Ağırlıklı olarak Kolombiya, Ekvador ve Peru’ da her yerde bulabilirsiniz. Bütün hazır yemek satan yerlerde kola yerine Inka Kola var. Coca Cola’ nın Güney Amerika’ ya özel çıkarttığı bir kola türü. Sarı renkli alkolsüz içecek kolaya göre biraz daha tatlı.
İnglesa Kola
Bir başka kola türü ve Peru’ da çok popüler. Her ne kadar kola diye bahsediyor olsam da tadının kolaya benzemediğine emin olabilirsiniz 😆 Kiraz ve çilek aromalı bu alkolsüz içecek gerçekten tatlı. Karışımdan tahmin edeceğiniz gibi rengi açık kırmızı.
Chicha Morada
Peru’nun geleneksel tipik alkolsüz içeceği. Özellikler yemeklerde çok fazla tercih edildiğini Peruluların gittiği yerel restoranlara gittiğinizde göreceksinizdir. Tabi marketlerde de bulabilmeniz mümkün.
Chicha Morada’ nun içinde ananas, ayva, karanfil ve tarçın bulunuyor.
Limonada Peruana
Sıcak havaların vazgeçilmezi Limonata nasıl oluyor da Peru’ nun yöresel bir içeceği oluyor. Tüm dünyada limonata yapılıyor. Ne düşünüyorsunuz?
Peru’nun meşhur limonatası olmasının veya yöreye özel olmasının nedenini Peru’ da yetişen küçük yeşil limonlardan yapılıyor olması. Tat bildiğimiz tattan biraz daha ekşimtırak her ne kadar içinde şeker olsa da.
Emoliente
Soğuk havaların vazgeçilmez Peru bitkisel çayı. Sokak aralarında dahi bulabilmeniz mümkün. Diyet yapanların, sağlıklı beslenmek isteyenlerin, soğuk havalarda ısınmak isteyenlerin tercihi. İçerisinde tıbbi bitkisel otlar ve tohumlar bulunuyor.
Peruvian Chilcano – Chilcanito
Peru’ nun geleneksel ya da en çok tercih edilen kokteyli. Alkollü bu içecek ‘’pisco’’ dan (üzüm brendi) yapılıyor. Hemen hemen her bar veya restoranda bulabilirsiniz.
Pisco Sour
Peru’ dan gelmiş veya Peru’ da ne içilir araştırması yapmış birisine sorsanız Peru’ nun meşhur içeceği nedir? Diye sorarsanız sanırım herkesin ilk söyleyeceği şeydir Pisco Sour.
Pisco, Peu’nun en popüler alkolü içeceği. Aslında bir çeşit brendi ve Pisco bölgesinden alıyor adını. Birçok kokteylin yapım malzemesinde kullanılıyor.
Mate De Coca
Aslında Güney Amerika’ nın en meşhur ve popüler çayı. En çok yüksek bölgelerde tercih ediliyor coca yaprağını kaynamış suya atıp içiyorlar. Hafif acımtırak bir tadı var.
Güney Amerika çok geniş bir mutfağa sahip bu yüzden de bölgelere göre çok fazla yöresel lezzet mevcut. Dönüp Latin Amerika’ da yetişen meyve ve sebzelere baktığımızda da, buna çokta şaşırmamak gerekiyor.
Sadece Peru’ da yetişen meyve sebzeler dersek duyduklarımız şaşırmamıza yetiyor. Neden mi? Dünyada 5.000′ den fazla patates çeşiti olduğunu biliyor musunuz? Ve sadece yaklaşık 3.800-4.000 tanesinin Peru’ da yetiştiği söyleniyor. Peru’ nun pazarlarında gezerken tek bir tezgahta 30 farklı patates çeşitini yan yana gördüğümde çok şaşırmıştım.
Güney Amerika mutfağından Peru’ yu ele aldığımızda bu ülkenin geleneksel lezzetleri neler? Sokakta en çok ne yenir? kısaca göz atalım
Yazdıklarımdan daha fazlası olduğunu Peru’ ya gittiğinizde göreceksiniz. Burada anlatmaya çalıştıklarım benim Güney Amerika gezisi sırasında yolda duyduklarım ve Peru’ dayken halkın söylediklerinden yola çıkarak denediklerim ile sınırlı…
1- Ceviche
Peru’nun sanırım en bilenen meşhur yemeği Ceviche. Peru’ da hemen hemen her restorantta bulabilirsiniz. Ve Ceviche’ nin çok farklı çeşitleri bulunuyor.
