Bir Kadın Gezginin Maceraları

Kategori: İpuçları

Seyahate giderken bilmeniz gerekenler.

  • Internet’in Olmadığı Anda!

    Internet’in Olmadığı Anda!

    Dünyanın birçok yerinde gezerken hayat ne kadar kolay değil mi? Elimizin altında telefonlar, tabletler…. tabi ki INTERNET.  Gideceğimiz her yeri öncesinde araştırabiliyor, ordayken ihtiyaç duyduğumuz heran istediğimizi bulabiliyor ve her anı paylaşabiliyoruz sevdiklerimizle… Dünyanın her yeri kilometrelerce uzakta olsada bir ‘tık’ kadar yakın bize. Öğrenmek için, konuşmak için, paylaşmak için.

    DSC_0752

    Şöyle bir geriye dönüp bakarsak teknolojinin hayatımıza girdiği zamanların aslında çokta uzak olmadığını görebiliriz.

    • 1923’de televizyon icad oldu ve 1930 da satışı başladı. Türkiye ilk Tv yayını 1968’de başladı.
    • 1981’de cep telefonları yaygınlaşmaya başladı . Türkiye’de 1994’de…
    • 1994’de internet, ‘WWW’ (World Wide WebTim Bernes’in HTML dilini bulup geliştirmesiyle dünyada yaygınlaşmaya başladı. Türkiye’de de bizler son 10 yıldır bilgisayarlardan, telefonlardan aktif olarak kullanıyoruz.

    Hayatımız onlarla beraber daha fazla öğrenmeye açık hala gelmiş olsada biraz daha bireysel yaşamımıza neden oldu diye düşünüyorum. Bir düşünelim, gezerken ne kadar zamanımızı bu teknoloji ürünleri ile geçiriyoruz? Internet olunca herşeye kolayca çözüm bulabiliyor muyuz? Ya olmasalardı ne olurdu?

    Öncelik yola çıkıp, sınırları geçip hayatı keşfetmekse,

    • Hostel’da daha çok zamanı insanlar ile sohbet ederek geçirip daha çok  yeni arkadaşlar edinebilmek,
    • Elimden fotoğraf makinanı düşürmeyip her anı yakalayabilmek ve görebilmek,

    IMG_0504

    •  Küçük bir kafede oturduğunda kahveni yudumlarken veya bir kenardan insanları seyredebilmek… Konuşmalarını duymadığın ya da dillerini anlamadığın kişilere bakarak ne konuştuklarını anlamaya çalışabilmek, 🙂 (beden dillerini keşfetmek çok keyifli olabiliyor.)

    IMG_2586

    • Teknolojiden yardım istemek yerine  heran sözlü iletişimi kullanabilmek,
    • Aynı dili konuşamadığın anda beden dilini kullanarak karşındakine derdini anlatabilmek ve anlayabilmek,
    • Internetin, sözün ve beden dilinin işe yaramadığı o anda yanından ayırmadığın küçük not defterini ve kalemini çıkartarak çizmek ve sana çizdikleri ile yolunu bulmak.

    Internet, ne kadar önemli olsa da iletilişimin ve beden dilinin önemini, kağıt kalemin hayat kurtardığını unutmayalım.

    photo 2

    photo 1

    ****Gittiğiniz yerde kullanılan dilde otelinizin, bölgenin ismini not almak yolunuzu kaybettiğinizde ulaşmak istediğiniz yeri insanlara göstermek işinizi kolaylaştırabilir.

    **** Okuma yazma oranının düşük olduğunu bildiğiniz bir yere giderken onların dilinde aynı bilgileri internet üzerinden sesli sözlüklerden kayıt etmiş olmakta size yardımcı olacaktır.

    photo 3

    Gezmekten Korkmayın, Sınırları geçin! ile ilgili tüm yazıları

  • Tatile Giderken Yanımda Ne Almalıyım? Hangi Üç Şey!

    Tatile Giderken Yanımda Ne Almalıyım? Hangi Üç Şey!

    Tatil hazırlığında hep bir heyecan vardır. Onu alayım bunu almasamda olur, şurada bunu giyerim burada onu yaparım. Listeler uzar gider, sırt çantası ile tatil hayal olur hatta bavul yetmez, sonra tek tek başlar seçmeler…

    İş hayatına başladıktan sonra ilk tatile çıktığım zamanı hatırlıyorum da tatil köyüne giderken, bavulum  içine sığacağım kadar büyüktü. Şu anda baktığımda içine eşyaları koyduktan sonra hala benide sığdırırdı ama o kadar kıyafet koymuştum ki yer kalmamıştı 🙂  Taşıması evlere şenlikti… Yıllar sonra Londra’ya eğitime giderken bir haftalık tatilde yanıma aldığım aynı bavula nasıl olduysa bir yıllık eşyalarımı sığdırabilmiştim  😀 Gerisini siz düşünün artık….

