Ekvator’ a yolunuz düşüyorsa gezilmesi, görülmesi gereken yerler listenize bir alın bakalım. Sonrasında da  siz karar verin!

    Yola Çık! Sınırları geç! Hayatı keşfet!

    Latin Amerika' da görülmesi gereken yerler

    Dünyanın sonundaki salıncağa nasıl gidilir?  

    Dünyanın sonundaki salıncağa yürüyerek nasıl çıkılır?

  • Bir Efsane, Machu Picchu

    Bir Efsane, Machu Picchu

    İnkalar’ ın son kayıp şehri denildiğinden mi yoksa bilinmezlikleri nedeniyle söylentilerden mi o böylesi cezbedici? İnsanı hayrete düşüren konumu mu yoksa nasıl yapıldığı mı onu böylesi gidilesi kılan?  Nedeni bugün herkese göre değişiyor olsada, birçok kişinin görmek istediği yerler listesinde yer alıyor. Belki de Latin Amerika denildiğinde ilk gidilmesi gereken yer oluveriyor, kayıp şehir Machu Picchu.

    Machu Picchu

    Video için tıklayınız.

    7000 km. uzunluğu ile bugün Dünya’nın en uzun sıra dağları kabul edilen Andres Dağları’ da  kutsal vadide, ‘‘Sacred Valley’’,  kurulmuş Machu Picchu antik şehri. İnka İmparator’u Pachacuti tarafından 1450 yıllarında yaptırıldığı düşünülmekte. 1911 yılında Amerikan tarihçi Hiram Bingham tarafından bulunan bu şehir, 1913 yılında National Geographic Society’ nin nisan sayısını Machu Picchu antik şehrine ithaf etmesi ile ünlenmiş.

    Machu Picchu’ nun kurulan son İnka şehri olarak düşünülmesi bir yana bugün hala neden ve nasıl kurulmuş olabileceğine dair bilinmezlikleri de devam etmektedir. Bütün bu tartışmalar devam ederken antik şehir, 1983 yılında UNESCO dünya mirası listesine girdiği gibi, 2007 yılında da Dünya’nın yeni yedi harikasından biri olmayı başarmıştır. Hatta bir çok kitap ve internet sayfalarında da ‘ölmeden önce görülmesi gereken yerler’(MUST TO SEE BEFORE DIE) listelerinin üst sıralarında yerini alıyor. Bunlara ‘‘İnkalar’ ın Kayıp Şehri’’ ve ”Son İnka Şehri”  olarak adlandırmasınıda eklediğimizde her geçen gün ziyarete gelen turist sayısının artmasına şaşırmamak gerekiyor.

    DSC_1000_Fotor

    İnkalar dönemindeki ismi bilinmediğinden şu anki adını Türkçesi ‘‘Eski Zirve’’ olan 3082 metre yüksekliğindeki Machu Picchu dağından alıyor. Şehir, dağların arasında nehre yakın, deniz seviyesinden 2430 metre yükseklikte bir tepe üzerinde kurulu. Bu konumu nedeni ile 1532 yıllarında İspanyolların bölgeye gelişi sırasında farkedilmemiş ve günümüze kadar çok iyi bir şekilde kendini korumayı başarmış.

    Şehrin yapımında kullanılan bazı kayaların ağırlıklarının 30, 40 hatta 50 kiloya yakın olduğunu bildiğinizde buraya kaç günde nasıl getirilmiş olabileceklerini düşünmeden edemiyorsunuz. Bir çok kayanın üstüste yerleştirilmesi sırasında harç kullanılmadığını görmek, kayaların kesimindeki pürüsüzlük ve birbirlerine sıkıştırma şekilleri sizi şaşkına çevirmeye yetiyor. Tüm bunlar yetmezmiş gibi depremler bölgesi olası Peru’ da fay hattı üzerine kurulmuş bu şehrin 600 yıla yakın süredir dimdik ayakta durması onca yağmura rağmen bugüne kadar gelmiş olması size söyleyecek fazla söz bırakmıyor.

    DSC_0806_Fotor

    Machu Picchu antik şehrinin çökme tehlikesi olduğundan günde sadece 2500 kişinin ziyaret etmesine izin veriliyor. UNESCO, bu sayının daha bile azaltılmasını istemekte. Antik şehre girdiğinizde  bir yanda,  ‘Genç Zirve’, Huayan Picchu’ yu (antik şehirden 300 metre yüksekte) diğer yanda  ‘Eski Zirve’ Machu Picchu’ yu (antik şehirden 600 metre yüksekte) görüyorsunuz. Buralara ise sadece 400 kişinin çıkmasına izin veriliyor.

    Yıllardır fotoğraflardan gördüğüm hikayesini okuyup durduğum Machu Picchu’ ya Latin Amerika gezimin ikinci ayında ulaşmıştım ve tam da karşımda duruyordu. Her yerde o kadar çok fotoğrafını gördüğün için hiç yabancılık çekmedim sanki hep gördüğüm bildiğim bir yere gelmiş gibiydim. Ama içinde dolaşmak, okuduğum hikayeleri gözümde canlandırmak orada olmamı güzel kılıyordu. Antik şehri hızlıca gezerek güneşin doğuşunu izleyebileceğim güzel bir yere oturdum.

    Machu Picchu

    Güneş ilk olarak, Huayana Picchu dağının tepesine yumşak bir dokunuş ile geldiğini haber veriyor. Ardında da yavaş yavaş, adım adım şehrin o puslu karanlık görüntüsünü siliyordu. Ve ışıl ışıl cap canlı bir şehri gözler önüne sunuyordu.

    Machu PicchuGözlere hitap eden bu şölenin hemen ardından Machu Picchu dağına çıkmak için yola koyuldum. Uzaktan bakıldığında dağın üzerine asılmış merdivenleri görmek bir an için ‘nasıl yani?’ demeye yetiyor. Daracık ve yüksek merdivenlerden çıkarken, ‘ Hadi canım nasıl insanlardı ki bunlar?’ demeden kendimi alamıyordum.

    Her basamağın her manzaranın keyfini çıkarta çıkarta zirveye gelmeyi başarmıştım. İşte o zaman gerçek manzara göz kırpıyordu. Ucu sonu dağ olan etraftan sadece nehirlerin geçtiği ve bütün bunların arasında aşağıda bir şehir bana bakıyordu ve sanki ‘ Anladın mı farkı mı? Neden burdayım biliyor musun?’ der gibiydi. İnsan orada oturup şehre bakarken kendine şu soruları sormadan duramıyor; Neden ordasın? Kimlerdi sakladığın? Nasıl sana ulaşıyorlardı? Yoksa bilmediğimiz yeraltı tünellerin mi vardı? Tüm şehir neye benziyordu? Nesin sen nesin?

    Machu Picchu

    Diğer merak ettiğiniz bilgiler için ;

    Machu Picchu ‘ya nasıl gidilir?

    Hidroelectirica yürüyüş rotası

    Machu Piccu Dağı yürüyüş