Ceviche’ nin kolay tarifi : Çiğ balık ile yapılıyor ve genellikle levrek kullanılıyor. Minik lokmalar halinde parçalanan balık limon, soğan ve biber ile marine ediliyor. Daha sonrada masanıza geleneksel bir tat olarak geliyor. Restorantan göre değişiklik göstersede genelilikle tatlı patates veya mısır ile servis ediliyor.
Geleneksel Lezzet Ceviche
2- Papasa La Huanciana
Güney Amerika’ da bilinen en eski yöresel lezzetlerden. Her restorantta görebileceğiniz gibi, Peru’ nun sokak yiyecekleri arasında da en çok bulacaklarınızdan.
Peru’ nun bilinen en eski yemeği
Papa La Huanciana pratik tarifi: Marul yaprağı üzerinde dilimli haşlanmış patates. Hafif acımtırak bir sarı sosu var. Bazen yanında veya üzerinde haşlanmış yumurta ile servis yapılıyor. Sokakta acıktığınızda bulacağınız bir Huanciana’ nın ne kadar doyurucu olduğunu siz düşünün 😉
Peki sarı sos nedir derseniz? Zerdeçal ile yapılıyoren azından ispanyolca-tükçe çevirisi öyleydi.Ama işin garip tarafi ben Güney Amerika’ dayım. Zerdeçal bir hint safranı ve adından da anlaşıldığı gibi Asya bitkisi. Ağırlıklı olarak yetiştiği yer Hindistan ve Pakistan 🙂
3- Lomo Saltado
Diyet mi yapıyorsunuz? O zaman sadece bakınmakla yetinmeniz gerekiyor 🙂 Doyurucu birçok yerde bulacağınız bir başka Peru geleneksel tat.
Her yerde bulunabilecek yöresel tat
Lomo Saltado yemeği nasıl yapılır? Biftek şeritler halinde kesiliyor. Soya sosu, sirke, sarımsak, biber, soğan ve domates ile soteleniyor. Servis edilirken genelde altında pilav üstünde Lomo Saltado ve yanında patates kızartması.
Kalorisi yüksek, lezzetli ve bir o kadarda doyurucu bir lezzet Lomo Saltado.
4- Aji de Callina
Hem Perulular’ ın hemde tursitlerin en çok tercih ettiği yemeklerden. İsponyolcamız iyi değil ve yemeklere yabacıysak en çok tercih edeceğim şeylerden biri tavuktur. Menüde tavuk görüncede kızarmış veya haşlanmış ne kadar kötü olur ki diye sipariş edebiliriz. 😎 Aji de Callina lezzetli ve doyurunu bir başka Peru’ nun en meşhur yöresel tadlarından.
Aji de Calline kolay tarifi: Tavukları kıyıyorsunuz. Süt, soğan, biber, sarımsak, ceviz ve peynir ile hazırladığınız sosta pişiriyorsunuz. Servisini yaparkende birçok yerde olduğu gibi pirinç pilavı üzerinde servis yapıyorsunuz.
5- Chupe de Canarones
Özellikle Peru sahil şeridinde daha sık görebileceğiniz bir çorba, karides çorbası. Lezzetli ve doyurucu.
Karides çorbası, Peru
Chupe de Canarones yapılışı için hızlıca söyleyebileceğim : Patatesleri küçük küçük doğruyorsunuz. Kırmızı biber, süt ve karidesleri ekleyip birazda baharat ekleyerek kısık ateşte çorbanızı hazırlıyorsunuz. Bazı yerlerde içinde kerevitte bulmanız mümkün.
Sahil bölgesindeyseniz denemenizi tavsiye ederim.
6- Pollo a la Brasa
Hepimize çok tanıdık gelecek bir yemek, Peru tarzı kızartılmış tavuk. Çok lezzetli ve popüler. Fast food dediğimiz her yerde bulabilirsiniz.