    Şimdi bakalım neler giriyor çantaya neleri alıyoruz yanımıza;

    DSC_0183

    Pasaport, kredi kartı ve bilet mi? Unutmayın onları siz yanınızda götürmüyorsunuz onları sizi yanında götürüyor. Pasaport sizinle gelmek istemiyorsa yapacak birşey yok sınırdan geçemezsiniz 😉  Bilet olmadan uçağa, otobüse trene alıyorlar mı sizi? Kredi kartı(para) yoksa artık indiğiniz yerde bekler dönüş bileti ile gelirseniz, tabi hemen harçlık çıkarak iş bulamadıysanız  😉

    .

    DSC_0228

    Telefon, fotoğraf makinası ve tablet mi? Bunlarda artık olmazsa olmazlar arasına   girdi değil mi? Ama  el çantasının baş köşelerinde yer aldıklarından sırt çantasına girecekler listesinde değiller tabi… Tablet olmazsa telefonu kullanırım, telefon yoksa kimseyle yazışmadan paylaşım yapmadan durabilirim ya da olmadı hostel da falan bulurum ne olacak ki…. Benim için fotoğraf makinam yoksa beynime kendim için kazıdığım o kareleri çıkartıp çıkartıp bakmak için ölümsüzleştiremem. Duvarlarımda yer alamaz sizlerle paylaşamam.

    DSC_0216

    Ayakkabılarım, elbiselerim ve mayom mu? Ne alıp almayacağımızı zaten gideceğimiz zamana göre hava sıcaklığına bakınca hemen hazırlayabiliyoruz sorun yok… Herzaman rahat yürüyüş ayakkabısı ile yola çıkıp terlik ve belki rahat taşıması kolay yedek bir ayakkabı çantada olmalı. Kıyafete gelince kendinizi dağa bayıra yollara vuruyor veya kumsaldan gelmiyorsanız çokta kıyafete ihtiyacınız yok demektir boşuna yük yapmayın  😀 Sanırım ”Ben gezgin miyim?” yazısı bu konuda size yardımcı olabilir.

     Bu maddeleri dışarda bırakırsak olmazsa olmaz listemde neler  yer alıyor? Birçok arkadaşım ile eminim aynı listeyi paylaşıyoruzdur.

    Bakım çantam da neler var? Erken yaşlanmamak, saçlarımı dökmemek ve hava değişimlerinden pul pul olmamak için minik şişlerde şampuan ve bir iki kremim. Dişleride unutmamak lazım tabi  😀

    Kamp çantam de neler var? Baş feneri, su geçirmez mini el feneri, çok işlevli çakı, çakmak, pil ve asma kilit. Kamp yapmaya gitmiyor olabilirim ama onlar hep benimle.

    İlkyardım, sağlık çantamda neler var? Çok şükür henüz kendim için yaralanmalarda kullanmadım ama herzaman yardıma ihtiyacı olan birileri olabilir veya küçük yaralanmaları sizde yaşayabilirsiniz. İçinde mi var? Bildiğimiz ilkyardım çantası malzemelerine ek;  İrtifa değişikliklerine karşı kulak damlası, göz damlası, benim gibi hava değişikliklerinde ayaklarınız, elleriniz veya dudaklarınız çatlıyormu bilmiyorum ama bu tarz krem hayatımı kurtarıyor. Yöresel yemekleri denedikten sonrası için mide tableti, soğuk algınlığı için sudafed, burkulmalara karşı voltran jel, minik yanıklar için silverdin, çizik veya kesilmelerde oluşacak durumlara karşı antibiyotik merhem.

    DSC_0246_Fotor_Collage

    Ve tabi ki sırt çantamın içinde hazır ve nazır bunların dışında; terlik, birkaç tişört, şort, rahat pantalon, rüzgarlık, polar her daim hazır ve nazır bekliyor. Her tatil dönüşü ilk yaptığım şey, eksilenleri geri yerine koymak, yıkadıktan sonra eşyalarıda tekrar çantaya doldurmak . Ne de olsa gezgin her an yola çıkabilir:-D

                           Sende hazırsan hadi,  YOLA ÇIK! SINIRLARI GEÇ! HAYATI KEŞFET!