Pollo a la Brasa sosu nasıl hazırlanır? Soya sosu, tuz, kırmızı biber, sarımsak, kimyon karıştırıp tavuğu marine ediyorsunuz sonra doğruca fırına veriyorsunuz. Piştikten sonra patates kızartması ile servis yapıyorsunuz.
Peru’ da en çok bulacağınız yemek tavuk
7-Causa
Yemek öncesi atıştırmalık aperatif birşeyler mi arıyorsunuz? Causa’ yı deneyebilirsiniz. Görüntüsü daha çok keki andırıyor ve tatlı gibi görünüyor ama öyle değil.
Peru yöresel aperatif lezzet
Causa’ nın yapılışını tam bilmiyorum ama içinde neler var diyorsanız : Yumurta, karides, avokado ve papates püresi tabi birazda tuz, karabiber, kimyon.
8- Anticuches
Sokakların vazgeçilmez yemeği. Bizimde yakından bilğimiz bir lezzet. Şişe takılı ızgara dana et 😉 Ama siz sipariş etmeden önce ne eti olduğunu sorun!
Şiş kebap, Peru
9- Lucuma
Peru’ da yetişşen mangoya benzeyen bir meyve çeşiti. Tatlı içecek ve tatlı yapımlarında kullanılıyor. En meşhur tadı dondurma. Bir tadına bakın derim.
Peru’ da yetişen yöresel meyva
10- Cuy (Denemedim ama yanımda deneyen arkadaşlardan dolayı sadece şeklini ve kokusunu biliyorum)
Yöresel lezzetler birçok yere göre farklılık gösteriyor olsada tadına baktığınızda Türk mutfağına benziyor diyebiliyorsunuz. Ya da bazı yerlerde yemek yiyemiyor olabiliyorsunuz 😕 Ama Peru’ nun geleneksel tatları ya da damak tadı diyelim bizim yiyebilieceklerimizden…
Peru’ ya gitmek gizemler ülkesine bir yolculuk yapmaktan farksız…. ”İnsanlığın çözülemeyen sırlarını keşfetmek için yola çıkmak” denildiğinde bile heyecanlanmaya yetiyor orada olma fikri.
Güney Amerika’ nın her ülkesi ayrı ayrı dünyada görülmesi gereken ülkeler arasında yer alıyor belki de büyüleyici tarihleri ve doğal güzellikleri ile. Ama Peru içinde barındırdığı kültürü ve yaşam tarzları ile size yaptırabileceği tarihe yolculuk ile bambaşka bir yerde duruyor.
Kendi gezimden yola çıkarak Peru’ ya neden gitmeliyim? sorusuna nasıl cevap verebilirim. Hangi cevaplar sizi Peru’ yu görmeye ikna eder bilmiyorum ama beni ”Peru’ yu görmek için yeniden yola çık” diye söyletmeye yetiyor 😉
Peru’ ya görmek için nedenler :
1- Geçmişe bir kültür yolculuğu…
Ağırlıklı inkaların yaşadığı yere yolculuk. Perulu insanlarla tanışmak, onlarla bir arada olmak ve evlerine misafir olarak yaşamlarının içine dahil olmak.
Titikaka Gölü, Amantani Adası,Peru
Şaşkınlık yaratan inka arkelojik kalıntılarına yolculuk yaparak o çöl kumlarından yapılan piramitlerin ve evlerin bunca yıldır nasıl ayakta kaldığını anlamaya çalışmak.
Çıkartılan tarihi eserlerdeki o renklerin ve sanatın bugüne kadar nasıl gelebildiğine anlam verememek ve bugün bunları biz böyle yapamıyoruz diye içinizden geçirmek.
2- Gizemli tarihi kalıntıların arasında donup kalmak…
İnsanlığın bilinmeyin sırrı kabul edilen, günümüzde hala yeni şekilleri bulunup yorumsuz kalan Nazca çizgileri, belki de Peru’ da görülmesi gereken yerlerin en başında yer alıyor. Tarihi İnkalar’ dan önce yaşamış Nazca Kültür’ üne kadar uzanıyor.
Neden sen ordasın? Seni neden yaptılar diye kendi kendinize sorular sormanızı neden olan ‘İnkaların Son Yapılan Şehri’ veya ”İnkaların Kayıp Şehri” diye adlandırılan Machu Picchu. İspanyol işgalinde bulunamadığı için günümüze kadar gelmeyi başarmış kendisi minik tarihe kattığı değerleri kocaman olan bir şehir. Machu Picchu sanırım Nazca çizgileri ile beraber Peru’ da gezilmesi gereken yerler arasında ilk sırayı beraber paylaşıyor.
3- Doğal güzelliklere ve yaşamlara yolculuk…
Dünyanın en derin kanyonu kabul edilen Colca Kanyon’ unda yürüyüş yapmak. Kanyonda yer alan evlere misafir olmak. Sizin tırmanırken nefes nefese kaldığınız o yolda, 90 yaşındaki teyzelerin kanyonun derinliklerdeki evlerine yemek taşıdıklarını görmek ve hayatı yeniden sorgulamak. Kanyonun görüntüsünde kaybolup doğanın ne kadar güzel olduğunu ne kadar sahip çıkmamız gerektiğini yeniden hatırlamak.
Kendisine çokta söz söyletme şansı bırakmayan, hepimizin sanırım birgün gitmek istiyorum dediği yerlerden biri Amazon yağmur ormanları. Peru, hem dünyanın en büyük yağmur oranı olan Amazon Yağmur Ormanlarına hem de dünyanın en uzun nehri Amazon Nehrine ev sahipliği yapıyor.
Kısaca özetlersek sanırım, dünyada ölmeden önce görülmesi gereken yerlerin başında yer alan bu 3 yer bile Peru’ ya gitmek için yeterli 😎 ;
Dünyanın yedi doğa harikasından Amazon yağmur ormanlarının ismini duymak bile hadi topla sırtçantasını Latin Amerika’ ya Peru’ yu görmeye gidiyoruz demeye bile yetiyor.
Latin Amerika’ nın her yerini karış karış gezmeyi tamamlamamış olsamda şunu söyleyebilir Ekvador’ u Güney Amerika’ da görülmesi gereken ülkeler listesine eklemelisiniz!
Latin Amerika gezisi sırasında bir ay kaldığım Ekvador’ da gördüklerimden ve yaşadıklarımdan yola çıkarak hangi şehirler görülmeli? Nereler gezilmeli? görmeden dönmeyin diyebileceğim yerleri nereler? sizin için kısaca özetlemeye çalıştım.
Ekvador’ da görülmesi gereken şehirler ve gezilecek yerleri:
1- Quito
Ekvador’ un başkenti ve dünyanın deniz seviysinden en yüksek resmi başkenti olan şehir gezilecek yerlerin en başında yer alıyor.
Ortaçağın bugüne kadar bozulmadan gelmiş çok iyi bir şekilde kendini korumayı başarmış tam bir kültür mirası Cuenca.
Cuenca çevresinde görülmesi gereken en önemli nokta Cajas Ulusal parkı… Saatlerce yüyürüş yapabileceğiniz balık tutabileceğin bu parkın her yerini karış karış gezmek isterseniz zamanının yetmeyecektir. Cajas’ ın yürüyüş parkurundan ilkini yapmanız yeterli olacaktır orayı tanımak için.
Ekvador’ un amazon yağmur ormanlarına açılan kapısı Banos. Rafting, yürüyüş, tırmanış, salıncak…vb. farklı birçok şeyi yapabileceğiniz bir şehir Banos.
Ekvador’ un amazon yağmur ormanlarına açılan kapısı.
4- Canoa
Sörf tutkunları, deniz yıldızı meraklıları, muhteşem med-cezir ve gün batımı izlemek isteyenlerin yeri Canoa. Ekvador’ a gitmişken görmeden dönmeyin diyebileceğim yerlerden biri.
5- Montanita
Bu küçük kasaba Ekvador’ a gelen herkesin uğradığı bir nokta. Tam bir turist cenneti Montonita. Gece sahilde film keyfinden sabaha kadar aöık eğlence mekanları ile hoşgeldin diyor. Gün içinde sahilde güneş ve kum keyfide cabası. Pasfik okyanusundaki sahil kasabası sörf tutkunlarınında vazgeçilmezleri arasında.