  • Kısa Tatil mi? Uzun Tatil mi?

    Kısa Tatil mi? Uzun Tatil mi?

    İş hayatının yoğunluğu, bir yıl içinde sahip olunan tatil günleri düşünüldüğünde çantayı sırtına takıp, arabaya veya motora atlayıp nasıl uzun tatil  yapılabilir ki?  🙂

    Belki de sormamız gereken soru şu olmalı:  

    Tatili uzun kılan şey nedir? Tatilden aldığımız keyif mi? Gezdiğimiz yerlerin çokluğu mu? Yoksa gerçekten süresi mi?

    Bir yılda çok az tatil var, evet. Peki bütün bir yılı tatilde gibi hissedebilmenin bir yolu var mı? Yıl içinde iki hafta tatili birleştirmek mi? Ayrı ayrı iki hafta tatile çıkmak mı? Yoksa bulduğun her fırsatta uzun haftasonları yaratmak mı? bu yol…

    Benim için daha çok yer görebilmek, daha çok seyahat ediyorumu yaşayabilmek  için haftasonuna +1 veya 2 gün eklemek en güzel yollardan. Bazen ise, araştırmalar sonucu gitmeye karar verdiğim tek biryerden aldığım keyif ve heyecan… Durum böyle olunca haftalardır tatildeyim diye hissedebiliyorum ve her dönüş yeni bir enerji ile güne başlamamı sağlarken, aynı zamanda bir sonraki tatile gözlerimi dikmeme neden oluyor 😀

    Tabii eskiden daha fazla havayolu şirketi ve çok fazla yere gidebilme opsiyonu olduğundan  şans bizden yanaydı, şu anda ise ne yazık ki bu da sınırlı. Ama engel değil…

    Şöyle bir yeni yıl haritasını açıp (veya yılın) resmi tatil günlerine bir göz atalım. Üzerine kendi tatil günlerimizi ekleyelim. O kadar da kötü değil di mi?  😉

    Şimdi de uçak şirketlerinin promosyonlarına bir göz atalım? Gitmek istediğimiz yerler için birşeyler var mı? Veya gidilebilecek yerlerden tercihlerimiz var mı? Bazen ismini duymadığınız veya haritada daha önce yerini bilmediğiniz bir yer çıkıyor karşınıza. Biraz araştırdığınızda gitmek için heyecan uyandırabiliyor ve bakmışsınız orası için bileti almışsınız bile…

    Geçtiğimiz yıllarda bayram tatilimi birleştirdiğimde arabaya atlayıp 10 günlük Avrupa turu yapmıştım. Resmi tatiller ve bir günlük izinleri birleştirdiğimde yaptığım tatiller ile 15 ülke 23 şehir gezme şansım oldu. Tabii güneş ve deniz tatillerini unutmadan.  🙂 Ortalamaya baktığında her ay tatildeyim gibiydi. Sanki çalışmaktan fırsat bulduğumda gezmiyor, gezmekten fırsat bulduğumda çalışıyormuş gibi… 😳

    Serbest çalışma hayatına geçmeden önce gezilerim için uyguladığım ve uzun süre kullandığım yöntemi eminim birçoğunuz biliyor hatta uyguluyordur. Gezgin olunca ne de olsa yollar ve akıllar bir yerlerde kesişiyor di mi? Ama tekrar hatırlatmakta fayda vardır diyorum.

    Hala 2014 yılına bakmadınız mı yoksa?

    ……………………………..

    Çok tatil var değil mi? Sizin için en güzel tatil hangisi? Kısa mı, uzun mu?

    Hadi o kısacık zamanları uzun hale getirelim. Yola çıkalım. Sınırları geçelim. Hayatı keşfedelim.

     *** Yazımı genelleme yaparak ve yaşadıklarımdan, arkadaşlarımın gezi tecrübeleri ile ilgili paylaştıklarından yola çıkarak hazırladığımı lütfen unutmayın. Türkiye genelinde iş hayatına yeni başlayanların 14 iş günü tatili olduğu, bir hafta tatilin 6 iş günü kabul edildiğini göz önüne alarak yazdığımı da tekrar hatırlatmak istiyorum.