6- Otavola
Guatemala’ ya gittiniz mi? Gitmediyseniz bile Guatemala’ da görülmesi gereken yerler diye aradığınızda ilk karşınıza çıkan yerlerin başında renkli yerel pazar olan Chichicastenango gelir karşınıza. İşte Otavola markette size burayı aratmayacak cinsten.
7- Guayaquil
Ekvador’ un en büyük şehri. Her yere ulaşım sağlayabileceğiniz bir şehir. Malecon, 400 yıllık evlerin bulunduğu Las Penos, restorant ve alışveriş merkezleri ile Urdesa başlıca görüecek yerlerin arasında.
Dünyanın en büyük yağmur ormanlarına Peru, Bolivya, Kolombiya ve Brezilya ile beraber ev sahipliği yapıyor. Diğer ülkelerden Amazon ormanlarına gitmediysen Ekvador’ dan gidebilirsiniz.
5- Krater Gölü Quilotoa
Quito’ ya kadar geldiniz ve dünyanın en yüksek aktif volkanı için Latancunga’ ya kadar gittiniz. Eğer bir gün daha vaktiniz varsa bir tanede krater gölü ekleyin gezilecek yerler listenize.
6- Galapagos Adası
Volkanların adası olarak adlandırılan doğal yaşama ev sahipliği yapan, binlerce canlıya yaşam alanı oluşturan bu adayı henüz görme şansım olmadı. Ekvador yeniden gittiğimde ilk göreceğim yerler arasında… Yaklaşık bir hafta zaman ayırmanızı tavsiye ederim. Bu yüzden vaktiniz varsa listenize alın yada kısa bir gezideyseniz sadece burayı ziyaret edin.
Ekvador’ da görülmesi gereken şehirlerden biri Cuenca.
Ekvador’ ın hızla büyümeye devam eden üçüncü büyük şehri ve tam bir kültür merkezi Cuenca, UNESCO’ nun güvenilir kültür mirası listesinde de yerini alıyor. Deniz seviyesinden 2.550 metre yükseklikle Ekvador’ un yaylalar bölgesinde yer alıyor.
Moors tarafından savunma amaçlı korulmuş bu şehir ortaçağın günümüze kadar en iyi korunmuş şehirlerinden birisi. İspanyolların yaptığı ilk gotik katedral burada yer alıyor. Nehir kenarında ki uçuruma asılmış gibi görünen evleri şehre ayrı bir görüntü katıyor. Zamanın kraliyet kasabası, psikoposluk merkezi.
Ve Cuenca hakkında söylenen entresan birşey: Cuenca’ da toplam 52 kilise var ve her hafta farklı bir kiliseye gidiyor halk. Böylece bir yıl boyunca her hafta faklı bir kilisede oluyorlar.
Cuenca ve çevresinde başlıca gezilecek yerler;
1- Iglesia de El Sagrario
Eski Katedral. 1557 yılında yapılmış bu Katedral zaman içerisinde küçük gelmeye başlayınca yeni katedral inşa edilmiş.
2- Catedral Metropolitana de la Inmaculada Concepción
Yeni Katedral. Çizimi ve yapılışı arasında fark olduğu için kulelerinde yapım hatası olduğu söylenen bu katedral bugün mavi ve beyaz kubbeleri ile şehrin sembolü haline gelmiş.
3- Park Abdon Calderon
Şehir merkezinin ortasında buluna park birçok kişinin dinlenme ve bir şeyler satılan yer haline gelmiş durumda. Gözden kaçırmanız pek mümkün değil çünkü eski ve yeni katedralin ortasında yer alıyor.
4- Monastery of El Carmen de Asuncion
Çiçek pazarının kurulduğu bu manastırın önü rengarenk.
5- Santo Domingo Church
Cuenca’ da çok fazla kilise bulmak mümkün her sokakta sanırım en az 2 tane var. Şehrin ana alışveriş caddesinde bulunan bu kiliseyi görmeme gibi bir şansınız olduğun düşünmüyorum 😆
6- Turi the Mirador
Cuenca ayaklarınızın altında… Şehrin neresinde ne var görebileceğiniz güzel bir manzara sizi bekliyor.