  • Araba İle Hiçte Zor Değil…

    Araba İle Hiçte Zor Değil…

    Çalışan kişiler için bir yılda iki haftalık tatilde ‘’nereye gitsek?’’ diye düşünmek yaza girerken hep akılda olan bir sorudur. Öğrenciler için yaz tatilinde ‘’ne yapsak, nasıl geçirsek?’’ soruları vardır. Hem keyifli,  hemde az maliyetli bir tatil nasıl olur? Arkadaşlar ile gitmek maliyetleri düşürebilir veya son zamanlarda gündemde olan fırsat sitelerinden kampanyalarda fena değil.  Tatil yapmam gerekiyor diye bazen istemiyor olsanda uygun olabilecek yere gidebilir. Bunların arasında ister istemez yeni birşey öğrendim  😀

    Fırsat siteleri çok gündemde ve tatil fiyatları çok ucuz.. 5  gün tatil ve Balkanlar ‘’haydi hemen kuponları alalım ve gidelim.’’  Kuponlar alınır rezervasyonlar yapılır, vize işlemleri tamamlanır.

    Yarın tatil başlıyor ve ne götürsek telaşı içindeyiz… Gelen bir telefon hepimizin yüzünü değiştirdi. Ne mi olmuş? Tur şirketi iflas etmiş ve hiçbir yere gidemiyorsun… Sarılır telefonlara başlarsın fırsat sitesini ve sigorta şirketini aramaya…. Parayı bir şekilde alacağız anlaşıldı da, güzelim tatili ne yapacağız?

    Elinde Yunanistan vizesi olunca Atina uçak biletlerine bakarsın da ‘’çok pahalı değer mi?’’ diye düşündürür. O paraya bari Barcelona’ ya gideyim daha iyi derken vize aldığın ülkeye ilk giriş yapmadan ya seni kapıdan çevirirlerse korkuları ile karalar bağlarsın.

    Ve çılgın bir fikir Pazar sabahı 02.00 de; İpsala kapılarına dayanalım vizeye kaşeyi bastırdık mı oldu bu iş… Başlarsın aynı gün gidiş dönüş otobüs aramayada, bulabilirsen…  Peki ne yapacağız? Araba!!!!   İnternet elinin altında olunca herşeyi bulmak çok kolay. İhtiyacın olan uluslararası ehliyet ve araç için yurt dışı sigortası. Saat 03.00’ de düştük yollara… İpsala Sınırı’ na varınca kapıda işlemleri yapan kişiyi bulmanız ve para ödemeniz yeterli. Tabii ilk seferde bu işlemleri yaparken korkular sizinle ya olmazsa, ya geçemezsem, ya arabaya birşey olursa, ya polis durdurursa…..vb.

     Ve sınır kapısından geçtik hemde araba ile sorunsuz 🙂  Yunanistan yollarına girip Kavala’ ya yol alırken daha önce hiç bu kadar keyifli araç kullanmadığımı farkettim. İstanbul-İpsala, İpsala-Kavala arası neredeyse aynı kilometreler ama zamana ve yollara bakınca fark inanılmaz.

    DSC_0887

    Sabahın erken saatlerinde Kavala’ daydık… Otobüslerin durmadığı, girişte güzel bir kumsal farkettik ve hemen durduk, deniz inanılmazdı.

    Uzun süredir denize girmeyen biri olarak denizden hiç çıkmadım ne yorgunluk kaldı, ne de tur şirketinin batmasının üzüntüsü  😀

    IMG_7275IMG_7285

    Bütün günü sahilde deniz, yemek, eğlence ile geçirdik ve Yolların Yaramazı (aracımız) ile dönerken gördüğümüz her yerde durduk, alışveriş yaptık, manzaraların keyfini çıkarttık.

    Anladık ki araban ile yola düştüğünde istediğin yer senin tatil alanın, istediğin yön senin yönün hem de ucuz… İki kişi otobüs ile gitsen, turlarla daha pahalıya geliyor .Manzaraların keyfini çıkarttık. Akşam geç saatlerde İstanbul’ daydık.

    Sonrasında ne mi oldu? Her hafta sonu yakın komşuları ziyaret, uzun yakalanan her tatil fırsatında komşuların güzelliklerine keşif….

    Bizim tavsiyemiz motorsiklet tutkunlarını dışarda bırakarak, tatili seven ve araba ile seyahat etme fırsatı bulabilen herkesin bunu bir kere denemesi…..

    Tabii bu çılgınlığın önümüzde ki bütün tatilleri şekillendireceğinden de haberimiz yoktu, uzakları araba ile yakınlaştıracağımızdan da…