7- Parque Nacional Cajas
Cajas Ulusal Park’ ı tüm gün geçirebileceğiniz güzel bir yürüyüş parkı. Ve tabi ki balık tutma şansınızda var. Çok fazla yürüyüş rotası olduğu ve park belirli bir saatte kapandığı için rehberler siz yola başlamadan önce hangi yolları kullanmanız gerektiğini söylüyorlar.
8- Rio Tomebamba
Tomembamba nehri etrafında yürüyüş yapmanızı tavsiye ederim. Şehirin mimirasi hakkında daha fazla bilginiz olacaktır. Bir tarafta eski şehir ve daracık sokaklar diğer tarafta büyük caddeler ve daha düzenli bir şehir. Bir tarafta düm düz bir şehir diğer tarafta dağlara asılmış evler 😎 Cuenca’ da görülecek yerlerin başında yer alıyor diye düşünüyorum.
9- City hall
Cuenca Belediye binası
Cuenca’ da görülmesi gereken yazdıklarımdan çok fazla şey bulmanız mümküm. Bu yüzden size tavsiyem Cuenca’ nın sokaklarında kaybolun… Çok farklı sokaklar bulacaksınız. ‘’Mercado’’ ların yerlerini öğrenin yemek üzerine ve kıyafet üzerine alışveriş merkezleri.
Yakın bölgelerinde gidebileceğiniz minik kasabalar bulmanız mümkün. Ben gittiklerimden çok farklı bir şeyler bulamadığım ve onların yerine Cuenca’ da kalmak istediğim için burada sizler ile paylaşmadım.
Bazen suda çıkmış balık gibi ya da şaşkın ördek yavrusu gibi kalıveriyor insan her ne kadar sırt çantasını alıp onca ülke gezmiş onca rota çıkartıp plan yapmış olsa da!
Güney Amerika’ da gezilecek yerler için çıkarttığım bir liste vardı. Peru’ da gezilecek yerlere göre Lima’ dan Nazca’ ya geçeceğim. Hostel’ de kaldığım kişiler sakın Paracas’ ı görmeden geçme dediler. Deniz, güneş, kum tamamen doğa ile baş başasın dediler. Hemen aldım listeye ve fazla araştırmadan düştüm yollara…. Nasılsa internetten Paracas’ a varır varmaz araştırırım diye.
Ve asıl eğlence burada başlıyor. Fotoğraflarına bakmak istemedim, hakkında fazla okumak istedim. Çünkü ilk kez görmek her zaman için daha farklı oluyor. Ne hissettiğinizi anlıyorsunuz. Sadece açtım Google haritayı baktım kasabadan 2-3 km uzakta ve yemyeşil görünüyor. Harika! Yürüyerek giderim biraz gezinirim. Sordum etrafta neler yapabilirim parkta her yere gidebilir miyim diye…
Ben : Paracas Ulusal Park’ a nasıl gidebilirim? Yürüyerek gezmek istiyorum. Mümkün mü?
Oradakiler:Evet ama turlar var onlarla git.
Ben: Kendim gezmek istiyorum. Çok mu uzak ki?
Oradakiler: Yok, yürümeyi seviyorsan ama Paracas’ a gitmek için günübirlik bisiklette kiralayabilirsin.
Ben: Yüzmek istiyorum, balıkçılara bakmak istiyorum sürekli bisiklete göz kulak olamam.
Oradakiler:10-15 km yürürüm dersen rahat rahat gidersin ama erken çık yola.
Herkes yürüyebilirsin dediğine ertesi gün sabah erkenden kalktım ve düştüm yollara… Kasabanın içinden otellerin yanından geçerek girişe geldim. İyi de ne yeşili her yer çöl. Ne deniz görünüyor ne bir şey. Kamyonların geçtiği kocaman bir yolun başındayım. Arkadaş nasıl yürüyeceğim burada! Otoban kenarında kamyonlarla mı gideceğim nerde doğa yeşil, moral sıfır.
Güvenlik çağırdı beni yanında yarı İngilizce yarı İspanyolca başladık konuşmaya. Ne yaptığımı sordular.
Ben : Yürüyorum
Güvenliktekiler birbirlerine garip garip bakıp sonra bana döndüler
Güvenlik : Nereye yürüyorsun. Çölde nasıl yürüyecek , gidip dönemezsin? Olmaz yapamazsın.
Ben: Fark ettim 😥
Yoldan geçen her araba parkın içinden geçtiği için bilet kesiliyor. Bana durdukları arabalardan birine binip gitmemi önerdiler. Tek başına bilmediğim arabaya binmeyim burada dedim. Geçecek tur arabalarında birine verelim seni dediler tur ile gitmeyeceğim diye o kadar yol yürümüşüm inadım inat binmem dedim ve oturdum mutsuz mutsuz…. ATV’ ye binebilir miyim diye sordular Ve verdiler bir tane dene bakalım diye…
Yok arkadaş, motosikletten sonra sürmek zor iş bu makinayı. Yok bunu süremiyorum ama birisi sürerse giderim onunla ve fotoğraf çekerim dedim. Motosiklet olsaydı sürerdim keşke kiralanabilseydi diye söylenmeye başladım. Güvenliklerden biri bizde motor var onunla çıkartabiliriz seni dedi. Nasıl yani! Sürekli parkta devriye geziyorlarmış ve en kolay yoluda motosikletmiş. İstersem 30 dakika sonra çıkacak devriye ile gidebileceğimi onun kontrol için durduğu yerlerde de çaktırmadan motosikleti sürebileceğimi söylediler. Benim yüz ifademi tahmin edebilirsiniz. Günlerce çölde susuz kalıp bir anda bir bardak su değil koca bir göl bulmuş gibiydim…
Atladık motora ve düştük yola. Bazen turların arkasında onları takip ettik bazen insanların gittiği sahillere kontrolle gittik. O sahili kontrol ederken 16 yaşında babadan habersiz anahtarı alıp araba sürmeye çalışan gençler gibi onun her sahile kontrolünde ben motosiklet ile tropikal çölün tadını çıkarttım. Saatlerde Paracas ulusal parkında zaman geçirdim turların gidemediği köşe bucak neresi varsa gezim. Ve motosiklet sürdüm. Bundan daha keyifli bir şey olamazdı herhalde 😆
O gün üzülsem mi sevinsem mi anlamadım. Kendime kızdım, neden internetten yeteri kadar araştırmadım, oranın çöl olduğunu nasıl bilmiyordum diye. Niye insanlara daha detaylı sormadım ne kadar saftirik gezgin oldum dedim. Diğer taraftan sevindim çünkü çöl olduğunu bilseydim muhtemelen tur ile gitmeye kalkacaktım ve uzaklarda gördüğüm yerlere turdan ayrılamadığım için gidemeyecektim. Güvenlik ile konuşup o güzelim Paracas’ ın muhteşem yerlerini görüp motosiklet süremeyecektim. Şimdi ben böyle bir hataya düştüm siz düşmeyin demeliyim yoksa kendi haline bırakın şans sizden yana olur mu demeyelim 😎
Eğer motorsiklet ile Peru’ ya gittiyseniz Paracas tropik çölünde motorsikletinizi sürmeden dönmeyin. Eğer Paracas’a geldiyseniz. Bütün gün bisiklet sürebilirim diyorsanız bisiklet kiralayın ve yanınıza bol su alın!
Quito’ da görülmesi gereken yerlerin hepsini gördüm ve hala birşeyler yapmak için boş vaktim var ditorsanız size keyifli birkaç yer önerebilirim. Üstelik ölmeden önce görülmesi gereken yerler (1000 places to see before you die) listesine girmeyi başarmışlar 😛
Quito çevresinde gezilecek yerler;
1- La Mitad Del Mundo
Sanırım kuzey ve güney yarım küreyi birbirinden ayıran ekvator çizgisini görmek istersiniz. Quito şehir merkezinden sadece 25 km uzaklıkta ve 40-50 dakika gibi bir zamanda gidebilirsiniz.
Doğa ile kucaklaşmaya hazır mısınız? Yürüyüş, atlama, zıplama, rafting ne isterseniz bulabileceğiniz günübirlik doğa gezisi sizi bekliyor Mindo’ da. Benim saatlerimi geçirdiğim kelebek çiftliğine uğramadan dönmeyin derim. Kelebeklerin çiftleşmelerinden kozalarından çıkışına kadar her anlarını seyredebilir, kelebekleri ellerinizde besleyebilirsiniz.
Quito’ dan sadece 55 km. uzaklıkta ve yaklaşık bir saatte Cotopaxi Ulusal Park girişine ulaşmak mümkün. Günübirlik bir gezi için sanırım en ideali Quito’ dan ayarlayacağınız bir tur olabilir.
Ekvador’ da bir yerden bir yere gitmek için çok rahat ulaşım sağlayabiliyorsunuz. Özellikle ana kentlerden. Başken Quito tabi bunlardan birisi. Her yol Quito’ ya çıkar, Başkentten her yere gidilir misali. 😉 Ekvador’ da gezilecek yerler sizin ayağınıza geliyor gibi… Sadece trafik, lokal otobüslerin çok sık durması zamanlamalarınızı etkileyebilir. Quito’ nun çevresini geziyorum derken otobüs, uçak….vb geç kalmayın!
Eğer 3,4 gün zamanınız varsa günübirlik Quito çevre gezilerine ek olarak Ekvador’ da görülmesi gereken, olmazsa olmaz yerlere muhakkak gitmenizi tavsiye ederim. Bunu için Ekvador’ a neden gitmeliyim? yazısına göz atabilirsiniz.
Ekvador’ un başkenti olan Quito deniz seviyesinden 2.800 metre yüksekte ve dünyanın en yüksek resmi başkenti. UNESCO kültür mirası listesine girmeyi başarmış ilk şehirlerden. Depremler nedeni ile birçok kez yeniden yapılandırılmış olsada günümüze kadar en önemli tarihi eserlerini koruyarak gelmeyi başarmış.
Quito gezilecek görülecek yerler; aslında görmeden dönme diyeceklerimizden…
Quito şehir merkezinde kaybolmak pek mümkün değil. Çünkü belirli aralıklar ile ana caddeler ve meydanlarda yolunuzu bulmanızı sağlıyacak tabelalar görmeniz mümkün.
1- Plaza de la Independencia
Quito tarihi, eski sömürge bölgesinin merkezi. Meydanda 1809 yılında Ekvator’ un bağımsızlığını duyuruşunu temsil eden bronz heykeli ve La Catedral Metroplitana’ yı görebilirsiniz.
2- Iglesia de La Compania de Jesus
16. yüzyılda yapına başlanmış ve tamamalanması depremler nedeni ile 163 yıl sürmüş.
3- Cerro Panecillo
Cerro Panecillo, size Quito’ nun harika bir panoromik manzarasını sunuyor. Şehrin nasıl yapılandığını görüyorsunuz. Ayrıca Quito’ ya neden volkanlar şehri denildiğini size gösterdiği gibi neden volkan patlamalarından dolayı geçmiş dönemlerde sürekli yeniden yapılandığını anlatıyor.
4- Teleférico
Keyifli bir teleferik turu neden olmasın. 950 metreden başlayıp 4050 metre yüksekliğine çıkıyor ve gözlere inanılmaz bir doğa ve şehir manzarası lezzeti sunuyor. Ayrıca, Pichincha Volkanına tırmanışa gitmek veya Cruz Loma’ nın tepesine çıkmak içinde kullanabileceğiniz kestirme bir yol.
5- Plaza San Francisco and El Monasterio de San Francisco
Quito’ nun renkli bu meydanında bunulan San Francisco kilesesi, smğrge döneminde Latin Amerika’ nın en büyük mimari eserlerinden.
Unutmadan! Sokaklarda dolaşırken rastaladığınız ”Comercial” dan birine girmeyi ihmal etmeyin. Ve bir şehrin herzaman yazdıklarımızdan daha çok gezilmesi ara sokaklarında görülmesi gereken yerleri olduğunu hatırlayın ve kaldığınız yerden Quito’ da gezilecek yerler hakkında detaylı bilgi almay çalışın.